logo
31 EKİM 2026

Denktaş: AB ve Kıbrıs süreçleri ayrılmalı

27.06.2006 00:00:00
 
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Kıbrıs konusunda söylemi sertleştirdi ve "AB süreci durursa dursun" diyerek, "Türkiye'den izolasyonlar kalkıncaya kadar adım beklemeyin" diyerek bir anlamda rest çekti. "AB için Kıbrıs'ı feda edemeyiz" diyen Başbakan'daki söylem değişikliğini KKTC'nin kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'la konuştuk.Denktaş, gerek Ankara'nın gerek KKTC yönetiminin "aldatıldık" duygusu içinde olduklarını belirterek, ödün vermenin sonu olmadığının anlaşıldığını, gelinen noktada sağlam ve sert durulması gerektiğini kaydetti."Süreçleri ayırın"Rauf Denktaş'a göre, Türkiye'nin AB süreci ve Kıbrıs sorunuyla ilgili süreci birbirinden ayrılmalı. Bu sağlanmadıkça, Yunanistan'ın ve Güney Kıbrıs'ın Türkiye'ye sürekli engel çıkaracaklarının ve veto tehdidiyle süreci baltalayacaklarının da anlaşıldığını vurguladı.Bu durumun AB'ye de zarar verdiğinin gösterilmesi gerektiği üzerinde duran Denktaş, şu değerlendirmeyi yaptı:"Rum tarafı Kıbrıs'ta üniter bir devlet istiyor. Bunun anlamı Kıbrıs Türkünü Rum yönetimine yamamaktır. Yapılmak istenen budur. Papadopulos, açıkça federasyon olmaz, üniter devlet olmalı, diyor. Bunun anlamı Türkler Rum idaresine girsinler demektir, Türkler azınlık demektir. Böyle yaklaşınca, Kıbrıs sorununun çözülmesi mümkün değildir. Zaten Rumun da böyle bir derdi yoktur. AB sürecinin ilerlemesi için yapılması gereken, bu iki konuyu birbirinden ayırmaktır. 1999'da Ecevit'e verilen taahhüt de buydu. AB süreci ile Kıbrıs süreci ayrı yürütülmelidir."'Üye olunca'AB'ye Türk tarafının öneri götürmesi gerektiğini belirten Denktaş, şöyle devam etti:"AB'ye denebilir ki; siz de görüyorsunuz, Rum tarafı sürekli engelleme yapıyor. İki süreci birden tıkıyor. Bizim önerimiz şudur; bu iki süreci ayıralım ve AB'ye tam üye olduğumuz zaman konuyu çözüme kavuşturmak daha kolay olur. Madem müzakerelerin ucu açıktır o halde Kıbrıs sorununu bir yana bırakıp bu süreci tamamlayalım ve o koşullarda konuya eğilelim."'Kendi formülümüz'Rauf Denktaş'a göre, Türk tarafı başka formüller beklemeden kendi formülünü oluşturmalı ve onu gündeme getirmeli. Denktaş, bu yapılmadıkça Türkiye'nin de KKTC'nin de başkalarının formülleri peşinde sürüklenip zaman yitireceğini düşünüyor ve formülün temellerini de şöyle özetliyor:"Bir kere kendi formülümüz olmalı ki, bunun çerçevesi de bellidir. Rum yönetim kendini adanın tümünün yönetimi olarak görmekten ve göstermekten vazgeçmelidir. AB de Rum yönetimini böyle görmemelidir. Adada iki toplum, iki devlet, iki egemenlik, iki demokrasi olduğu kabul edilmelidir. Bu kabul edilmedikçe hangi zemin üzerinde çözüm arayacaksınız? Ama Rumlar bunu kabul etmediler, hâlâ da etmiyorlar. Oysa gerçek budur. Bunun için konfederasyon üzerinde durulmalıdır. Güvenlik içinde iki devletin konfederasyonu. Başka türlü bir çözüm geliştirmek mümkün değildir. Rumlar federasyon yürümez, üniter devlet yürür diyerek, bu formüllere şimdiden kapıyı kapatıyor. 400 yıl iki ayrı toplum kaynaşmamışsa nasıl üniter yapıyla yürüyeceksiniz? Buna kendileri de inanmıyor, amaçları Türkleri yönetimleri altına alıp eritmektir. Bu artık iyice ortaya çıktı. Bu nedenle Türk tarafı kendi formülünü ortaya koymalıdır."Fikret Bila/ Milliyet

Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak


 
Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından 5-6 Kasım’da düzenlenecek 17. Boğaziçi Zirvesi, “Dönüşen Dünyada Denge Arayışı” temasıyla yaklaşık 70 ülkeden temsilciyi bir araya getirecek. 32 ülkeden üst düzey siyasiler, bürokratlar ve iş insanlarının konuşmacı olarak katılacağı 20'den fazla B2B görüşmesi de gerçekleştirilmesi planlanıyor. 
 

