logo
04 AĞUSTOS 2026

DPT'den elektrik uyarısı

11.02.2006 00:00:00
 
Devlet Planlama Teşkilatı, yaklaşan elektrik krizine karşı, Enerji Bakanlığı'nı ve ilgili kurumları gerekli önlemleri almamak ve yetersiz kalmakla eleştirdi Önümüzdeki yıllarda elektrikte başlayacak arz yetersizliği kurumlar arasında tartışmaya yol açtı. Devlet Planlama Teşkilatı, Müsteşar Ahmet Tıktık imzasıyla Enerji Bakanlığı'na gönderdiği yazıda, 2008 yılında elektrik arz açığının ortaya çıkmasının kaçınılmaz olduğunu belirtip, kurumları tedbir almakta yetersiz kalmakla suçladı. Yazıda, Elektrik Piyasası Kanunu'nun amaçlarına ulaşamadığı, özel şirketlere üretim, dağıtım ve perakende faaliyetlerinin tümünün verilerek, piyasanın serbestleşmesi hedefinin aksine bölgesel elektrik tekelleri doğmasına yol açıldığı vurgulandı. Bu yanlış yapılanmanın temel nedeni olarak, Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu'nun (EPDK) çok sayıda lisans vermesine karşın, bunların büyük bir bölümünün yatırıma dönüşmemesi gösterildi. Özel sektör yatırımları  istenilen düzeyde değilÖzel şirketlerin bölgesel elektrik talep projeksiyonu yapmadığı, EPDK'nın da bu projeksiyonlar çerçevesinde Elektrik Üretim A.Ş'ye (EÜAŞ) yeni yatırım çağrısında bulunmadığı belirtildi. Yazıda, "Böylece EPDK özel sektör yatırımlarının istenen düzeyde gerçekleştiği izlenimi veriyor" denildi. DPT "Tereddütlerimiz ciddiyetini koruyor" dediği yazıda, Devlet Su İşleri (DSİ) ve Türkiye Elektrik İletim A.Ş'nin (TEİAŞ) yeni santrallerin işletmeye giriş tarihiyle ilgili tahminlerinin gerçekçi olmadığını vurguladı. Özellikle hidrolik enerjiye yönelik projelerin 2 ila 4 yıl gecikeceğine dikkat çekildi. DSİ'nin enerji ödeneklerini sulama projelerinde kullanması nedeniyle baraj projelerinin sürekli ertelendiği kaydedildi. Arz açığına yönelik tedbirler alınmıyor"Bu kötümser gelişmelere karşılık kamu kuruluşlarınca arz açığını kapatacak tedbirler alınmıyor" denilen yazıda, EÜAŞ'ın yeni yatırım önerileri de mevcutları bile tam kapasiteyle çalıştıramadığı gerekçesiyle reddedildi. TEDAŞ'ın kayıp-kaçak önleme ve tahsilatı artırma hedeflerinin çok gerisinde kaldığına da dikkat çekildi. Yazıda son olarak uzun vadeli ve fiyat garantili anlaşmalara girilmemesi ve özelleşecek kuruluşlara yeni yatırım ve anlaşma görevi verilmemesi istendi.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi

03.08.2026 14:40:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi.

Akın Gürlek'in açıklamasının tamamı şöyle: "Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır.

Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

03.08.2026 11:42:00
AA
 
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik 15 ilde son 5 günde operasyonlar düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda Iğdır, Kırşehir, İstanbul, Çorum, Manisa, Kayseri, Karabük, Hatay, Mersin, Afyonkarahisar, Giresun, Yozgat, Düzce, Sakarya ve Adana'da düzenlenen operasyonlarda 185 şüphelinin yakalandığı belirtilen açıklamada, yakalananlardan 93'ünün tutuklandığı, 55'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisi verildi.

