İstanbul Barosunun 128. Olağan Genel Kurulu'nda yaptığı konuşma Prof. Dr. Osman Korkut Kanadoğlu çıkıp dedi ki; "Türkiye sistematik bir hukuksuzluk içerisinde otoriter hatta totaliter olma yönünde ilerleyen bir iktidar tarafından yönetiliyor. Kürsüde görev yapan tüm hakim ve savcılara sesleniyorum; anayasa mahkemesi kararlarına uymayan yargıçlar, keyfi tutuklama kararı veren sulh ceza hakimleri, sizleri tek tek not ediyoruz. Sizin her kararınızı izliyoruz, bu kararlarınızı raporluyoruz".
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, soruşturmanın Kanadoğlu'nun genel kurulda kullandığı ifadelerin içeriği ve bağlamı nedeniyle başlatıldığını açıkladı.
Takvim gazetesi: '367 Sabih'in oğlu Osman Korkut Kanadoğlu, vesayette babasının izinden gidiyor. Kanadoğlu, İstanbul Baro seçimlerinde milli iradeye ve bağımsız yargıya küstah tehditler savurdu. "Sizleri tek tek not alıyoruz, raporluyoruz" dediği hakim ve savcıları FETÖvari yöntemlerle fişlemeye kalktı.
AKP eski vekili Şamil Tayyar: "Not ediyoruz" diyerek hakim ve savcılara parmak sallayan, üstenci bir dille ayar vermeye çalışan vesayetçi zihniyetin yeniden hortlaması, düşündürücü.
Junior Kanadoğlu'nun bu açıklamasına dair resen soruşturma açılmış, iyi yapılmış. Bu cüretkarları yeşerten iklimin de siyaseten sorgulanması gerekir' yorumunu yaptı.
Hepsi bir tarafa!
Hukukçu olmanıza filanda gerek yok! Muhalefet beledilerine, iktidarı eleştiren gazetecilere ve yayın organlarına karşı gerek savcıların hazırladıkları dosyalar ve gerekse hakimlerin verdiği kararlar ve de bu iddia ve kararların yandaş medyada vatandaşa aktarımı ortada.
Yolsuzluklar patladı ve asrın vurgunu gündemde. Vurguncuların tam listesini ve kimlerin emri altında olduklarını da geçtim!
İsmi ortaya çıkan isimlere karşı kolluk kuvvetleri, savcılar ve hakimler, muhalefet belediye başkanları ve muhalif isimlere karşı gösterdikleri duruşu, hazırladıkları dosyaları ve aldıkları kararları alabiliyorlar mı?
Yasa ise aynı yasa. Kanun ise aynı kanun. Uygulama farklı ise birilerinin not alması hem de kanunları gerekçe göstererek not almasından gayet doğal ne olabilir?
Not almak suç mu?
2021 yılında bölgede büyük bir tatbikat yapılmıştı. 3 ay öncesinde bilim adamları büyük bir deprem beklendiğini açıklamıştı. 6 Şubat'ta iki büyük depremle sarsıldık.
11 ilimizde büyük bir felaket yaşanıyordu. Acı, korku, gözyaşı, telaş… İnsanlar uzanacak bir el arıyordu. Daha doğrusu devletin elini arıyordu.
Yoktu kimse ortalıkta! Askere bile 'kışladan çıkın, vatandaşın yardımına koşun' denilmemişti. Tepkiler yükseliyordu. 24 saat sonra asker sahaya çıkarıldı.
Beklenen büyük depreme karşı hazırlıklar küçücük kalmıştı. 3 gün ulaşılamayan yerler oldu. Muhalefet Zonguldak'tan 500 kömürcüyü bölgeye göndermek için organize etti. Onlar bile bölgeye gönderilmede engellerle karşılaştı.
Çadır yetmemişti çadır. Kızılay'ın parayla çadır sattığı ortaya çıktı. Organizasyon sıfırdı. Halk öfkeliydi.
'Nerede bu devlet' başlığında iktidar hedef alınıyordu. Bölgeye giden bakanlar, AKP kurmayları vatandaşlarla tartışıyordu.
Sayın Erdoğan bu büyük afetten 25 saat sonra ancak açıklama yaptı. Devlet Bahçeli ise 8 gün sonra!
Afetin 7'ci gününde kameralar karşısına geçen Sayın Erdoğan: 'Söylenen her şeyi, sergilenen her tutumu not ettiğimizi belirtmekle yetindik… Ülkemiz bu felaketin izlerini silip, yeniden normal gündemine döndükten sonra ise herkese hak ettiği cevabı verecek, herkesi hak ettiği muameleye tabi tutacağız' diyordu. Afet bölgesine ise depremin 15'ci gününde gitti.
Not almak suç mu? Ya da kimler rahatça not alabilir? Kimlerin ise not alması sakıncalıdır?
Türkiye bir hukuk devleti ise bu sorulara cevap verilmelidir!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı resen soruşturma başlattı. Başsavcılık, soruşturmanın Kanadoğlu'nun genel kurulda kullandığı ifadelerin içeriği ve bağlamı nedeniyle başlatıldığını açıkladı.
Takvim gazetesi: '367 Sabih'in oğlu Osman Korkut Kanadoğlu, vesayette babasının izinden gidiyor. Kanadoğlu, İstanbul Baro seçimlerinde milli iradeye ve bağımsız yargıya küstah tehditler savurdu. "Sizleri tek tek not alıyoruz, raporluyoruz" dediği hakim ve savcıları FETÖvari yöntemlerle fişlemeye kalktı.
