logo
03 EKİM 2026

Fransa'daki lise eylemleri ülke geneline yayıldı: En az 600 gözaltı

Fransa'da yaklaşık 10 gün önce öğretmen eksikliği ve eğitim şartlarına tepki olarak başlayan lise eylemleri ülke geneline yayıldı. Eylemler nedeniyle ülke genelinde yaklaşık 400 lisede eğitime ara verilirken, en az 600 kişi gözaltına alındı.

03.10.2026 00:35:00
İhlas Haber Ajansı
 
Fransa'daki lise eylemleri ülke geneline yayıldı: En az 600 gözaltı
Fransa'daki lise eylemleri ülke geneline yayıldı: En az 600 gözaltı
Fransa'da yaklaşık 10 gün önce öğretmen eksikliği ve eğitim şartlarına tepki olarak başlayan lise eylemleri ülke geneline yayıldı. Eylemler nedeniyle ülke genelinde yaklaşık 400 lisede eğitime ara verilirken, en az 600 kişi gözaltına alındı.

Fransa'da öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, bakımsız eğitim kurumları ve ağır ders programlarına tepki gösteren lise öğrencilerinin başlattığı eylemler yaklaşık 10 gündür devam ediyor. Başkent Paris bölgesindeki bazı liselerde okul girişlerinin bloke edilmesiyle başlayan hareket, kısa sürede ülkenin birçok kentine yayıldı. Öğrenciler, gelmeyen öğretmenlerin yerine yenilerinin görevlendirilmesini, sınıflardaki öğrenci sayısının azaltılmasını, personel eksikliklerinin giderilmesini ve eğitime daha fazla kaynak ayrılmasını istiyor.

Hareketin büyümesi, kamu çalışanlarının 29 Eylül'de ülke çapında protesto düzenlediği döneme denk geldi. Öğretmenlerin de katıldığı protestoda kamu hizmetlerine ayrılan kaynaklar ve çalışma şartları gündeme gelirken, aynı gün çok sayıda lisede öğrenciler de eylem yaptı. Lise hareketi sonraki günlerde büyüyerek üniversitelere kadar ulaştı.
Strasbourg'da polis göz yaşartıcı gaz kullanırken, Marsilya'da güvenlik güçlerine havai fişekler atıldı. Liseliler, çok sayıda bisikleti ve çöp konteyneri ile bir otobüsü ateşe verdi.
Bugün düzenlenen protestolarda en az 600 kişi gözaltına alındı. Dün düzenlenen protestolarda çıkan şiddet olaylarında ülke genelinde 949 kişi gözaltına alınmış, 305 polis, jandarma ve itfaiyeci yaralanmıştı.

400 lisede eğitime ara verildi



Eğitim Bakanlığına göre bugün öğle saatleri itibarıyla 564 lise eylem veya aksamalardan etkilendi. Eğitim Bakanı Edouard Geffray, yaklaşık 400 lisenin güvenlik gerekçesiyle kapalı tutulduğunu açıklarken, birçok okulda eğitime uzaktan devam edildi.

Eğitim Bakanı Geffray, şiddet olaylarının öğrencilerin başlangıçtaki taleplerinden ayrılması gerektiğini belirterek, birçok okul müdürünün saldırganların kendi öğrencileri olmadığını kendisine aktardığını söyledi. Öğrencilerin başlangıçtaki taleplerini "meşru" olarak nitelendiren Geffray, şiddet yanlısı grupların daha sonra eylemlere dahil olduğunu savundu.
Eğitim Bakanı Geffray, velilere çocuklarını sokaktaki eylemlerden uzak tutmaları çağrısında bulundu. "Sokakta çocuklar tehlikede" diyen Geffray, velilerden çocuklarına okul blokajlarına katılmamalarını söylemelerini istedi.

Liseliler okulları ateşe verdi

Eylemlerin büyümesiyle bazı kentlerde şiddet olayları da yaşandı. Île-de-France Bölge Yönetimi, bugün bölgede 55 lisede şiddet, çatışma veya hasar kaydedildiğini açıkladı. Hareketin başlangıcından bu yana bölgede yaklaşık 50 okulun giriş veya güvenlik bölümünün tamamen ya da kısmen zarar gördüğü, maddi hasarın yaklaşık 1 milyon euroya ulaştığı bildirildi.

