Lozan antlaşması ve azınlıklar -1-
Lozan Sulh Muahedenamesi, 24 Temmuz 1923’te İsviçre’nin Lozan şehrinde imzalanmıştır.
07.04.2026 00:10:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Lozan Sulh Muahedenamesi, 24 Temmuz 1923'te İsviçre'nin Lozan şehrinde imzalanmıştır.
Nutuk'ta Mustafa Kemal Paşa, konferans görüşmelerinin iki dönem halinde 8 ay devam ettiğini yazar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Belçika, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Yugoslavya arasında imzalanmıştır.

Şartlarına bakarsak:
1- Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması'nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.
2- Irak sınırı: Musul üzerinde anlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.
3- Türk-Yunan sınırı: Mudanya Ateşkes Anlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.
4- Adalar: Gökçeada ve Bozcaada özerk bir yönetime tâbi tutulmak şartıyla (Türkiye anlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye'de, diğer adalar İtalya'ya kaldı.
5- Türkiye-İran sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin Anlaşmasına göre belirlenmiştir.
6- Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.

7- Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri 1. Dünya Savaşı'nda talep ettikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Yalnızca, Yunanistan'a Karaağaç bölgesi verildi.
8- Osmanlı'nın borçları: Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletlerarasında paylaştırıldı.
Türkiye'ye düşen bölümün, taksitlendirme ile Fransız Frangı olarak ödenmesine karar verildi. 45-56. maddeler…
9- Boğazlar: Barış zamanı askerî olmayan gemi ve uçaklar Boğaz'dan geçebileceklerdi.
Boğazların her iki tarafı da askersizleştirilip, geçişi sağlamak için başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi.
Bu hüküm, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.
10- Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye'nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.
11- Patrikhane: Siyasî yetkilerinden arındırılarak İstanbul'da kalmasına izin verildi.
12- Azınlıklar: Lozan'a göre, Mustafa Kemal'in azınlık tanımı, Müslüman olanların dışındakilerin azınlık sayılmasıdır.

Türkiye adına katılan İsmet Paşa, hatıratında azınlıklar bahsi için şunları yazar:
"Bu konuda Lozan'da büyük baskılara maruz kaldık. Cihan Harbi içinde bütün dünyaya karşı padişah hükûmetinin yardımı ile haksız iftiralara uğradık.
Padişah hükûmeti, millete tevcih edilen suçları kabul edip, birtakım insanlara yükleyerek, memleketi bu suçların bahanesi altında hazırlanan suikastlara karşı koruyabileceğini zannetmiştir.
Karşımızda bulunan galipler, suçları bir defa memlekete yükledikten sonra onu yapanları adlarına ehemmiyet vermeksizin cezayı tabiatıyla millete yükleyeceklerdi.

Bu sebeple biz Lozan'da ekalliyetler meselesinden dolayı büyük sıkıntı çekmişizdir."
Azınlıklara kötü davranıldığı konusu, devletlerin Osmanlı'ya müdahalesine bir bahanesi yapılmıştır.
Mesela, Lord Curzon Lozan Konferansı'nda yaptığı konuşmada gayelerinin, "Anadolu'daki Hıristiyan azınlıkları himaye etmek, mümkün ise kurtarmak, Ermeniler'e yurt sağlamak" olduğunu belirterek, Türkiye'deki himaye görmesi gereken azınlıkları Rumlar, Yahudiler, Asuriler, Keldaniler, Nasturiler ve özellikle Ermeniler olarak göstermektedir.
Azınlıkların haklarına sahip çıkan devletler, onların yardımı ile hem Türkiye'nin iç işlerine müdahale, hem de bölücü faaliyetlerine yerli destek bulmuş oluyorlardı.

Katolikler Fransa, İtalya ve Avusturya; Protestanlar İngiltere, Almanya ve A.B.D., Ortodokslar da Rusya tarafından himaye ediliyorlardı.
Mustafa Kemal Paşa, daha Nutuk'un ilk sayfasında Rum okullarından, Ermeni Patriği'nin kurduğu Mavri Mira'dan söz eder; Pontus tehlikesine değinir.
Ve Nutuk'un pek çok yerinde Ermenistan hayalinden, Kürdistan faaliyetlerinden bahseder.

Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti'nin amacını; "Cemiyetin kuruluşuna yol açan asıl sebep ve düşünce, Doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimali oluyor. Tarihî ve ilmî olarak millî hakları savunmaya çalışıyor" diye özetler.
Yine Trabzon ve havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin Pontus devleti hayalini engellemek için kurulduğunu ifade eder." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)
Nutuk'ta Mustafa Kemal Paşa, konferans görüşmelerinin iki dönem halinde 8 ay devam ettiğini yazar.
Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile Birleşik Krallık, Fransa, İtalya, Belçika, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Yugoslavya arasında imzalanmıştır.