31.10.2026 15:18:00
Yaşar Cebesoy
 
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak
Boğaziçi Zirvesi 17. kez dünyayı İstanbul'da buluşturacak

Uluslararası İşbirliği Platformu (UİP) tarafından düzenlenen Boğaziçi Zirvesi'nin 17'ncisi, 5-6 Kasım 2026 tarihlerinde İstanbul'da gerçekleştirilecek. "Dönüşen Dünyada Denge Arayışı" temasıyla düzenlenecek zirve, farklı coğrafyalardan devlet temsilcilerini, diplomatları ve iş insanlarını İstanbul'da buluşturacak. Zirve kapsamında küresel gelişmelerin yanı sıra ülkeler arasındaki ekonomik ilişkilerin geliştirilmesi ve yeni iş birliği fırsatlarının oluşturulması da gündeme gelecek. UİP Kurucusu Cengiz Özgencil, zirve öncesinde yaptığı değerlendirmede, şu ana kadar 63 ülkeden katılım teyidi alındığını, ancak sayının 70'in üzerine çıkmasını beklediklerini belirtti. Nijerya, Suriye ve Lübnan'dan bakanların yanı sıra Karadağ'dan Parlamento Başkan Yardımcısı'nın da aralarında bulunduğu üst düzey temsilcilerin katılacağı zirvede, Endonezya, Libya ve Karadağ gibi ülkelerden heyetler de yer alacak. Zirve, Avrupa'dan Asya'ya, Orta Doğu'dan Kuzey Afrika'ya uzanan geniş bir coğrafyadan iş insanları ve siyasileri bir araya getirecek.

Ülkeler rota arayışında

Zirvenin bu yılki temasının, küresel ölçekte yaşanan siyasi ve ekonomik dönüşümden hareketle belirlendiğini söyleyen Özgencil, savaşların, bölgesel gerilimlerin ve değişen uluslararası ilişkilerin ülkelerin konumlarını yeniden değerlendirmelerine yol açtığını dile getirdi. Özgencil, farklı güç merkezlerinin öne çıktığı bu dönemde ülkelerin yeni dengeler içinde kendilerine nasıl bir yer belirleyeceği sorusunun zirvenin ana gündemini oluşturacağını kaydetti. Zirvede iki gün boyunca 20'den fazla panel düzenlenmesi, konuşmacıların ise 32 farklı ülkeden katılması bekleniyor. Özgencil, uluslararası iş dünyasının temsilcilerini buluşturacak etkinlikte en az 70 iş insanının yer alacağını ve 20'den fazla B2B görüşmesinin gerçekleştirileceğini bildirdi.

Siyasi tartışma ortamı sunmuyor

Boğaziçi Zirvesi'nin kuruluşundan bu yana siyasi tartışmalardan uzak durarak ekonomik ilişkileri geliştirmeye odaklandığını belirten Özgencil, platformun farklı ülkelerden iş insanlarını aynı zeminde buluşturmayı amaçladığını söyledi. Özgencil, "Biz hiçbir zaman siyasete girmedik. Ülkeler arasında ekonomik bir zemin oluşturmaya çalıştık. İlk 16 yılda gerçekleştirdiğimiz B2B görüşmeleri ve bu görüşmelerin ardından yapılan iş anlaşmaları, bu konuda başarılı olduğumuzu gösteriyor" dedi. Boğaziçi Zirvesi'nin hazırlıklarının 2009 yılında başladığını, ilk organizasyonun ise 2010'da gerçekleştirildiğini hatırlatan Özgencil, ilk yıl 33 ülkeden temsilcinin katıldığı zirvenin zaman içinde uluslararası ölçekte daha geniş bir katılıma ulaştığını söyledi.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?


 
Toplumda yaygın olarak görülen tiroid nodülleri, büyük oranda iyi huylu özellik taşımasına rağmen bazı hastalarda zaman içerisinde büyüyerek yaşam kalitesini olumsuz etkileyebiliyor. Peki nodülleri ameliyatsız küçültmek ya da yok etmek mükün mü?

31.10.2026 14:14:00
Murat Çorbacı
 
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?
Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi mümkün mü?

