logo
03 EKİM 2026

Dünyadaki sağlık uygulamaları

Milli Devlet’in insana ve devlete bakışını ilgili bölümlerde de ifade ettiğimiz gibi, bu model, insana hizmeti gaye edinen bir tezdir. Devlet insan için vardır

03.10.2026 01:30:00
Haber Merkezi
 
Dünyadaki sağlık uygulamaları
Dünyadaki sağlık uygulamaları
Milli Devlet'in insana ve devlete bakışını ilgili bölümlerde de ifade ettiğimiz gibi, bu model, insana hizmeti gaye edinen bir tezdir. Devlet insan için vardır.

Devletin, bireylerin haklarını kullanmasını ve hürriyetlerini yaşamasını temin etme vazifesi olduğu gibi; her türlü temel ihtiyacını da gidermekle mükelleftir. Bireylerin en önemli ihtiyaçlarından biri de sağlıklı yaşamdır. Devletin onun bu gereksinimine cevap verecek şekilde yapılandırılması gerekir.

Gerek İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi ve gerekse onun kabulünden sonra aynı konuda imzalanan 250 civarında anlaşma bulunmaktadır. Örneğin, İnsan Hakları Evrensel Beyannamesi'nin 25. Maddesi'nde açlık ve hastalıktan korunma konularına değinilmektedir:

"Herkes, kendisinin ve ailesinin sağlığı ve refahı için gıda, giyim, konut, sağlık ve gerekli sosyal hizmetler de dâhil olmak üzere uygun bir hayat standardına sahip olma hakkına ve işsizlik, hastalık, malullük, boşanmışlık ve yaşlılık gibi kendi denetiminin dışındaki durumlarda Sosyal Güvenlik hakkına sahiptir. Anneler ve çocuklar özel koruma ve yardım görme hakkına sahiptirler. Evlilik içi veya evlilik dışı doğan çocukların tümü aynı sosyal korumadan yararlanacaklardır."

Bütün bu sözleşmelere rağmen maalesef gerçek hayattaki tablolar tam tersini göstermektedir. 2016 yılı verilerine göre her gün, 5 yaşın altında yaklaşık 15 bin çocuk ölmektedir.

5 yaşın altında ölen bu çocukların %53'ü yetersiz beslenmeden dolayı ölmektedir. Her 4 çocuktan biri yetersiz beslenmeden dolayı mental ve fiziksel gelişimini tamamlayamamaktadır. Kalkınmakta olan ülkelerde her 3 yetişkinden 1'i, yetersiz beslenmeden dolayı fiziksel ve zihinsel problemlerle karşılaştığı gibi; yetersiz beslenme doğum kusurlarına da sebep olmaktadır. 







Birleşmiş Milletler Çocuk Fonu UNICEF'in yaptığı bir araştırmaya göre, dünyada her saat 1000 çocuk, kolaylıkla önlenebilecek hastalıkların ihmali nedeniyle ölmektedir. En basit tıbbi imkanlardan bile mahrum oldukları için hamilelik sırasında veya sonrasında ölen veya sakat kalan kadınların sayısı bunun iki katıdır.  Kapitalist modeller, dünyada yarattıkları gelir dağılımındaki adaletsizlikle şu fotoğrafı oluşturmuşlardır:

Bir tarafta stoklarda bekleyen gıda malzemeleri, diğer tarafta ise yetersiz beslenmeden dolayı hastalanan ve ölen milyonlarca insan.

Yine global firmaların dünyayı talan yerine çevirmesinden dolayı ekosistemde yarattıkları tahribat, insanlığın sağlık güvenliğini ciddi oranda tehdit etmektedir.

Toplam hastalıkların %35'ine çevresel etkenler sebep olmaktadır. Her yıl 1.8 milyon insan, yiyeceklerden bulaşan ishal tarzı hastalıklardan ölmektedir. 21. asırda yaşamamıza rağmen, maalesef 2017 yılı verilerine göre her yıl 212 milyon sıtma vakasına rastlanmakta ve 429 bin kişi bu hastalıktan ölmektedir. 

