logo
08 NİSAN 2026

CHP neden Atatürkçü partilere mesafeli

08.04.2026 00:00:00
Ey ahali…

Duyduk duymadık demeyin!

Çok uzun zamandır Atatürk'ün kurduğu CHP aranıyor.

Evet dostlarım, şüphesiz ki etrafımızı saran ateşin sıcaklığı her an ülkemizi de içine alabilecek bir potansiyel taşımaktadır.

İran haçlı dünyasına karşı tek başına dik bir duruş sergilerken, bizim ülkemizde ise savaşta olan devletlerden çok daha vahim zamlar halkın sırtına vurulmaktadır.

İktidarın uyguladığı politikaların tamamı çok daha önceleri iflas etmiş olmasına karşın, özellikle de ekonomik olarak sokakta ve mutfakta ki etkileri 'savaş var' bahanesiyle, çok daha fazla etkisini göstermeye başlamıştır.

Ana muhalefet partisi CHP ise yerel seçimlerin galibi olmasına rağmen, adeta baraj altı bir parti görünümü sergilemektedir.

Yerel seçimlerden hemen sonra çok büyük bir strateji hatası yaparak Ekrem İmamoğlu'nu alelacele Cumhurbaşkanı adayı gösteren CHP, iktidar kanadından anında karşılık bularak, hiç beklemediği hamlelerle ve tahmin etmediği gelişmelerle yüzleşmek zorunda kaldı.

İmamoğlu ile birlikte birçok Belediye başkanı tutuklanarak hapse atılmıştır.

Özgür Özel liderliğinde ki CHP ise, adeta şaşkın ördek misali yönünü tümüyle kaybetmiş gibi bir görüntü sergilemekte ve her gün farklı yerlere savrulmaktadır.

Tabandan yükselen "Birleşin artık" çığlıklarına tümüyle gözlerini ve kulaklarını kapatan CHP'nin tepe yönetimi, Atatürk ilke ve devrimlerinde de tamamen uzaklaşmış bulunmaktadır.

100 kadar miting yapan CHP'nin ve bu mitinglerde konuşan Genel Başkan Özgür Özel'in, tek bir cümlesi bile aklımda kalmamıştır.

Eminim kendisini bile aklında kalmamıştır.

24 yıllık iktidarın kendisi bile, nasıl iktidarda kaldığına şaşıyor!

Yanıtı çok basit.

Ana muhalefet partisi CHP kayıp!

Aslında mecazen kayıp diyorum elbette yani fiziki olarak var ancak, ruhen rahmetlik olmuş gibi.

Ne milli, ne milliyetçi, ne sağcı ve ne de solcu gibi.

Ne olduğu konusunda hiçbir Allah kulunun fikri yok.

Bu kadar miting yapıyorsun ve hiçbir muhalefet partisine "Sizde buyurun gelin ve 2'şer dakika konuşun" diye nezaketen olsun bir davette bulunmuyorsun.

Bütün mitinglerde sen konuştun da ne oldu?

Ne anlattın kalabalığa?

"Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz"

Duyduğum en uzun kuyruklu yalan bu!

Hani "Ya hep beraber" demiştin.

Neden tek başınasın ve şimdi de DEM'li çay içiyorsun.

Niçin Atatürkçü ve Cumhuriyet değerlerine son derece bağlı partilerle arana açık bir mesafe koyuyorsun?

BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ tarafından yapılan birliktelik çağrılarına, niçin ısrarla kayıtsız kalıyorsun?

Neden SEVR'ci partilerle sıkı fıkısın?

Mesela niçin ilk ziyaretini DEM'e yapıyorsun?

DEM, Cumhuriyet ve Atatürk düşmanlığı konusunda Nobel ödüllü bir parti!

Hayırdır biraderler derler adama.

CHP olarak sen, gerçekten de iktidar olmak istemiyor musun?

Atatürk'ün kurduğu partiyiz diye gazel okuyorsun ama buna kendin bile inanmıyorsun.

Nasıl ve neden mi?

Nerede Atatürk'ün kurduğu CHP'nin altı oku?

Nerede devletçilik ilkesi?