Açıklamada, operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmat, bir miktar uyuşturucu madde ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildiği, 10 otomobil, 14 motosiklet ve 5 taşınmaza el konulduğu bildirilerek, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca, Yapay Zeka Destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalarda, yasa dışı silah satışı ve teşhirine yönelik 529, organize suç örgütleri ve tetikçilik suçlarına yönelik 119, evraksız motorlu taşıt satışına yönelik 116, uyuşturucu satışı ve özendirici içeriklere yönelik 60, müstehcenlik ve fuhuş suçlarına yönelik 306, siber trafik suçlarına yönelik 167 olmak üzere toplam 1297 hesap/şahıs tespit edildi. Terör örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda ise toplam 646 hesap/şahıs tespit edildi. Bu kapsamda sosyal medya platformları ve internet siteleri üzerinden suç içerikli paylaşımlara yönelik 4 bin 17 hesap/şahıs tespit edildi. 1721 URL adresi hakkında erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması kararı alındı."

İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi

03.08.2026 11:40:00
AA
 
İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İzmir merkezli 3 ilde düzenlenen suç örgütü operasyonunda 36 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi
İzmir Cumhuriyet Başsavcılığının sosyal medya hesabından yapılan açıklamaya göre, "suç işlemek amacıyla örgüt kurmak, yönetmek veya örgüte üye olmak ve örgüte yardım etmek", "nitelikli yağma", "silahla ve birden fazla kişi ile tehdit" ile "mala zarar verme" suçlarını örgütlü olarak işledikleri değerlendirilen şüphelilere yönelik soruşturma yürütüldü.

Elebaşılığını H.E'nin yaptığı, İzmir merkezi ile birçok ilçede faaliyet gösteren suç örgütünün, işletmelerin ortaklıklarını silah ve örgüt baskısıyla ele geçirdiği, mağdurları haraç vermeye zorladığı ve suçtan elde edilen gelirlerin örgüt yöneticilerinin aile yakınlarına ait banka hesaplarına aktardığı tespit edildi.

Suç örgütünün 18 ayrı örgütsel eylem gerçekleştirdiği belirlendi.

Bu kapsamda İzmir, İstanbul ve Ankara'da 38 ayrı adreste 36 şüpheliye yönelik eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi.

Tutuklu bulunan 11 üyesi yönünden ise ceza infaz kurumlarında gerekli adli işlemlerin yerine getirilmesine yönelik çalışmaların ayrıca yürütülmesinin planlandığı belirtildi.

Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı

Şanlıurfa'da altın sevkiyatı yapan araca yönelik gerçekleştirilen silahlı gasp olayına ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 şüpheliden 8'i tutuklandı

03.08.2026 05:45:00
İHA
 
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
Şanlıurfa'da 12 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasbeden zanlılar tutuklandı
29 Temmuz 2026 günü saat 21.00 sıralarında Haliliye ilçesi Kösecik Mahallesi mevkisindeki D-400 Karayolu'nda meydana gelen olayda, kimliği belirsiz kişiler havaya ateş ederek altın sevkiyatı yapan aracı durdurdu. Şüpheliler, araçta bulunan 2 kilo altın ile 2 milyon TL'yi gasp ederek olay yerinden kaçtı. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde İl Jandarma Komutanlığı tarafından oluşturulan özel ekip, Akıncı TİHA destekli operasyon, güvenlik kamerası incelemeleri, teknik analizler ve saha çalışmaları sonucunda şüphelilerin kimliklerini tespit etti.

Düzenlenen eş zamanlı operasyonlarda 9 şüpheli gözaltına alındı. Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen şüphelilerden Veli D., Emrah G., Ercan S., Mehmet Ö., Alaaddin Ö., Ümit A., Mehmet Şerif Ö. ve Mehmet Şirin S. çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. Bir şüpheli ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Olayla ilgili soruşturma sürüyor.

Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını gösterdiğini belirterek, Netanyahu'nun tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmak olduğunu bildirdi

03.08.2026 01:38:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Bakanlık, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir. Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır. Bu doğrultuda, bölgedeki kırılgan dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve ABD başta olmak üzere arabulucu ülkelerin çabalarını baltalamaktan çekinmemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun "yayılmacı ve militarist anlayışına" karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulanan açıklamada, bölgenin ve Filistin'in huzur ve refaha kavuşmasını destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkma çağrısında bulunuldu. 

Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Çanakkale'nin Bayramiç ilçesinde ormanlık alanda çıkan yangın, havadan ve karadan müdahaleyle kontrol altına alındı

02.08.2026 23:24:00 / Güncelleme: 02.08.2026 23:29:01
AA
 
Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı
Çanakkale'de çıkan orman yangını kontrol altına alındı

Muratlar ve Hacıbekirler köyleri yakınlarındaki ormanlık alanda henüz belirlenemeyen nedenle yangın çıktı.

İhbar üzerine Çanakkale Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı hava ve kara ekipleri bölgeye sevk edildi.

Çevre belediyelere ait itfaiye ekiplerinin de desteğiyle 9 uçak ve 8 helikopter ile havadan, 25 arazöz, 5 su tankeri, 10 dozer, 4 treyler ve itfaiye araçlarının da aralarında bulunduğu toplam 111 araç ve 488 personelle müdahale edilen yangın kontrol altına alındı.

Bölgedeki soğutma çalışmaları sürüyor.

Valilik açıklaması

Çanakkale Valiliğinin ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yapılan paylaşımda, saat 15.56'da çıkan orman yangınının kontrol altına alındığı belirtilerek şu ifadelere yer verildi:

"Bölgede ekiplerimiz tarafından soğutma çalışmaları devam etmektedir. Yangının kontrol altına alınmasında özveriyle görev yapan başta Orman Teşkilatımız olmak üzere tüm kamu kurum ve kuruluşlarımızın personeline, gönüllülerimize ve destek veren herkese teşekkür ederiz. Vatandaşlarımızın orman yangınlarına karşı hassasiyet göstermeleri, açık alanlarda ateş yakmamaları ve yangına neden olabilecek her türlü davranıştan kaçınmaları önemle rica olunur." 

11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı

TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek

02.08.2026 14:52:00
İhlas Haber Ajansı
 
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
11 şehri buluşturan "Anadolu Dostluk Rallisi" yolculuğu başladı
TÜVTÜRK'ün desteğiyle ilk kez düzenlenen Anadolu Dostluk Rallisi, İstanbul Sultanahmet'ten yolculuğuna başladı. Rallinin 11 şehri kapsayan rotasında; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenli yolculuk bilinci öne çıkacak. Hız odaklı bir yarıştan ziyade yerel deneyimleri odağına alan ralli; görmek, tanımak, paylaşmak ve iz bırakmak için tasarlanan bir yolculuk olarak dikkat çekecek.
Türkiye genelinde araç muayene hizmetlerini yürüten TÜVTÜRK, Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın katkılarıyla Anadolu Dostluk Rallisi'nin ilkini hayata geçirdi. İstanbul Sultanahmet'te 2 Ağustos Pazar günü düzenlenen bir törenle başlayan ralli; kültürel keşif, sosyal fayda ve güvenlik bilincini aynı rota üzerinde buluşturacak. Yolculuk sırasıyla; Çanakkale, Akçay, Efes, Bodrum, Pamukkale, Olimpos, Konya, Niğde, Kapadokya ve Aksaray duraklarının ardından 12 Ağustos Çarşamba günü Ankara'da son bulacak.
Toplam 11 şehri kapsayan Anadolu Dostluk Rallisi, hız odağında kurgulanan klasik ralli anlayışından farklı olarak katılımcılara; Türkiye'nin tarihi ve doğal zenginliklerini görme fırsatı sunarken her şehirde yerel kültürlerin deneyimlendiği ve toplumsal değer üretiminin arttığı bir yolculuk olarak dikkat çekecek.

