logo
03 EKİM 2026

Türk futbolu tepeden çürümüş!


 
 
İstanbul'da "hakemler dosyası" olarak bilinen soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan, aralarında Merkez Hakem Kurulu (MHK) Başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da bulunduğu 7 şüpheli tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi. Böyle bir ülkede milli takımın Uluslar Ligi'nde 3 maçta '0' puan alması anormal bir durum değil. Neticede balık baştan kokar.

03.10.2026 00:59:00
Haber Merkezi/AA
 
 Türk futbolu tepeden çürümüş!
 Türk futbolu tepeden çürümüş!

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunca bazı şüpheliler hakkında "eziyet", "resmi belgede sahtecilik", "güveni kötüye kullanma" ve "kişisel verileri hukuka aykırı ele geçirme" suçlarıyla ilgili başlatılan "Hakemler dosyası" soruşturması sürüyor.

MHK ve TFF yönetiminde büyük şaibe

Soruşturma kapsamında düzenlenen operasyonda gözaltına alınan MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif'in savcılıktaki ifadeleri tamamlandı. Tüm şüpheliler tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Soruşturmada neler oluyor?

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Yasa Dışı Bahis ve Spor Suçları Bürosunun koordinasyonunda yürütülen "Hakemler dosyası" soruşturması kapsamında bazı şüpheliler hakkında "eziyet" ve "resmi belgede sahtecilik" suçlarına ilişkin iddialar olduğu belirlenmişti.
Dosya kapsamında açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS çalışmaları, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitleri sonucunda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile MHK üyesi bazı hakem ve gözlemcilerin suçla bağlantılı olabilecekleri değerlendirilmişti.

Bunun üzerine İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da belirlenen adreslere düzenlenen operasyonda Ferhat Gündoğdu, TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Başkan Vekili Ahmet Şahin, eski TFF Merkez Hakem Kurulu Üyesi Yunus Yıldırım, TFF Eğitim ve 4'üncü Bölge Sorumlusu Sebahattin Şahin, TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul Şubesi Teşkilat Sorumlusu Alican Sağlar ile TFF Hakemleri ve Gözlemcileri Derneği İstanbul İl Hakem Kurulu Başkanı Emre Kosif gözaltına alınmıştı.
Soruşturma kapsamında Süper Lig hakemi Yasin Kol ile Süper Lig yardımcı hakemi Göktuğ Hazar Erel'in de İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şubesi ekiplerince gözaltına alındığı bildirilmişti.

Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?

Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

02.10.2026 21:55:00
Haber Merkezi
 
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Bahis soruşturmaları Türk futbolunu nereye götürüyor?
Hakemlerden futbolculara, yöneticilerden MHK'ya uzanan bahis dosyası büyüyor… Peki faturayı Türk futbolu mu ödeyecek?

Türk futbolu, son dönemde peş peşe açılan bahis ve hakem soruşturmalarıyla tarihinin en ciddi güven krizlerinden birini yaşıyor.

Bir yanda profesyonel futbolun farklı kademelerinde bahis oynadığı tespit edilen isimlere yönelik disiplin süreçleri devam ederken, diğer yanda Merkez Hakem Kurulu'na uzanan soruşturma futbolun en tartışmalı alanlarından birini yeniden gündeme taşıdı.

Son olarak Süper Lig ve 1. Lig'de görev yapmış 448 kulüp yöneticisinin bahis soruşturması kapsamında PFDK'ya sevk edilmesi, dosyanın yalnızca futbolcular ve hakemlerle sınırlı olmadığını gösterdi. Reuters'ın aktardığı bilgilere göre sevk edilenlerin yaklaşık 171'i Süper Lig kulüpleriyle bağlantılı isimlerden oluşuyor.

Daha önce ise TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu, profesyonel liglerde görev yapan 571 aktif hakemin 371'inin bahis hesabı bulunduğunu, 152'sinin aktif olarak bahis oynadığının tespit edildiğini açıklamıştı. TFF, bu süreçte elde edilen verilerin FIFA ve UEFA ile paylaşıldığını da duyurmuştu.

SADECE KİŞİLER Mİ CEZALANDIRILACAK, YOKSA LİGİN GÜVENİLİRLİĞİ DE SORGULANACAK MI?

Buradaki en kritik ayrım, bahis oynamak ile maç sonucunu veya maçın akışını manipüle etmek arasındaki fark.