Kapitalist anlayışın aile yapısı üzerinde yaptığı tahribatın neticesinde, hızlı bir şekilde yayılabilen HIV virüsü nedeniyle; 2016 yılında 1 milyon insanın öldüğü hesaplanmaktadır. 36.7 milyon insanın bu virüsü taşıdığı saptanmış durumdadır.

Diğer taraftan, sağlığa son derece zararlı olan sigaranın sebep olduğu tahribatlar da ürkütücü boyutlardadır. Her yıl, 7 milyon insan sigaranın sebep olduğu hastalıklardan dolayı ölürken; şu anda sigara kullanan 650 milyon insanın yarısı, bu haliyle sigarayı kullanmaya devam ederse sigaradan dolayı ölebilecektir.  







Bütün bu ve benzeri sonuçlar dünyada uygulanan kapitalist anlayışların, insanlığa göz yaşından başka bir şey getirmediğini bize göstermektedir. Sağlık sistemleri de insanların sağlık problemlerini çözmekte tatminkar değillerdir.  Ve en önemlisi zaman ilerledikçe hükümetlerin sağlığa ayıracakları para azalmakta, çevresel problemler daha da artmaktadır. Globalizmin, devleti küçültün, talepleri, kamu harcamalarını ve sağlık sistemine ayrılan fonları kısmaktadır.

Küreselleşen dünyada gelişmekte olan ülkelerin neredeyse tamamı, IMF veya Dünya Bankası'ndan yardım almaktadırlar.

Bizim de içinde bulunduğumuz bu IMF etkisinde ve emrindeki ülkelerin, bütçelerinin üzerinde ciddi bir faiz yükünün bulunması; haliyle hem devletlerin sağlığa ayırdığı para miktarını azaltmakta, hem de sağlık yatırımlarına çok daha az bir bütçe ayırmak zorunda bırakmaktadır.

2012 yılında sağlığa dünyada harcanan toplam para 6.5 trilyon dolardır. Bunun %33'ü hükümet harcaması, %25'i sosyal sigortalar, %18'i şahsi harcamalar, %20'si özel sigorta kurumlarının harcamaları ve %4'ü ise diğerleridir.  







Her geçen gün ise hükümetlerin bütçeden Sosyal Güvenlik harcamalarına ayırdıkları pay düşmektedir. Zaten kalkınmakta olan ve geri kalmış ülkelerde devletin kişi başına yaptığı harcamalar, gelişmiş kabul edilen ülkelere göre de hayli düşüktür.

2014 yılı itibarı ile Dünya Sağlık Örgütü'nün açıkladığı rakamlara göre; Almanya'da kişi başına devletin yaptığı sağlık harcaması 5.182 dolar; Fransa'da 4.508 dolar, Japonya'da 3.727 dolar  İngiltere'de  3.377 dolar  ABD'de 9.403 dolardır.  Türkiye de ise bu rakam, 2015 yılı itibariyle sadece 1.345 liradır  ve her geçen gün bu harcama, daha da ciddi oranlarda IMF talimatları  doğrultusunda azaltılmaya çalışılmaktadır.

Ülkemizde 2016 yılında devletin sağlığa harcadığı miktar 73 milyar lira iken; Almanya'nın yaptığı sağlık harcaması 321 milyar Euro düzeyinde idi.  

Gelişmiş ülkelerde de nüfusun yaşlanması ve bütçe yapılarında meydana gelen bozulmalar, bütçelerinde sağlığa ayıracakları miktarın azalmasına neden olduğu için, sadece kalkınmakta olan ülkeler değil, aynı zamanda gelişmiş ülkelerdeki sağlık sistemini de menfi olarak etkilemektedir.

