"Andolsun ki, Allah'ın Resûlü'nde sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çokça zikredenler için en güzel örnek vardır." (Ahzâb Sûresi, 21)
İnsan, bu dünyadan göç ederken geride birçok şey bırakır. Kimi mal bırakır, kimi makam, kimi eser... Fakat bunların hiçbiri güzel bir ahlâk kadar kalıcı değildir. Çünkü servet tükenir, makam el değiştirir, şöhret unutulur; fakat güzel ahlâkla yetiştirilen bir nesil, asırlar boyunca yaşamaya devam eder.
Bugün anne babaların en büyük kaygısı çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaktır. Daha iyi bir eğitim, daha iyi bir meslek, daha iyi bir hayat... Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bütün bunların önünde gelen bir emanet vardır ki o da güzel ahlâktır. Ahlâkını kaybeden bir insanın bilgisi de serveti de gücü de kendisine ve topluma fayda sağlamaz.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) bu gerçeği şu mübarek sözleriyle ortaya koymuştur:
"Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurur:
"Kıyamet gününde müminin mizanında güzel ahlâktan daha ağır gelecek hiçbir şey yoktur." (Tirmizî)
Demek ki güzel ahlâk, sadece insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen bir erdem değil; aynı zamanda ahiret sermayesidir.
Kur'ân-ı Kerim, Peygamber Efendimizi (s.a.a.) överken "Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin." (Kalem Sûresi, 4) buyurmaktadır. Bu övgü, Müslüman için en büyük hedefi de göstermektedir. Çünkü Resulullah'ın (s.a.a.) izinden gitmek, sadece ibadetlerde değil; doğrulukta, merhamette, sabırda, affedicilikte ve güzel davranışta da O'nu örnek almakla mümkündür.
Bugün toplum olarak yaşadığımız pek çok problemin temelinde ahlâkî erozyon yatmaktadır. Yalanın sıradanlaştığı, emanete riayetin zayıfladığı, kul hakkının önemsenmediği, büyüklerin saygı, küçüklerin sevgi görmediği bir ortamda huzuru kalıcı hâle getirmek mümkün değildir. Kanunlar suçları azaltabilir; fakat güzel ahlâk olmadan vicdanları inşa edemez.
İşte bu yüzden aile, bir çocuğun ilk mektebidir. Anne ve baba ise ilk öğretmenidir. Çocuklar nasihatlerden çok gördüklerini öğrenirler. Evinde doğruluğu gören doğru olur, merhameti gören merhametli olur, paylaşmayı gören cömert olur. Bu sebeple çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli miras; banka hesapları değil, temiz bir isim ve güzel bir örneklik olmalıdır.
Prof. Dr. Haydar Baş da konuşmalarında ve eserlerinde sık sık aile kurumunun önemine dikkat çeker, sağlam toplumun sağlam ailelerden doğacağını ifade ederdi. Ona göre milletleri ayakta tutan sadece ekonomik güç değil; inançlı, ahlâklı ve vatanına bağlı nesillerdir. Bu bakış, İslam'ın insan yetiştirme anlayışıyla da tam bir uyum içindedir. Çünkü ahlâkını kaybeden bir toplum, sahip olduğu bütün maddî imkânlara rağmen çözülmeye mahkûmdur.
Geçmişimize baktığımızda büyük âlimlerin, gönül insanlarının ve devlet adamlarının ortak özelliğinin güzel ahlâk olduğunu görürüz. Onları büyük yapan sadece bilgileri değil; tevazuları, adaletleri, merhametleri ve dürüstlükleriydi. Bugün de çocuklarımızın önüne yalnızca başarılı insanları değil, ahlâkıyla örnek olmuş şahsiyetleri koymak zorundayız.
Unutmayalım ki güzel ahlâk, miras bırakılan evlerden daha değerlidir. Çünkü evler yıkılabilir, servet tükenebilir; ama güzel ahlâkla yetişmiş bir evlat, hem anne babası için dünyada bir huzur kaynağı hem de ahirette bitmeyen bir hayır kapısı olur.
İyilik Çağrısı
Bugün çocuklarınıza veya torunlarınıza sadece öğüt vermeyin; onlara örnek olun. Bir sözünüzle değil, bir davranışınızla güzel ahlâkın ne olduğunu gösterin. Çünkü çocuklar kulaklarından çok, gözleriyle öğrenirler.
"İyilik, Allah'ın yeryüzündeki rahmetinin insan eliyle görünmesidir." (Nazarî)
İnsan, bu dünyadan göç ederken geride birçok şey bırakır. Kimi mal bırakır, kimi makam, kimi eser... Fakat bunların hiçbiri güzel bir ahlâk kadar kalıcı değildir. Çünkü servet tükenir, makam el değiştirir, şöhret unutulur; fakat güzel ahlâkla yetiştirilen bir nesil, asırlar boyunca yaşamaya devam eder.
Bugün anne babaların en büyük kaygısı çocuklarına iyi bir gelecek hazırlamaktır. Daha iyi bir eğitim, daha iyi bir meslek, daha iyi bir hayat... Elbette bunların hepsi önemlidir. Ancak bütün bunların önünde gelen bir emanet vardır ki o da güzel ahlâktır. Ahlâkını kaybeden bir insanın bilgisi de serveti de gücü de kendisine ve topluma fayda sağlamaz.