Bir hakemin ya da futbolcunun bahis kurallarını ihlal etmesi, tek başına belirli bir maçın sonucunun manipüle edildiğini kanıtlamıyor.

Ancak soruşturmalarda bahis faaliyetleriyle birlikte maç manipülasyonu, içeriden bilgi paylaşımı, üçüncü kişiler üzerinden bahis oynama veya müsabakanın sonucunu etkileme gibi unsurlar ortaya çıkarsa mesele çok daha farklı bir boyuta taşınabilir.

UEFA, maç manipülasyonunu Avrupa futbolunun bütünlüğüne yönelik temel tehditlerden biri olarak tanımlıyor ve şüpheli karşılaşmaların bahis piyasalarındaki hareketlerini de takip ediyor. UEFA kuralları, futbolun bütünlüğüne zarar verebilecek davranışları disiplin soruşturmasının konusu yapabiliyor.

UEFA'DAN TÜRK FUTBOLUNA CEZA GELEBİLİR Mİ?

Teorik olarak evet; ancak bahis soruşturmasının varlığı tek başına Türkiye'ye veya Türk kulüplerine otomatik UEFA cezası anlamına gelmiyor.

UEFA'nın kendi düzenlemelerinde, müsabakaların bütünlüğünü korumaya yönelik yükümlülükler bulunuyor. Özellikle Avrupa kupalarına katılan kulüpler açısından bütünlük ve sportif dürüstlük şartları önem taşıyor.

Dolayısıyla soruşturmalar sonucunda Avrupa kupalarını ilgilendiren maçlara ilişkin somut manipülasyon bulguları ortaya çıkması halinde UEFA'nın kendi disiplin mekanizmalarını işletmesi gündeme gelebilir.

FIFA DA DEVREYE GİREBİLİR Mİ?

FIFA'nın bahis kuralları da oldukça açık. FIFA'nın Etik Kuralları kapsamında futbolcular, hakemler ve yöneticiler gibi kurallara tabi kişiler futbol müsabakalarıyla bağlantılı bahis faaliyetlerine katılamıyor. FIFA, doğrudan veya dolaylı bahis faaliyetlerinin yanı sıra içeriden elde edilen bilgilerin üçüncü kişilere aktarılmasını da bütünlük soruşturmasının konusu kabul ediyor.

FIFA, ilgili ihlaller bakımından en az 100 bin İsviçre frangı para cezası ve üç yıla kadar futbolla ilgili faaliyetlerden men uygulanabileceğini belirtiyor.

Somut olayın niteliği, ihlalin kim tarafından gerçekleştirildiği, hangi müsabakaları ilgilendirdiği ve uluslararası futbol düzenlemeleri bakımından ne ölçüde bir ihlal bulunduğu belirleyici olacaktır.

ASIL TEHLİKE: SONUÇLAR DEĞİL, GÜVEN

Bahis soruşturmalarının Türk futboluna verebileceği en büyük zarar yalnızca puan cetvelinde veya disiplin cezalarında ortaya çıkmayabilir.

Asıl sorun taraftarın oyunun sonucuna duyduğu güvenin zedelenmesi.

Bir taraftar tribünde ya da ekran karşısında maç izlerken artık şu soruyu sormaya başlarsa:

"Bu karar gerçekten hakem kararı mı, yoksa başka bir ilişkinin sonucu mu?"

Futbolun temel ekonomik ve sosyal değerlerinden biri zarar görür.

Çünkü futbol yalnızca 90 dakikalık bir müsabaka değildir.

Kulüplerin yayın gelirleri, sponsorlukları, bilet satışları, forma gelirleri ve Avrupa kupalarından elde edilen ekonomik kaynakları doğrudan rekabetin güvenilirliğine bağlıdır.

Şüphe büyüdükçe yalnızca federasyonun değil, kulüplerin ve futbol ekonomisinin de itibarı zarar görebilir.

Kurumlar neden bu noktaya geldi?

Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi

29.09.2026 10:30:00 / Güncelleme: 29.09.2026 11:00:32
Haber Merkezi
 
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Kurumlar neden bu noktaya geldi?
Türk futbolunun en kritik kurumlarından Merkez Hakem Kurulu'nun başkanı Ferhat Gündoğdu'nun da aralarında bulunduğu 7 kişinin "mobbing" ve "resmi belgede sahtecilik" iddiaları kapsamında gözaltına alınması, futbolda güven tartışmasını yeniden alevlendirdi.

