logo
03 EKİM 2026

Emanet

03.10.2026 00:00:00
 

Din öğretilerinin çoğunda külli irade ve cüz'i iradeden bahsedilir. Örneklemeler yapılır ve insan ile yaratıcı arasındaki güç farkı anlatılır. 

Külli irade sonsuz işleri birlikte dileyebilen ilahi iradedir. Bu sadece yaratıcıya mahsustur. Onun iradesi milyarlarca şeyi aynı anda planlamaya ve yönetmeye muktedirdir. 

Cüz'i irade ise, bir anda ancak bir şey dileyebilen, iki şeye birlikte taalluk edemeyen insan iradesi olarak tarif edilir. İnsan bedeninde hareket halinde olan ve nice görevleri yerine getiren hücreleri bir düşünün. Bizim dışımızda yaradılışla birlikte harekete geçen ve kontrol edemediğimiz milyarlarca olayı inceleyin. Hiç birine sözümüz geçmez. Onlar kendi yaradılışları doğrultusunda bir görevi yerine getirir veya sonlandırırlar. 

Yeryüzündeki milyarlarca insanı, meydana gelen dünya olaylarını, ağacı, kuşu, mevsimleri ve hava olaylarını bir düşünün. Bunların hepsi planlanmış bir biçimde hareket ederler. Gül zamanı geldiğinde kuru daldan açar. Meyve çiçeklenir, zamanı geçen bozulur yere düşer gübre olur. İnsan doğar, büyür ve ölür… İşte bu Külli iradedir ve yaratıcının insiyatifindedir. 

Gökte ve yerde küçük büyük ne varsa, insanların ecelleri, fertlerin ve milletlerin başına gelecek iyi ve kötü olayların tamamının, Allah'ın ilminde yer almış olan levh-i mahfuz delin bir kütüğe kaydedildiği ifade edilir. 

İnsanoğlunun dünya üzerindeki rolü "Emanetçilik"tir. Yaradan Peygamberlere dini emanet etmiştir. Peygamberlerin görevi de bu emaneti değiştirmeden, noktasına virgülüne dokunmadan insanlara devretmekti. Acaba aradan geçen süreçte bu miras yeterince korunabildi mi?

Babalar ölünce, çocuklarına servetlerini; mesleklerini emanet ederler. Bazen de ölmeden köşelerine çekilmek için işlerini devrederler. Kimisi hayrını görür, kimisi şerrine katlanır. Biliriz ki, evlatlarına her zaman iyi ahlakı, tevazuyu, eldekinin kıymetini bilmeyi, hayır ve hasenat işlerine dair sırları ve bu dünyada var olmalarının gerekçelerini, düşünce dünyasının fırtınaları ve dış hayatın çalkantısını anlatıp devredemezler. Çünkü babanın da devredebileceği, miras bırakabileceği şeyler sınırlıdır. Yadırgamamak gerekir.  Alimden zalim, zalimden alim doğar sözü genellikle insanın mutlaka sınava tabi tutulacağının bir yansımasıdır. 

İnsanoğlunun huyu-suyu değişir ama soyu değişmez. O nedenle evlenirken soyu-sopu iyi araştırmak ve öğrenmekle yükümlüyüz. Bizler de her şeyi olduğu gibi, bu canı ve geldiğimiz nesli emanet aldık. Geldiğimiz geçmişi, ailemizin çektiği sıkıntıları ve elde ettiği serveti iyi korumalıyız. Her ne kadar şimdiki dönemde soyu-soya karıştırmış, buna dikkat etmemiş olsalar da, emanet gerçek sahibini bulur. 

Deriz ya, "Alma tarlasında yetişenler, verme tarlasında yok olup giderler…" diye. Olabildiğince veren elin, alan elden daha değerli olduğunu unutmamalı, çevremize olabildiğince iyilikler yapmalı, gülümsemeyi unutmamalıyız. 

Emanete gelince… Hiçbir emanet bizim malımız değildir. Eğer bize geçici olarak mal, para, pul emanet ediliyorsa onu dikkatle muhafaza etmeli; üzerinden tasarruf sağlıyorlar bunu eşit olarak dağıtmayı ve yararlanmayı bilmeliyiz. 

Hep düşünmüşümdür. Her karış toprağı kanla yoğrulmuş bu toprakları bize armağan eden atalarımızın emanetine sahip çıkabiliyor muyuz? İlimde, fende, teknolojide, çalışkanlıkta acaba yeterli olabildik mi?

Sevgili Atatürk'ün ölümünden sonra 1938 de var olan cumhuriyet devrimlerine, eserlerine, düşünce ve anlayışına sahip çıkabildik mi? Yoksa bunların birer birer yok olmasına göz mü yumduk?

Acaba Atatürk Türkiye'sinden bize miras kalan değerleri koruyabildik mi? Bu önemli mirasa, vatana sahip çıkabildik mi?

Etten ve kemikten var olan bizler; bilgisayardan hızlı çalışan, düşünen ve yorumlayan beynimizi ileri gitme ve muasır medeniyetler seviyesine eriştirmek için yeterince zorladık mı?

Teslim aldığımız değerleri geliştirip; satılan veya yok edilenlerin yerine yeni fabrikalar, teknolojiler, vasıtalar yeni eserler koyabildik mi?

Emanetçi olmak böyle bir şeydir. 

 
 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.