Türkiye ekonomisinde var olan en büyük problemlerden birisi kapitalizmden kaynaklanan maliyetli para, yani faiz uygulamasıdır.Üretici de paraya maliyetli bir şekilde ulaşıyor, tüketici de?Dolayısıyla üretim aşamasında da tüketim aşamasında da vatandaşın sırtına ekstra yük binerken elinde sermayeyi bulundurup piyasaya kredi sağlayanlar hiçbir emek ortaya koymadan astronomik karlar elde etmektedir.Üreticinin üretim yapmak için, pazarlamacının ürün alıp satmak için, tüketicinin de tüketim yapmak için faizli krediye ihtiyaç duyduğu bir ekonomik ortamda enflasyon rakamlarının bu faiz oranlarından düşük gösterilmesinin hiçbir mantığı yoktur.Bir de alınan krediler bir şekilde ödenemediği zaman -ki bugün vatandaşlarımız kredi borcu batağı içinde debelenip durmaktadır- faiz oranları çok daha ciddi, hatta ödenemeyecek boyutlara çıkmaktadır. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş, ülkemizde yaşanan faiz gerçeğini şu şekilde izah ediyor:"Üreten yüzde 20 faiz verecek. Enerji gideri var, maliyeye vergi ve sigorta giderleri var, bunlar üst üste geliyor. Bir de aldığı krediye vereceği faiz derken yüzde 20, yüzde 30-40'a çıkıyor. O üretici bunu yüzde 40 karla satmadıktan sonra kendi ticaretini devam ettirmesi mümkün olamayacaktır. Pazarlamacı da aynı dünyanın içinde olduğuna göre krediyle yaptığı işte en azından bir yüzde 30 da bundan gelecektir. O takdirde yapılacak olan bu işlemin sonucunda yüzde 60- 70 alınan paranın üzerine fazla bir ilave gelecektir. Böyle bir piyasada rahatın olması, bolluğun olması, tüketicinin vazifesini yapması, üreticinin istediği gibi üretim yapması asla mümkün değildir."Faiz sebebiyle üretilen mamullerin fiyatları en az üreticinin ve onu pazarlayanın aldığı kredinin faizi miktarınca haksız bir şekilde artmaktadır. Diğer taraftan da tüketicinin yani işçinin, çiftçinin, memurun, emeklinin geliri de aldıkları tüketici kredisinin faizi oranınca erimektedir. Dikkat edin, faiz bir yandan ürünlerin fiyatını artırıyor, bir yandan da o ürüne talip olan tüketicilerin gelirini daraltıyor. Faiz ekonomiye çifte darbe vurmaktadır.Bunun anlamı şudur: Demek ki biz piyasaları faiz yükünden kurtarırsak o zaman hem gelirimiz erimeyecek hem de ürünlere daha ucuza ulaşacağız. İşte burada Prof. Dr. Haydar Baş'ın dahiyane projesi olan Milli Ekonomi Modeli (MEM) devreye girmektedir. Milli Ekonomi Modeli uygulandığı takdirde vatandaşın kredi aldığında bir kuruş bile faiz ödemeyeceğini söyleyen Prof. Dr. Haydar Baş şunları söylüyor:"Bizim sistemimizde vatandaş kredi almak için devlet babasının kapısına geldiği zaman ondan sadece proje istenecek. Bu projeyi hayata geçirebilir mi geçiremez mi buna bakılacak. Vatandaş bir tek kuruş faiz vermeden kredisini alacak, üretimini yapacak. Pazarlamacı o projeden sonra malını alacak, pazarlamasını yapacak. Böyle bir piyasada elde edilecek olan sermayenin hiçbir artı maliyeti olmadığında vücuda gelecek olan ticaretin herkesin menfaatine olması kaçınılmaz bir sonuç olur. Dolayısıyla piyasanın beklediği budur?"MEM'in tüketime yönelik projeleri ise göz kamaştırmaktadır. 500 TL'lik vatandaşlık maaşı, 500 TL'lik ev hanımı meslek maaşı, doğum parası, çocuk parası ve daha birçok sosyal projelerle MEM, tüketicinin paraya maliyetsiz ulaşımını sağlamaktadır.Kısaca MEM, hem ürünlerin üzerinde faiz yükünü kaldırmaktadır, hem de tüketiciyi faiz yükünden kurtarmaktadır. İşte içinde bulunduğumuz ekonomik girdabın çözümü burada yatmaktadır.
Murat Çabas / diğer yazıları
- “Rejim değişikliği” hedefinden, “medeniyeti yok etme” tehdidine / 08.04.2026
- ABD kazansaydı, komutanları el çektirilmezdi! / 07.04.2026
- ABD basını da Trump’ı yalanlıyor! / 04.04.2026
- Trump, mağlubiyeti zafer olarak mı ilan edecek? / 02.04.2026
- ABD savaştan çekilmenin yollarını arıyor / 01.04.2026
- ‘Bu gidişle rejim değişikliği ABD'de yaşanacak’ / 31.03.2026
- ‘Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz’ / 28.03.2026
- ABD, İran’la kara savaşı yapabilir mi? / 27.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026
- ABD kazansaydı, komutanları el çektirilmezdi! / 07.04.2026
- ABD basını da Trump’ı yalanlıyor! / 04.04.2026
- Trump, mağlubiyeti zafer olarak mı ilan edecek? / 02.04.2026
- ABD savaştan çekilmenin yollarını arıyor / 01.04.2026
- ‘Bu gidişle rejim değişikliği ABD'de yaşanacak’ / 31.03.2026
- ‘Müslümana mezhebi, mazluma dini sorulmaz’ / 28.03.2026
- ABD, İran’la kara savaşı yapabilir mi? / 27.03.2026
- BBC muhabiri: ‘Kimse ABD ve İsrail’e güvenmiyor’ / 25.03.2026
- Trump yönetimi bu yılın sonunu göremez! / 24.03.2026

























