Sahadaki adaletin bekçisi olması gereken hakemlik sisteminin merkezindeki isimlerin soruşturma konusu olması, "Türkiye bu noktaya nasıl geldi?" sorusunu gündeme taşıdı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen "Hakemler Dosyası" kapsamında İstanbul, Ankara, Elazığ ve Manisa'da eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda MHK Başkanı Ferhat Gündoğdu ile birlikte 7 şüpheli gözaltına alındı. Başsavcılık soruşturmanın, 15 Eylül 2025'te verilen bir müşteki ifadesiyle başladığını bildirdi. Dosyada açık kaynak araştırmaları, MASAK ve HTS incelemeleri, müşteki ve tanık ifadeleri ile bilirkişi tespitlerinin bulunduğu belirtildi.

HAKEMLİĞİN MERKEZİ SORUŞTURMANIN İÇİNDE

Gözaltına alınanlar arasında MHK Başkanı Gündoğdu'nun yanı sıra TFF Faal Hakemler Derneği Başkanı Ferdi Karadoruk, eski MHK yöneticileri ve hakemlik teşkilatında görev yapan bazı isimlerin bulunduğu bildirildi.

Buradaki en kritik nokta ise suçlamaların henüz mahkeme kararıyla kesinleşmiş olmaması. Gözaltı, soruşturma kapsamında uygulanan bir adli işlem; şüphelilerin suçlu olduğu anlamına gelmiyor.

Ancak ortaya çıkan tablo, Türk futbolunun yıllardır tartıştığı güven, liyakat, şeffaflık ve denetim başlıklarını yeniden gündemin merkezine taşıyor.

SAHADA ADALETİ KİM SAĞLAYACAK?

Futbolun temel unsurlarından biri hakeme duyulan güvendir.

Hakemin verdiği karar tartışılabilir. Bir takım kazanabilir, diğeri kaybedebilir. Ancak hakemlik sisteminin kendisine yönelik güven sarsılırsa tartışma artık tek bir maçın sonucunu aşar.

MHK Başkanı seviyesindeki bir ismin de dahil olduğu soruşturma bu nedenle yalnızca birkaç kişinin hukuki durumundan ibaret görülmüyor.

Asıl soru şu: Hakem atamalarını, değerlendirmelerini ve hakemlik sistemini yöneten mekanizmalar ne kadar şeffaf ve denetlenebilir?

FUTBOLDA GÜVEN KRİZİ BÜYÜYOR MU?

Türk futbolunda son dönemde hakemler, bahis iddiaları, kulüpler arasındaki tartışmalar ve federasyon yönetimi üzerinden ciddi güven tartışmaları yaşandı. Bugünkü operasyon ise bu tartışmaların üzerine yeni bir başlık ekledi.

Bir tarafta milyonlarca taraftarın takip ettiği milyarlarca liralık futbol ekonomisi...

Diğer tarafta hakemlik sisteminin merkezinde yer alan isimler hakkında yürütülen adli soruşturma...

Bu tablo, "Futbolun patronları futbolseverin güvenini nasıl yeniden kazanacak?" sorusunu kaçınılmaz hale getiriyor.

KURUMLAR NEDEN BU NOKTAYA GELİYOR?

Mesele yalnızca futbol değil.

Türkiye'de kamuoyunun farklı alanlarda kurumlara duyduğu güven tartışılırken, sporun en önemli kurumlarından birinde yaşanan bu soruşturma da aynı soruyu gündeme getiriyor:

Kurumlar neden sorunlar ortaya çıktıktan sonra değil, sorunlar oluşmadan önce denetlenemiyor?

Futbolda adalet yalnızca sahadaki düdükle sağlanmaz. O düdüğü çalan kişinin, onu atayan kurulun ve o sistemi yöneten kurumların da şeffaf, hesap verebilir ve denetlenebilir olması gerekir.

Bugünkü operasyonun hukuki sonucunu yargı belirleyecek.

Ancak daha büyük mesele şimdiden ortada:

Futbolun adalet makamı olarak görülen MHK'nin merkezine kadar uzanan bu soruşturma, Türk futbolunda güven mekanizmasının ne kadar sağlam olduğu konusunda yeni ve ciddi sorular doğurdu.

