HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 25 HAZİRAN 2021, CUMA

Esra Önder: Hayal

23.04.2021 00:00:00
- Mart/2020

İzmir, İzmir onun için başkaydı. En son güneydoğu gezisini tamamlayıp evine doğru yola çıktığında; "Bir tek İzmir kaldı" demişti, "Haftaya da oraya gideriz." olmadı!

- Mart/2019

İzmir için gündüz vakitlerinin kışa nazaran hoş esen rüzgarı eşliğinde arabasına doğru yürüdü. Şoföre bakındı, göremedi. Diğerine döndü ve "Gidelim" dedi, "Yolda konuşuruz."  "Anlat" dedi, "Ne görüyorsun?" Ülke gündeminden dünya siyasetine bahisler değişirken kesti. "Ben hayallerle yaşayan bir insanım, sen bana hayallerinden bahset." Her işe bir hayal ile başlayan o adam, Baş Hoca, Üstad, ilim ve fikir adamı, gönül insanı Prof. Dr. Haydar Baş'tı.

Bir mimar fikrini, projesini nasıl en küçük detaylardan başlayarak meydana çıkarıyor ise o da öyleydi. Tek farkla, insan ve toplum mimarıydı, medeniyet projesine sahipti. Televizyon kanalları, gazete ve dergiler, birçok ilde okullar, bir yandan öğretmenlik, akademik kariyer, 81 il ve yurtdışında binlerce seminer, sempozyum; fikirlerinin, projelerinin hayat bulduğu Bağımsız Türkiye Partisi, Baş Hoca sade bir insandan ötesiydi. Ondaki bu ince işçilik, nadir fikirler, karıncayı kıskandıran çalışma azmi sonsuz bir inanç kaynağından beslenirken hayalleri de aynı kaynaktan taşıyordu. Bütün insanlık günü kurtarma adına gününü, ayını, yıllarını harcarken; o ömrünü bütün insanlığı içinde bulunduğu çıkmazlardan kurtarmak adına yaşıyor, sade kendisine değil ona gönül verenleri de hayallere ortak ediyor, gücü nispetinde sorumlu tutuyordu. Baş Hoca kendi ifadesiyle bir işe girişmeye niyet etti mi onu evvela gönül dünyasında yoğururdu. İnsanlığın yararına olacak istikamet üzere ölçü dahlinde hele hele de hakkın rızasını kazandıracak işten dünya âlem karşısına çıksa da vazgeçmez, geri dönmezdi.

Akif'in Çanakkale Şehitlerine şiirini, Çanakkale'yi hiç görmeden yazdığı hepimizin malumudur. Bunu gözle izah edemeyiz, ancak gönül der isek izahta yeterli kelimeyi kullanmış oluruz. Şimdi kim diyebilir Çanakkale şiiri gerçeği yansıtmıyor? Ben de o şiirin gerçekliğinden bakıyorum Çanakkale'ye. Buradan gerçek bir vatansever çıkarımı yapıyorum. O, kendisini vatanının bir parçası değil, vatanını vücudunun bir parçası olarak görendir. İşte bazen insan gönül gözü ile öyle şeyler görür ve öyle hayaller kurar ki aynı hayale ortak olmadıkça o dünyaya giremez, onu seyredemezsiniz. Baş Hoca'nın hayallerini anlamak, görmek ve yaşamak için onun hayallerine ortak olmak zorundasınız.

Peki, o hayaller?

-Dünyada tek bir aç insan dahi kalmasın!

-Dünya adaletle dolsun, zulüm son bulsun!

-Yeraltı ve yerüstü zenginlikleri ülkelerin kendi vatandaşlarına aittir, öyle de olsun!

-İnsanı öyle bir eğitelim ki, o insan bir medeniyeti kursun ve yaşatsın!

Onun benliğinde "Biz'i" bulan insanlardan yüzbinlerden biri olarak diyebilirim ki, bize kattığı şeylerin en başında iki kelime ile "Biz-Bir" olmak gelir. Fakat ondaki biz bambaşka bir şeydir. Ölçülmesi ve hissedilmesi çok zordur. Bize öyle bir pencere açtı ki dünyayı artık sadece gözlerimizle görüyor ve ona göre yaşıyoruz desek ancak yalan konuşmuş oluruz. Bu pencereyi son model bir makinenin 360 derece panoramik bir açıyla çekebileceği görüntü ile de ifade edemem. Bu pencerenin genişliği, insan gönlünün genişliği kadar. Onun ifadesi ile "İnsan gönüldür gönül" ve gördüğümüz her şey gönül penceremizden seyrettiğimizden ibaret.

Biz böyle onu anlatır halde yaşarken, o hakka rıhlet edişiyle bizi hiç beklemediğimiz, tarifinde aciz kaldığımız bir acıyla baş başa bıraktı. Bu yolda acımız hala ilk günkü gibi taze ise de bir ümitle karşılaştık, onunla yaşıyoruz; 23 Nisan 2020'den bu güne, 29 yaşında sadece Baş Hoca'ya değil, vatana da evlat olmuş Baş, Hüseyin'le. Biz, gelecek ve Haydar Baş üçgeninin odağında bu evlat aynı hayalleri yaşıyor; İmam Ali'den Oğuz Kağan'a, Hacı Bektaş'tan Gazi Mustafa Kemal'e ve bunların izinde Baş Hoca'dan aldığı kutsal emanetle vatan millet sevgisini, kâinat devleti Türkiye hayalini bu isimlerin nazarıyla bize dönüp yüksek sesle anlatıyor. Şimdi bu ses Baş Hoca'nın mıdır, Gazi Mustafa Kemal'in mi? Bu yüz onların mıdır, Baş, Hüseyin'in mi? Şöyle tarif edeyim; bu ses de bu yüz de bu fikirler de "Ey Türk Gençliği!" hitabının muhtaç olduğu kudreti damarlarındaki asil kanda bulan Hüseyin Baş'ındır. Baş Hoca'ya sonsuz hasret, özlem, minnetle.



 
Misafir Kalem / diğer yazıları


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.