Meaux kentindeki Henri-Moissan Lisesi ile Paris'teki Roger-Verlomme, Gaston-Bachelard ve Léonard-de-Vinci liselerinde bugün yangınlar çıktı. Gaston-Bachelard Meslek Lisesi'nde ateşe verilen bisiklet ve çöp konteynerlerindeki alevler okulun girişine sıçradı. Rennes'de ise çöp konteynerleri ateşe verildi.

Denizaşırı bölgelerde de protesto var

Protestolar Fransa'nın denizaşırı bölgelerine de ulaştı. La Réunion'da öğrenciler öğretmen ve personel eksikliği ile eğitim şartlarına karşı bazı liselerin girişlerini bloke ederken, yerel eğitim yönetimi öğrenci temsilcileriyle görüşmelere başladı.

Polisin orantısız güç kullanımına soruşturma

Polisin bazı öğrencilere yönelik müdahaleleri de soruşturma konusu oldu. Fransa Ulusal Polisi Genel Müfettişliği (IGPN), farklı kentlerdeki polis müdahalelerine ilişkin 3 soruşturma başlatırken, Uluslararası Af Örgütü, Fransa güvenlik güçlerine güç kullanımında ölçülülük çağrısında bulundu. Örgüt aynı zamanda gösteriler sırasında gerçekleştirilen şiddet eylemlerini de kınadı.

Protestolar üniversitelere de yayıldı

Liselerde başlayan protestolar üniversitelere sıçradı. Paris, Lyon, Lille, Aix-Marseille, Rouen, Brest, Poitiers, Reims ve Dijon'un da aralarında bulunduğu birçok kentte üniversite öğrencileri eylemlere katıldı. Öğrencilerin taleplerinde yoksulluk, yükseköğretime ayrılan kaynakların azlığı ve eğitim şartlarının iyileştirilmesi öne çıktı.

Eğitimdeki gerileme son verilere de yansıdı



Öğrencilerin öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar, personel yetersizliği ve okul binalarının durumuna yönelik tepkileri sürerken, son veriler Fransa'da sorunların yalnızca eğitim şartlarıyla sınırlı olmadığını ortaya koydu. Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü'nün (OECD) eylül ayında yayımladığı PISA 2025 sonuçlarında Fransız öğrencilerin matematik ve okuduğunu anlama performansı bir önceki araştırmaya göre gerilerken, matematik, okuma ve fen bilimlerindeki sonuçlar ülkenin PISA ölçümlerinde bugüne kadar kaydedilen en düşük seviyeler arasında yer aldı. Fransa, son değerlendirmede üç temel alanda da Türkiye'nin gerisinde kalırken, özellikle okuma ve matematikteki gerileme dikkat çekti.
Fransa Yüksek Strateji ve Planlama Komiserliği'nin ağustos ayında yayımladığı rapor da eğitim sistemindeki sorunların uzun yıllara yayıldığını ortaya koydu. Raporda, Fransız öğrencilerin uluslararası karşılaştırmalardaki genel seviyesinin "ortalama", matematik ve fen bilimlerindeki performansının ise "zayıf" olduğu belirtilirken, matematik ve yazım becerilerinde son 30 yılda gerileme yaşandığına dikkat çekildi. Öğrencilerin başarısında sosyal kökenin etkisi ve eğitimde fırsat eşitsizliği de önemli sorunlar arasında gösterildi.

Öğretmenler ve velilerden destek

Öğretmen sendikalarından da öğrencilere destek geldi. SNES-FSU, SNUEP-FSU ve SNEP-FSU, personel eksikliği, bakımsız okul binaları, kalabalık sınıflar ve ağır ders programlarına ilişkin öğrenci taleplerinin eğitim çalışanlarının uzun süredir dile getirdiği sorunlarla örtüştüğünü açıkladı. Sendikalar, "Biz de 35 kişilik sınıflar istemiyoruz. Biz de yeterli sayıda personel ve gelmeyen meslektaşlarımızın yerine öğretmen görevlendirilmesini talep ediyoruz" ifadelerini kullandı.
Bazı veli örgütleri de öğrencilerin taleplerine destek verdi. FCPE'nin bazı bölgesel teşkilatları öğretmen eksikliği, kalabalık sınıflar ve okul şartlarına ilişkin sorunların veliler tarafından da uzun süredir dile getirildiğini belirtirken, öğrencilerin kendilerini güvenli şekilde ifade edebilmeleri gerektiğini açıkladı. Örgütler aynı zamanda şiddet ve kamu malına zarar verilmesine karşı olduklarını vurguladı.