TFF Başkanı ilk yarıda stadı terk etti

A Milli Takım’ın İtalya karşısında ilk yarıda 3-0 geriye düşmesi Bursa’daki tribünlerin tepkisini büyüttü

29.09.2026 00:10:00
Haber Merkezi
 
TFF Başkanı ilk yarıda stadı terk etti
TFF Başkanı ilk yarıda stadı terk etti
A Milli Takım'ın İtalya karşısında ilk yarıda 3-0 geriye düşmesi Bursa'daki tribünlerin tepkisini büyüttü. Teknik direktör Vincenzo Montella ile TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu protesto edildi. Hacıosmanoğlu, kendisine yönelik istifa tezahüratlarının ardından tribün bölümünden ayrıldı.

Türkiye millî futbol takımı, UEFA Uluslar Ligi A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında Bursa'da İtalya'yı ağırladı. Karşılaşmanın ilk yarısında gelen goller tribünlerde büyük hayal kırıklığı yaratırken, tepkinin adresi teknik heyet ve Türkiye Futbol Federasyonu yönetimi oldu.

3-0 sonrası tribünler patladı



Karşılaşmanın 24. ve 26. dakikalarında gelen gollerle İtalya'nın skoru 3-0'a taşımasının ardından Bursa tribünlerinde protestolar başladı.

Tribünlerden "Montella istifa" ve "TFF istifa" sesleri yükseldi. Bazı futbolcular da ıslıklarla protesto edildi.

Tepkiler yalnızca Montella ile sınırlı kalmadı. TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da tribünlerin hedefindeki isimlerden biri oldu.

"İbrahim dışarı!"

Hacıosmanoğlu'na yönelik protestolarda tribünlerden "İbrahim dışarı!" tezahüratları yükseldi.

Tepkinin dozunun artmasıyla birlikte tribünlerden Hacıosmanoğlu'na yönelik dikkat çeken bir başka tezahürat da geldi:

"Villa versene, villa versene, Hacıosmanoğlu villa versene."

Bu tezahüratın ardından Hacıosmanoğlu'nun tribün bölümünü terk ettiği bildirildi.

Montella da protesto edildi

Bursa'daki protestoların diğer adresi ise A Milli Takım Teknik Direktörü Vincenzo Montella oldu.

İtalya karşısında özellikle savunmada verilen açıklar ve ilk yarıda üç farklı geriye düşülmesi, tribünlerin tepkisini artırdı. "Montella istifa" tezahüratları stadyumda duyuldu.

Montella'nın geleceği, 2026 Dünya Kupası'nda alınan sonuçların ardından da tartışma konusu olmuştu. Dünya Kupası sonrasında Hacıosmanoğlu, Montella'ya destek vermiş ve teknik direktörle devam edeceklerini açıklamıştı. Hacıosmanoğlu, "Biz yolda yürüdüklerimizi yolda bulduklarımızla asla değişmeyiz" diyerek Montella'nın arkasında olduklarını söylemişti.

Hacıosmanoğlu daha önce sorumluluğu üstlenmişti



TFF Başkanı, Dünya Kupası sonrasında yaptığı açıklamada başarısızlığın sorumluluğunu yönetim olarak da üstlendiklerini söylemişti.

Hacıosmanoğlu, o dönemde "Yönetim olarak da başkan olarak da sorumluluğu üzerimize alıyoruz" ifadelerini kullanmış, buna rağmen Montella ve oyunculara destek vereceklerini açıklamıştı.

Bursa'da ise İtalya karşısında gelen kötü başlangıç, bu tartışmayı yeniden tribünlerin gündemine taşıdı.

Tribünlerden yönetim ve teknik heyete mesaj

Bursa'daki görüntü, yalnızca bir maçın sonucuna yönelik tepki olarak kalmadı. Tribünlerde aynı anda hem teknik direktör Montella hem de TFF Başkanı Hacıosmanoğlu hedef alındı.

İtalya karşısında ilk 45 dakikanın 3-0 tamamlanmasıyla birlikte stadyumda maçın futbolundan çok protestolar konuşulmaya başlandı.