Gelişmiş kabul edilen ülkelerde 5.266 dolar düzeyindeki kişi başına devletin sağlığa ayırdığı miktar, bireyler arasında homojen olarak dağılmamaktadır. Özellikle ABD'de ortalama gelir dağılımının altında kalan, evsiz yaşayan insanların ve göçmenlerin durumu Afrika kıtasının güney bölgesinin ürkütücü tablosunu bize hatırlatmaktadır. Bütün bu tablo yepyeni bir sağlık sistemini hayata geçirmeyi zorunlu kılmaktadır." (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)

Konya'da yeni obruk oluştu

Konya'nın Karapınar ilçesinde pancar ekili tarlada yeni bir obruk oluştu

02.10.2026 14:04:00
İHA
 
Konya'da yeni obruk oluştu
Konya'da yeni obruk oluştu
Obruk, Fevzipaşa Mahallesi'nde pancar ekili bir tarlada meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, obruk bölgede çalışma yapan bir işçi tarafından fark edildi.






Pancar ekili tarlada oluşan obruğun yakın zamanda meydana geldiği tahmin edilirken, yaklaşık 15 metre çapında ve 8 metre derinliğinde olduğu belirtildi. Obruğu fark eden işçi, durumu vakit kaybetmeden belediye ekiplerine bildirdi. 






İhbar üzerine bölgeye gelen ekipler, obruk çevresinde incelemelerde bulundu. Obruğun tarla yollarına yakın olması nedeniyle çevrede güvenlik tedbirleri alındı. Ekiplerin bölgede gerekli kontrolleri sürdürdüğü öğrenildi.








Karapınar'da son yıllarda farklı bölgelerde meydana gelen obruklar, tarım arazileri ve ulaşım güzergahları açısından da dikkat çekmeye devam ediyor.

Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler

Güve ile mücadele, evde kıyafet güveleri (tekstil) mi yoksa mutfak güveleri (gıda) ile karşılaştığınıza bağlı olarak değişir

01.10.2026 11:45:00
Hasan Gündoğdu
 
Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler
Dolaptaki ve mutfaktaki düşman: Güvelerle mücadelede etkili yöntemler
Her iki tür için de uygulanacak etkili adımlar şunlardır:






Giysi Güveleri İle Mücadele

Tekstil güveleri yün, ipek, pamuk ve kuş tüyü gibi doğal liflerle beslenir.

Derinlemesine Temizlik: Dolap ve çekmecelerdeki tüm giysileri çıkarın. Dolap içlerini sirkeli su veya hafif bir deterjanla iyice silin. Astar ve köşe kıvrımlarını elektrikli süpürgeyle çekin.

Yüksek Isı veya Soğuk Uygulaması:
* Enfekte olmuş veya riskli giysileri etiketin elverdiği en yüksek sıcaklıkta (en az 60°C) yıkayın.
* Yıkanamayacak hassas kumaşları (yünlüler vb.) hava almaz bir poşete koyup dondurucuda 24-48 saat bekletin.

Doğal Koruyucular ve Önlemler:
* Lavanta, sedir ağacı (cedar) ve karanfil: Dolap aralarına lavanta keseleri veya sedir ağacı blokları yerleştirin.
* Giysileri dolaba kesinlikle kirli veya terli koymayın; güveler insan teri ve gıda kalıntılarına çekilir.
* Mevsimlik kıyafetleri vakumlu poşetlerde saklayın.






Mutfak (Kiler) Güveleri İle Mücadele

Mutfak güveleri genellikle pirinç, un, bakliyat, kuruyemiş ve baharat paketlerinde ürer.

Kaynağı Tespit Edin ve Atın: Kilerdeki tüm kuru gıdaları inceleyin. İpliklenmiş, topaklanmış veya içinde küçük kurtçuklar/ağlar görünen tüm paketleri hemen çöpe atın.

Gıda Depolama Temizliği:
* Raf aralarını, dolap menteşelerini ve diplerini sirkeli sıcak suyla silin.
* Tüm kuru gıdaları ambalajlarında bırakmak yerine hava geçirmez cam veya sert plastik kavanozlarda saklayın.

Doğal Uzaklaştırıcılar:
Kiler raflarına veya kavanozların yakınına dehne yaprağı yerleştirin. Güveler defne kokusundan rahatsız olur.






Güve Yapışkan Tuzakları

Bulaşmanın boyutunu tespit etmek ve yetişkin erkek güveleri yakalamak için feromonlu güve tuzakları kullanabilirsiniz. Bu tuzaklara çekilen güveler yapışır ve üreme döngüsü kesintiye uğrar.