Sevgili Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.a.) bu gerçeği şu mübarek sözleriyle ortaya koymuştur:
"Ben güzel ahlâkı tamamlamak için gönderildim." (Muvatta, Hüsnü'l-Hulk)
Bir başka hadis-i şerifte ise şöyle buyurur:
"Kıyamet gününde müminin mizanında güzel ahlâktan daha ağır gelecek hiçbir şey yoktur." (Tirmizî)
Demek ki güzel ahlâk, sadece insanlar arasındaki ilişkileri düzenleyen bir erdem değil; aynı zamanda ahiret sermayesidir.
Kur'ân-ı Kerim, Peygamber Efendimizi (s.a.a.) överken "Şüphesiz sen yüce bir ahlâk üzeresin." (Kalem Sûresi, 4) buyurmaktadır. Bu övgü, Müslüman için en büyük hedefi de göstermektedir. Çünkü Resulullah'ın (s.a.a.) izinden gitmek, sadece ibadetlerde değil; doğrulukta, merhamette, sabırda, affedicilikte ve güzel davranışta da O'nu örnek almakla mümkündür.
Bugün toplum olarak yaşadığımız pek çok problemin temelinde ahlâkî erozyon yatmaktadır. Yalanın sıradanlaştığı, emanete riayetin zayıfladığı, kul hakkının önemsenmediği, büyüklerin saygı, küçüklerin sevgi görmediği bir ortamda huzuru kalıcı hâle getirmek mümkün değildir. Kanunlar suçları azaltabilir; fakat güzel ahlâk olmadan vicdanları inşa edemez.
İşte bu yüzden aile, bir çocuğun ilk mektebidir. Anne ve baba ise ilk öğretmenidir. Çocuklar nasihatlerden çok gördüklerini öğrenirler. Evinde doğruluğu gören doğru olur, merhameti gören merhametli olur, paylaşmayı gören cömert olur. Bu sebeple çocuklarımıza bırakacağımız en kıymetli miras; banka hesapları değil, temiz bir isim ve güzel bir örneklik olmalıdır.
Prof. Dr. Haydar Baş da konuşmalarında ve eserlerinde sık sık aile kurumunun önemine dikkat çeker, sağlam toplumun sağlam ailelerden doğacağını ifade ederdi. Ona göre milletleri ayakta tutan sadece ekonomik güç değil; inançlı, ahlâklı ve vatanına bağlı nesillerdir. Bu bakış, İslam'ın insan yetiştirme anlayışıyla da tam bir uyum içindedir. Çünkü ahlâkını kaybeden bir toplum, sahip olduğu bütün maddî imkânlara rağmen çözülmeye mahkûmdur.
Geçmişimize baktığımızda büyük âlimlerin, gönül insanlarının ve devlet adamlarının ortak özelliğinin güzel ahlâk olduğunu görürüz. Onları büyük yapan sadece bilgileri değil; tevazuları, adaletleri, merhametleri ve dürüstlükleriydi. Bugün de çocuklarımızın önüne yalnızca başarılı insanları değil, ahlâkıyla örnek olmuş şahsiyetleri koymak zorundayız.
Unutmayalım ki güzel ahlâk, miras bırakılan evlerden daha değerlidir. Çünkü evler yıkılabilir, servet tükenebilir; ama güzel ahlâkla yetişmiş bir evlat, hem anne babası için dünyada bir huzur kaynağı hem de ahirette bitmeyen bir hayır kapısı olur.
İyilik Çağrısı
Bugün çocuklarınıza veya torunlarınıza sadece öğüt vermeyin; onlara örnek olun. Bir sözünüzle değil, bir davranışınızla güzel ahlâkın ne olduğunu gösterin. Çünkü çocuklar kulaklarından çok, gözleriyle öğrenirler.
"İyilik, Allah'ın yeryüzündeki rahmetinin insan eliyle görünmesidir." (Nazarî)
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Güzel ahlâk en büyük mirastır / İyilik Medeniyeti -8- / 03.08.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026
- Selam bir duadır / İyilik Medeniyeti -4- / 30.07.2026
- İyilik bulaşıcıdır / İyilik Medeniyeti -3- / 29.07.2026
- İyilerle beraber olun / İyilik Medeniyeti -2- / 28.07.2026
- İyilikle çıkın yola / İyilik Medeniyeti -1- / 27.07.2026
- İyiliğe neden bu kadar muhtacız? / 26.07.2026
- Sessizliğin suça dönüştüğü yer: Gazze / 25.07.2026
- Komşusu açken tok yatan bir medeniyet kuramaz / İyilik Medeniyeti -7- / 02.08.2026
- İyilik gizli yapıldığında büyür / İyilik Medeniyeti -6- / 01.08.2026
- Merhamet kaybedilirse insanlık kaybeder / İyilik Medeniyeti -5- / 31.07.2026
- Selam bir duadır / İyilik Medeniyeti -4- / 30.07.2026
- İyilik bulaşıcıdır / İyilik Medeniyeti -3- / 29.07.2026
- İyilerle beraber olun / İyilik Medeniyeti -2- / 28.07.2026
- İyilikle çıkın yola / İyilik Medeniyeti -1- / 27.07.2026
- İyiliğe neden bu kadar muhtacız? / 26.07.2026
- Sessizliğin suça dönüştüğü yer: Gazze / 25.07.2026


























































