logo
25 EKİM 2026

El Kaide meydan okudu

15.05.2003 00:00:00
 
Suudi Arabistan'da düzenlenen intihar saldırılarında aralarında ABD'lilerin de olduğu 29 kişinin öldüğü açıklandı. Saldırıların sorumluluğunu El Kaide örgütü üstlendi. ABD Dışişleri Bakanlığı, Riyad'da Dışişleri Bakanı Colin Powell'ın ziyareti öncesi düzenlenen intihar saldırılarında, 29 kişinin öldüğünü bildirdi. Saldırıdan bir gün önce El Kaide'nin El Mecelle dergisine elektronik postayla bir uyarı gönderdiği ortaya çıktı. Suudi Arabistan'da yayınlanan dergiye gönderilen mesajda, kendisini El Kaide yetkilisi olarak tanıtan Ebu Muhammed El Ablaj, uzun zamandır Körfez'de büyük çaplı operasyonların planlandığını belirtti. El Kaide'ye bağlı Mücahit Eğitim Merkezi Koordinatörü sıfatıyla El Mecelle dergisine e-posta yoluyla mesaj gönderen El Ablaj, ABD'de geniş çaplı saldırılar düzenlemenin yanı sıra Körfez ülkelerinde ve özellikle de ABD'nin müttefiki olan Mısır ve Ürdün gibi ülkelerde saldırı düzenlemenin El Kaide'nin öncelikleri arasında yer aldığını belirtti.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkanlık seçimi sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal, 8 bin 996 oyla seçimi kazanarak İstanbul Barosunun yeni başkanı oldu. Kocasakal'ı 6 bin 104 oyla İbrahim Kaboğlu takip etti

25.10.2026 20:25:00 / Güncelleme: 25.10.2026 20:29:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosu'nda avukatlar sandık başına gitti. Haliç Kongre Merkezi'nde 9 adayın yarıştığı seçimde oy işlemi 17.00'de tamamlandı.171 sandığın 145'i açıldı.

YENİ BAŞKAN ÜMİT KOCASAKAL
Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açılan sandıklarda 8 bin 996 oy alırken, Değişim İçin Avukatlar Grubu Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu 6 bin 104 oy aldı.

Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Av. Atakan Selanik ise 3 bin 350 oy ile seçimde üçüncü sırada yer aldı.

Buna göre, İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu adayı Ümit Kocasakal, seçimi kazanarak başkan seçildi.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı: Yeni başkanı Ümit Kocasakal - Resim : 1

"İSTANBUL BAROSU GERİ DÖNDÜ"
Kocasakal yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"İstanbul Barosu bundan sonra; üniter yapının, değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya, Cumhuriyet'in kollayıcısı olmaya, Kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını korumaya devam edecek.

Bu kapsamda Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin bütün meslektaşlarımızla birlikte hareket edeceğiz.

Herkese hayırlı uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü"

Kocasakal'ın seçimi kazanması "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Ümit Başkan", "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganları atıldı.
Kocasakal ve beraberindeki avukatlar daha sonra seçim sonuçlarını Onuncu Yıl Marşı söyleyerek kutladı.

İSTANBUL BAROSU’NDA KOCASAKAL DÖNEMİ YENİDEN BAŞLIYOR!

İstanbul Barosu’nun 128. Olağan Genel Kurulu’nda resmi olmayan sonuçlara göre Prof. Dr. Ümit Kocasakal başkanlığı kazandı

25.10.2026 20:23:00
Haber Merkezi
 
İSTANBUL BAROSU’NDA KOCASAKAL DÖNEMİ YENİDEN BAŞLIYOR!
İSTANBUL BAROSU’NDA KOCASAKAL DÖNEMİ YENİDEN BAŞLIYOR!
İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda resmi olmayan sonuçlara göre Prof. Dr. Ümit Kocasakal başkanlığı kazandı.

Daha önce üç dönem bu görevi yürüten Kocasakal, seçim zaferinin ardından Cumhuriyet, üniter devlet yapısı, Anayasa'nın ilk dört maddesi ve avukatlık mesleğinin bağımsızlığına ilişkin mesajlarıyla dikkat çekti.