Bursa’da Milli Takım isyanı

A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup’taki ikinci maçında Bursa’da İtalya’ya 4-1 mağlup oldu

28.09.2026 23:47:00
Haber Merkezi
 
Bursa’da Milli Takım isyanı
Bursa’da Milli Takım isyanı
A Milli Futbol Takımı, UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'taki ikinci maçında Bursa'da İtalya'ya 4-1 mağlup oldu. İlk yarım saatte gelen üç gol tribünleri ayağa kaldırırken, taraftarlar Vincenzo Montella ve TFF yönetimini istifaya davet etti.

A Milli Takım için Bursa gecesi kabusa döndü. UEFA Uluslar A Ligi 1. Grup'ta Fransa yenilgisinin ardından İtalya karşısına çıkan Ay-Yıldızlı ekip, mücadeleyi 4-1 kaybetti ve gruptaki ikinci maçından da puansız ayrıldı.

26 DAKİKADA 3 GOL



İtalya maça hızlı başladı. 9. dakikada Alessandro Bastoni'nin golüyle 1-0 öne geçen konuk ekip, 22. dakikada Davide Frattesi ile farkı ikiye çıkardı. 27. dakikada Kayode'nin golüyle skor 3-0'a geldi.

Türkiye'nin savunmada peş peşe yaptığı hatalar ve İtalya'nın rahat şekilde pozisyonlara girmesi Bursa tribünlerindeki tepkiyi büyüttü.

TRİBÜNLERDEN "MONTELLA İSTİFA", "TFF İSTİFA"



İtalya'nın ikinci golünün ardından tribünlerde protesto sesleri yükseldi. Taraftarlar "Montella istifa" ve "TFF istifa" tezahüratları yaptı. İtalya'nın üçüncü golüyle birlikte protestolar daha da yoğunlaştı.

Bazı futbolcular da tribünlerden yükselen ıslıklardan nasibini aldı. Haber Global, kaleci Altay Bayındır başta olmak üzere bazı milli futbolcuların ıslıklandığını aktardı.

İKİNCİ YARIDA BARIŞ ALPER UMUTLANDIRDI

Türkiye ikinci yarıya golle başladı. 47. dakikada Barış Alper Yılmaz'ın golüyle skor 3-1'e geldi. Ancak milli takımın umutlanması uzun sürmedi. İtalya, 50. dakikada Pio Esposito'nun golüyle farkı yeniden üçe çıkardı ve karşılaşmayı 4-1 kazandı.

Bu sonuçla Türkiye, Uluslar Ligi'ndeki ikinci maçından da yenilgiyle ayrıldı ve puansız kaldı.

"VİLLA VERSENE" TEZAHÜRATI

Karşılaşmada TFF Başkanı İbrahim Hacıosmanoğlu da tribünlerin hedefindeydi. Sosyal medya ve tribün görüntülerine yansıyan tezahüratlarda Hacıosmanoğlu'na yönelik "Villa versene, villa versene, Hacıosmanoğlu villa versene" ifadeleri kullanıldı.

İlk yarının 3-0 tamamlanmasının ardından Hacıosmanoğlu'nun tribünden ayrıldığı da haberleştirildi.

MONTELLA'NIN ÖNÜNDE BÜYÜK TEPKİ



Montella, İtalya maçı öncesinde Türkiye'yi ve milli takımı çok sevdiğini, kendisini "sizden biri" gibi hissettiğini söylemişti.

Ancak İtalya karşısındaki ağır yenilgi, teknik direktör üzerindeki tartışmayı yeniden alevlendirdi. Özellikle ilk yarım saatte üç gol yenilmesi ve takımın savunmada verdiği görüntü, tribünlerin doğrudan teknik heyete tepki göstermesine yol açtı.

Montella, Fransa yenilgisi sonrasında ise takımının daha fazlasını hak ettiğini savunmuş ve gelecekte daha iyi sonuçlar alacaklarına inandığını söylemişti.

Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı

CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı

28.09.2026 10:22:00
İhlas Haber Ajansı
 
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
Uzun saçlarıyla rakibine 2 kırmızı kart aldırdı
CONCACAF Uluslar Ligi'nde oynanan Antigua & Barbuda-Anguilla maçında oyuna sonradan dahil olan Aedan Scipio, ayaklarına kadar uzanan saçlarını çeken iki rakibine kırmızı kart aldırdı.



CONCACAF Uluslar Ligi'nde Antigua & Barbuda ile Anguilla takımların karşı karşıya geldi. Antigua & Barbuda, mücadeleyi 5-0'lık skorla kazandı. Ancak söz konusu müsabakada skordan çok yaşanan kırmızı kart pozisyonları dikkat çekti. Mücadelenin 69. dakikasında oyuna dahil olan Aedan Scipio ayaklarına kadar uzanan saçları sayesine rakiplerine 2 kırmızı kart aldırdı.