"11 şehirlik rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret edeceğiz"
Sultanahmet'te gerçekleştirilen etkinlikte konuşan TÜVTÜRK Genel Müdürü Koray Özcan, "Anadolu Dostluk Rallisi'ni bu yıl Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destekleri ve rotamız üzerindeki valiliklerimizin çok değerli koordinasyonuyla hayata geçiriyoruz. İlk kez düzenlediğimiz bu ralli, alışılagelmiş bir hız yarışı değil; ülkemizin eşsiz kültür noktalarında uzanan ve sosyal etki oluşturmak istediğimiz anlamlı bir yolculuk. Çanakkale, Akçay, Efes, Dalyan, Pamukkale, Olimpos ve Kapadokya gibi kültürel zenginliklerimizin olduğu bölgeleri kapsayan 11 şehirlik bu rota boyunca okulları ve huzurevlerimizi ziyaret ederek yolculuğumuzu bir 'macera ve iyilik rallisine' dönüştürüyoruz. Bugün yaklaşık 50 aracın katılımıyla başlayan ve 10 gün sürerek 12 Ağustos'ta Ankara'da sona erecek bu organizasyonda, tüm vatandaşlarımızı da geçtiğimiz şehirlerde bu heyecana ortak olmaya davet ediyoruz" dedi.
Doğu-Batı Dostluk ve Barış Rallisi Derneği Başkanı Nadir Serin, "Anadolu Dostluk Rallisi'nde ilk kez bu kadar özel bir Batı rotası çizdik. Çanakkale'den Dalyan'a, Olympos'tan Kapadokya'ya uzanan hat üzerinde 1952 model klasiklerden 2026 model araçlara kadar çok geniş bir yelpazede katılımcımız var. Burada asıl önemli olan araçların modelleri değil, insanların otomobil sevgisinde ve ortak bir tutkuda buluşabilmesi. Ailesiyle gelenler, yıllardır kurduğu hayalleri gerçekleştirenler var. Yarışmacılarımız organizasyon boyunca kendilerine verilen özel görev ve ödevleri yerine getirirken bir yandan da kimsesiz çocuklara ve yaşlılara yönelik sosyal yardımlarla yerel halkı bu sürecin bir parçası kılacak" şeklinde konuştu.

Yol boyunca büyüyen iyilik
TÜVTÜRK ve Dışişleri Bakanlığı Avrupa Birliği Başkanlığı'nın destek verdiği Anadolu Dostluk Rallisi, "İyilik Durakları" yaklaşımıyla her şehirde sosyal fayda üretmeyi hedefliyor. Rota üzerindeki belirli duraklarda, yerel kurumlar ve yetkililerle birlikte önceden tespit edilen ihtiyaç noktalarına destek sağlanacak. Katılımcılar ise rallinin seçili noktalarında gerçekleştirilecek bu çalışmalarda iyiliğin yaygınlaşmasına katkı sunacak.

Güvenlik bu yolculuğun merkezinde
TÜVTÜRK'ün güvenli mobilite alanındaki uzmanlığıyla desteklenen Anadolu Dostluk Rallisi, uzun yolda güvenli sürüşün ve araç bakımının önemine de dikkat çekecek. Katılımcıların yolculuk sırasında yapacağı paylaşımlarda; düzenli araç muayenesinin önemi, yola çıkmadan önce yapılması gereken kontroller ve trafik güvenliğinin önemine değinilecek.İHA

Yaz sıcaklarında demans riski artıyor


 
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre dünyada 55 milyondan fazla kişi demans, bir başka deyişle bunama sorunu yaşıyor. Bu sayının nüfusun yaşlanmasıyla birlikte hızla artması ve 2050’ye kadar 139 milyona ulaşması bekleniyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulundu.
 

01.08.2026 14:59:00
Murat Çorbacı
 
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor
Yaz sıcaklarında demans riski artıyor

Demans, yalnızca unutkanlıkla sınırlı değil; bireyin hafıza, dikkat, dil, karar verme ve günlük yaşam becerilerini etkileyerek bağımsızlığını kaybetmesine yol açan klinik bir sendrom. Bu etkileriyle de hastaların ve bakımını üstlenen kişilerin yaşam kalitelerini ciddi şekilde düşürebiliyor. En yaygın nedeni Alzheimer olan demansta ilerleyen yaş, genetik yatkınlık ve aile öyküsü gibi değiştirilemeyen risk faktörlerinin yanı sıra yaşam tarzıyla ilişkili değiştirilebilir etkenler de önemli rol oynuyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında yaşam alışkanlıklarındaki bazı hataların demans riskini artırabileceği uyarısında bulunarak, "Yaz mevsiminde demans riskini artıran en önemli iki etken vücudun susuz kalması ve tansiyon dalgalanmalarıdır.  Bu nedenle susama hissini beklemeden bol su tüketilmesi ve yüksek tansiyon hastalarının kan basıncını düzenli olarak kontrol etmeleri son derece önemlidir" dedi. Dr. Fikri Halaçoğlu, aslında değiştirilebilir risk faktörlerinin yaşam boyunca hedeflenmesiyle demans vakalarının yaklaşık yüzde 40'a varan oranda önlenebilir veya geciktirilebilir olabileceğine dikkat çekiyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında demans riskini artıran etkenleri anlattı; önemli öneriler ve uyarılarda bulundu.