Hükümet öğrencilerle görüşüyor

Protestoların büyümesi üzerine hükümet de öğrenci ve veli temsilcileriyle doğrudan temas kurmaya başladı. Eğitim Bakanı Geffray bugün öğrenci örgütleri, veli dernekleri ve eğitim sendikalarının temsilcileriyle görüşerek taleplerini dinledi. "Gençlerimizin dinlendiklerini hissetmeye ihtiyaçları var" diyen Geffray, görüşmelerin somut sonuçlara dönüşmesini istediğini söyledi.

Hükümet aynı zamanda 2027 bütçesinde yer alan tartışmalı bir eğitim düzenlemesinden vazgeçti. Burs almayan öğrencilerden BTS olarak bilinen lise sonrası 2 yıllık mesleki yükseköğretim programları ile yükseköğretime hazırlık sınıflarına kayıt sırasında ücret alınmasını öngören düzenlemenin uygulanmayacağı açıklandı.
Dün açıklanan 2027 bütçe tasarısı da eğitim tartışmalarının odağında bulunuyor. Tasarıda eğitim bütçesinin yüzde 1,7 artışla 65,53 milyar euroya çıkarılması öngörülürken, artışın enflasyonun altında kalacağı tahmin ediliyor.

Macron: "Gençlerin kaygılarını ve öfkesini anlıyorum"

Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, 30 Eylül'de İspanya ziyareti sırasında öğrenci eylemlerine ilişkin yaptığı açıklamada, "Gençlerimizin yaşayabileceği kaygıları ve bazen öfkeyi duyuyor ve anlıyorum" ifadelerini kullandı. Gençlerin meşru tartışmaları ve kaygıları olabileceğini belirten Macron, "Ancak bu tartışmaların ve bu kaygıların hiçbiri şiddeti meşrulaştırmaz" dedi.


Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!


 
Türkiye'de her 4 kişiden birinde insülin direnci görülüyor. İnsülin direnci, kendini bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle gösteriyor.

03.10.2026 00:49:00
Murat Çorbacı
 
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!
 Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa, aman dikkat!

İnsülin direnci, vücudun kan şekerini düzenleyen insülin hormonuna karşı duyarlılığının azalmasıyla ortaya çıkıyor. Sağlıksız beslenme, hareketsiz yaşam tarzı ve fazla kilo gibi nedenlerle ülkemizde her 4 kişiden birinde insülin direnci görüldüğünü belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, "İnsülin direnci çoğu zaman sessiz ilerleyen bir sorun olsa da, bel çevresinde genişleme, sık acıkma, yemeklerden sonra uyku isteği, sürekli susama hissi gibi bazı sinyallerle de kendini gösterebilir. Bunların hiçbiri tek başına insülin direncinin kanıtı olmadığı için, kişinin mutlaka bir hekim tarafından değerlendirilmesi gerekir. Çünkü erken tanı ve tedavi, ileride gelişebilecek tip 2 diyabet riskinin azaltılmasına yardımcı olabilir" dedi. Dr. Turunç, insülin direncinin 6 sinyalini anlattı, önemli uyarılar ve önerilerde bulundu.

Bel çevresiniz genişliyorsa

Göbek çevresinde yağlanma, insülin direnci açısından dikkate alınması gereken önemli işaretlerden biridir. Özellikle iç organların çevresinde biriken yağ dokusu metabolik açıdan daha fazla risk taşır. Kilo artışıyla birlikte bel çevresinde genişleme, hareketsiz yaşam ve ailede diyabet öyküsü de varsa, metabolik durumunuzun değerlendirilmesi gerekir. Ancak bel çevresi tek başına tanı koydurmaz; diğer risk faktörleriyle birlikte ele alınmalıdır.

Yemekten kısa süre sonra yeniden acıkıyorsanız

Bazı kişiler insülin direnciyle birlikte öğünlerden kısa süre sonra yeniden acıktıklarını ve gün içerisinde daha sık yemek yeme ihtiyacı duyduklarını ifade edebiliyorlar. Porsiyonlarınız yeterli olmasına rağmen sürekli açlık hissediyorsanız, özellikle yoğun karbonhidrat içeren öğünlerin ardından açlık hissiniz tekrarlıyorsa bu durumu önemsemek gerekir.