İstanbul Barosu'nda dokuz adayın yarıştığı seçimde, Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu'nun adayı Ümit Kocasakal öne çıktı. Mevcut başkan Prof. Dr. İbrahim Özden Kaboğlu ise ikinci sırada kaldı.

"İSTANBUL BAROSU GERİ DÖNDÜ"

Seçim sonuçlarının ardından açıklama yapan Kocasakal, baronun yeni dönemde izleyeceği çizgiye ilişkin net mesajlar verdi.

Kocasakal, İstanbul Barosu'nun "üniter yapının, değiştirilemez ilk dört maddenin gözcüsü ve sözcüsü" olmaya ve Cumhuriyet'in koruyuculuğunu üstlenmeye devam edeceğini söyledi.

Hiç kimsenin kimliğine veya siyasi görüşüne bakmadan herkesin hakkını koruyacaklarını belirten Kocasakal, avukatlar arasında ayrım yapmadan mesleğin bağımsızlığı ve onuru için mücadele edeceklerini ifade etti.

Kocasakal konuşmasını, "Herkese hayırlı uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü!" sözleriyle tamamladı.

ÜÇ DÖNEM BAŞKANLIK YAPMIŞTI

2010, 2012 ve 2014 yıllarında İstanbul Barosu başkanlığına seçilen Kocasakal, 2016'da yeniden aday olmamıştı. Aradan geçen yılların ardından yeniden başkanlık yarışına giren Kocasakal'ın zaferi, baronun önümüzdeki dönemdeki yönetim anlayışına ilişkin tartışmaları da beraberinde getirdi.

Yeni dönemde gözler; Cumhuriyet'in temel nitelikleri, hukukun üstünlüğü, savunma hakkı, avukatların mesleki bağımsızlığı ve baronun toplumsal meseleler karşısındaki tutumuna çevrildi.

İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu

Almanya tarafından üç ayrı suçtan uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha İzmir'de yakalandı

25.10.2026 19:10:00
Haber Merkezi
 
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İzmir'de yakalanan Valmir Berısha "uyuşturucu madde ticareti”, “tehdit” ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından aranıyordu
İçişleri Bakanlığı, Alman adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti", "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın, İzmir'de yakalandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamaya göre; Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinasyonunda, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekipleri tarafından aranan kişilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.

Çalışmalar sonucu Almanya adli makamlarınca "uyuşturucu madde ticareti, "tehdit" ve "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçlarından uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha'nın İzmir'de yakalandığı belirtildi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, şunlar kaydedildi:

"Emniyet Genel Müdürlüğü Interpol-Europol Daire Başkanlığı ve MİT Başkanlığı koordinesinde, İzmir İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yapılan çalışmalar sonucu, Almanya adli makamlarınca 'uyuşturucu madde ticareti, tehdit ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma' suçlarından difüzyonla uluslararası seviyede aranan Valmir Berısha isimli şahıs İzmir'de yakalandı. Kahraman polislerimizi, Interpol-Europol Daire Başkanlığımızı, MİT Başkanlığımızı, İzmir İl Emniyet Müdürlüğümüzü ve emeği geçenleri tebrik ediyoruz."

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı

25.10.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
 Fon soruşturmasında sıcak bir gelişme yaşandı. Türkiye Sigorta Genel Müdür Yardımcısı Gürol Sami Özer de soruşturma kapsamında gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü fon soruşturması sürüyor.

TÜRKİYE SİGORTA GENEL MÜDÜR YARDIMCISI ÖZER GÖZALTINDA
Soruşturmada Türkiye Sigorta Genel Müdürü Yardımcısı Gürol Sami Özer de akşam saatlerinde gözaltına alındı.

DAHA ÖNCE TAHA ÇAKMAK TUTUKLANMIŞTI
Aynı soruşturma kapsamında Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik eski Genel Müdürü Taha Çakmak da tutuklanan isimler arasında yer almıştı.

