Osmanlı döneminde Türklerin ve Türk milletinin nasıl aşağılandığı, bin bir çeşit zulme maruz bırakıldığı belgeleriyle ortaya çıkmaya devam ediyor.
Yıl 1868…
Dönemin Padişahı Abdülaziz'dir.
Abdülaziz, tıpkı kendisinden önceki Padişah Abdülmecit gibi İngiliz Guıldhall tarikatına mensuptur.
Mensuptur diyorum, zira bu konuya dair sayısız bilgi ve belgeler, tüm çıplaklığı ile zaten ortadır ve meraklılarınca bilinmektedir.
Ancak konumuz da bu değildir.
Osmanlı dönemini kapsayan 600 yıllık bir imparatorluk boyunca, Türklere nasıl muamele yapıldığı meselesidir mevzumuz.
Buna yıllardır itiraz eden ve o dönemi kutsayanların ilgi ve bilgilerine sunacağım bu yazıda yer alan rapor, her şeyi izah etmeye fazlası ile yetecektir.
1867 yılında Trabzon İngiliz Konsolosu olan William Gidford, İngiliz devletine yazdığı raporda Türk toplumunun hangi durumda olduğunu şöyle anlatıyor:
"Bugünkü durumda muvazzaf olsun, ihtiyat olsun bütün askerlik yükü yalnız ve yalnız Müslüman halkın omuzlarındadır.
Gerçi Hristiyanlar askere gitmemek için hazineye küçük ve önemsiz bir bedel ödemektedirler.
Ama bu onların askere gitmemekle elde ettikleri yararlara oranla bir hiçtir.
Müslümanların uzun süreli askerlik yapmaları nedeniyle, kurulu bir düzenleri olamıyor ve dağılıp gidiyorlar.
İşte bu ve benzeri sebeplerle Müslümanların Hristiyanlara oranla nüfusu giderek azalıyor.
Müslüman nüfus kesin kes İstanbul hükümetince temsil edilmiyor.
Padişahın tebaasının derdini anlatabileceği hiçbir merci yok.
Hristiyanlar ise İmparatorluğun her yanına yayılmış, dertlerini Konsolosluklara, ajanslıklara ve bin bir türlü yere başvurup dertlerini anlatabiliyorlar.
Üstelik Hristiyanların hiçbir şikayetleri olmadığı halde, hayali şikayetler uyduruyorlar.
Bunun kahredici sonucu olarak ta, bütün yerel ve mali sorunlar Müslümanların sırtına yükleniyor.
Müslümanların çığlığına kulak asan kimse yok.
Bir suç mu işlemiş, hemen ve ağır bir cezaya çarptırılır.
Aynı suçu işleyen Hristiyanlara ise, hiçbir ceza verilmiyor.
Çünkü işin içinde Hristiyanlar olunca, hemen Konsolosluklar veya elçilikler devreye girip müdahale ediyor.
Anadolu'nun en fakir bölgelerinde bile, Hristiyanlar debdebeli hayatlar sürüyor.
Onların bu zengin durumu, uzaklardan Gayrimüslimlere kötü muamele yapıldığı iddiasıyla hiçbir şekilde uyuşmuyor.
Hristiyanların sahip olduğu imkan ve olanakların çok çalışıp kazanmayla da ilgisi yok.
Doğrusunu söylemek gerekirse, çalışkanlık, doğruluk bakımından Müslümanların gittiği yol, en adil yoldur."
Rapor yazdıklarımdan daha uzun ama bu kadarı meselenin anlaşılması bakımından yeterde artar.
Şimdi anladınız mı eşsiz önderimiz Atatürk bizlere nasıl bir Cumhuriyet ve özgür bir ortam ikram etmiştir.
Osmanlı'da tebaa, kul olarak kabul edilir.
Allah'a kulluk ise, ikinci plandadır.
Dolayısıyla Osmanlı, gayri İslami bir sisteme sahipti.
Türk milleti Atatürk sayesinde Padişaha kul olmaktan kurtulmuş, Allah'a kulluk eder hale gelmiştir.
Atatürk'e ve Cumhuriyetimize dil uzatanlara, ALLAH lanet eyleyin!
Yıl 1868…
Dönemin Padişahı Abdülaziz'dir.
Abdülaziz, tıpkı kendisinden önceki Padişah Abdülmecit gibi İngiliz Guıldhall tarikatına mensuptur.
Mensuptur diyorum, zira bu konuya dair sayısız bilgi ve belgeler, tüm çıplaklığı ile zaten ortadır ve meraklılarınca bilinmektedir.
Ancak konumuz da bu değildir.
Osmanlı dönemini kapsayan 600 yıllık bir imparatorluk boyunca, Türklere nasıl muamele yapıldığı meselesidir mevzumuz.
