logo
13 MART 2026


Dinlerarası Diyalog tuzağı ve İznik üzerindeki hesaplar

30.11.2025 00:00:00
Son günlerde Papa'nın İznik'e yönelik ziyaret hazırlıkları yeniden gündeme gelince, yıllardır dikkat çektiğimiz bir tehlike bir kez daha karşımıza çıktı: Dinlerarası Diyalog adı altında yürütülen ve Vatikan'ın 3. bin yıl hedefi olarak açıkladığı misyonerlik faaliyetleri.

Biz yıllardır bu projenin, masum bir "diyalog" faaliyeti değil; İslam'ı etkisizleştirme ve Hristiyan dünyasının nüfuzunu genişletme hedefi olduğunu anlattık. Ne var ki bizi anlamak istemeyenler, kraldan çok kralcı kesilip Vatikan'ın misyonerlik değirmenine su taşımaya devam ediyor. Ancak biz hak bildiğimiz yolda gerçekleri söylemekten geri durmayacağız.

Vatikan'ın Diyalog Tanımı: "Misyonerliğin Yeni Adı"

Dinlerarası Diyalogun kaynağı, 1965'te II. Vatikan Konsili'nin "Nostra Aetate" belgesidir. Bu belge, Papa 6. Paul tarafından "3. bin yıl hedefi" olarak ilan edilmiş ve Diyalog doğrudan misyonerliğin çağımıza uyarlanmış şekli olarak tanımlanmıştır.

Vatikan'ın kendi ifadeleri bunu açıkça ortaya koyuyor:

"Dinlerarası diyalog, kilisenin tüm insanları kiliseye döndürme amaçlı misyonunun parçasıdır." (Redemptoris Mission, 1991)

"Diyalog, kilisenin İncil'i yayma görevinden bağımsız değildir." (Pietro Rossano, Bulletin)

"Birinci bin yılda Avrupa, ikinci bin yılda Afrika ve Amerika Hıristiyanlaştırıldı; üçüncü bin yılda Asya'yı Hıristiyanlaştıralım." (Papa II. Jean Paul)

Bu ifadelerden sonra hâlâ "diyalog"u masum bir kültürel buluşma sananlara ne desem bilemiyorum.


Papanın neden İznik'e ilgisi var?

İznik, Hristiyan dünyası için semboliktir. 325'te toplanan İznik Konsili, bugünkü Hristiyanlık inancının şekillendiği yerdir. Papa'nın ziyaret ısrarı manevi değil, siyasidir. Çünkü Vatikan, Anadolu'da yeniden "Hristiyan hafızası" oluşturmak istemektedir.


Atatürk bu oyuna neden izin vermedi?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk, bu girişimlerin Türkiye'nin dini, milli ve kültürel bütünlüğü için ne anlama geldiğini çok iyi biliyordu. Bu nedenle:

Misyonerlik faaliyetlerine karşı çok sıkı denetim getirdi.

Yabancı dini yapıların Anadolu'da örgütlenmesine izin vermedi.

Türkiye'nin egemenliğini zedeleyecek hiçbir dış dini otoriteye kapı açmadı.

Hristiyan dünyasının "tarihi hak iddiası" oluşturabileceği her girişimi devlet aklıyla engelledi.

Atatürk, Anadolu'nun "dini ve tarihi miras" üzerinden paylaşılmak istendiğini fark etmişti. Bu yüzden Papa'nın Anadolu'da sembolik alanlar üzerinde nüfuz kurmasına hiçbir zaman müsaade etmedi.


Tehlike Kapıda

Bugün Dinlerarası Diyalog adı altında Türkiye'nin milli ve dini hassasiyetleri yeniden hedef alınmaktadır. İznik ziyareti de bu sürecin bir uzantısıdır.

Görevimiz açıktır

Milletimizi bu oyuna karşı uyarmak ve gerçekleri cesaretle söylemeye devam etmek.


Sözde dindarlara ne demeli?

Din gündem olunca mangalda kül bırakmayan tarikatlardan, cemaatlerden; sözde şeyhlerden, cübbeliden, sarıklıdan, külahlıdan, bir ses çıkmadı. Kimse sokaklarda "şeriat isterik" diye Osmanlı bayraklarıyla sancaklarıyla yürümedi. "Din elden gidiyor" diyen olmadı.

Şimdi sözde dindarlara kritik bir soru soralım: Papanın İznik ziyaretine izin vermeyenlere mi verenlere mi dinsiz demek lazım?

Bu sorunun cevabı çok zordur. Ama sizi bir tavsiyede bulunayım. Bundan sonra sakın kimse Atatürk'ün dini inancına imanına kimse laf söylemesin.

Son söz Hüseyin Baş'ın olsun: ''Atatürk'ün Müslümanlığı şu anda en benim diyen Müslümana nal toplatır. Yalancılara ve iftiracılara itibar etmeyin.''
 
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.