HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 23 EYLÜL 2021, PERŞEMBE

Batılın tıyneti

08.09.2021 00:00:00
'Batılın tıyneti' seslendirme dosyası:

Aklını kullanan insanların daha anlayışlı, hoşgörülü ve tahammülkar olmaları beklenir. Ama günümüz dünyasında huzuru bozan, dünyayı perişan eden, insanları aç, susuz, kan ve gözyaşı içinde bir lokma ekmeğe, bir yudum suya muhtaç edenlerin çok zeki, akıllı insanlarının olduğunu, çok gelişmiş olduklarını söyleyen devletlerin eliyle gerçekleştiğini görüyoruz. İnsan sormadan edemiyor, bu nasıl bir akıl? 

Akılcılığın savunucuları, "insan, düşündüğü ve inandığı gibi yaşamalı" fikrini kabul edip savunurlar. Ancak işin pratiğinde çok farklı uygulamaları görüyoruz. Dünyada gücü elinde tutan egemen akıl veya aklın yüklenicileri toplumlara çeşitli baskılar yaparak özgürlük ve insanca yaşam vaatleriyle insanları değiştirme, dönüştürme, sömürme, işgal, köleleştirme hakkını kendisinde görebilmektedir. Bu egemen akıl, bir güç sarhoşluğu içinde hakikati kendi tekelinde görüyor.

Kendisine benzemeyen, kendisi gibi düşünmeyen, kendisi gibi inanmayan toplumların, milletlerin akıllarını kullanamadıklarını, insanlığa ve yaşadıkları toplumu kalkındıracak beceri ve tecrübelerinin olmadığını savunurlar. Bu suçlamalar ve aşağılamalar birer kibir abidesi olan batılı üst akıl sahipleri tarafından uzayıp gider. Bu insanların ve toplumların çağın gerisinde kaldıklarını, kafalarını iyi kullanamadıkları bu nedenle bu toplumlara çağın akıl yüklenicileri olan egemen akıl sahipleri çeşitli baskılarla milletleri değiştirmeye, entegre etmeye, sömürmeye ve daha sonra asimile etmeye çalışır.

Bu tahakküm edici yapı Rönesans'la birlikte Batı insanının doğaya, eşyaya ve insanlara hükmetme, onlar üzerinde egemenlik kurma istekleri sürekli bir şekilde devam etmiştir.

Francis Bacon'a atfedilen "bilmek hükmetmektir" prensibi modern Batı düşüncesinin temel motivasyonudur. Bu anlayış batılı devletlerin akıllarının mihenk taşı konumunda olan temel bir argümandır. Bu anlayıştan dolayıdır ki Batılı zihniyet uzlaşma yaparken bile uzlaşmaya çalıştığı tarafı ilk fırsatta bertaraf etmenin yolunu arar. Çünkü kafalarını kontrol eden inanç ve akıl kodları böyle çalışıyor. Batı dünyasının tıyneti bu. Aslında Batı insana, insanlığa, dünyaya bakışını sağlayan inanç ve felsefesinin gereğini yapıyor.

Hani anlatılır, akrep; kaplumbağa ile arkadaş olmak istemiş. Kaplumbağa akrebin bu arkadaşlık teklifini önce ret eder. Gerekçesi de senin zehirli iğnen var beni sokarsın der. Ancak akrep bir şekilde kaplumbağayı ikna eder ve arkadaş olurlar. Bir dere kenarından karşı tarafa geçmeleri gerekir. Tabi akrep geçemeyeceği için kaplumbağanın sırtına biner. Derenin tam ortasına gelince akrep dayanamaz kaplumbağaya zehirli iğnesini vurur. Kaplumbağa canının acısıyla, akrebe sorar; hani biz arkadaştık, dosttuk. Bana söz vermiştin beni sokmayacaktın der. Akrep; bu benim tıynetim ben zehirlemek için varım, yapmasam duramam der. Her ikisi de derenin dibini öylece boylar. Herkes istida tına ve tıynetine göre davranır.