Yemekten sonra gözleriniz kapanıyorsa…

Yemek sonrasında hafif rehavet çoğumuzun yaşadığı normal bir durum olabilir. Özellikle ağır ve yüksek kalorili öğünlerden sonra bu durum daha fazla hissedilebilir. Ancak her öğünden sonra belirgin halsizlik, uyku hali ve enerji düşüklüğü yaşanması; özellikle kilo artışı, sık acıkma veya kan şekeri yüksekliği gibi başka bulgular da varsa dikkate alınmalıdır.

Tatlıya karşı koyamıyorsanız

Tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik yoğun istek, insülin direncinde en sık dile getirilen yakınmalardan biridir. Ancak uzun süre aç kalmak, düzensiz beslenmek, yetersiz uyumak, stres gibi etkenler de tatlı isteğini artırabilir. Bu nedenle tatlı ve karbonhidratlı yiyeceklere yönelik aşırı tüketim isteği sadece insülin direncine bağlanamaz. Sık acıkma, kilo artışı ve bel çevresinde genişleme gibi başka belirtiler de eşlik ediyorsa hekime başvurulmalıdır. 

Boyun ve koltuk altınız koyulaştıysa

Cilt değişikliği, insülin direnci açısından diğer yakınmalara göre daha dikkat çekici bulgulardan biridir. Boyun, koltukaltı veya kasık bölgesinde cildin koyulaşması ve kalınlaşması şeklinde ortaya çıkabilir. Özellikle fazla kilolu kişilerde böyle bir değişiklik fark edildiğinde kan şekeri metabolizmasının değerlendirilmesi gerekir.

Kan yağlarınız yüksekse

İnsülin direnci yalnızca kan şekeriyle ilgili bir durum değildir. Trigliserid yüksekliği, HDL kolesterol (iyi kolesterol) düşük olması, yüksek tansiyon ve bel çevresinde yağlanma bir arada görülebilir. Kilonuz, bel çevreniz, tansiyonunuz, kan şekeriniz ve kan yağlarınızın bir bütün olarak değerlendirilmesi gerekir. Birden fazla risk faktörünün aynı anda bulunması, metabolik açıdan daha dikkatli olunması gerektiğini gösterir. 

'Şekerim sınırda' deniyorsa

İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Emrah Turunç, insülin direncinin uzun süre kan şekeri normalmiş gibi görünerek ilerleyebildiğini ancak zamanla prediyabetin ortaya çıkabildiğini belirterek, şunları söyledi: "Zamanla pankreasın artan insülin ihtiyacını karşılaması zorlaştığında kan şekeri yükselmeye başlayarak prediyabet ortaya çıkabilir. Bu nedenle açlık kan şekeri veya üç aylık şeker ortalamasını gösteren HbA1c değerlerinin prediyabet aralığına gelmesi önemli bir uyarıdır. Prediyabet, 'henüz diyabet değilim, dolayısıyla sorun yok' anlamına gelmez. Tam tersine diyabet riskinin ufukta görünmeye başladığı, yaşam tarzı değişiklikleri ve uygun takip ile müdahale edilmesi gereken kritik bir dönemdir."

Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü


 
Türkiye'de felsefe ve insan hakları alanındaki çalışmalarıyla tanınan Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, 90 yaşında hayatını kaybetti.

03.10.2026 00:47:00
AA
 
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü
Ünlü felsefeci Prof. Dr. İoanna Kuçuradi öldü

Türkiye Felsefe Kurumu Başkanı ve Dünya Felsefe Kuruluşları Federasyonu Onursal Başkanı Prof. Dr. İoanna Kuçuradi, tedavi gördüğü Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesinde yaşamını yitirdi. Kuçuradi'nin cenazesi, 4 Ekim'de Maltepe Üniversitesi Mimar Vedat Çakırca Konferans Salonu'nda düzenlenecek törenin ardından Şişli Rum Ortodoks Mezarlığı'na defnedilecek.

Prof. Dr. İoanna Kuçuradi kimdir?