Bulaşma çok geniş bir alana yayıldıysa ve kontrol altına alınamıyorsa profesyonel bir ilaçlama firmasından destek alabilirsiniz.

Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda

Sosyal medyada "Motovlogcu Dayı" olarak tanınan ve İzmir’in Dikili ilçesinde geçirdiği trajik trafik kazasında hayatını kaybeden ünlü içerik üreticisi Cumhur Kahriman, İstanbul’da binlerce motosikletlinin katıldığı duygu dolu bir törenle son yolculuğuna uğurlandı

30.09.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet camiasının ‘Dayı’sına hüzünlü veda
Motosiklet dünyasının yakından tanıdığı, trafik güvenliği, kurallar ve kuryelerin yaşadığı sorunlara yönelik hazırladığı videolarla milyonların sevgisini kazanan 46 yaşındaki Cumhur Kahriman (Motovlogcu Dayı), 27 Eylül akşamı İzmir'in Dikili ilçesinde feci bir kaza geçirmişti.

34 GMM 853 plakalı motosikletiyle seyir halindeyken bir TIR ile çarpışan Kahriman, ağır yaralı olarak kaldırıldığı hastanede doktorların tüm müdahalelerine rağmen kurtarılamayarak hayata gözlerini yummuştu.

Florya'da binlerce motorcu bir araya geldi

İzmir Adli Tıp Kurumu'ndaki işlemlerinin ardından ailesi tarafından teslim alınan Kahriman'ın cenazesi, İstanbul Küçükçekmece'deki evinin önünde helallik alınmasının ardından cenaze namazı için Florya Yeni Camii'ne getirildi. Öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazına; Kahriman'ın ailesi ve yakınlarının yanı sıra Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi ile Türkiye'nin dört bir yanından gelen binlerce motosiklet tutkunu katıldı.

Cami avlusuna sığmayan kalabalık sık sık gözyaşlarına boğulurken, dualar eşliğinde helallik alındı. Kılınan namazın ardından tabutu omuzlayan dostları ve takipçileri, Kahriman'ı defnedilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na uğurladı.






Kilometrelerce uzanan duygu dolu kortej

Cenaze töreninin ardından, yüzlerce motosiklet sürücüsü cenaze aracının arkasında dev bir kortej oluşturdu. Florya'dan mezarlığa kadar uzanan yolda motorcular, camianın gür sesi olan "Dayı"larına kornalar basarak ve motorlarını bağırttırarak son görevlerini yerine getirdi.

"Bizim için devletle aramızda bir köprüydü"

Cenazede konuşan motosiklet camiasının önemli isimleri ve Kahriman'ın yakın arkadaşları, onun sadece bir fenomen değil, aynı zamanda motorcuların haklarını savunan bir lider olduğunu vurguladı.

Hakkı Topal (Arkadaşı): "Cumhur abimiz bizim sorunlarımızı dinler, yoldaki çukurları, eksiklikleri dile getirirdi. Adeta devletle aramızda bir bağlantı kurardı. Bugün trafikte motosikletliler olarak çok büyük zorluklar yaşıyoruz, o bu zorlukların aşılmasında hep öncüydü. Bir kolumuz koptu diyebiliriz."

Burçim Özsayar (Osmanlı Motosiklet Derneği Başkanı): "Motosiklet camiasının sorunlarını en yüksek sesle kamuoyuna duyuran liderlerden biriydi. Bu kazayı bir cinayet olarak görüyoruz. Motosikletlerin trafikte fark edilmesi için artık devletimizden yeni düzenlemeler bekliyoruz."






Kazadaki süreç takip ediliyor

Cenazeye katılan motorcular, kazaya karışan TIR sürücüsünün gözaltına alındıktan sonra serbest bırakıldığı ve ardından yeniden gözaltına alındığı yönündeki iddiaları hatırlatarak sürecin takipçisi olacaklarını ve adaletin yerini bulmasını istediklerini belirtti.