Ateşin istidattı, tıyneti yakmaktır. Suyun istidattı canlıları hayatta tutmak onların gelişimini sağlamaktır. Ama bir diğer kabiliyeti de ateşi söndürmektir. Bülbülün güzel sesi, Karganın bet sesi tıynetidir, istidatıdır. Bu sebeple herkes tıynetine göre, istidatına göre yaşar ve davranır aynı zamanda tıynetine uygun kişilerle beraber olur.

Rönesans'tan günümüze değin Batı dünyasında hâkim olan "bilmek hükmetmektir" anlayışı, felsefi anlamda zaman zaman farklılık gösterse de bilimsel, kültürel, askeri ve siyasi yaklaşımda aynı kalmıştır. Batı bu zehirli akrep gibi olan yönünü bir de rasyonel söylemlerle, gerekçelerle besleyip, süsleyip pazarlayınca, dünyada ekonomik, siyasi ve askeri sahalarda liderlik ve üstünlüğü ele geçirmiştir.

Bilgi güçtür, bilmek hükmetmektir anlayışı, başta Batı olmak üzere tüm dünyada bütün canlıların hayatını tehdit eden yıkıcı, yakıcı, yok edici sonuçlara yol açmıştır. Dünya bu sarsıcı anlayıştan çok çekti, çekmeye de devam ediyor. Batı dünyada nice insanların kan ve gözyaşının üzerine, hakkın ve hukukun yok sayılarak inşa ettiği bir liderliği var. Ama batı dünyasının zulümle elde ettiği üstünlüğünü artık sürdürmekte zorlanıyor. Çünkü dünyanın en zengin yüzde 1'lik kesiminin serveti yüzde 99'un toplamına eşit. Şairin dediği gibi bu taksimi kurt yapmaz, kuzulara şah olsa.

Böyle bir gelir adaletsizliği bütün bir dünyada çok ağır bedellerin ödenmesine sebep oluyor. Bu pandemi dönemi de işin tuzu biberi oldu. Dünya büyük bir sınav veriyor. Dünya bu Pandemi dönemiyle beraber yoksulluğun dünya ölçeğinde arttığı bu badireden ders alır, çıkmak için çözüm arayışına girerse bu sınavı başarıyla verir. 

Dünya ölçeğinde kapitalist sermayenin "İnsan, insanın kurdudur" mottosunu sürdürürse ağlayan yüzlerin gülmesi imkânsız. Büyük Balık, küçük balığı yemeye devam edecek, altta kalanların canı çıkmaya devam edecek.  Kapitalist batının bu dünyaya buyurgan, hükmeden, sömüren anlayışı, insanlara tepeden bakan kibirli duruşu batının beslendiği kaynakların emzirip büyüttüğü sistemlerinin doğal bir sonucudur. Batının, batılın tıyneti bu. Ancak şunu da belirtelim ki zulüm ile abat olanın akıbeti berbat olur.

O vakit akreple bir çuvala girmeyeceğiz. Kapitalist düzene haddinin bildirilmesi gerekiyor. Mustafa Kemal Paşa gibi Milli Ekonomi diyeceğiz. On beş yıl gibi kısa sürede kurulan yüzlerce Fabrika dışarıdan tek bir kuruş kredi alınmadan, öz sermayeyle kuruldu. Kendi öz değerleri ve sermayesiyle ile Milli Ekonomi ile kalkınmasını gerçekleştiren milletler batının mavallarına kanmaz. Tuzaklarına düşmez. Bu gün Kapitalizmi sessiz bir devrimle yıkan Çağımızın Âlimi, Hoca Atatürk'ü olan Prof. Dr. Haydar Baş hocamızın "MİLLİ EKONOMİ MODELİ" ve "SOSYAL DEVLET MİLLİ DEVLET" adlı eserleri dünya insanlığını Vahşi Kapitalizmin elinden kurtaracak yegâne çözümdür." …MEM, sosyal adaleti sağlayan, adil paylaşım getiren ve sürekli büyümeyi yakalayan bir ekonomi demek. Bunun yanında kaynakların sınırsız olduğu gerçeğinden hareketle kaynak savaşına gerek olmadığını ispatlıyor. Böyle barışçıl bir sistemin belki de en önemli vurgusu, devletlerin sahip oldukları kaynakları ve insan emeğini devreye koyarak diğer devletlere ihtiyaç duymadan devamını sağlayabilmesidir.  Bu, hem barış getirmekte, hem de sömürüyü engellemektedir…" Kapitalizm ve sosyalizm ile beraber bugün iktisat literatürüne dünyanın üç büyük iktisat tezinden biri olarak 'Haydarizm' şeklinde girdi…"