Tiroit nodülleri toplumumuzda da yaygın olarak görülüyor. Boynun ön bölümünde bulunan tiroid bezinde gelişen bu oluşumlar, belirli bir büyüklüğe ulaştığında boyunda şişlik, yutma güçlüğü, baskı hissi ve estetik rahatsızlık gibi şikâyetlere neden olabiliyor. Geçmişte tedavi gerektiren tiroid nodüllerinde cerrahi yöntemler ön plana çıkarken, girişimsel radyoloji alanında yaşanan teknolojik gelişmeler sayesinde günümüzde uygun hastalarda ameliyatsız tedavi seçenekleri de uygulanabiliyor.

Girişimsel Radyoloji Uzmanı Prof. Dr. Özgür Kılıçkesmez, iyi huylu olduğu gerekli incelemelerle doğrulanan ve belirli anatomik özelliklere sahip tiroid nodüllerinin minimal invaziv yöntemlerle tedavi edilebildiğine dikkat çekerek, özellikle doğru hasta seçimi ve ayrıntılı ultrasonografik değerlendirmenin tedavi planlamasında büyük önem taşıdığını vurguluyor.


Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi nedir?

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi, uygun nodüllerin görüntüleme rehberliğinde gerçekleştirilen minimal invaziv işlemlerle küçültülmesini amaçlayan bir yaklaşımdır. Bu tedavilerde temel hedef, şikâyete neden olan nodül dokusunu kontrollü şekilde etkisiz hale getirerek zaman içerisinde hacminin azalmasını sağlamaktır.
Cerrahi yöntemlerde tiroid bezinin bir bölümü veya tamamı çıkarılabilirken, ablasyon işlemlerinde nodül çevresindeki sağlıklı tiroid dokusunun mümkün olduğunca korunması hedefleniyor.
Ancak ameliyatsız tedavi her nodül veya her hasta için uygun olmayabiliyor. Tedavi öncesinde ultrasonografi bulguları, biyopsi sonuçları ve tiroid fonksiyonlarının değerlendirilmesi gerekiyor.

Radyofrekans ablasyon ile tiroid nodülü tedavisi

Radyofrekans ablasyon, iyi huylu tiroid nodüllerinin tedavisinde kullanılan termal ablasyon yöntemlerinden biri...
İşlem sırasında ultrasonografi rehberliğinde nodül içerisine ince bir elektrot yerleştiriliyor. Elektrot aracılığıyla oluşturulan ısı enerjisi, nodül dokusunda kontrollü termal hasar meydana getiriyor.

Tedavi edilen nodül dokusu zaman içerisinde vücut tarafından kısmen yeniden emiliyor ve nodül hacminde küçülme meydana gelebiliyor.
Radyofrekans ablasyon genellikle lokal anestezi altında gerçekleştirilebiliyor. Bazı hastalarda işlem sırasında ek ağrı kontrolü veya sedasyon yöntemlerinden yararlanılabiliyor.

Tedavinin en önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda büyük bir cerrahi kesi yapılmadan nodül hacminin azaltılabilmesi olarak öne çıkıyor.

Mikrodalga ablasyon nasıl uygulanıyor?

Mikrodalga ablasyon, elektromanyetik enerji kullanılarak nodül dokusunda ısı oluşturulmasını sağlayan bir başka minimal invaziv yöntemdir. Ultrasonografi eşliğinde nodül içerisine yerleştirilen özel bir anten aracılığıyla hedef dokuda kontrollü ısı etkisi meydana getiriliyor. Bu etki, nodül dokusunun zaman içerisinde küçülmesini amaçlıyor.

Mikrodalga ablasyon özellikle belirli iyi huylu tiroid nodüllerinde değerlendirilebiliyor. Ancak yöntemin seçimi nodülün büyüklüğüne, yerleşimine, iç yapısına ve işlemin güvenli şekilde gerçekleştirilip gerçekleştirilemeyeceğine bağlı olarak değişiyor.
Radyofrekans ve mikrodalga ablasyon yöntemleri arasında seçim yapılırken hastanın klinik özellikleri ve uygulama merkezinin deneyimi dikkate alınıyor.

Kistik tiroid nodüllerinde etanol ablasyonu

İçerisinde sıvı bulunan kistik tiroid nodüllerinin tedavisinde etanol ablasyonu önemli bir seçenek olarak kullanılabiliyor.
Bu yöntemde öncelikle nodül içerisindeki sıvının boşaltılması, ardından uygun koşullarda etanol uygulanarak kistik yapının yeniden sıvı biriktirme olasılığının azaltılması hedefleniyor.
Etanol ablasyonu özellikle tekrarlayan ve şikâyete neden olan iyi huylu kistik nodüllerde değerlendirilebiliyor.
Nodülün büyük ölçüde katı yapıda olması durumunda ise farklı ablasyon yöntemleri daha uygun olabiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisi kimler için uygun?