YouTube'da paylaştığı sürüş deneyimleri, mizahi videoları ve trafik farkındalığı içerikleriyle 35 milyonun üzerinde izlenmeye ulaşan "Motovlogcu Dayı", arkasında yollarda daha güvenli sürüş yapılabilmesi adına adanmış binden fazla eğitici video ve yasa boğulmuş bir camia bıraktı.

Aniden yola çıkan TIR'ın dorsesine çarptı

İzmir-Çanakkale kara yolunda seyir halinde olan Kahriman, aniden yola çıkan ve geniş açıyla manevra yapan bir TIR'ın dorsesine arkadan çarptı. Selektör yaparak durumu engellemeye çalışsa da çarpışmadan kaçamayan ünlü motorcu, olay yerinde yaşamını yitirdi. Kazanın ardından olay yerinden kaçan TIR sürücüsü jandarma ekiplerince yakalanarak gözaltına alındı.

Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı

İzmir'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet tutkunu sosyal medya fenomeni Cumhur Kahraman İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunlarının oluşturduğu konvoy havadan görüntülendi

30.09.2026 15:47:00
İHA
 
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
İzmir'in Dikili ilçesinde tırla çarpışması sonucu hayatını kaybeden "Motovlogcu Dayı" lakaplı Cumhur Kahraman için İstanbul Florya Yeni Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kahraman'ın ailesi, yakınları ve çok sayıda motosiklet tutkunu katıldı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunları konvoy oluşturdu. Oluşturulan konvoy havadan görüntülendi. Cumhur Kahraman, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, toprağa verilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na götürüldü.






"Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok"

Cumhur Kahraman'ın arkadaşı Cemal Dalyan, "Cumhur Kahraman arkadaşımız çok bilinçli bir sürücüydü. Kesinlikle hız kurallarına, trafik kurallarına uyan bir arkadaşımızdı. Hiçbir zaman hız yapmazdı. Birçok arkadaşımız hız yapar, o kesinlikle yapmazdı. Soma Motosiklet Festivali'nde beraberdik. Festivalden sonra İzmir'de bir arkadaşını ziyarete geçti. Daha sonra Çanakkale'de bir arkadaşımız vardı, onun yanına gitmek için yola çıktı ve bu kaza gerçekleşti. Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok. Kamera görüntülerini gördük. Görüntüde tırın sol şeride kontrolsüz bir şekilde aniden girmesi sonucu dorsenin savrulmasından dolayı sol şeritte olan arkadaşımıza çarpmıştır" dedi.
Görkem Akbulak isimli motosiklet tutkunu ise, "Cumhur abimiz motosiklet camiasına çok emek veren bir insandı. Elinden gelen her şeyi yapardı. Aşırı derecede milliyetçi, cumhuriyetçi bir insandı. Her şeye değer veren, kanunu bilen bir insandı. Maalesef bizi üzdü, erkenden aramızdan ayrıldı. Çok üzgünüz. Allah geride kalanlara sabır ihsan eylesin" diye konuştu.








"Hala şaka gibi geliyor"

Nur Köseoğlu arkadaşı ise, "Çok üzgünüm. Cumhur'u ben çok eskiden beri tanıyorum. Camiamızın önemli değerlerinden biriydi. Motosiklet camiasına çok fazla şey yaptı. Yani sürekli, ben de bir motosiklet eğitmeniyim, özellikle gençlere çok önem verirdi. Biz eski motorcuların hepsi gençlerimizi korumak için üstümüze düşen görevleri yapıyoruz. O bunu fazlasıyla yapıyordu ve bunu sosyal medyada dile getiriyordu, esprili yollarla. Şaka yaptığını düşündüm. Daha önceden bu tarz şakaları vardı. Hâlâ şaka gibi geliyor" şeklinde konuştu.



























Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent'te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 02:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı.








Villaların devir geçmişleri incelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi.









Bu kapsamda Beykoz Acarkent'te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı

Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ'dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi'ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner'den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi'nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık'tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen'den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi'ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
 







Villalar boş ve tadilat halinde çıktı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi'nde de inceleme yapıldı.
 
Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi.
 
Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi.
 
 







Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi

Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı.
 
Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi.
 
 







Savcılık el koyma talebinde bulundu

Savcılık, Muhammed Yarız'ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi'ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan'ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti.
 
Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.