İoanna Kuçuradi, 4 Ekim 1936'da İstanbul'da doğdu. 1954'te Zapyon Kız Lisesinden, 1959'da İstanbul Üniversitesi Felsefe Bölümünden mezun olan Kuçuradi, 1965'te doktora derecesini aldı.
Erzurum Atatürk Üniversitesinde 1965-1968 yıllarında görev yapan Kuçuradi, 1970'te doçent, 1978'de profesör oldu.
Hacettepe Üniversitesi Felsefe Bölümünü 1969'da kuran Kuçuradi, 2003'e kadar bölüm başkanlığı görevini yürüttü. Kuçuradi, 1997'den itibaren Hacettepe Üniversitesi İnsan Hakları ve Felsefesi Uygulama ve Araştırma Merkezi Müdürlüğünü yürüttü, merkez bünyesinde kurulan UNESCO Kürsüsünün de başkanlığını üstlendi.
Türkiye Felsefe Kurumunun başkanlığını yürüten Kuçuradi, Uluslararası Felsefe Dernekleri Federasyonunda da çeşitli görevlerde bulundu ve federasyonun başkanlığını yaptı.
Felsefe, etik, insan hakları ve değerler alanlarında çalışmalar yapan Kuçuradi, ulusal ve uluslararası çeşitli kuruluşlarda görev aldı.

Eserleri ve ödülleri

Kuçuradi'nin "Nietzsche ve İnsan", "Schopenhauer ve İnsan", "İnsan ve Değerleri", "Etik", "Sanata Felsefeyle Bakmak" ve "Çağın Olayları Arasında" adlı eserleri bulunuyor. Prof. Dr. Kuçuradi, çalışmaları dolayısıyla Goethe Madalyası, Türkiye Bilimler Akademisi Ödülü, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Özgürlüğü Ödülü ve çeşitli uluslararası onur ödüllerine layık görüldü.

Eylül yağmurları nefes aldırdı

Megakent İstanbul’da günlerdir etkili olan sağanak yağışlar, kurak geçen yaz aylarının ardından hızla kuruyan barajlardaki düşüş eğilimini tersine çevirdi. İSKİ verilerine göre eylül sonu itibarıyla barajların ortalama doluluk oranı yükselişe geçerek yüzde 38 seviyesini aştı. Ancak uzmanlar, kentin su rezervlerinin geçmiş yılların ortalamasına kıyasla hâlâ kritik seviyelerde olduğu konusunda uyarıyor

02.10.2026 15:10:00
Haber Merkezi
 
Eylül yağmurları nefes aldırdı
Eylül yağmurları nefes aldırdı
Türkiye genelinde kavurucu sıcaklar ve kuraklıkla geçen yaz aylarının ardından, eylül ayının son günlerinde gelen kuvvetli sağanak yağışlar derin bir nefes aldırdı. Başta İstanbul olmak üzere Marmara Bölgesi'ni etkisi altına alan yağışlar, uzun süredir düşüş eğiliminde olan baraj havzalarına olumlu yansıdı.

Havaların ısınması ve buharlaşma nedeniyle eylül ayı ortasında son 10 yılın en düşük seviyelerinden birini görerek yüzde 36,49'a kadar gerileyen İstanbul barajlarının ortalama doluluk oranı, son yağışların etkisiyle ekim ayının ilk günlerinde yüzde 38,42 seviyesine kadar tırmandı.


Baraj baraj son durum


İSKİ tarafından açıklanan güncel verilere göre, eylül sonu ve ekim başı itibarıyla yağışların barajlara olan etkisi havzaların yapısına göre büyük farklılıklar gösteriyor:

• Elmalı Barajı: Yağışlardan en olumlu etkilenen havza oldu ve doluluk oranı yüzde 81'e ulaştı.

• Darlık Barajı: yüzde 58 doluluk oranıyla kentin su ihtiyacını sırtlayan önemli kaynaklardan biri oldu.

• Ömerli Barajı: Megakentin en büyük su deposu konumundaki barajda doluluk yüzde 54 seviyesinde seyrediyor.

• Alibey Barajı: Yüzde 37 doluluk oranına ulaştı.

• Terkos Barajı: Kentin Avrupa Yakası'ndaki can damarı yüzde 32 seviyesinde kaldı.

• Büyükçekmece ve Sazlıdere: Sırasıyla yüzde 26 ve yüzde 20 oranlarıyla kritik eşikte bulunuyor.

• Pabuçdere ve Kazandere: Yaz kuraklığından en çok darbe alan bu iki barajda su seviyeleri sırasıyla yüzde 2 ve yüzde 11 gibi oldukça düşük oranlarda kaldı.


Geçmiş yıllarla kıyaslandığında durum ne?