Susuz kalmak

Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, yaz aylarında sık tekrarlayan veya ciddi düzeydeki susuzluğun özellikle ileri yaştaki kişilerde demans açısından önemli bir risk oluşturduğunu vurguluyor. Dr. Fikri Halaçoğlu, "Vücudun susuz kalması; idrar yolu enfeksiyonu, elektrolit bozukluğu, uyku bölünmesi ve tansiyon düzensizliği aracılığıyla zihinsel performansı hızla bozabilir. Bu durum doğrudan kalıcı demansa yol açmaktan çok, mevcut bilişsel kırılganlığı görünür hale getirebilir, deliryumu tetikleyebilir ve damar sağlığını olumsuz etkileyerek uzun vadede beyin rezervini azaltabilir. Bunların sonucunda başta damarsal (vasküler) demans olmak üzere Alzheimer tip demans riskinin de artmasına yol açabilir" dedi.

Nasıl önlem almalı?

• Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 11.00-16.00 saatleri arasında mümkünse dışarıya çıkmayın.
• Susamayı beklemeden düzenli olarak su tüketin.
• Koyu idrar, ateş ve ani dalgınlık gibi sorunlarda zaman kaybetmeden bir sağlık kuruluşuna başvurun.


Yüksk tansiyon

Yaz aylarında aşırı sıcaklar, yetersiz sıvı tüketimi ve tansiyon ilaçlarının düzensiz kullanımı kan basıncında dalgalanmalara neden olabiliyor. Özellikle orta ve ileri yaşta kontrol altına alınamayan hipertansiyon, beyinde küçük damar hastalığı, kalp krizi ve beynin iletişim ağında hasara yol açma riskini artırıyor. Bu damar hasarları hem vasküler demans hem de Alzheimer açısından ek yük oluşturan önemli faktörler olarak sıralanıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Tansiyonunuzu düzenli ölçün, hekim kontrollerinizi ihmal etmeyin ve ilaçlarınızı hekiminizin önerdiği şekilde aksatmadan kullanın.
• Tuz tüketimini azaltın, sağlıklı beslenmeye ve ideal kilonuzu korumaya özen gösterin.


Diyabet ve metabolik sendrom

Diyabet nedeniyle kan şekeri (glukoz) seviyesinin uzun süre normalin üzerinde seyretmesi; beyni besleyen küçük damarlarda hasar, inflamasyon ve insülin direnci üzerinden bilişsel gerileme riskini artırabiliyor. Diyabet hastalığı, hipertansiyon ve obeziteyle birlikte görüldüğünde risk oldukça yükseliyor. Metabolik sendrom; yüksek tansiyon, yüksek kan şekeri, bel çevresinde yağlanma ve kan yağlarındaki bozuklukların bir arada görüldüğü bir tablo olarak tanımlanıyor. Bu durum beyin damarlarında hasar ve kronik inflamasyon aracılığıyla bilişsel gerileme riskini artırabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Kan şekeri, tansiyon ve kolesterol değerlerinizi düzenli olarak takip edin ve hekiminizin önerdiği tedavi planına mutlaka uyun.
• Sağlıklı ve dengeli beslenin, ideal kilonuzu korumaya ve düzenli yürüyüş yapmaya özen gösterin.


Sağlıksız beslenme

Doymuş yağdan zengin besinler, aşırı tuz tüketimi, şekerli içecekler ve işlenmiş gıdalar; obezite, insülin direnci, hipertansiyon ve ateroskleroz gelişimini kolaylaştırarak beyin ve damar sağlığını olumsuz etkileyebiliyor. Ayrıca bu beslenme tarzı kronik inflamasyonu ve oksidatif stresi artırarak sinir hücrelerinde hasara neden olabiliyor ve zamanla bilişsel işlevlerde gerilemeye zemin hazırlayabiliyor. Yaz aylarında özellikle yüksek kalorili beslenme, dondurma ve şekerli içeceklerin tüketimi ile geç saatlerde yemek yemek; kilo, vücut lipid metabolizması ve glisemik indeks üzerinde olumsuz etki yapıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Sebze, meyve, baklagiller, tam tahıllar, balık, kuruyemiş ve zeytinyağı gibi sağlıklı yağlar içeren Akdeniz tipi beslenme modelini benimseyin.
• Yemeklerinizde porsiyon kontrolüne dikkat edin.