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, 24 Ekim'de adliyeye sevk edilen 22 şüpheliden 15'i hakkında tutuklama kararı verilmişti.

Öte yandan soruşturma kapsamında gözaltına alınan ardından hakkında ev hapsi kararı verilen eski AKP Ankara Milletvekili ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın eski danışmanı Ertan Aydın hakkında verilen adli kontrol tedbiri kararına savcılık itiraz etti. İtirazı değerlendiren mahkeme, Aydın hakkında yakalama kararı çıkarılmasına karar verdi.

Bu kapsamda Ankara'da gözaltına alınan Aydın, burada nöbetçi sulh ceza hakimliğine çıkartılacak.

NE OLMUŞTU?
Fon krizinin merkezinde yer alan şirketlerden Tera Menkul Değerler'de bir dönem bağımsız yönetim kurulu üyeliği yapan eski AKP milletvekili Ertan Aydın, 22 Ekim'de gözaltına alınmıştı.

Ertan Aydın emniyetteki işlemlerinin ardından dün (24 Ekim) Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne götürülmüştü. Savcılık işlemleri akşam saatlerinde tamamlanan Aydın, tutuklama istemiyle Sulh Ceza Hâkimliğine sevk edilmişti. Hâkimlik ise Aydın hakkında ev hapsi ve yurt dışı çıkış yasağı şeklinde adli kontrol kararı verilmişti.

Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

Balıkesir'de gece nöbeti sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Oğuzcan Alma (27), Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

25.10.2026 16:23:00 / Güncelleme: 25.10.2026 16:25:44
İhlas Haber Ajansı
 
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Balıkesir'de görev yapan Oğuzcan Alma, gece nöbeti sırasında aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirtilen Alma, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yeniköy nüfusuna kayıtlı Alma'nın vefat haberi, dün Gebze'nin Köşklüçeşme Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştı.

Alma için Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Alma'nın naaşı, dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

Cenaze törenine Alma'nın aile bireyleri ile yakınları, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Bölük Komutanı Binbaşı Aytaç Karaoğlan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Oğuzcan Alma, cenaze namazının ardından Gebze Merkez Mezarlığı'nda toprağa verildi.

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

25.10.2026 15:57:00
AA
 
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ile Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeleri salı günü yapacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmelere katılarak milletvekillerinin soru, görüş, öneri ve eleştirilerine cevap verecek.

Komisyon, çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın bütçelerini görüşecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin alınan usul kararı gereğince, bütçenin geneli üzerindeki görüşmelerde konuşma süresi, siyasi parti grupları adına ve komisyon üyeleri için 20'şer dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak. Süre uzatımı yapılmayacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Dışişleri Komisyonu salı günü, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı

Türkiye, Mısır, Pakistan ve Suudi Arabistan (R4 Grubu) dışişleri bakanları, İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin adaletsizlik hissi yarattığını bildirdi

24.10.2026 07:00:00
AA
 
R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı
R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı

R4 dışişleri bakanları, İstanbul'daki toplantının ardından ortak bildiri yayımladı.

Bildiride, Birleşmiş Milletler Şartı'nın ilke ve amaçları doğrultusunda, bölge ve ötesinde barış ve istikrarı teşvik etmeye yönelik ortak çıkar anlayışı çerçevesinde diplomatik çabalara katkıda bulunma taahhüdünde birleşen bakanların, ortak ilgi alanına giren bölgesel konuları ele almak üzere İstanbul'da bir araya geldiği belirtildi.

Ortak bildiride, şu ifadelere yer verildi:

"Bakanlar, İsrail işgalinin bölge ve ötesindeki istikrarsızlığın temel kaynağını oluşturduğunu ve İsrail politikalarının küresel kamuoyunda derin bir adaletsizlik hissi yarattığını vurgulamışlardır. İki devletli çözümün ilgili BM kararları uyarınca bir an önce hayata geçirilmesi çağrısında bulunmuşlardır."