Buna yıllardır itiraz eden ve o dönemi kutsayanların ilgi ve bilgilerine sunacağım bu yazıda yer alan rapor, her şeyi izah etmeye fazlası ile yetecektir.
1867 yılında Trabzon İngiliz Konsolosu olan William Gidford, İngiliz devletine yazdığı raporda Türk toplumunun hangi durumda olduğunu şöyle anlatıyor:
"Bugünkü durumda muvazzaf olsun, ihtiyat olsun bütün askerlik yükü yalnız ve yalnız Müslüman halkın omuzlarındadır.
Gerçi Hristiyanlar askere gitmemek için hazineye küçük ve önemsiz bir bedel ödemektedirler.
Ama bu onların askere gitmemekle elde ettikleri yararlara oranla bir hiçtir.
Müslümanların uzun süreli askerlik yapmaları nedeniyle, kurulu bir düzenleri olamıyor ve dağılıp gidiyorlar.
İşte bu ve benzeri sebeplerle Müslümanların Hristiyanlara oranla nüfusu giderek azalıyor.
Müslüman nüfus kesin kes İstanbul hükümetince temsil edilmiyor.
Padişahın tebaasının derdini anlatabileceği hiçbir merci yok.
Hristiyanlar ise İmparatorluğun her yanına yayılmış, dertlerini Konsolosluklara, ajanslıklara ve bin bir türlü yere başvurup dertlerini anlatabiliyorlar.
Üstelik Hristiyanların hiçbir şikayetleri olmadığı halde, hayali şikayetler uyduruyorlar.
Bunun kahredici sonucu olarak ta, bütün yerel ve mali sorunlar Müslümanların sırtına yükleniyor.
Müslümanların çığlığına kulak asan kimse yok.
Bir suç mu işlemiş, hemen ve ağır bir cezaya çarptırılır.
Aynı suçu işleyen Hristiyanlara ise, hiçbir ceza verilmiyor.
Çünkü işin içinde Hristiyanlar olunca, hemen Konsolosluklar veya elçilikler devreye girip müdahale ediyor.
Anadolu'nun en fakir bölgelerinde bile, Hristiyanlar debdebeli hayatlar sürüyor.
Onların bu zengin durumu, uzaklardan Gayrimüslimlere kötü muamele yapıldığı iddiasıyla hiçbir şekilde uyuşmuyor.
Hristiyanların sahip olduğu imkan ve olanakların çok çalışıp kazanmayla da ilgisi yok.
Doğrusunu söylemek gerekirse, çalışkanlık, doğruluk bakımından Müslümanların gittiği yol, en adil yoldur."
Rapor yazdıklarımdan daha uzun ama bu kadarı meselenin anlaşılması bakımından yeterde artar.
Şimdi anladınız mı eşsiz önderimiz Atatürk bizlere nasıl bir Cumhuriyet ve özgür bir ortam ikram etmiştir.
Osmanlı'da tebaa, kul olarak kabul edilir.
Allah'a kulluk ise, ikinci plandadır.
Dolayısıyla Osmanlı, gayri İslami bir sisteme sahipti.
Türk milleti Atatürk sayesinde Padişaha kul olmaktan kurtulmuş, Allah'a kulluk eder hale gelmiştir.
Atatürk'e ve Cumhuriyetimize dil uzatanlara, ALLAH lanet eyleyin!
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- Saltanat din dışı bir kurumdur / 01.12.2025
- CHP Atatürk’e meydan okuyor! / 26.11.2025
- Zavallı iki sakallı tipsiz / 25.11.2025
- Ordu süreçten rahatsız / 24.11.2025
- İmralı’ya değil, Türk milletine sorun / 21.11.2025
- Dini kullanan HAİNLER! / 19.11.2025
- İsrail KKTC’yi işgale hazırlanıyor / 18.11.2025
- Seni sevmeyene Türk ve Müslüman denemez / 17.11.2025
- “Kürt sorunu” var diyen bölücüdür! / 12.11.2025
- Atatürk’ü anlatmak ve anlamak / 11.11.2025
- CHP Atatürk’e meydan okuyor! / 26.11.2025
- Zavallı iki sakallı tipsiz / 25.11.2025
- Ordu süreçten rahatsız / 24.11.2025
- İmralı’ya değil, Türk milletine sorun / 21.11.2025
- Dini kullanan HAİNLER! / 19.11.2025
- İsrail KKTC’yi işgale hazırlanıyor / 18.11.2025
- Seni sevmeyene Türk ve Müslüman denemez / 17.11.2025
- “Kürt sorunu” var diyen bölücüdür! / 12.11.2025
- Atatürk’ü anlatmak ve anlamak / 11.11.2025




















































