Scipio'nun saçını çelen Keon Greene 72. dakikada gördüğü kırmızı kartla takımını 10 kişi bırakırken, 90+3. dakikada da Shalon Knight yine aynı sebepten dolayı kırmızı kartla cezalandırıldı.

Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular

27.09.2026 20:30:00
Haber Merkezi
 
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Dursun Özbek, Suudilerle Galatasaray'ı konuştu! İşte masadaki konular
Başkan Dursun Özbek'in, Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh ile yapmayı planladığı görüşme iddia edilenin aksine Galatasaray'ın "satışından" ziyade, Suudi Arabistan'ın futbola akıttığı milyar dolarlık pastadan sponsorluk ve ticari iş birlikleri kanalıyla pay alma çabası. Ancak kulübün geleceği ve finansal yapısı üzerindeki Arap sermayesi etkisi arttıkça, satılma dedikoduları da kaçınılmaz olarak basında ve taraftar arasında konuşulmaya devam edecek.

Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ile Turki Al-Sheikh'in yakınlaşması; Türk futbolundaki finansal sıkıntılar ve Suudi Arabistan'ın futbola yaptığı yatırımlar göz önüne alındığında oldukça kritik bir hamle. Bu yüzden kamuoyunda bu görüşme için camiada "Dursun Özbek, Galatasaray'ı satmak için ilk adımları attı" şeklinde dedikoduları yayılmaya başladı. Ancak işin aslı elbetteki öyle değil.

Galatasaray'ın öncelikli hedefi kulübe sıcak para girdisi sağlamak, küresel marka değerini artırmak ve proje bazlı yatırımlarına kaynak bulmak.

Galatasaray, Avrupa standartlarında gelir elde edebilmek için Suudi menşeli büyük şirketlerle (Fly Nas, NEOM, Aramco, Visit Saudi vb.) yüksek bütçeli sponsorluk anlaşmaları talep edebilir.

Kemerburgaz Tesisleri veya Florya projesi gibi gayrimenkul dönüşümlerinde Suudi fonlarından uzun vadeli ve düşük maliyetli yatırım imkanı aranabilir.

Yüksek maliyetli oyuncuların transferinde veya kadrodaki yüksek maaşlı isimlerin Suudi kulüplerine satılarak bonservis geliri elde edilmesinde bir köprü kurulması hedeflenebilir.

Riyad Seasons gibi uluslararası organizasyonlarda yer alarak ciddi katılım payları ve galibiyet primleri kazanmanın yolları zorlanabilir.

Suudi Arabistan Genel Eğlence Heyeti Başkanı olan Turki Al-Sheikh, ülkesinin "Vision 2030" çerçevesinde sporu ve eğlenceyi küresel bir güç unsuru olarak kullanma stratejisinin merkezinde.

Türk futbolunun bölgedeki en yüksek izlenebilirliğe sahip kulüplerinden biri olan Galatasaray'a, Suudi devlet fonu (PIF) destekli dev markalar üzerinden stratejik sponsorluklar teklif edebilirler.

Galatasaray'ı Riyad'da düzenlenecek özel turnuvalara, hazırlık maçlarına dahil ederek milyon dolarlık katılım ücretleri sunabilirler.

Suudi Pro Ligi kulüpleri ile Galatasaray arasında oyuncu kiralama veya transfer süreçlerinde öncelik ve finansal kolaylıklar sağlanabilir.

Ortadoğu ve Kuzey Afrika (MENA) bölgesinden genç yeteneklerin Galatasaray altyapısında yetişmesi için ortak akademi projeleri ve fon aktarımı teklif edilebilir.

"Galatasaray Araplara satılıyor" söylentileri yıllardır Türk futbol kamuoyunu meşgul eden bir iddiadır. Ancak bu görüşmeyi doğrudan bir "satış" olarak okumak hukuki ve hukuki olmayan nedenlerle gerçekçi değil.