Orta Doğu'da kapsamlı barışın sağlanması amacıyla Filistin halkının meşru haklarına, kendi kaderini tayin etme ile 4 Haziran 1967 sınırları temelinde, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız, egemen, yaşanabilir ve coğrafi bütünlüğe sahip Filistin Devleti kurma yönündeki devredilemez hakkı da dahil olmak üzere verilen desteğin yinelendiği kaydedildi.

Bildiride bakanlar, "devam eden İsrail şiddeti ile Kudüs'ün hukuki ve tarihi statüsünü değiştirme girişimlerine acilen son verilmesi ve Filistin'deki yıkım ile insani felaketin durdurulması" çağrısında bulundu.

Batı Şeria ve Kudüs'teki geçmiş ve mevcut tüm yerleşim faaliyetlerinin ve Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin kınandığı bildiride, Gazze'ye kesintisiz insani yardım akışının sağlanması ve Gazze'nin yeniden imarı yönündeki acil ihtiyacın altını çizildi.

Yemen meselesi

Bildiride, "Yemen konusuna ilişkin bakanlar, insani acıları derinleştiren Husi milislerinin yol açtığı kabul edilemez tırmanmayı, Suudi Arabistan'a yönelik, özellikle sivilleri ve sivil altyapıyı hedef alan, süregelen saldırılarını ve Kızıldeniz ile Babulmendeb'te ticari gemilere yönelik gerçekleştirilen saldırıları en güçlü şekilde kınamışlardır." denildi.

Yemen hükümeti ve Suudi Arabistan ile tam dayanışma içinde olduklarını ifade eden bakanlar, İran destekli Husileri tüm askeri eylemlerini, tehditlerini ve saldırılarını derhal durdurmaya ve iyi niyetle siyasi sürece geri dönmeye çağırdı.

"Diyalog ve diplomasi" çağrısı

Bildiride, ABD, İsrail ile İran arasında ve Hürmüz Boğazı çevresinde yaşanan askeri çatışmanın yalnızca diyalog ve diplomasi yoluyla ele alınması, gemilerin, sivillerin ve sivil altyapıların hedef alınmasının önlenmesi yönündeki acil ihtiyaç vurgulandı.

Bakanların, İslamabad Mutabakat Zaptı'na olan desteklerinin ifade edildiği bildiride, gerilimin daha fazla tırmanmasını önlemeye yönelik sürdürülen diplomatik çabaların memnuniyetle karşılandığı ve müzakere yoluyla varılacak kalıcı bir çözüme olan bağlılıklarının yeniden teyit edildiği aktarıldı.

Bildiride, seyrüsefer serbestisinin, kalıcı deniz emniyeti ve güvenliği ile seyrüsefer hak ve özgürlüklerinin korunmasının hayati önemi vurgulandı.

Deniz hatlarının kesintiye uğramasının küresel tedarik zincirlerini, enerji, gübre ve gıda akışını engelleyerek bölge ve ötesindeki kırılgan durumdaki kesimleri olumsuz etkilediği ve herkesin güvenliğini ve refahını tehdit ettiği kaydedilen bildiride, söz konusu zorlukların aşılması için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesi gerektiği ifade edildi.

Bildiride, hukuka uygun seyrüseferi engelleyen her türlü tedbir veya kısıtlamanın reddedildiği, Hürmüz Boğazı'ndan güvenli, emniyetli ve engelsiz geçişin hızlı ve eksiksiz şekilde yeniden başlatılması çağrısı yapıldı.

Ortak bildiride, bakanların belirtilen bu hususlarda yakın istişare ve işbirliğini sürdürme konusunda mutabık kaldığı kaydedildi. 

Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme ara kararında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkındaki yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına karar verdi

24.10.2026 01:00:00
İHA
 
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail 146. Tümen Komutan-Subayı Beni Aharon, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama'nın bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada müştekiler beyanda bulundu.


"Kolum kırıldı"



Duruşmada beyanda bulunan Muhammed Mustafa Çakmakçı, "Her türlü insanlık ve hukuk dışı muameleye maruz kaldık. Benim kolum kırıldı. Bu soykırımı gerçekleştirmeye devam eden Netanyahu adalet önünde hesap vermelidir. Şikayetçiyim" dedi.


"Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı"



Sanatçı Fethullah Badem ise, "İsrail askerleri tarafından durdurulduk. Gemimize el koydular. Yolculuk sırasında motorun bozulmasını sağladılar. Çekici ile bizi limana götürdüler. Limana aldıklarında saatlerce bir alanda ters kelepçe ile bekletildik. Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı. Türk pasaportunu görünce İsrailli güvenlik güçlerinin yüzündeki nefreti gördüm" ifadelerini kullandı.

Müşteki beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki çıkarılan yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına ve infazlarının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme, şikayetçilerin beyanlarında geçen, Türk vatandaşı olup İsrail'de kendilerine karşı yapılan eylemlerde yer aldıklarını beyan ettikleri şahısların tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Sanıkların Türkiye'de mal varlıklarının bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan bilgi istenilmesine ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze'de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler'e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine de karar verdi. Duruşma 30 Mart 2026'ya ertelendi.

Öte yandan STK kuruluşları davaya destek olmak için İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


"Zalim Netanyahu ve hanesi, siyonist İsrail devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek"



Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürse de, dünyanın vicdan sahibi insanlar güçlerine güvenip, hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmesine müsaade etmeyecek. Zalim Netanyahu ve hanesi, Siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz. Unutmayalım, tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor ve bu saydığımız, saymadığımız arkadaşlarımız siyonizm zulmünün sona ermesine İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarihte adlarının yazılacağına ben inanıyorum. Herkes bu zulmün sona erdiği günün kahramanları olarak burada bulunan ve bu sürece destek veren kardeşlerimizi anacaklar. Onun için bu davayı hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bundan sonra açılacak davaları da hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bu mücadelenin hep beraber yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İddianameden



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve "Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulduğu tespit edilmişti.

Müdahalede gemiler zorla durdurularak, sivillere cebir ve şiddet kullanılmış, alıkonulmuş, fiziksel saldırıya uğramış ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmıştı. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında İsrailli bazı bakanlar hakkında yakalama kararı da çıkarılmıştı.

Yürütülen soruşturma sonucu söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Sağlıklı yaşamın 10 sırrı


 
Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde enerjiniz hızla düşüyor, sık hastalanıyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da stresle eskisinden daha zor başa çıkıyorsanız, bunları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor olabilirsiniz. Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir.

24.10.2026 00:30:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı

Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İnsan sağlığında olumsuz seyreden tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel 'iyi yaşam' yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Wellness yani iyi yaşam; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" ifadesini kullanarak, sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlattı.

1. Wellness'ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum?

Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir" diyerek, kaliteli uykunun temel adımlarını paylaştı:

• Sabah saatlerinde gün ışığı almak,
• Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak,
• Akşam geç saatte ağır yemek yememek,
• Kafeini öğleden sonra sınırlamak,
• Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak,
• Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak.

2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor

Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor.

3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor

Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk'e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın

Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, "Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır" diyerek, günlük wellness için iki hedefi paylaştı:
• Daha az oturmak.
• Düzenli kas uyarısı vermek.
• Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat (çömelme), duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek

Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor.

6. Hormetik stres: Dozunda zorlanma, daha güçlü beden

Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada "hormetik stres" kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, "Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir" dedi.

7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin

Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı.

8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir

Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı" diyor.

9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır

'Biyohacking'in (Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: "Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır."

10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor.

İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışma, kentteki hava kirliliğinin eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttığını ortaya koydu

23.10.2026 16:10:00
AA
 
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da 2025 ve 2026'nın eylül aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yaptı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, kentte eylül ayındaki PM10 konsantrasyonu ortalaması 24 istasyonda metreküp başına 29,33 mikrogram olarak belirlendi. Bu oran, geçen yılın aynı ayında ise ortalama 28,38 mikrogram olarak ölçüldü.

Böylece partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 3 arttığı belirlendi.