Bu ekonomi modeliyle üç yüzyıllık batının hegemonyasını yıkan Hoca Atatürk bakın bu durumu nasıl açıklıyor:

"Düşünebiliyor musunuz, Papaz Malthus'un 'bundan daha iyisi olamaz' denilerek savunulan kapitalist düzeni, bugün bir Müslüman-Türk'ün sistemi ile yıkılıyor.

Müthiş bir olay."

 
Ergül Güner / diğer yazıları
- Batılın tıyneti / 08.09.2021
- Okullar açıldı -2- / 07.09.2021
- Okullar açıldı -1- / 06.09.2021
- Buyurgan batının Müslümanları / 01.09.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -2- / 27.08.2021
- Doğu doğudur, batı da batıdır -1- / 26.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -2- / 19.08.2021
- Her zalim bir Yezit’tir, her mazlum bir Hüseyin -1- / 18.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -2- / 17.08.2021
- Batı için insanlık maskeli bir oyun -1- / 16.08.2021
- Dijital çağda esen dijital fırtına / 10.08.2021
- Sanal âlemde milli ve manevi hassasiyet olmalı / 06.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -2- / 04.08.2021
- Batının değersizlik trajedisi -1- / 03.08.2021
- Akıl insanın kalbindedir / 31.07.2021
- Sanal dünyanın sanal kimlikleri ve sanal duyguları / 28.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak - 2 / 25.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 22.07.2021
- Muhabbetin kantarı fedakarlık ve kurban / 20.07.2021
- ‘Ben’ farklılıklarından ‘biz’ zenginliğine kavuşmak (1) / 19.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (6) / 17.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (5) / 05.07.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (4) / 30.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (3) / 22.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık (2) / 14.06.2021
- Dijital çağda sınıfta kalan insanlık -I- / 08.06.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 5 / 26.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 4 / 25.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 3 / 24.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 2 / 23.05.2021
- Türk Milleti Ehli Beyt gemisinden indirilemez - 1 / 22.05.2021
- Enfeksiyonlu din anlayışı Hz. Ali’yi şehit etti / 06.05.2021
- Şehr-i Ramazan-II / 27.04.2021
- Şehr-i Ramazan-I / 26.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-III / 19.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-II / 16.04.2021
- Eğitim neden önemlidir?-I / 15.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-III / 08.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-II / 07.04.2021
- İnsanlar şehirleri neden terk etmek istiyor?-I / 06.04.2021
- Kültür ve kimlik neden önemli / 01.04.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-II / 09.03.2021
- Müslümanı Ehl-i Beyt kurtarıyor-I / 08.03.2021
- Hz. Alinin künyeleri ve lakapları-II / 26.02.2021
- Hz. Ali’nin künyeleri ve lakapları-I / 25.02.2021

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

08.09.2020, 08.09.2019, 08.09.2018, 08.09.2017, 08.09.2016, 08.09.2015, 08.09.2014, 08.09.2013, 08.09.2012, 08.09.2011, 08.09.2010, 08.09.2009, 08.09.2008, 08.09.2007, 08.09.2006, 08.09.2005, 08.09.2004, 08.09.2003, 08.09.2002


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.