Newcastle United veya PSG örneklerinde olduğu gibi, devlet destekli Arap fonlarının kulüplere ilk girişi genelde sponsorluklar, hazırlık turnuvaları ve dostluk ilişkileriyle başlar. Dedikodu üreten çevreler bu ziyareti bir "zemin arayışı" veya "kamuoyu nabzı ölçme" adımı olarak yorumlar. Bu yüzden Dursun Özbek'in kulübü satmak için zemin hazırladığı iddiaları altı boş olsa da dolanıyor.

Futbolun zirvesinden mali krize

Fenerbahçe'nin eski yıldızı, futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı

26.09.2026 20:09:00
Haber Merkezi
 
Futbolun zirvesinden mali krize
Futbolun zirvesinden mali krize
Brezilya futbolunun efsane isimlerinden ve bir dönem Fenerbahçe forması giyen Roberto Carlos, futbolculuk kariyerinde kazandığı servetin yüzde 99'unu kaybettiğini açıkladı.

53 yaşındaki eski futbolcu, çarpıcı açıklamaları Portugal Football Summit etkinliğinde, futbolcuların kariyer sonrası yaşamı ve finansal yönetimi üzerine düzenlenen panelde yaptı.

"HESABIMI SIFIRLAYAN İNSANLARLA SORUN YAŞADIM"

Roberto Carlos, servetindeki büyük kaybın tek bir nedenden kaynaklanmadığını söyledi. Eski menajeriyle yaşadığı ciddi bir problem ile ailevi meselelerin finansal çöküşünde etkili olduğunu belirtti.

Carlos'un anlatımına göre olay oldukça ani gelişti. Bir gece hiçbir şeyden habersiz uyuduğunu, ertesi gün ise daha önce varlığından haberdar olmadığı çok sayıda belgeyle karşılaştığını söyledi.

"Eski menajerimle ciddi bir problem yaşadım. Çok ciddi bir ailevi problem yaşadım. Perşembe günü gece yarısı uyudum, cuma günü varlığından bile haberdar olmadığım bir sürü belge aldım. Orada bütün hikâyemi kaybettim."

KAYBIN NEDENİNİ AÇIKLADI

Carlos, yaşadıklarını anlatırken özellikle menajerler ve ailevi sorunlara dikkat çekti.

"Menajerler ve ailevi meseleler yüzünden futboldan kazandığım her şeyin yüzde 99'unu kaybettim. Hatalar yaptım."

Eski yıldız, yaşadıklarının başka futbolcular için ders olması gerektiğini belirterek genç oyunculara da uyarıda bulundu.

Burada önemli bir ayrıntı var: Roberto Carlos, parasının hangi kişi tarafından, hangi işlemle veya hangi miktarda kaybedildiğini ayrıntılı biçimde açıklamadı. Kamuoyuna yansıyan açıklamalarında eski menajeri ve ailevi sorunlardan söz etti ancak belirli kişileri isim vererek suçlamadı.

"POST-KARİYERİMİ DÜŞÜNMÜŞTÜM"

Roberto Carlos, aslında futbolu bırakmadan önce geleceğini planladığını da anlattı.

Futbolculuk döneminde kariyer sonrasına hazırlandığını, sportif direktörlük lisansı aldığını ve çeşitli markalarla çalıştığını belirten Brezilyalı yıldız, buna rağmen yaşadığı sorunların mali durumunu ağır biçimde etkilediğini söyledi.

HAYATINI YENİDEN DÜZENLEDİ

Carlos, yaşadığı finansal krizin ardından hayatını yeniden yapılandırdığını da açıkladı.

İş ortağı Paul Brighten ve Entourage Sport & Entertainment ile çalışmasının ardından finansal ve ailevi hayatını yeniden düzenlediğini belirtti.

175 MİLYON DOLAR İDDİASI

Bazı haberlerde Roberto Carlos'un futbol kariyerinden yaklaşık 175 milyon dolar kazandığı yönünde rakamlar yer alsa da, son açıklamalarında Carlos'un kendisi bu rakamı doğrulamadı. Güvenilir kaynakların aktardığı kesin ifade, onun futboldan kazandığı paranın yüzde 99'unu kaybettiği yönünde.

Bu nedenle ortaya çıkan tablo, "175 milyon doların tamamını kaybetti" şeklinde kesin bir hesaplamadan ziyade, Roberto Carlos'un kendi beyanına göre futbolculuk döneminde elde ettiği servetin neredeyse tamamını kaybettiği şeklinde aktarılmalı.

