logo
28 NİSAN 2026

Doğal olmayan "doğal afet" tartışmaları

25.01.2004 00:00:00
İstanbul'a bir ayda yağacak kar bir günde şiddetli bir tipi eşliğinde yağınca olan oldu. Kıyametler koptu, binlerce insan mahsur kaldı, yüzbinlerce araç saatlerce yollara çakılı kaldı, elektrik yok, su yok, doğalgaz yok...

Hayır! Hayat felç olmadı, düpedüz durdu. İstanbul'un megakent değil de megaköy olduğu bir kez daha tecrübeyle anlaşıldı.

Bu kez başladık suçlu aramaya. Ne de olsa asırlık adetimiz. Muhakkak her olumsuzluğun, her kaosun, her keşmekeşin ve hatta her tabii afetin bir suçlusunu bulacağız, hem de kaosun, keşmekeşin tam ortasında. Tabii afetlerde bile bu adet değişmiyor. Afetin "tabii"liği, yapılan tartışmalarla öyle bir "yapay"laşıp, kasıt kulpu takılıyor ki; neredeyse 'bu karı da kim yağdırdı, niye yağdırdı' deme noktasına geliyoruz.

Doğal afet, hiç de doğal olmayan anlamsız polemiklere kurban ediliyor vesselam.

Bu tartışmalarla, son birkaç seneyi istisna tutarsak, epey zamandır sabah bembeyaz karla uyanmaya pek de alışık olmadığımız beyaz İstanbul'un zevkini dahi alamadık. Çocukların kartopu oynamaları ve güç-bela yapabildikleri kardan adamları da olmasa, hepten kaos ve keşmekeş modunda, yağan karı düşman telakki edeceğiz.

Çetin Altan'ın yaptığı gibi, meseleyi 'ti'ye almak, belki en iyisi olacak. Altan ne diyor: "İstanbul'u felce uğratan kış, aslında Türk düşmanı... Biliyorsunuz soğuk dalgası, Balkanlar'dan geliyor; İngiltere'nin desteği var arkasında."

Zaten Balkanlar'dan bugüne kadar iyi bir şey geldiği vaki olmamış! Ya kaos, ya kar, ya yağmur ya da fırtına, başka da birşey gelmiyor! "Balkanlar'dan gelen soğuk hava dalgası..." diye başlayan meteoroloji sunumlarını her duyduğumuzda, Balkanlar'a karşı hislerimiz negatif yöne kıvrılmıyor belki ama zaman zaman Balkanlar'a sitem etmiyor da değiliz. "Yahu bir gün de sıcak hava gelsin" cümlesi çoğu zaman içinizden sessiz bir şekilde, eğer evde kömür azalmışsa veya doğalgaz faturası bir önceki ay ödeyemeyeceğiniz kabarıklıkta gelmişse dıştan, sesli bir şekilde dökülüverir dudaklarınızdan.

Şaka bir tarafa, İstanbul bu tür bir kışı, daha doğrusu böylesine fazla 'beyazı' kaldıramıyor, tıpkı kaldıramadığı kalabalık nüfusu gibi.

Mevsimler de diğer nimetler gibi, "nabza göre şerbet" hassasiyetinde tevzii ediliyor. Herkese, her şehire kaldırabileceği yükten gayrısı yüklenmiyor.

Erzurum'a yağan kar, İstanbul'a işte bu yüzden yağmıyor.

Erzurum'dan yazan kıymetli Aziz Karaca'nın "Karakışla karakucak nasılmış?" iszihzası da; kendi üretimimiz olan bu yapay kaos ortamında unuttuğumuz bir cümleyi hatırlatıyor:

"Buna da şükür!"
 
Alperen Polat / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.