Şartlarına bakarsak:
1- Fransızlarla imzalanan Ankara Anlaşması'nda çizilen sınırlar kabul edilmiştir.
2- Irak sınırı: Musul üzerinde anlaşma sağlanamadığı için, bu konuda İngiltere ve Türkiye hükûmeti kendi aralarında görüşüp anlaşacaklardı.
3- Türk-Yunan sınırı: Mudanya Ateşkes Anlaşması'nda belirlenen şekliyle kabul edildi.
4- Adalar: Gökçeada ve Bozcaada özerk bir yönetime tâbi tutulmak şartıyla (Türkiye anlaşmanın bu maddesini uygulamadı) Türkiye'de, diğer adalar İtalya'ya kaldı.
5- Türkiye-İran sınırı: Osmanlı İmparatorluğu ile Safevi Devleti arasında 1639'da imzalanan Kasr-ı Şirin Anlaşmasına göre belirlenmiştir.
6- Kapitülasyonlar tamamen kaldırıldı.

7- Savaş tazminatları: İtilaf Devletleri 1. Dünya Savaşı'nda talep ettikleri savaş tazminatlarından vazgeçtiler. Yalnızca, Yunanistan'a Karaağaç bölgesi verildi.
8- Osmanlı'nın borçları: Osmanlı İmparatorluğu'ndan ayrılan devletlerarasında paylaştırıldı.
Türkiye'ye düşen bölümün, taksitlendirme ile Fransız Frangı olarak ödenmesine karar verildi. 45-56. maddeler…
9- Boğazlar: Barış zamanı askerî olmayan gemi ve uçaklar Boğaz'dan geçebileceklerdi.
Boğazların her iki tarafı da askersizleştirilip, geçişi sağlamak için başkanı Türk olan uluslararası bir kurul oluşturuldu ve bu düzenlemelerin Milletler Cemiyeti'nin güvencesi altında sürdürülmesine karar verildi.
Bu hüküm, 1936 Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile değiştirilmiştir.
10- Yabancı okullar: Eğitimlerine Türkiye'nin koyacağı kanunlar doğrultusunda devam etmesi kararlaştırıldı.
11- Patrikhane: Siyasî yetkilerinden arındırılarak İstanbul'da kalmasına izin verildi.
12- Azınlıklar: Lozan'a göre, Mustafa Kemal'in azınlık tanımı, Müslüman olanların dışındakilerin azınlık sayılmasıdır.

Türkiye adına katılan İsmet Paşa, hatıratında azınlıklar bahsi için şunları yazar:
"Bu konuda Lozan'da büyük baskılara maruz kaldık. Cihan Harbi içinde bütün dünyaya karşı padişah hükûmetinin yardımı ile haksız iftiralara uğradık.
Padişah hükûmeti, millete tevcih edilen suçları kabul edip, birtakım insanlara yükleyerek, memleketi bu suçların bahanesi altında hazırlanan suikastlara karşı koruyabileceğini zannetmiştir.
Karşımızda bulunan galipler, suçları bir defa memlekete yükledikten sonra onu yapanları adlarına ehemmiyet vermeksizin cezayı tabiatıyla millete yükleyeceklerdi.

Bu sebeple biz Lozan'da ekalliyetler meselesinden dolayı büyük sıkıntı çekmişizdir."
Azınlıklara kötü davranıldığı konusu, devletlerin Osmanlı'ya müdahalesine bir bahanesi yapılmıştır.
Mesela, Lord Curzon Lozan Konferansı'nda yaptığı konuşmada gayelerinin, "Anadolu'daki Hıristiyan azınlıkları himaye etmek, mümkün ise kurtarmak, Ermeniler'e yurt sağlamak" olduğunu belirterek, Türkiye'deki himaye görmesi gereken azınlıkları Rumlar, Yahudiler, Asuriler, Keldaniler, Nasturiler ve özellikle Ermeniler olarak göstermektedir.
Azınlıkların haklarına sahip çıkan devletler, onların yardımı ile hem Türkiye'nin iç işlerine müdahale, hem de bölücü faaliyetlerine yerli destek bulmuş oluyorlardı.

Katolikler Fransa, İtalya ve Avusturya; Protestanlar İngiltere, Almanya ve A.B.D., Ortodokslar da Rusya tarafından himaye ediliyorlardı.
Mustafa Kemal Paşa, daha Nutuk'un ilk sayfasında Rum okullarından, Ermeni Patriği'nin kurduğu Mavri Mira'dan söz eder; Pontus tehlikesine değinir.
Ve Nutuk'un pek çok yerinde Ermenistan hayalinden, Kürdistan faaliyetlerinden bahseder.

Vilayât-ı Şarkiye Müdafaa-i Hukuk-i Milliye Cemiyeti'nin amacını; "Cemiyetin kuruluşuna yol açan asıl sebep ve düşünce, Doğu illerinin Ermenistan'a verilmesi ihtimali oluyor. Tarihî ve ilmî olarak millî hakları savunmaya çalışıyor" diye özetler.
Yine Trabzon ve havalisi Adem-i Merkeziyet Cemiyeti'nin Pontus devleti hayalini engellemek için kurulduğunu ifade eder." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)
























