Eylül yağmurları düşüşü durdurup barajlara günlük bazda puanlar kazandırsa da tarihsel veriler tehlikenin tamamen geçmediğini gösteriyor. İstanbul'da aynı dönemler kıyaslandığında, baraj doluluk oranları son 10 yılda üçüncü kez yüzde 40 sınırının altında seyrediyor.

İSKİ'nin geçmiş verilerine bakıldığında İstanbul barajlarının eylül sonu / ekim başı doluluk grafiği son yıllarda büyük dalgalanmalar yaşadı:

• 2022 yılı: %52,14

• 2023 yılı: %25,28 (Büyük kuraklık yılı)

• 2024 yılı: %41,26

• 2025 yılı: %33,49

• 2026 yılı (Güncel): %38,42

Akademisyenler ve meteoroloji uzmanları, eylül ayında baraj havzalarına düşen yağışların toprağın nem ihtiyacını karşıladığını ve akışa geçen suyun barajları beslemeye başladığını belirtiyor.

Buna karşın, kentin yıllık su tüketim hızı göz önüne alındığında, tam bir rahatlama yaşanabilmesi için sonbaharın geri kalanında ve kış aylarında kar yağışlarının etkili olması gerektiği vurgulanıyor. İSKİ yetkilileri ise yağışlara rağmen İstanbullulara su tasarrufu çağrılarını yinelemeye devam ediyor.

Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı

İstanbul'un Güngören ilçesinde ters yönden dönüş yapan ticari minibüse tramvay çarptı. Kazada 4 kişi yaralandı

02.10.2026 14:11:00 / Güncelleme: 02.10.2026 14:13:57
İHA
 
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Güngören'de tramvay ters dönüş yapan minibüse çarptı
Kaza, saat 11.00 sıralarında Güngören Abdi İpekçi Caddesi'nde meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, sürücüsünün kimliği henüz öğrenilemeyen 34 M 4556 plakalı ticari minibüs, ters yönden dönüş yaptığı sırada tramvayla çarpıştı.

Çarpışmanın etkisiyle minibüs savruldu. Kazada 4 kişi yaralanırken, ihbar üzerine bölgeye ekipler sevk edildi.

Sağlık ekiplerinin olay yerinde yaptığı ilk müdahale sonrası yaralılar ambulanslar ile hastaneye kaldırıldı.



Görüntülerde, tramvayın minibüse çarptığı ve minibüsün çarpmanın etkisiyle savrulduğu görüldü.

Dönüşü olmayan yerden dönüş yapıldığını ifade eden Ömer Aydın, "Burada sürekli aynı kazalar oluyor. Buradaki problemi çözsünler. Yol tramvayın yolu. Kırmızı ışık yanarken bunlar buradan dönüyor. Burada devamlı haftada 2-3 defa kaza oluyor. Buranın problemini çözsünler. Vatandaşa yazık günah değil mi" şeklinde konuştu.

Kaza ile ilgili inceleme sürüyor.

Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı

Spiker Erhan Çelik'in boşanma aşamasındaki eşi doktor Özlem Gültekin Çelik'in hayatını kaybetmesine ilişkin olayda 5 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerin Çelik'in ölümüne neden olan maddeleri temin ettiği belirlendi

02.10.2026 13:57:00
İHA
 
Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı
Doktor Özlem Gültekin Çelik'in ölümüne ilişkin 5 kişi gözaltına alındı
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Kaçakçılık, Narkotik Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, spiker Erhan Çelik'in doktor olan eşi Özlem Gültekin Çelik'in 13 Ağustos'ta vefat etmesine ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Bu kapsamda kesin ölüm sebebinin tespiti amacıyla yapılan otopsi sonucu Çelik'in yüksek dozda propofol (genel anestezi) indüksiyonu sonucu vefat ettiği belirlendi.

Alınan gizli tanık beyanları ve cep telefonları üzerinde yapılan incelemeler sonucu olay günü Çelik'in ölümüne neden olan maddeleri temin ettiği belirlenen şüphelilere yönelik operasyon düzenlendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından İzmir İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şubesine verilen talimat doğrultusunda şüpheliler Ç.K, F.A, H.Ç, H.Y ve P.Ç gözaltına alındı.

Olaya ilişkin yürütülen soruşturma sürüyor.

Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi

Van'da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı

02.10.2026 12:46:00
İhlas Haber Ajansı
 
Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi
Van'da yarım tondan fazla uyuşturucu ele geçirildi
Van'da jandarma ekiplerince düzenlenen operasyonda 517 kilogram uyuşturucu madde ele geçirildi, 1 şüpheli yakalandı.

İçişleri Bakanlığından operasyona ilişkin yapılan açıklamada, "Van'da 'Uyuşturucu madde imalatçısı zehir tacirlerine' yönelik Jandarmamız tarafından düzenlenen operasyonda; 517 kg uyuşturucu madde ele geçirildi.

1 şüpheli zehir taciri yakalandı. Jandarma Genel Komutanlığı İstihbarat Başkanlığı, Narkotik Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı, 6'ncı Hudut Tugay Komutanlığı ve Başkale Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde, Van İl Jandarma Komutanlığınca yapılan istihbari çalışmalar sonucunda düzenlenen operasyonda; 471 kg esrar, 32 kg metamfetamin ve 14 kg afyon sakızı ele geçirildi" ifadelerine yer verildi.

Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı

Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı

02.10.2026 11:20:00
Haber Merkezi
 
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı
Eyüpsultan Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen dahil 28 kişi gözaltına alındı
Eyüpsultan Belediyesi'ne yönelik yolsuzluk soruşturması kapsamında sabah saatlerinde operasyonda CHP'li Belediye Başkanı Mithat Bülent Özmen gözaltına alındı.

Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada 23'ü kamu görevlisi toplam 28 kişi gözaltına alındı.

Eyüpsultan Belediyesi'nde arama işlemleri yapıldı.

Mithat Bülent Özmen kimdir?
Mithat Bülent Özmen Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi'nde siyaset bilimi ve kamu yönetimi okudu.

Ardından Avrupa Birliği Jean Monnet bursuyla University of Kent, Brussels School of International Studies'de uluslararası ilişkiler yüksek lisansı yaptı.

Özmen'in bankacılık ve finans üzerine doktorası bulunuyor.

1992 yılında Dışişleri Bakanlığı'nda çalışmaya başlayan Özmen, 1994'de Türkiye İş Bankası Teftiş Kurulu'na katıldı.

Banka ve finans kuruluşlarının yanı sıra reel sektörde üst düzey yöneticilik yaptı.

Doğal Gaz İthalatçıları Derneği (GAZİD) yönetim kurulu başkanlığı yaptı.

2019'da İGDAŞ'ta CEO ve yönetim kurulu üyesi olarak göreve başladı.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Enerji Grup Başkanlığı yaptı.

Özmen üniversitelerde MBA ve yüksek lisans programlarında konut politikaları, risk yönetimi, finansal piyasalar ve finansal yönetim üzerine ders veriyor.

Özmen, 31 Mart 2024 yerel seçimlerinde CHP'den Eyüpsultan Belediye Başkanı seçildi.

A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?

Fon soruşturması Türkiye gündemini sarsarken, A Haber ve Takvim’in soruşturma kapsamında adı geçen Tera yöneticisi Emir Münir Sarpyener’in aile bağlarını ve İsmet İnönü’nün 1968’de kazandığı Milli Piyango ikramiyesini gündeme taşıması yeni bir tartışma başlattı

02.10.2026 11:10:00
Haber Merkezi
 
A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?
A Haber ve Takvim ne yapmaya çalışıyor?
Fon soruşturması Türkiye gündemini sarsarken, A Haber ve Takvim'in soruşturma kapsamında adı geçen Tera yöneticisi Emir Münir Sarpyener'in aile bağlarını ve İsmet İnönü'nün 1968'de kazandığı Milli Piyango ikramiyesini gündeme taşıması yeni bir tartışma başlattı.

A Haber, Sarpyener'in anne tarafından 1932 Dünya Güzeli Keriman Halis'in torunu, baba tarafından ise İsmet İnönü'nün kız kardeşinin torununun oğlu olduğunu aktardı.

Takvim ise haberi daha sert bir çerçeveyle verdi: "Biri piyangocu, diğeri foncu."

Haberde İnönü'nün 1968'de kazandığı 50 bin liralık Milli Piyango ikramiyesi yeniden gündeme getirildi ve olay için "İnönü'nün 'piyango' şaibesi" ifadesi kullanıldı.

FON DOSYASI NEDEN 1968'E GÖTÜRÜLDÜ?

