Din, yani İslam, ilahi ölçülere dayandığına göre, siz kendi duygu ve fikirlerinizi ölçü yapamazsınız. İnancınızın gereği olarak o ölçülerle bütünleşeceksiniz. Eğer kabul ediyorsanız, başkaca bir yol yoktur.
Bir zat (Fetullah Gülen) Hıristiyan ve Yahudileri iftara davet ediyor. Hatta yemek duasını papazlara yaptırıyor. İslam tarihi tetkik edilince örneğine asla rastlayamıyoruz. İslam İslam'dır, tektir ve yegane hak dindir. Kafirun Suresi, başka bir dinle, inanışla koalisyon yapmayı asla meşru görmez. Ne hazin bir durum ki, bir hayli gencimiz Hıristiyanlığın da, Yahudiliğin de hak olduğunu savunmak gibi bir yanlışa düşürülmüştür.
Bir de siyasetten bir garip örnek AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan partisini meclis grup toplantısında, ABD'de yaşanan saldırıyı "travma" olarak nitelendirmiş ve terörü lanetlemiş, saldırının ardından ABD vatandaşlarının kiliselerde okudukları duayı okumuş. Erdoğan dua da şöyle demiş: "Tanrı, Başkan ve kongre üyelerini, İsa Mesih'in yolundan ayırmasın, İsa der ki kendin için istemediğini başkası için isteme".
Erdoğan'ın terörü kınaması herkes gibi çok doğal bir iş. Elbette akl-ı selim olan her insan, terörün her çeşidine karşıdır. İşin bu yanı şöyle dursun. Ancak Erdoğan'ın yaptığı Hıristiyan duası İslam noktayı nazarından izah edilebilecek cinsten değildir. ABD başkanına, kongre üyelerine, halkına dua edilecekse bunun İslami mantaliteye göre usulü ve ölçüsü vardır.
Sevgili Peygamberimizin Heraklius'a gönderdiği mektup dikkatle incelenmelidir. Görülecektir ki, İsevi kalmak dua ile teyit edilmek şöyle dursun asla caiz görülmemektedir. Gayr-i müslimler için yegane dua, hidayet dilemektir.
Sn. Erdoğan'ın geçmişi de hatırlanırsa, Belediye Başkanlığı döneminde "dinlerarası diyalog" programlarına destek vermiş, onların arkasında ve yanında olmuştur.
Şimdi soruyoruz, Sn. Erdoğan İslam ölçülerini acaba bilmiyor mu? Şayet bilmiyorsa niçin bir bilenden öğrenmiyor? Yoksa bu davranışları ve sözleri onun akaidi içinde midir?
Evet kamuoyu bu sualleri ciddiyetle sormaktadır. "Kişinin ainesi iş" olduğuna göre, yapılacak yorum ve yaklaşımlar da yeterli değildir.
Fakat herşeye rağmen Sn. Erdoğan çıkıp cevap vermelidir. Niçin bir Hıristiyan duası ile dua etmiştir. Bir Hıristiyan proje olan dinlerarası diyaloga niçin taraf olmuştur. "Artık takıyye mi yoksa gerçekten inanıldığı için mi?" herkes öğrenmelidir.
Bir zat (Fetullah Gülen) Hıristiyan ve Yahudileri iftara davet ediyor. Hatta yemek duasını papazlara yaptırıyor. İslam tarihi tetkik edilince örneğine asla rastlayamıyoruz. İslam İslam'dır, tektir ve yegane hak dindir. Kafirun Suresi, başka bir dinle, inanışla koalisyon yapmayı asla meşru görmez. Ne hazin bir durum ki, bir hayli gencimiz Hıristiyanlığın da, Yahudiliğin de hak olduğunu savunmak gibi bir yanlışa düşürülmüştür.
Bir de siyasetten bir garip örnek AKP genel başkanı Tayyip Erdoğan partisini meclis grup toplantısında, ABD'de yaşanan saldırıyı "travma" olarak nitelendirmiş ve terörü lanetlemiş, saldırının ardından ABD vatandaşlarının kiliselerde okudukları duayı okumuş. Erdoğan dua da şöyle demiş: "Tanrı, Başkan ve kongre üyelerini, İsa Mesih'in yolundan ayırmasın, İsa der ki kendin için istemediğini başkası için isteme".
Erdoğan'ın terörü kınaması herkes gibi çok doğal bir iş. Elbette akl-ı selim olan her insan, terörün her çeşidine karşıdır. İşin bu yanı şöyle dursun. Ancak Erdoğan'ın yaptığı Hıristiyan duası İslam noktayı nazarından izah edilebilecek cinsten değildir. ABD başkanına, kongre üyelerine, halkına dua edilecekse bunun İslami mantaliteye göre usulü ve ölçüsü vardır.
Sevgili Peygamberimizin Heraklius'a gönderdiği mektup dikkatle incelenmelidir. Görülecektir ki, İsevi kalmak dua ile teyit edilmek şöyle dursun asla caiz görülmemektedir. Gayr-i müslimler için yegane dua, hidayet dilemektir.
Sn. Erdoğan'ın geçmişi de hatırlanırsa, Belediye Başkanlığı döneminde "dinlerarası diyalog" programlarına destek vermiş, onların arkasında ve yanında olmuştur.
Şimdi soruyoruz, Sn. Erdoğan İslam ölçülerini acaba bilmiyor mu? Şayet bilmiyorsa niçin bir bilenden öğrenmiyor? Yoksa bu davranışları ve sözleri onun akaidi içinde midir?
Evet kamuoyu bu sualleri ciddiyetle sormaktadır. "Kişinin ainesi iş" olduğuna göre, yapılacak yorum ve yaklaşımlar da yeterli değildir.
Fakat herşeye rağmen Sn. Erdoğan çıkıp cevap vermelidir. Niçin bir Hıristiyan duası ile dua etmiştir. Bir Hıristiyan proje olan dinlerarası diyaloga niçin taraf olmuştur. "Artık takıyye mi yoksa gerçekten inanıldığı için mi?" herkes öğrenmelidir.
Baki Bektaş / diğer yazıları
- Gerçek hayat ahiret hayatıdır / 09.09.2003
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002
- Tek çare birlik / 11.09.2002
- Misyonerlik faaliyetlerinin boyutları / 30.05.2002
- Halkımız çok iyi bir gözlemci / 25.05.2002
- Derviş'e göre deniz bitti / 24.05.2002
- Aziz ol, Elazığ / 17.05.2002
- Kayseri, sen ne imişsin! / 15.05.2002
- Tek çare birlik / 15.04.2002
- Görebilmek / 08.04.2002
- En büyük terör işgaldir / 06.04.2002





























