FUTBOLUN ZİRVESİNDEN MALİ KRİZE

Real Madrid ve Brezilya Milli Takımı'nın unutulmaz sol beki olan Roberto Carlos, kariyeri boyunca dünyanın en yüksek gelir elde eden futbolcularından biri haline geldi. Ancak kendi anlatımına göre menajerlik ilişkileri, ailevi problemler ve kendi yaptığı hatalar, futbol sonrasında ciddi bir finansal kayba yol açtı.

Carlos bugün yaşadığı süreci genç futbolculara yönelik bir uyarı olarak anlatıyor: "Başıma gelen kötü şeyleri gençlere anlatıyorum ki benim yaptığım hataları yapmasınlar."

Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor


 
Taylandlı atlet Puripol Boonson, erkekler 100 metre kategorisinde 9.90'lık derecesiyle Japonya'da düzenlenen şampiyonada Asya Oyunları rekoru kırdı.
 

26.09.2026 07:06:00 / Güncelleme: 26.09.2026 07:14:52
Yaşar Cebesoy
 
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor
Asya Oyunları'nda 100 metrede çifte rekor

Japonya'nın Aiçi eyaleti ile Nagoya kentinin ev sahipliğinde düzenlenen 20. Asya Oyunları devam ediyor. Organizasyonun altıncı gününde Nagoya City Mizuho Park Atletizm Stadı'nda erkekler ve kadınlar 100 metre finalleri gerçekleştirildi. Final yarışında Taylandlı atlet Puripol Boonson ile Çinli atlet Yucie Çen, Asya Oyunları rekoru kırarak altın madalya kazandı. Boonson 9.90, en 11.06 koştu.

Asya'daki en iyi derece

Boonson, yarı finade de 9.91 koşmuştu. 9.90'lık derece aynı zamanda bir Asyalı tarafından elde edilen en hızlı ikinci 100 metre derecesi... Çinli Su Bingtian, 2021'de düzenlenen Tokyo Olimpiyatları'nda 9.83'lük dereceyle Asya rekoru kırmıştı. Aynı yarışta olimpiyat şampiyonu olan İtalyan atlet Marcell Jacobs da 9.80 ile Avrupa rekoru kırmıştı. Afrika rekoru ise 9.77 ile Kenyalı atlet Omanyala'ya ait... Kırılış tarihi yine 2021... Dünya rekoru ise 9.58 ile Usain Bolt'a ait... Bolt, bu efsanevi dereceyi 2009'da Berlin'de yapmıştı.

İkincilik ve üçüncülük Ummanlı kardeşlerin

Asya Oyunları'nda 100 metre erkeklerde Ummanlı kardeşler Ali El Beluşi ve Melham El Beluşi, sırasıyla ikinci ve üçüncü olarak kişisel en iyi derecelerini elde ederek dikkat çekici bir aile zaferine imza attı. Ali, 10.04; Melham, 10.11 koştu.

Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi

A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı

26.09.2026 00:53:00 / Güncelleme: 26.09.2026 00:58:24
Haber Merkezi
 
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
Pazartesi işimiz zor! İtalya da yenildi
A Milli Takım'ın UEFA Uluslar Ligi'ndeki mücadelesi kötü başladı. Türkiye, ilk maçında Fransa'ya 1-0 mağlup olurken, grubun diğer karşılaşmasında İtalya da sahasında Belçika'ya 2-0 yenildi.

Bu sonuçla birlikte Türkiye ve İtalya ilk maçlarını puansız tamamladı. Fransa ile Belçika ise 3'er puan aldı.

Türkiye, 28 Eylül Pazartesi günü İtalya'yı konuk edecek. İki takım açısından da karşılaşma kritik hale gelirken, kaybeden tarafın gruptaki işi daha da zorlaşacak. UEFA'nın resmi fikstüründe de Türkiye-İtalya karşılaşması 28 Eylül olarak yer alıyor.

GRUPTA SON DURUM

Belçika – 3 puan
Fransa – 3 puan
Türkiye – 0 puan
İtalya – 0 puan

Türkiye'nin Fransa karşısındaki 1-0'lık yenilgisinin ardından şimdi gözler İtalya maçına çevrildi. İtalya da Belçika'ya 2-0 kaybederek Türkiye karşısına puansız çıkacak.

Pazartesi günü oynanacak mücadele, iki takım için de "ya tamam ya devam" niteliğinde erken bir kritik sınav olacak.

logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.