Asıl tartışma tam da burada başlıyor. Bugünkü soruşturmanın konusu 2026'da gerçekleşen fon işlemleri, şirketler, yöneticiler, yatırımcılar ve para hareketleri.

Ancak iktidara yakın medya kuruluşlarının haberlerinde, soruşturmanın önemli isimlerinden birinin aile ağacı üzerinden İsmet İnönü'ye kadar uzanan bir bağlantı kuruluyor. Ardından 1968'deki Milli Piyango ikramiyesi yeniden gündeme taşınıyor.

Oysa İnönü'nün 1968'deki piyango kazanması ile 2026'daki fon soruşturması arasında doğrudan bir hukuki bağlantı gösterilmiş değil. Haberlerde kurulan bağlantı esas olarak akrabalık ve aile geçmişi üzerinden yapılıyor.

"İSİM DEĞİŞTİR, SORUŞTURMA DEĞİŞSİN" Mİ?

Fon soruşturmasıyla ilgili kamuoyunun merak ettiği temel başlıklar; kimlerin hangi işlemler nedeniyle soruşturulduğu, para hareketlerinin nasıl gerçekleştiği, yatırımcıların durumunun ne olacağı ve soruşturmanın siyasi bağlantılarının bulunup bulunmadığı.

Buna karşılık İnönü'nün 1968'de kazandığı piyango ikramiyesi, bugünkü soruşturmanın doğrudan konusu olmamasına rağmen haberlerin önemli bir unsuru haline getirildi.

Bu durum muhalif çevrelerde "gündemi bugünden geçmişe taşıyarak siyasi sorumluluğu tartışmadan uzaklaştırma çabası mı?" sorusunu gündeme getirdi.

ASIL HESAPLAŞILMASI GEREKEN NE?

Soruşturmanın hukuki sonucu elbette mahkemelerin ve ilgili adli makamların ortaya koyacağı delillerle belirlenecek.

Ancak siyasi tartışmanın merkezindeki soru farklı: 2026'da yaşanan bir fon soruşturmasının hesabı neden 1968'deki bir piyango üzerinden soruluyor?

Bugünün soruşturmasındaki sorumlular tartışılırken neden 58 yıl önce hayatını kaybetmiş bir siyasetçinin aile bağlantısı manşete çıkarılıyor?

"Hakemler dosyası" soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul'da "Hakemler dosyası" olarak bilinen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da bulunduğu 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

 

02.10.2026 10:35:00 / Güncelleme: 02.10.2026 10:39:15
Anadolu Ajansı
 
"Hakemler dosyası" soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi
"Hakemler dosyası" soruşturmasında 7 şüpheli adliyeye sevk edildi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca bazı şüpheliler hakkında "eziyet", "resmi belgede sahtecilik", "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlarıyla ilgili başlatılan "Hakemler dosyası" soruşturması sürüyor.

Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif'in İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi'ndeki işlemleri tamamlandı.

Sağlık kontrolünden geçirilen şüpheliler, Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne sevk edildi.

Soruşturma

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen "Hakemler dosyası" soruşturması kapsamında bazı şüpheliler hakkında "eziyet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin iddialar olduğu belirlenmişti.

Dosya kapsamında açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS çalışmaları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri sonucunda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile MHK üyesi bazı hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabilecekleri değerlendirilmişti.

Bunun üzerine İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alınmıştı.

Soruşturma kapsamında Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel'in de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındığı bildirilmişti.

Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı

Çanakkale'de düzenlenen 6 operasyonda 2 organizatör ve 51 kaçak göçmen yakalandı

02.10.2026 10:15:00
İhlas Haber Ajansı
 
Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de 51 kaçak göçmen yakalandı
Çanakkale'de düzenlenen 6 operasyonda 2 organizatör ve 51 kaçak göçmen yakalandı.

İl Jandarma Komutanlığı Göçmen Kaçakçılığı ve İnsan Ticaretiyle Mücadele Şube Müdürlüğünce, 18-24 Eylül tarihlerinde göçmen kaçakçılığıyla mücadele çerçevesinde 6 operasyon gerçekleştirildi.

Operasyonlarda 2 organizatör şüphelisi ile 51 kaçak göçmen yakalanırken 1 şişme bot ve 1 bot motoru muhafaza altına alınarak yediemin otoparkına teslim edildi.

Organizatörler hakkında adli işlemler devam ederken kaçak göçmenler GÖKSEM'e teslim edildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.