Hareketsizlik

Çağımızın önemli sorunlarından biri olan hareketsizlik; obezite, diyabet, hipertansiyon ve depresyon üzerinden demans riskini artırıyor. Yaz aylarında sıcak hava özellikle ileri yaştaki bireylerde dış ortam aktivitelerini azaltabiliyor ve bu kişiler hava koşulları nedeniyle yürüyüşten kaçınabiliyor. Bilimsel veriler, uzun süreli hareketsiz yaşamın beyin sağlığı açısından bağımsız bir risk göstergesi olabileceğini ortaya koyuyor.

Nasıl önlem almalı?

• Hekiminizin önerdiği sürelerde orta şiddette fiziksel aktivite hedefleyin.
• Yürüyüşlerinizi sabah erken saatlerde veya akşam serin zaman dilimlerinde yapmaya dikkat edin.


Sigara ve alkol

Sigara, damar iç yüzeyini bozarak beyne giden kan akımını azaltıyor ve özellikle damar tıkanıklığına bağlı bilişsel gerileme riskini yükseltiyor. Alkol de doğrudan beyinde toksik etki oluşturarak hafıza ve öğrenme süreçlerini olumsuz etkiliyor. Bunun yanında alkol kullanımı uyku bozukluğu ve başta B vitaminleri olmak üzere beslenme yetersizlikleri yoluyla bilişsel işlevlerin bozulmasına katkıda bulunabiliyor.  

Nasıl önlem almalı?

• Sigara ve alkol tüketiminden kaçının. Bu süreçte zorlanıyorsanız bir sağlık profesyonelinden mutlaka destek alın.


İşitme ve görme kaybı

Duyusal kayıplar nedeniyle beyne ulaşan işitsel ve görsel uyaranlar azalırken, beynin bu bilgileri işleme kapasitesi de zamanla olumsuz etkilenebiliyor. Nöroloji Uzmanı Dr. Fikri Halaçoğlu, "İşitme kaybı yaşayan kişilerin konuşmaları takip etmekte zorlandıkları için sosyal ortamlardan uzaklaşmaları ve yalnız bir yaşam sürmeleri bilişsel rezervi zayıflatabilir. Görme kaybı da günlük yaşam aktivitelerini, sosyal etkileşimi ve zihinsel uyarımı azaltarak bilişsel gerilemeyi hızlandırabilir" uyarısında bulunuyor. 

Nasıl önlem almalı?

• İşitme ve göz sağlığı için rutin kontrollerinizi düzenli olarak yaptırın.
• Hekiminizin önerdiği tedavilerinizi aksatmayın.
•  Sosyal hayattan çekilmeyin ve zihinsel aktivitelerde bulunun.


Uyku bozukluğu

Yaz  aylarında yüksek sıcaklık ve nem uyku kalitesini bozabiliyor. Kronik uykusuzluk ve uyku apnesi; dikkat, bellek ve yürütücü (davranışları planlama, problem çözme, karar alma gibi üst düzey bilişsel durumlar)  işlevleri olumsuz etkileyebiliyor. Bunların yanı sıra uyku bozuklukları, depresyon, anksiyete ve beyin damar hastalıkları riskini artırarak demans gelişimine dolaylı olarak da katkıda bulunabiliyor. Yaz aylarında artan sıcaklık ve nem, düzensiz uyku saatleri ile sık gece uyanmaları uyku kalitesini daha da bozabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Her gün aynı saatlerde uyumaya ve uyanmaya özen gösterin. Yatak odanızı serin, karanlık ve sessiz tutarak uyku hijyenine dikkat edin.
• Horlama, nefes durması veya gün içinde aşırı uyku hali gibi sorunlarınız varsa mutlaka bir uzmana başvurun.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.