Cumhuriyet'in 90. yılı törenlerle kutlandı.Kutlandı kutlanmasına ama Cumhuriyetle beraber elde ettiğimiz kazanımları elimizden çıkaran siyasi iradenin, kadrolarının ve de onları işbaşına getirenlerin Cumhuriyeti kutlaması ne anlama geliyor merak konusu?Cumhuriyet tam bağımsızlık, üniter yapı, milli bir ekonomi, milli bir akıl, muasır medeniyetlerin üzerine çıkma, güçlü ordu, onurlu millet esasları üzerine kurulmuştu. Peki, gelinen nokta nedir? Bize emanet edilen Cumhuriyetle yakından uzaktan bir alakası var mıdır?Cumhuriyet'in kazanımlarının bir bir kaybedilmesi, 1938 yılında Atatürk'ün vefatından sonra başlamıştır. 2002 yılına kadar normal düzeyde devam eden bu kaybetme süreci, AKP hükümetinin iktidar koltuğuna oturmasıyla oldukça ciddi ivme kazanmıştır.Tam bağımsızlıktan, ABD ve AB mandacılığına bir geçiş yaşanmıştır. Dış politikamızı ABD ve İsrail, iç politikamızı da AB yönlendirmiştir.Bunun neticesinde dış politikada siyasilerimiz ABD'nin ve İsrail'in taşeronu olma misyonunu edinmiş, BOP eşbaşkaşlığı görevini üstlenmiş, birçok ülkeye ABD'nin ve İsrail'in mesajlarını ileten postacı konumuna düşmüştür.İlerleyen zamanlarda bu taşeronluk görevi daha da derinleşmiş ve Türk askeri, Ortadoğu coğrafyasında ABD'nin jandarması, İsrail'in koruması olmuş, Türkiye İslam coğrafyasına Haçlı seferi düzenlenmesinin çığırtkanlığına soyunmuştur. İstiklal Harbi'nde o dönemin Haçlı seferine göğüs geren ve Haçlı ordularını ülkemizden kovan Mustafa Kemal Atatürk'ün Cumhuriyeti'ne bir bakın, bir de bugünkü aciz siyasetin Cumhuriyeti getirdiği seviyesizliğe bakın.İç politikada ise AB ile müzakereler uğruna, gerçekleşmesi mümkün olmayan AB hayali uğruna milli ve manevi değerleri hemen hemen hepsi batıya peşkeş çekilmiştir.Egemenliğin AB'ye devri konuşulmuş, resmiyette gerçekleşmese bile AB'ye verilen tavizlerle bu fiili olarak gerçekleşmiş, üniter yapımız tartışma konusu yapılmış, başkanlık sistemi adı altında parçalanma anlamına gelen federatif yapı gündeme gelmiş, andımız kaldırılmış, 40 binden fazla can alan teröristlerle müzakere masasına oturulmuş, terör kendisine siyasi bir zemin bulmuş, ordu zayıflatılmış, hukukun içi boşaltılmış ve siyasallaşmış, dinlerararsı diyalog mantığıyla azınlıklara hak üstüne hak verilmiş, metruk kiliseler devlet bütçesiyle tamir edilmiş, 50 bin kilise evi açılmış, domuz eti kasaplık yapılmış, zina serbest bırakılmış, hutbelere müdahale edilmiş, kelime-i tevhidin ikinci bölümü çıkarılmış?Ve daha birçok tavizler verilmiştir.Atatürk'ün milli ekonomi, milli akıl anlayışının tam tersi bir mantık belirlenmiş, ekonomi IMF ve Dünya Bankası'na devredilmiş, cumhur yani halka ait olan madenler, kamu kuruluşları, topraklar haraç mezat yabancılara peşkeş çekilmiş, para basma hakkı devre dışı bırakılıp, ülke borç batağına sürüklenmiş, fatura da vergi olarak cumhurun sırtına yüklenmiş, cumhur açlık ve yoksulluk sınırının altında maaşlara talim ettirilmiş, tarım bitirilmiş, ülkemiz enerji, maden, tarım cenneti olmasına rağmen bütün bu konularda ithalata mahkum edilmiştir.Cumhuriyetin gerçek sahibi olan cumhur, bu Cumhuriyetin temellerinden sapma, tamamen tersine gitme politikalarına biraz itiraz eder gibi olduğunda, ananı al git denilmiş, karga tulumba kapı dışarı atılmış, TOMA'lardan sıkılan tazyikli, kimyasal sulara, biber gazlarına, plastik mermilere, palalılara maruz bırakılmış ve Cumhuriyetin sahibi cumhur kendi ülkesinde devre dışı bırakılmıştır.Şimdi bütün bunların yaşandığı günümüz Türkiye'sinde, Cumhuriyeti en görkemli bir şekilde kutlasanız ne fayda?
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