Eylül ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 61,73 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 57,89 mikrogramla "Kağıthane 1" ve 53,18 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 12,96 mikrogramla "Kandilli 1" oldu.

Bunu 13,02 mikrogramla "Üsküdar 1" ve 15,17 mikrogramla "Ümraniye 1" istasyonları izledi.

Böylece partikül madde hava kirliliği oranının kentteki 15 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyonlar yüzde 75,97 ile "Çatladıkapı", yüzde 63,34 ile "Sultangazi 2" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyonun yüzde 50,2'yle "Beylikdüzü" olması dikkati çekti.

Bu istasyonları yüzde 30,44 ile "Yenibosna", yüzde 29,77 ile "Alibeyköy" takip etti.

İstanbul'daki istasyonlarda ölçülen partikül madde ortalamaları şu şekilde:


Rüzgar yönü hava kirliliğini etkiliyor


Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine, İstanbul'da hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma gibi insan kaynaklı faaliyetlerden etkilendiğini söyledi.

Kentte rüzgarın yönünün ve hızının kirleticilerin atmosferdeki dağılımını doğrudan etkilediğini belirten Toros, kuzeydoğulu rüzgarların Karadeniz üzerinden temiz hava taşıyarak kirleticilerin dağılmasına katkı sağladığını kaydetti.

Prof. Dr. Toros, güneyli rüzgarların etkili olduğu veya rüzgar hızının düşük seyrettiği dönemlerde ise kirleticilerin yüzeye yakın bölgelerde birikebildiğine dikkati çekerek, sonbahara geçişte gece saatlerinde yüzeyin soğumasıyla oluşan sıcaklık terselmesinin de hava kalitesini etkileyebildiğini vurguladı.

Bu durumun özellikle sabah saatlerinde azot oksitler ve partikül maddeler gibi kirleticilerin atmosferde dağılmasını zorlaştırabildiğinin altını çizen Toros, yağış miktarı ve yağışlı gün sayısının da havadaki partikül madde yoğunluğunun azalmasında etkili olduğuna işaret etti.

Prof. Dr. Toros, yağışların atmosferdeki asılı parçacıkların yeryüzüne taşınmasına katkıda bulunduğunu anlattı.

İstanbul özelinde her ay hava kirliliği üzerine çalışma yapıp hava kalitesini takip ettiklerini dile getiren Toros, "Eylül ayında eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte trafik yoğunluğunun etkisi arttı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde okul servisleriyle işe gidiş-geliş hareketliliği artıyor. Bu durum hava kalitemizin bozulmasına neden oluyor." diye konuştu.

Eylül ayında evsel ısınma faaliyetlerinin henüz yoğunlaşmaması nedeniyle kükürtdioksit seviyelerinin sanayi faaliyetleri ve gemi trafiği gibi kaynaklardan etkilenebildiğinden bahseden Toros, ısınma kaynaklı hava kirliliğinin azaltılmasında binalarda ısı yalıtımının temel adımlardan biri olduğunu, enerji tüketiminin azaltılmasının yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları da düşürebileceğini kaydetti.

Konut ve iş yerlerinde gereğinden fazla ısıtmadan kaçınılması gerektiğini ifade eden Toros, iç ortam sıcaklığının uygun seviyelerde tutulmasının hem enerji tasarrufu hem de solunum yolu sağlığının korunması açısından önem taşıdığını anlattı.

Prof. Dr. Toros, katı ve sıvı yakıt kullanılan ısıtma sistemlerinde doğru yakma tekniklerinin uygulanmasının hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağını, özellikle katı yakıtlı sistemlerde uygun yakma yöntemlerinin tercih edilmesi, bacaların düzenli temizlenmesi ve yanmanın verimli şekilde gerçekleşmesinin is ve zararlı gaz salımını sınırlandırabileceğini söyledi.

Sonbahar ve kış aylarında meteorolojik koşulların kirleticilerin atmosferde birikmesini kolaylaştırabildiğine dikkati çekerek, bu nedenle enerji verimliliğini artıran uygulamalar ve doğru ısınma yöntemlerinin hava kalitesinin korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.