Minimal invaziv ablasyon yöntemleri genellikle iyi huylu olduğu uygun biyopsi değerlendirmeleriyle doğrulanmış, büyüyen veya belirgin şikâyete neden olan nodüllerde gündeme geliyor.
Boyunda kozmetik rahatsızlık, baskı hissi veya yutma güçlüğü oluşturan nodüller bu kapsamda değerlendirilebiliyor.

Bazı aşırı hormon üreten otonom tiroid nodüllerinde de termal ablasyon seçenekleri düşünülebiliyor.
Ancak kanser şüphesi bulunan nodüllerde standart iyi huylu nodül ablasyon yaklaşımı uygun kabul edilmiyor. Bu hastalarda ileri tanısal değerlendirme ve gerekli durumlarda onkolojik tedavi planlaması gerekiyor.

Ameliyatsız tedavinin avantajları neler?

Minimal invaziv tiroid nodülü tedavilerinin önemli avantajlarından biri, uygun hastalarda cerrahi kesi yapılmadan işlem gerçekleştirilebilmesidir. Bu yöntemler çoğunlukla günübirlik uygulanabiliyor ve birçok hasta kısa süre içerisinde günlük aktivitelerine dönebiliyor.
Sağlıklı tiroid dokusunun korunması, işlem sonrasında tiroid hormonu kullanımına ihtiyaç duyulma olasılığını azaltabiliyor. Ancak hormon fonksiyonlarının korunacağı her hasta için garanti edilemiyor.

Ablasyon işlemlerinde nodülün tamamen ortadan kaldırılması her zaman hedeflenmiyor. Temel amaç, nodül hacmini azaltarak neden olduğu şikâyetleri hafifletmektir. Bazı hastalarda istenilen küçülmenin sağlanması için ek ablasyon seansları gerekebiliyor.

Ameliyatsız tiroid nodülü tedavisinin riskleri var mı?

Termal ablasyon yöntemleri minimal invaziv işlemler olmakla birlikte tamamen risksiz değildir. İşlem sonrasında geçici ağrı, boyunda hassasiyet, morarma veya şişlik görülebiliyor.
Daha nadir olarak ses değişikliği, kanama, cilt yanığı veya çevre dokularda termal hasar gibi komplikasyonlar gelişebiliyor. Bu nedenle işlemlerin tiroid anatomisine ve görüntüleme rehberliğinde ablasyon tekniklerine hâkim deneyimli ekipler tarafından gerçekleştirilmesi önem taşıyor.

Tedavi sonrası tiroid nodülü tekrar büyür mü?

Ablasyon sonrasında tiroid nodüllerinin hacminde zaman içerisinde küçülme bekleniyor. Ancak elde edilen sonuçlar nodülün başlangıç büyüklüğüne, yapısına ve uygulanan tedaviye göre değişebiliyor.

Bazı nodüllerde uzun dönem takip sırasında yeniden büyüme görülebiliyor. Bu durumda ek ablasyon veya farklı tedavi seçenekleri değerlendirilebiliyor. İşlem sonrasında ultrasonografi kontrolleriyle nodül hacmindeki değişim ve tiroid fonksiyonları takip ediliyor.

Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı

Trabzon'da balıkçı teknesinde vinç sisteminin devrilmesi sonucu 1 kişinin hayatını kaybettiği kazanın ardından yapılan incelemelerde, teknedeki vinçlerin denize elverişlilik belgesinde kayıtlı olmadığı tespit edildi

31.10.2026 11:59:00 / Güncelleme: 31.10.2026 12:02:54
İHA
 
Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı
Ölümlü kazanın yaşandığı teknede vinçler belgesiz çıktı
Trabzon'un yaklaşık 30 mil açığında 19 Ekim'de meydana gelen kazada, palamut avı sırasında ağları tekneye çeken vinç sisteminin devrilmesi sonucu 4 balıkçı yaralandı. Yaralılardan 40 yaşındaki İzzet Sırtbaşı, kaldırıldığı hastanede yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Olay anı teknenin güvenlik kamerasına yansıdı.



Kazanın ardından yürütülen incelemeler kapsamında, teknenin denize elverişlilik belgesinde vinçlerin kayıtlı olmadığı belirlendi.