AKP eski vekili Şamil Tayyar: "Not ediyoruz" diyerek hakim ve savcılara parmak sallayan, üstenci bir dille ayar vermeye çalışan vesayetçi zihniyetin yeniden hortlaması, düşündürücü.
Junior Kanadoğlu'nun bu açıklamasına dair resen soruşturma açılmış, iyi yapılmış. Bu cüretkarları yeşerten iklimin de siyaseten sorgulanması gerekir' yorumunu yaptı.
Hepsi bir tarafa!
Hukukçu olmanıza filanda gerek yok! Muhalefet beledilerine, iktidarı eleştiren gazetecilere ve yayın organlarına karşı gerek savcıların hazırladıkları dosyalar ve gerekse hakimlerin verdiği kararlar ve de bu iddia ve kararların yandaş medyada vatandaşa aktarımı ortada.
Yolsuzluklar patladı ve asrın vurgunu gündemde. Vurguncuların tam listesini ve kimlerin emri altında olduklarını da geçtim!
İsmi ortaya çıkan isimlere karşı kolluk kuvvetleri, savcılar ve hakimler, muhalefet belediye başkanları ve muhalif isimlere karşı gösterdikleri duruşu, hazırladıkları dosyaları ve aldıkları kararları alabiliyorlar mı?
Yasa ise aynı yasa. Kanun ise aynı kanun. Uygulama farklı ise birilerinin not alması hem de kanunları gerekçe göstererek not almasından gayet doğal ne olabilir?
Not almak suç mu?
2021 yılında bölgede büyük bir tatbikat yapılmıştı. 3 ay öncesinde bilim adamları büyük bir deprem beklendiğini açıklamıştı. 6 Şubat'ta iki büyük depremle sarsıldık.
11 ilimizde büyük bir felaket yaşanıyordu. Acı, korku, gözyaşı, telaş… İnsanlar uzanacak bir el arıyordu. Daha doğrusu devletin elini arıyordu.
Yoktu kimse ortalıkta! Askere bile 'kışladan çıkın, vatandaşın yardımına koşun' denilmemişti. Tepkiler yükseliyordu. 24 saat sonra asker sahaya çıkarıldı.
Beklenen büyük depreme karşı hazırlıklar küçücük kalmıştı. 3 gün ulaşılamayan yerler oldu. Muhalefet Zonguldak'tan 500 kömürcüyü bölgeye göndermek için organize etti. Onlar bile bölgeye gönderilmede engellerle karşılaştı.
Çadır yetmemişti çadır. Kızılay'ın parayla çadır sattığı ortaya çıktı. Organizasyon sıfırdı. Halk öfkeliydi.
'Nerede bu devlet' başlığında iktidar hedef alınıyordu. Bölgeye giden bakanlar, AKP kurmayları vatandaşlarla tartışıyordu.
Sayın Erdoğan bu büyük afetten 25 saat sonra ancak açıklama yaptı. Devlet Bahçeli ise 8 gün sonra!
Afetin 7'ci gününde kameralar karşısına geçen Sayın Erdoğan: 'Söylenen her şeyi, sergilenen her tutumu not ettiğimizi belirtmekle yetindik… Ülkemiz bu felaketin izlerini silip, yeniden normal gündemine döndükten sonra ise herkese hak ettiği cevabı verecek, herkesi hak ettiği muameleye tabi tutacağız' diyordu. Afet bölgesine ise depremin 15'ci gününde gitti.
Not almak suç mu? Ya da kimler rahatça not alabilir? Kimlerin ise not alması sakıncalıdır?
Türkiye bir hukuk devleti ise bu sorulara cevap verilmelidir!
Akın Aydın / diğer yazıları
- ‘Not alıyoruz’ tartışması / 31.10.2026
- Siyasi hesaplar ve bir darağacı / 30.10.2026
- Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak / 29.10.2026
- Başörtüsü sorgulanamaz, yasaklanamaz / 28.10.2026
- Emanet, imtihan ve tevekkül / 26.10.2026
- Fon vurgunu ve ipin ucu / 25.10.2026
- Ha Netenyahu ha Trump demiştik! / 24.10.2026
- Avrupalıların hak arayışları ve Türkiye / 23.10.2026
- Bir çağrı bir fetva ve cevabı / 21.10.2026
- ‘Erdoğan Nobel’e aday gösterilmeli’ / 19.10.2026
- Siyasi hesaplar ve bir darağacı / 30.10.2026
- Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamak / 29.10.2026
- Başörtüsü sorgulanamaz, yasaklanamaz / 28.10.2026
- Emanet, imtihan ve tevekkül / 26.10.2026
- Fon vurgunu ve ipin ucu / 25.10.2026
- Ha Netenyahu ha Trump demiştik! / 24.10.2026
- Avrupalıların hak arayışları ve Türkiye / 23.10.2026
- Bir çağrı bir fetva ve cevabı / 21.10.2026
- ‘Erdoğan Nobel’e aday gösterilmeli’ / 19.10.2026


























































