HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

En güzel vesile

01.02.2014 00:00:00
Dünyaya gelişini yakın geçmişte kutladığımız Hz. Peygamber (s.a.v.)'in doğum gününden bu tarafa tam 1443 sene geçti. O'nun dünyaya gelişi ile dünya yeni bir şekil aldı ve insanlık tarihi yeniden yazılmaya başladı. Hz. Peygamber (s.a.v.)'den önceki dönem cahiliye dönemi olarak isimlendirilmekte ve bu dönemde insan onurunu zedeleyecek her türlü fiillerin işlenmesi mubah kabul edilmekteydi.Adaletin, yerini zulme; utanma duygusunun, yerini hayâsızlığa; kardeşliğin, yerini husumete; sevginin, yerini nefrete bıraktığı bir dönem yaşanıyordu. Cahillik o kadar ileri boyuta ulaştı ki, Kâbe'de yapılan ibadetler, alkış tutmak ve ıslık çalmaktan ibaretti. Bunu kadınlar çıplak olarak gece yapıyor, erkekler ise gündüz yapıyordu.Cahiliye dönemindeki durumu anlamak için Hz. Ömer (r.a.)'in ifade ettiği şu olay çok manidardır: "İki olay var biri aklıma geldiğinde güler, biri de aklıma geldiğinde ağlarım. Aklıma geldiğinde güldüğüm şey; helvadan put yapar, ona tapar ve acıkınca da onu yerdik. Aklıma geldiğinde ağladığım şey ise, kızımı diri diri toprağa gömmemdir." İslam; kin ve nefretin, haset ve kıskançlığın, kibir ve gururun, zulüm ve haksızlığın doruk noktada olduğu bir dönemde Hz. Peygamber (s.a.v.) aracılığı ile dünya sahnesine gönderildi. Bu görevi Hz. Peygamber (s.a.v.) tek başına üslenecek ve tek başına yürütecekti. İnsanlara bir şeyi anlatmanın, onları birbirine yakınlaştırmanın, birbirine sevdirmenin mümkün olmadığı bir dönemde bu görev kendisine verildi.Dağların, göklerin ve yerin kabul etmediği bu görevi kabul eden insanı "Peygamber" dahi olsa Allah (c.c.) yalnız bırakmayacak ve O'nu mutlaka destekleyecektir. Cenab-ı Hak bu desteği bizzat kendi eliyle (yardım), melekler aracılığı ve Müminlerle sağlayacaktır.Asıl yardım ve desteği ise, Kelime-i Tevhid'deki "Muhammed'ün Resulullah"ta saklamıştır. "? Şayet yeryüzündeki şeyleri tümüyle harcasaydın, Sen onların kalplerini uzlaştıramazdın. Fakat Allah onların arasını uzlaştırdı?" (Enfal, 63) ayetinin gereği olarak insan kalplerinin birbirlerine ısınması ve kaynaşması ancak Allah (c.c.) tarafından sağlanmaktadır.Cenab-ı Hak her şeyi bir sebebe bağlamıştır. Kalpler arasındaki ülfet, muhabbet ve sevgiyi de kelime-i tevhide bağlamıştır. Hz. Peygamber'den sonra da kalplerdeki bu ülfet ve muhabbet Ehl-i Beyt sevgisi ile devam etmiştir. Dolayısıyla insanlar arasında sevgi ve muhabbet oluşturmak isteniyorsa kalplerde kelime-i tevhit ve Ehl-i Beyt aşkı mutlak yerleştirilmelidir. Bu olmadan sevgiden, kaynaşmadan ve beraberlikten bahsetmek mümkün olmayacaktır.  İşte diyalogcular, misyonerler ve topyekûn İslam düşmanları bunun için Peygamberimizi ve Ehl-i Beyt'i devre dışı bırakmak istiyorlar. Çünkü biliyorlar ki, Peygamber'e ve Ehl-i Beyt'e olan sevgi ve muhabbetimiz dini ve milli bütünlüğümüzün temelidir. Tarih şahittir ki, Cenab-ı Hakk'ın Müslümanlar arasındaki birlik ve beraberliği tesis etmesi, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt'e olan bağlılık vesilesiyle tecelli etmiştir.
 
Hasan Aydın / diğer yazıları
- Haydar Baş hocamın arzusu / 19.04.2022
- Kadınlar Hz. Âdem’in kaburga kemiğinden mi yaratıldı? / 12.03.2021
- Hasan Hüseyin Dede / 04.03.2021
- Gara Operasyonu ve 16 şehidimiz / 24.02.2021
- Hak davanın savunucuları / 18.02.2021
- Fıtratı bozulan hakikati anlayamaz / 10.02.2021
- İnananların şehidi Kasım Süleymani / 07.01.2020
- Hakikati ortaya koymayan zalimdir / 02.01.2020
- AB’nin işgal yöntemi / 28.12.2019
- ‘Babalar gibi satarım’ / 12.12.2019
- Ata'ya dizilerde de yer yok! / 17.03.2018
- İslam'ın güncellenmesi tesadüf mü? / 13.03.2018
- İslam neye göre güncellenecek? / 12.03.2018
- Doğruları konuşmak / 14.10.2017
- 2016'dan 2017'ye bakış / 04.01.2017
- Cihad ve Atatürk / 17.11.2015
- Geçmişteki kavimlere peygamberler; Muhammed ümmetine veliler / 25.08.2015
- İmandan sonra inkarın sonucu / 11.08.2015
- Nerede yanlış yaptık? / 02.07.2015
- Zina ve faiz helak sebebidir / 12.05.2015
- Hakikatin inkarı ve murad-ı İlahinin reddedilmesi / 15.01.2015
- 'Yazıklar olsun o namaz kılanlara!' / 25.12.2014
- Rızık / 13.12.2014
- Allah'tan başkalarını rab edinmek / 29.11.2014
- Kendi elimizle kazandıklarımız / 24.11.2014
- Emir ve yasaklara razı olmak / 20.11.2014
- Allah'ı sever gibi sevmek / 17.06.2014
- Adaletin tecellisi / 14.06.2014
- Emaneti ehline vermek / 29.05.2014
- Doğruya isabetin yolu / 10.04.2014
- Dünyalık için değmez / 21.02.2014
- En güzel vesile / 01.02.2014
- Müslümanın düşmanı şeytan / 11.01.2014
- Hayra dua eder gibi şerre dua eden insan / 03.01.2014
- İman ibadetsiz korunamaz / 28.12.2013
- 'Müslümanım' demek bir iddia / 19.12.2013
- Müslüman olmak ya da olduğunu sanmak / 14.12.2013
- Hidayet / 05.12.2013

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

01.02.2013, 01.02.2012, 01.02.2011, 01.02.2010, 01.02.2009, 01.02.2008, 01.02.2007, 01.02.2006, 01.02.2005, 01.02.2004, 01.02.2003, 01.02.2002, 01.02.2001, 01.02.2000, 01.02.1999, 01.02.1998, 01.02.1997, 01.02.1996, 01.02.1995


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.