Yaşanan kazanın ardından Sürmene Yeniay Balıkçı Barınağı'nda bulunan teknede olay yeri inceleme ekipleri, makine mühendisi ve iş sağlığı ve güvenliği uzmanı eşliğinde incelemeler yapıldı. Cumhuriyet savcısının talimatıyla tekne kaptanı, tekne donatanı ve vinç operatörünün şüpheli sıfatıyla ifadelerinin alınmasına karar verilirken, teknede bulunan tayfalarında tanık olarak ifadelerine başvuruldu.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Karaman'da tarihi eser ve kaçak ürünler ele geçirildi: 20 tutuklama

Karaman'da jandarma ekiplerinin 16-31 Ekim tarihleri arasında gerçekleştirdiği denetimlerde tarihi eser, uyuşturucu madde ve kaçak içki ele geçirilirken, çeşitli suçlardan aranan 79 şüpheli yakalandı. Şüphelilerden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı

31.10.2026 11:47:00 / Güncelleme: 31.10.2026 11:50:47
İHA
 
Karaman'da tarihi eser ve kaçak ürünler ele geçirildi: 20 tutuklama
Karaman'da tarihi eser ve kaçak ürünler ele geçirildi: 20 tutuklama
Karaman İl Jandarma Komutanlığı ekipleri, kentte huzur ve güven ortamının sağlanması, suçların önlenmesi ve suçluların yakalanması amacıyla 16-31 Ekim 2026 tarihleri arasında geniş çaplı denetim ve uygulamalar gerçekleştirdi. Asayiş, narkotik ve trafik olayları başta olmak üzere yürütülen çalışmalarda 27 bin 866 şahıs ile 9 bin 871 araç sorgulandı.

Jandarma Dedektifleri (JASAT) ve asayiş ekiplerinin çalışmaları sonucunda çeşitli suçlardan arandığı belirlenen 79 kişi yakalanarak gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden 20'si çıkarıldıkları mahkemece tutuklanarak cezaevine gönderildi.



Denetim ve aramalarda ise 5 parça halinde peçeteye emdirilmiş amfetamin maddesi, Bizans dönemine ait 1 küp ve 1 el yazması kitap, 100 sikke, 22 tarihi obje, çeşitli özelliklerde 8 dedektör ve alan tarama cihazı, 11 litre etil alkol, 5 litre bandrolsüz kaçak içki, alkol yapım kiti, elektronik makaron doldurma makinesi parçası, çeşitli miktarlarda kaçak tütün ve muhtelif kazı malzemeleri ele geçirildi.

İl Jandarma Komutanlığından yapılan açıklamada, kentte huzur ve güven ortamının devamını sağlamaya yönelik denetim ve uygulamaların kararlı ve kesintisiz şekilde sürdürüleceği bildirildi.

Ankara'da trajik cinayet


 
 
Başkentte bir kişi, 19 yaşındaki kızını ve kızının birlikte yaşadığı 53 yaşındaki 'evli' erkek arkadaşını öldürdü.
 

31.10.2026 01:18:00
AA
 
Ankara'da trajik cinayet
Ankara'da trajik cinayet

Ankara'nın Mamak ilçesinde bir kişi, kızını ve kızının beraber yaşadığı erkek arkadaşını öldürdü. İddiaya göre, dün akşam saatlerinde baba B.K, kızı E.K'nin (19) birlikte yaşadığı erkek arkadaşı E.O'nun (53) Bahçeleriçi Mahallesi'ndeki evine geldi.
Burada B.K. ile E.O'nun arasında henüz belirlenemeyen nedenle tartışma çıktı.

Sabır sınırlarını zorlayan olay

Tartışmanın kavgaya dönüşmesi üzerine baba B.K, silahla kızı E.K. ve erkek arkadaşı E.O'ya ateş etti. E.K. ve E.O. olay yerinde hayatını kaybetti. B.K'nin yakalanması için çalışma başlatıldı.
Öte yandan, E.K'nin hamile olduğu ve evli ve çocukları olan E.O. ile aynı iş yerinde çalıştıkları öğrenildi.

Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 17:20:00
AA
 
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
 Erdoğan'dan Türk dünyasına mesaj: "Ayrılığa yer yok"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi'nde konuştu.

Konuşmasına katılımcıları selamlayarak başlayan Erdoğan, "Dün Cumhuriyetimizin 103'üncü yıl dönümünü sizlerin katılımıyla büyük bir gurur ve coşkuyla idrak ettik. Bugün ise kardeş Türk devletlerinin liderleri olarak müşterek geleceğimizi konuşmak üzere bir araya gelmiş bulunuyoruz. Öncelikle Cumhuriyet Bayramı sevincimizi paylaştığınız için her birinize ayrı ayrı teşekkür ediyorum." ifadelerini kullandı.

