Türkiye'nin geçmişte çok ciddi bir darboğazdan geçtiğini hepimiz yaşayarak gördük.
Anayasamızın üçüncü maddesinde, "Türkiye Devleti, ülkesi ve milletiyle bölünmez bir bütündür" hükmü yer aldır. Bunu bozmak, milleti birbirine düşürmek için türlü türlü oyunlar oynandı.
Dinler arası diyalogla Türk halkının inancıyla oynandı. Türkiye, içerden misyonerlik faaliyetleri ile etnik gruplara ayrılmak ve parçalamak istendi. Bunun önü kesildi. Misyonerlik faaliyetinin Türkiye'yi bir bölme faaliyeti olduğunu sayısız programlarla bu millete kim ifade etti?
Herkesin fotoğraf çektirmek için sıraya girdiği bir dönemde "Türkiye'nin altını oyuyorlar" diyerek Türkiye'yi kim uyardı?
Biliyorsunuz, Atatürk üzerinden o kadar şok sözler söylendi ki, bir kesim Atatürk'ü kendi tekelinde görüp kendi çerçevesinden tarif ediyordu. Diğer kesim ise tamamen reddediyordu. Toplum adeta ikiye bölünmüş birbirine karşı bileniyordu. Oysa Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin kurucusu, bağımsızlık Savaşı'nın önderidir. Türk devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmezliğinin bir harcıdır.
Şimdi her kesimden insanlar Anıtkabir'e rahatlıkla gidebiliyor. Atatürk'ün bu milletten olduğu öğrenildi. Atatürk sevgisi dalga dalga yayıldı. Bunun olması için Atatürk Vatandır sempozyumları ile il il aylarca kim dolaştı?
Nereden hangi noktaya geldiğimize hepimiz yaşayarak şahidiz.
Yine Türkiye'yi karıştırmak için Alevi-Sünni çatışması kavgası sanki varmış gibi önce topluma empoze edip akabinde provokasyonlarla Türkiye'yi yine parçalama hareketleri vardı. Bu bölme faaliyetlerine karşı tevhidin Merkezi Ehl-i Beyt harcıyla tüm Yurdu karış karış gezerek bu kaleyi kim korudur?
Anayasa'da yazılı olan birlik ve beraberlik, en başta Devletin görevi ve ödevi olmasına rağmen bu dönemde bu uyarılarla ilgili kaç zorunlu kamu yayını, panel veya konferanslar yapıldı? Bunların hiçbiri yerine getirilmediği gibi Pof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun bu hizmetlerine basınla birlikte kör ve sağır bir tutum sergilendi.
Şimdi bu birlik sağlandı. Bu kardeşliği, fiilen Meclis'te olmamasına rağmen yerine getiren Sayın Prof. Dr. Haydar Baş ve kadrosunun Anadolu'da gerçekleştirdiği kazanımlar değil mi? Bu kazanımlar kaybedilirse o dönemde bu değerlerimize saldıranların amacı neyse, bu amaç etrafında yeniden toplanacaklardır. Bu kazanımdan eğer geriye dönüş olursa vay bu milletin haline. Vay bu vatanın haline…
Bu kazanımdan eğer geriye dönüş olursa ne olur biliyor musunuz; Türkiye'de kan gövdeyi götürecek şekilde plan yapanlar tekrar sahneye çıkacak. Emperyalist güçlerin Kurtuluş Savaşı'nda yapmaya çalıştıkları olacak. Mustafa Kemal'in karşısında olanlar tam da istedikleri emellerine ulaşacaklar. Kardeş kardeşle kavga ederken iki tarafa silah veren sözde müttefiklerimiz bir kenarda seyredecek. Tıpkı BOP coğrafyasında olduğu gibi. Anayasamızda yazan devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğü de anayasada sadece bir metin olarak kalacak.
Şimdi bu kazanımları kaybetmek istemiyorsak bu hizmetler devlet politikası olarak aynen devam ettirilmelidir. Neticede herkes huzur istiyor. Komşusundan emin olmak istiyor. Huzurlu bir gelecek istiyor. Hatta ölürken de huzurlu bir ölüm istiyor. İşte bunlar sözle olmaz. Kanunlardaki, Anayasadaki yazılı metinlerle, temennilerle olmaz. Yetişmiş insanla, kadro ile olur. Bugün bu kadro bütün donanımıyla, Atatürk sevgisiyle, vatan sevgisi ile Ehl-i Beyt sevgisi ile hazırdır.
Şimdi önümüzde çözülecek en önemli sorun iş ve aş meselesidir. BTP Genel başkanlığına seçilen Hüseyin Baş, ilk basın açıklamasında, parti programındaki Milli Ekonomi Modelini uygulama azim ve kararlılığını ifade etmiştir. Bunun için de, değil bir kadro her ilden elli kabine çıkaracak kadronun kendisinin arkasında olduğunu bilerek bu görevi devraldığını ifade etmiştir.
- ABD’nin Afganistan aynası -2- / 10.07.2021
- ABD’nin Afganistan aynası -1- / 09.07.2021
- Aşı emperyalizmi savaşları / 11.06.2021
- Atatürk’ün harp sanatının sırrı / 25.05.2021
- Dijital Ramazan Bayramı / 13.05.2021
- İsrail’in saldırısına hangi dizi ile karşılık vereceğiz! / 09.05.2021
- Çin Ortadoğu’da ABD’ye ‘şah’ dedi / 02.04.2021
- İnsanın sayısallaşması / 25.03.2021
- ABD, Kuzey Kore’ye neden demokrasi getiremiyor? / 18.03.2021


























