Nerede kaldı bu ilkeler biliyor musun? Ben sana hatırlatayım.

* * *

Bilindiği üzere Atatürk İlkeleri 1937 yılında anayasaya girmişti.

CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, 1950 seçimlerine giderken Kırıkkale'de yaptığı seçim konuşmasında, CHP'nin "Altı oku"nu anayasadan çıkaracağını bir seçim vaadi olarak halka bildirmişti. (Cumhuriyet, 26 Mart 1950)

CHP yayınladığı seçim bildirgesiyle sadece bu vaatle kalmadı. Bildirgeye göre CHP, ekonomik alanda devletin rolünün kısıtlanmasını, özel teşebbüse daha çok fırsat tanınmasını istiyordu. Ayrıca yabancı sermeyenin ülkeye girişini kolaylaştıracak koşulların sağlanması; vergi reformu gibi konular da vaatler arasındaydı. CHP'nin bu tür ekonomik vaatlerinin yanı sıra, siyasal vaatleri de son derece ilginçti.

CHP, ikinci bir meclisin ya da senatonun kurulmasını, Cumhurbaşkanının görevlerinin tekrar tanımlanmasını, bölge özerkliğinin arttırılmasını ve "Altı okun", yani Atatürk İlkeleri'nin anayasadan çıkarılmasını vaat ediyordu. (Basın, 28 Nisan 1950)

Yıl 1961 olmuşken, CHP'nin 1950 seçimlerine giderken vaat ettiği gibi artık anayasada Atatürk İlkeleri yoktu.

Atatürk İlkeleri, CHP-Ordu birlikteliği ile Anayasa'dan çıkartılmıştı.

Bu hatırlatmama üzülenler veya tepki gösterenler olabilir.

Gerçeklerin yakın akraba ve dost ilişkisi olmaz!

Eğer şu hesabı yapıyorsan bu rüyadan erken uyan çünkü, böyle bir şey emperyalistlerin 100 yıllık raporlarında henüz yazmıyor.

Mesela sen şöyle düşünüyor olabilirsin.

ABD'nin veya Trump'un kafası atarsa ve Erdoğan'dan vaz geçerse, sıra bize veya içeride tutulmasına yeşil ışık yaktığı Ekrem İmamoğlu'na gelecek.

Sende biliyorsun ki, İmamoğlu'nun içeriye alınmasına Trump olur vermişti.

İmamoğlu'nu iktidara karşı adeta bir koz ve bazen de sopa gibi kullanıyor.

Ne zaman dediğim çizgiden sapar veya rüyasını bile görürseniz, hemen ikinci adamımla yoluma devam ederim diyor Trump.

Bu gerçeği her iki tarafta biliyor.

Ama burada fena halde yanılan, CHP ve Özgür Özel'dir.

Çünkü CHP, tarihte yayımlanmış Türkiye raporlarını bilmiyor.

Küresel tek dünya devleti ve düzenini kurmaya karar vermiş olan ABD ve bağdaşık ülkeler, daha Lozan'dan başlayarak Türkiye'ye biçtikleri rol, siyasal İslam'dır.

Yani bu güçler asla sol partilerle iktidar yolculuğuna çıkmayacaklar.

Onları kullandıkları tek bir alan var.

İktidarda tuttukları anlayışların devamının sağlanmasına, sadece katkı sunulması gibi bir rolleri vardır o kadar.

Çünkü finalde olmasını arzu ettikleri şey, ulus devlet yapılarının tamamen ve geriye gelmeksizin tasfiyesi.

Bunun için ihtiyaç duyulan etnik ve mezhepsel kaşımaları sol partilerle değil, siyasal İslamcı partilerle yapabileceklerine, 100 yıl önce karar verdiler.

Yani Sn. Özel uyan da balığa gidelim.

Bu arada şunu da bilmende fayda var.

Artık ABD ve küresel sömürü aygıtı olan yeşil dolar imparatorluğu, şimdilik adı konulmamış ve ilan edilmese de, defakto olarak çökmüştür.

Keşke bu kadar kibirli ve kafası karışık biri olmasan da, bunu kimin başardığını merak edip te öğrensen.
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.