Dün açılışını yaptıkları Türk Devletleri Teşkilatı Medeniyet Parkı'na konuk devletlerin de özel hediyeleriyle aralarındaki birlikteliği daha da kökleştirdiğini belirten Erdoğan, "Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı, hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." diye konuştu.

Zirveyi merhum İsmail Gaspıralı'dan ilhamla "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" olarak belirlediklerini anımsatan Erdoğan, şöyle devam etti:

"Bize göre dilde birlik, ortak hazinemizi yaşatmak, geliştirmek ve birbirimizi aracısız anlayabilmektir. Fikirde birlik, ortak hedefler etrafında kenetlenmek ve müşterek bir strateji geliştirebilmektir. İşte birlik ise sözümüzü eyleme, irademizi esere, kararlarımızı neticeye dönüştürebilmektir. Bu anlayışla Türkiye olarak Teşkilatımızın dönem başkanlığını bugün Azerbaycan'dan devralıyoruz. Azerbaycanlı kardeşlerimize dönem başkanlıkları boyunca gösterdikleri çabalar dolayısıyla Teşkilatımız adına tebriklerimi iletiyorum.

İnşallah dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz. Kardeşlik bağlarımızı pekiştirecek şekilde ortak dilin yaygınlaştırılması spor başta olmak üzere kültürel etkinliklerin desteklenmesi, ülkelerimiz arasında seyahatlerin kolaylaştırılması gibi alanlarda ilerleme kaydedelim diyoruz. Türk dünyasının geleceğini inşa ederken aile kurumunun güçlendirilmesine ve kadınların toplumlarımızdaki rolünün desteklenmesine önem veriyoruz."


"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur"


Aile ve Kadın Konseyi Yüksek Onur Kurulu'nun ilk toplantısının eşi Emine Erdoğan'ın himayesinde yapılmasından büyük memnuniyet duyduğunu söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Şunu, burada altını çizerek vurgulamak isterim: Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz. Bu noktada aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum. Bu vesileyle Türkmenistan'ın çalışmalarımıza sunduğu katkıları da takdirle karşıladığımızı vurgulamak istiyorum. Serdar kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz." şeklinde konuştu.


"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyorum"


"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır." diyen Erdoğan, şu değerlendirmelerde bulundu:

"Azerbaycanlı kardeşlerimizin Ermenistan ile yürüttüğü temasları destekliyor, kalıcı barış için elimizden gelen katkıyı sunmaya devam edeceğimizi ifade ediyorum. Bölgemizde yaşanan ihtilafların hiçbir tarafa kazanç getirmediği gibi küresel ekonomi, ticaret ve enerji piyasaları üzerinde ağır sonuçları olmaktadır. İran ile son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir. Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim. Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız. 1967 sınırları temelinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız ve egemen Filistin Devleti'nin hayata geçirilmesine destek vermeyi sürdürmeliyiz. Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımızla ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek kazan kazan anlayışıyla ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz. Ben inanıyorum ki Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar-Doğu-Batı Orta Koridoru, yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."


"Ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz"


Cumhurbaşkanı Erdoğan, siber güvenliğin kara, hava ve deniz güvenliği kadar hayati olduğunu vurguladı.

Siber güvenlik ve siber işbirliği mutabakatının en kısa sürede imzalanarak hayata geçirilmesini beklediklerini vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti:

"Uzay alanında ortak uydu projemizin hızlandırılması önceliklerimiz arasında olmayı sürdürüyor. Ortak bir dijital ticaret platformu üzerinden ülkelerimizin pazarlarını tek bir çatı altında buluşturabiliriz. Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayacak büyük Türk dili modelinin geliştirilmesine yönelik çalışmalara bütün üye ülkelerimizin katkı sunmasını bekliyoruz. Dönem başkanlığımızda yapay zeka ve dijital kalkınma eylem planını sonuç odaklı ve mükerrerlikten uzak bir anlayışla ilerleteceğiz. 2027-2031 stratejisiyle Stratejik Ortaklık Ebedi Dostluk Anlaşması'nın nihayetlendirilmesini çok önemli buluyorum. Biliyorsunuz 11-12 Kasım tarihlerinde COP31 Liderler Zirvesi'ne Antalya'da ev sahipliği yapacağız. Siz değerli kardeşlerimin katılımını beklediğimi tekrar ifade etmek isterim."

