HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

Doğruya isabetin yolu

10.04.2014 00:00:00
İnsanlar doğduktan buluğ çağına erinceye kadar iyiyi ve doğruyu kabullenip benimsemekten ve onun yanında yer almaktan sıkıntı duymaz ve rahatsız olmazlar. Çünkü insanlar bu fıtratta yaratılmışlardır. Ayrıca bu dönemde insanlığın baş düşmanı olan nefis ve şeytan henüz devreye girmemiştir. Sebebine gelince, insan sorumlu olma vasfını buluğ k çağına erdikten sonra kazanmaktadır.İnsan buluğ çağına erdikten sonra iyi ile kötüyü birbirinden ayıra bilmesi için aklını vahye teslim etmesinin yanında Allah'ın emir ve yasaklarına da harfiyen uymalıdır. Hayatını dedikodu ile geçiren, midesini haramla dolduran, aklını vahyin ışığında değil de duyma bilgilerle ikna eden ve kalbini de Allah'ı anarak değil de yaldızlı sözler ve sloganlarla tatmin etmeye çalışanların doğruyu bulabilmesi ve onun yanında yer alabilmesi mümkün değildir.Bunların yanı sıra dünya hayatını kazanmak ve ondan istifade etmek için insanımıza gösterilen bir takım yollar da, onu "doğru"dan uzaklaştırmaktadır. Mesela kredi kartları, taşıt, ev ve ihtiyaç kredileri gibi envaı çeşit hilelerle insanımız faize bulaştırılarak, temiz ve helal olan kazancının pis ve haram olması sağlanmıştır.Müslüman memleketinde domuz eti satışının dana ve kuzu eti gibi satılmasına izin verilmesi de buna bir örnektir. Bu şekilde Müslüman'a haram yedirerek iyi ile doğruyu birbirinden ayıracak özelliği yakalamasına imkân verilmemektedir.Yine Müslüman memleketinde zinayı suç olmaktan çıkarmanın nedeni insanları bu harama sürükleyerek, insanların nefis ve şeytana uyarak haram işlemelerini sağlamak ve doğruya isabet etmelerini engellemek içindir.Memleketimizdeki dinler arası diyalog çalışmaları, Müslüman bir kadınla Hıristiyan bir papazın evlendirilmesi, kiliselerin açılması, kurdelelerinin "ya Allah bismillah" diyerek kesilmesi, iftar masalarına papazların çağırılarak dua ettirilmesi gibi çalışmaların sebebi; Müslümana bir ayeti inkâr ettirerek ya da hafife almasını veya onunla alay etmesini sağlayarak insanların doğru yoldan uzaklaştırılmaları içindir.  Bu da sağlandıktan sonra insanın dinde kalması asla mümkün değildir.  Dolayısıyla doğruyu anlaması, kavraması ve ondan yana tavır koyması da kendisinden beklenemez.Müslümanlar üzerindeki bu oyunlar tesadüf değil bilakis bilerek ve kasıtlı olarak yapılmaktadır. Bundan sonra da yapılmaya devam edilecektir. Bu çalışmalar ve uygulamalar devam ettiği müddetçe insanların doğrudan ve Hak'tan yana tavır koyabilmeler mümkün gözükmemektedir.Doğruyu bulabilmek; doğrudan yana ve doğru ile beraber olmak sağlam bir imana sahip olmaktan geçer. Bu da, vahyin ışığındaki bilgi ile desteklenen bir ilim ile aklın ikna edilmesi, midenin helal yolla doyurulması ve kalbin de Allah'ın zikri ile mutmain olması ile mümkündür.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

10.04.2013, 10.04.2012, 10.04.2011, 10.04.2010, 10.04.2009, 10.04.2008, 10.04.2007, 10.04.2006, 10.04.2005, 10.04.2004, 10.04.2003, 10.04.2002, 10.04.2001, 10.04.2000, 10.04.1999, 10.04.1998, 10.04.1997, 10.04.1996, 10.04.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.