Halktan kopuk Başbakan, halkın gerçeklerinden de uzaktır. Vatandaşının derdini bizzat vatandaşından dinlemeyip, yanındaki üç beş dalkavuktan dinleyen ve kendisine halkın gerçek sıkıntılarını anlatıp, uyaranları "komploculuk, kıskançlık ve hainlikle" suçlayan bir başbakan vatandaşını da gerçek anlamda tanıyamaz. İşsizliğin kol gezdiği, açlığın, sefaletin ayyuka çıktığı, esnafın kepenk kapatıp başbakana fırlatacak yazar kasa dahi bulamadığı, çiftçisinin aldığı mahsul mazot parasını karşılamadığı için ekip biçmediği Türkiye Cumhuriyeti'nin başbakanı daha düne kadar ekonomide toz pembe tablolar çizmeye devam ediyordu. "Ekonomi şöyle iyi, böyle iyi, bizi çekemeyenler, hazmedemeyenler var, onlara kulak asmayın" diyen Başbakan Erdoğan'ın kafasında birkaç gündür bazı şeyler "dank" etmiş görünüyor. Yozgat Yerköy'ün bozkır topraklarında, Yerköylünün asık suratı, işsiz gençleri, kapanmış dükkanları, evde yatan çiftçileri, ümitsiz gençliği, dertli ev hanımları Başbakan Erdoğan'da şok etkisi yapmış anlaşılan. Başbakan Erdoğan Türkiye'yi gerçek anlamda gezemediği için, tamamı Yörköylü gibi sıkıntılı olan Türk halkının gerçek gündeminden her daim kopuk oluyor. Temel atmak, fabrika açmak, açılış yapmak için gittiği yerlerde parayla tutulmuş şakşakçılardan gayri bir şey göremiyordu başbakan. Kendisine gösterilmiyordu vatandaşın içler acısı hali. Urfa'da diyalog merkezini açmaya gittiği sırada da yolunu kestiler başbakanın "okul, iş, aş, ekmek istiyoruz" diye. Başbakan tüm gerçeklerden gereken mesajı hala çıkaramadı, çıkarmaya da pek niyeti yok. Ama Yozgat'ın Yerköy ilçesinde karşılaştığı manzara karşısında "ekonomi iyi gidiyor, bizi kıskanıyorlar" demeye utanmış olmalı ki Erdoğan bazı itiraflarda bulunmayı uygun görmüş. Erdoğan, büyümenin sonuçlarının halka yansımadığını, işsizliğin çözülemediğini, birçok ilde yaprak kımıldamadığını ve her şeyin toz pembe olmadığı söylüyor Yerköy'de.Kendisine sunulan raporlarda "dünyanın en hızlı büyüyen ülkesiyiz, kişi başına milli gelir şu kadar arttı, işsizlik şu kadar azaldı" diye kandırılan Erdoğan gerçek Türkiye manzarası karşısında kımıldamayan yaprakların sessizliğinde itiraflarını sıralamış. Evet sayın Erdoğan birçok ilde yaprak kımıldamıyor, esnaf, işçi, çiftçi kan ağlıyor, gençlerimizin en büyük sorunu işsizlik. Başbakanlığın hazırladığı rapor bile bunu ifade ediyor. Her dört vatandaşımızdan biri aç, yoksulların yüzde 82'si de sosyal güvenceden yoksun. Yani hem aç bırakıyorsunuz vatandaşı, hem de koruyamıyorsunuz. Başbakan Erdoğan her fırsatta "3 yıl bizden bir şey beklemeyin demiştik" sözüne sarılıyor. Sayın Erdoğan 6 ay sonra 3. yılınız da doluyor. 6 ay sonra yoksulluk, sefalet, işsizlik, çaresizlik, perişanlık bir mucize eseri bıçak gibi kesilecek mi? IMF'ye olan yüz milyarlarca dolar borcunuz bir anda silinecek mi? Kımıldamayan yapraklar kımıldayacak mı? Kapanan kepenkler açılacak mı?Ne olacak sayın Başbakan?Türkiye gerçeklerine kulaklarınızı tıkayıp, gözlerinizi kapayarak bu ülkeyi nereye kadar yönetebilirsiniz?
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Alperen Polat / diğer yazıları
- Sadaka sosyalizmi / 17.04.2013
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012
- Namusumuza dokunan yanar / 14.04.2013
- MHP'nin misyonu / 26.03.2013
- Tarihe şahitlik ettim / 04.03.2013
- Teröre teslim olduk / 15.01.2013
- Atatürk’e sahip çıkana sahip çıkmak / 12.01.2013
- Talabani miadını doldurdu, sıradaki gelsin! / 21.12.2012
- Arınç misyonu / 20.12.2012
- 1962’den 2012’ye ‘satılık müttefik’ Türkiye! / 19.12.2012
- ‘NATO toprağı Türkiye’den dünya savaşının fitilini ateşlemek / 18.12.2012



























































