Görev süresi sona eren TDT Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev'e 2022'den bu yana Teşkilata sunduğu hizmetler için teşekkür eden Erdoğan, yeni Genel Sekreter Mirvahid Azimov'a da başarılar diledi.

Erdoğan, "Bugün devraldığımız dönem başkanlığını ağır bir sorumluluk ve kıymetli bir emanet olarak görüyoruz. İnşallah bu emanete hakkıyla sahip çıkmanın gayretinde olacağız." diye konuştu.


Cumhurbaşkanı Erdoğan: 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik


Zirvenin açılış konuşmasının ardından konuk devlet başkanları ve yetkililere söz veren Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuşmalar sonrasında zirvenin tamamlandığını belirterek, "Bugün kabul ettiğimiz Ankara Bildirisi ve aldığımız kararlarla, 'Dilde, Fikirde, İşte Birlik' şiarımız rehberliğinde somut adımları belirledik. Kıymetli katkılarınız, yapıcı yaklaşımlarınız ve sergilediğiniz kardeşlik ruhu için her birinize teşekkür ediyorum." diye konuştu.

Erdoğan, konuşmasında, Dede Korkut'un "Kara dağların yıkılmasın, gölgelice büyük ağacın kesilmesin, taşkın akan görklü suyun kurumasın, koşar iken ak-boz atın sendelemesin, vuruştuğunda kara çelik öz kılıcın çentilmesin, ak sakallı babanın yeri cennet olsun, ak bürçekli ananın yeri cennet olsun, ahir sonu arı imandan ayırmasın, kadir mevlam seni namerde muhtaç eylemesin." duasına yer verdi.

Katılımcılara teşekkür eden Erdoğan, "Rabb'im, Türk devletleri olarak dayanışmamızı daim eylesin. Zirvemizin ve aldığımız kararların Türk dünyası için hayırlara vesile olmasını diliyor, sizleri Allah'a emanet ediyorum." dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, konuk devlet başkanları ve yetkilileriyle TDT Devlet Başkanları Konseyi 13. Zirvesi ortak bildirisini imzaladı.

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi

Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi. Hakkında gözaltı kararı verilen 11 kişiden 10'u yakalanırken, bir kişinin yurt dışında olduğu belirlendi

30.10.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel'in tutuklandığı kara para aklama soruşturmasında yeni operasyon düzenlendi
Milletvekili Mustafa Sarıgül'ün ve ailesinin İstanbul'da yurt içi ve yurt dışında kurulan şirketler üzerinden kaynağı belirsiz yüksek miktarda paranın akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturmada yeni bir operasyon daha yapıldı.

Önceki operasyonda Sarıgül'ün eski eşi Aylin Kotil, oğulları Ömer ve Emir Sarıgül ile gazeteci Murat Ağırel tutuklanırken şimdiki operasyonda 11 kişi hakkında gözaltı kararı verildi. 10 kişi gözaltına alınırken bir kişinin ise yurt dışında olduğu öğrenildi.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınan isimler arasında Mustafa Sarıgül'ün ağabeyi Metin Sarıgül, Şişli Meslek Yüksekokulu Kurucu Müdürü Aynur Aydın, Sarıgül'ün inşaat firması ortaklarından Meriç ailesine mensup çok sayıda kişi yer aldı. O isimler şu şekilde;

Metin Mevlüt Sarıgül

Ömer Yazıcı

Aynur Aydın

Gençağa Meriç

Ahmet Meriç

Berrak Çetinkaya

Davut Kaymak

Altuğ Altınbaş Sürer

Mehmet Meriç

Süreyya Kurtulan

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz" dedi

30.10.2026 11:09:00
AA
 
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
 Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, Beştepe Millet Sergi Salonu'nda Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi Devlet Başkanları Konseyi Toplantısı'na katıldı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "(TDT Zirvesi) Dün ve bugün verdiğimiz aile fotoğrafı hem geçmişimize duyduğumuz sadakatin hem de ortak geleceğimizi birlikte inşa etme irademizin sembolü olmuştur." dedi.

Türk Devletleri Teşkilatı 13. Zirvesi
[1/18] Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Devlet Başkanları Konseyi 13'üncü Zirvesi başladı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın ev sahipliğinde "Türk Yüzyılı: Dilde, Fikirde, İşte Birlik" temasıyla düzenlenen zirve öncesinde liderler, aile fotoğrafı için bir araya geldi. Fotoğrafta; Kazakistan Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev, Kırgızistan Cumhurbaşkanı Sadır Caparov, Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman ve Türk Devletleri Teşkilatı Genel Sekreteri Kubanıçbek Ömüraliyev de yer aldı.

Erdoğan, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Dönem başkanlığımızda Teşkilatımızın bugüne kadar oluşturduğu kurumsal birikimi daha somut kazanımlara tahvil etmeyi hedefliyoruz.",

"Türk dünyasının aile fotoğrafında ayrılığa, gayrılığa, ihtilafa yer yoktur. Hepimiz biriz, beraberiz, ezelden ebede kadar inşallah kardeşiz."

"(Türk Devletleri Teşkilatı) Aile meclisimizin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile temaslarını artıracağına inanıyorum."

"Barış ve istikrarın hakim olduğu bir Güney Kafkasya, bölge ülkeleriyle birlikte bütün Türk dünyasına önemli fırsatlar sunacaktır."

"Serdar (Berdimuhammedov) kardeşimin dinamik liderliğinde Türkmenistan'ı en kısa zamanda tam üye olarak aile meclisimizde görmeyi temenni ediyoruz."

"İran'la son dönemde tekrar artan tansiyonun silahlar yerine diplomasiye tahvil edilmesi temennimizdir."

"Kanayan yaramız olan Filistin meselesinin adil çözümü için Türk devletleri olarak daha fazla çaba göstermemiz gerektiği kanaatindeyim."

"Gazze'ye insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imar çalışmalarının bir an evvel başlatılması için gerekli katkıyı sağlamalıyız."

"Mazimiz gibi istikbalimiz, sıkıntılarımız gibi başarılarımız da ortaktır. Her bir üyemizin milli hassasiyetlerini gözeterek 'kazan kazan' anlayışı ile ortak çıkarlarımızı büyütmeye gayret etmeliyiz."

"Türk dünyasını doğudan batıya uzanan güçlü bir ticaret, ulaştırma ve enerji merkezine dönüştürmek bizlerin elindedir. Trans-Hazar Doğu-Batı Orta Koridoru yarının ticaretine yön verecek stratejik bir hattır."

Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Nevşehir'in Göreme beldesinde peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak hayatını kaybeden biri yabancı uyruklu 3 kişinin kimlikleri belli oldu

30.10.2026 01:23:00 / Güncelleme: 30.10.2026 01:29:32
AA
 
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi
Nevşehir'de peribacasından kopan kaya parçalarının altında kalarak ölen 3 kişinin kimlikleri belirlendi

Göreme Açık Hava Müzesi civarında etkili olan sağanak nedeniyle peribacasından kopan kaya parçalarının enkazında yürütülen çalışmalarda ulaşılan cesetlerin Fatih Eray Tuna (31) ve eşi Begüm Çetinkaya Tuna (31) ile Fransız uyruklu Cynthia Francine Marie Madeleine Houpert'e (37) ait olduğu belirlendi.

Nevşehir Valisi Hüseyin Kök, Nevşehir Devlet Hastanesi'ne kaldırılan yaralı Fransız uyruklu Nael Mgattaf'ı (8) ziyaret etti.

Vali Kök, küçük çocuğun babasıyla bir süre sohbet ederek, geçmiş olsun dileklerini iletti.

Olayda yaralanan 4 kişi ise tedavilerinin ardından taburcu edilmişti.

Hayatını kaybeden Fatih Eray Tuna'nın, Sakarya'da yayın yapan yerel haber kuruluşunun imtiyaz sahibi olduğu, Tuna çiftinin temmuz ayında evlendiği öğrenildi.

Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump ile telefonda görüştü. Trump, Erdoğan'a TDT Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti

29.10.2026 20:54:00
Anadolu Ajansı
 
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü
Erdoğan, Trump ile telefonda görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştü. Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti.

Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığından yapılan açıklamaya göre, ABD Başkanı Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı münasebetiyle liderlerin de katıldığı akşam yemeği sırasında TDT Zirvesi dolayısıyla telefonla aradı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ABD Başkanı Trump'a yemeğe katılan liderlerin selamlarını iletti.

Görüşmede, Türk Devletleri Teşkilatı'nın 13'üncü Zirvesi'nin Ankara'da düzenleneceğini belirten Erdoğan, bu toplantıda 200 milyonu aşan nüfusuyla Orta Asya'da istikrar ve güvenin adresi haline gelen Teşkilatı ileriye taşıyacak kararlar alınacağını söyledi.

ABD Başkanı Trump da Cumhurbaşkanı Erdoğan'a Türk Devletleri Teşkilatı Liderler Zirvesi için başarı dileklerini iletti. 

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.