logo
25 EKİM 2026

Genç kalmak elinizde

30.09.2003 00:00:00
 
Yaşlanmaya karşı en iyi ilacın egzersiz olduğu bildirildi. Doktor Earl Mindell'in, yayımlanan "Yaşlanmaya Karşı Direnin"adlı kitabında, art arda yapılan birçok çalışma egzersizinin yaşlanmayı tersine çevirebilecek tek yol olduğu vurgulandı. Kitapta, yaşlanırken birçok fiziksel değişimin gücü ve görünüşü etkilediği ifade edilerek, çoğu insanda 45 yaşına kadar kas kitlesinde önemli bir azalma ve vücut yağında artış olduğu, ayrıca kemik yoğunluğunda düşüş, esneklik kaybı, kemiklerin daha zayıf ve kırıklarayatkın hale geldiği anlatıldı.

20 yaş daha formda

olabilirsiniz

Yaşlılıkta ortaya çıkan bu değişimlerin çoğunun ertelenebileceği, minimize edilebileceği, hatta fiziksel aktiviteyle geriye çevrilebileceğine işaret edilen kitapta, "Gerçekte uzmanlar, 50-60 yaşlarınızda, 30 yaşında birinden çok daha formda olabileceğinizi söylerler. Ek olarak egzersiz, yaşamı kısaltan birçok hastalığı önlemeye de yardımcı olabilir" denildi.

Yıllar sizi eskitmesin

Yapılan bir araştırmada, "canlı yürüyüş" gibi kolay bir egzersizin yaşama yıllar ekleyebileceği sonucunun ortaya çıktığı belirtilen kitapta, gerçekleştirilen farklı araştırmalarda da "Düzenli egzersiz yapmanın; iyi, yüksek yoğunluklu lipoproteinleri artırdığI ve tansiyonun düşmesine neden olduğu, fiziksel aktivitenin genellikle yaşlanmaya eşlik eden damarlardaki sertleşme artışını yavaşlatabildiği" sonucunun çıktığı bildirildi.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı

İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda başkanlık seçimi sona erdi. Resmi olmayan sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Ümit Kocasakal, 8 bin 996 oyla seçimi kazanarak İstanbul Barosunun yeni başkanı oldu. Kocasakal'ı 6 bin 104 oyla İbrahim Kaboğlu takip etti

25.10.2026 20:25:00 / Güncelleme: 25.10.2026 20:29:00
Haber Merkezi
 
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosunda seçim heyecanı
İstanbul Barosu'nda avukatlar sandık başına gitti. Haliç Kongre Merkezi'nde 9 adayın yarıştığı seçimde oy işlemi 17.00'de tamamlandı.171 sandığın 145'i açıldı.

YENİ BAŞKAN ÜMİT KOCASAKAL
Resmi olmayan ilk sonuçlara göre Cumhuriyetçi Güç Birliği adayı Av. Prof. Dr. Ümit Kocasakal, açılan sandıklarda 8 bin 996 oy alırken, Değişim İçin Avukatlar Grubu Adayı Av. Prof. Dr. İbrahim Ö. Kaboğlu 6 bin 104 oy aldı.

Cumhuriyet Avukatları Grubu adayı Av. Atakan Selanik ise 3 bin 350 oy ile seçimde üçüncü sırada yer aldı.

Buna göre, İstanbul Barosu'nun 128. Olağan Genel Kurulu'nda resmi olmayan sonuçlara göre, Cumhuriyetçi Güç Birliği Grubu adayı Ümit Kocasakal, seçimi kazanarak başkan seçildi.

İstanbul Barosunda seçim heyecanı: Yeni başkanı Ümit Kocasakal - Resim : 1

"İSTANBUL BAROSU GERİ DÖNDÜ"
Kocasakal yaptığı konuşmada şunları söyledi:

"İstanbul Barosu bundan sonra; üniter yapının, değiştirilemez ilk 4 maddenin gözcüsü ve sözcüsü olmaya, Cumhuriyet'in kollayıcısı olmaya, Kimsenin kimliğine, siyasi görüşüne bakmaksızın herkesin hakkını korumaya devam edecek.

Bu kapsamda Hiçbir meslektaşımızı ayırt etmeksizin bütün meslektaşlarımızla birlikte hareket edeceğiz.

Herkese hayırlı uğurlu olsun. İstanbul Barosu geri döndü"

Kocasakal'ın seçimi kazanması "Mustafa Kemal'in askerleriyiz", "Ümit Başkan", "Ne mutlu Türk'üm diyene" sloganları atıldı.
Kocasakal ve beraberindeki avukatlar daha sonra seçim sonuçlarını Onuncu Yıl Marşı söyleyerek kutladı.

Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

Balıkesir'de gece nöbeti sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Oğuzcan Alma (27), Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

25.10.2026 16:23:00 / Güncelleme: 25.10.2026 16:25:44
İhlas Haber Ajansı
 
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Balıkesir'de görev yapan Oğuzcan Alma, gece nöbeti sırasında aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirtilen Alma, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yeniköy nüfusuna kayıtlı Alma'nın vefat haberi, dün Gebze'nin Köşklüçeşme Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştı.

Alma için Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Alma'nın naaşı, dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

Cenaze törenine Alma'nın aile bireyleri ile yakınları, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Bölük Komutanı Binbaşı Aytaç Karaoğlan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Oğuzcan Alma, cenaze namazının ardından Gebze Merkez Mezarlığı'nda toprağa verildi.

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

25.10.2026 15:57:00
AA
 
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ile Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeleri salı günü yapacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmelere katılarak milletvekillerinin soru, görüş, öneri ve eleştirilerine cevap verecek.

Komisyon, çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın bütçelerini görüşecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin alınan usul kararı gereğince, bütçenin geneli üzerindeki görüşmelerde konuşma süresi, siyasi parti grupları adına ve komisyon üyeleri için 20'şer dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak. Süre uzatımı yapılmayacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Dışişleri Komisyonu salı günü, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR

Tutuklu sayısı 114’e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var

25.10.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
Tutuklu sayısı 114'e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var.

Nusret Altınbaş hakkında daha önce yakalama kararı bulunduğu, 24 Ekim'de ise gözaltına alındığı bildirildi. Yüz binlerce yatırımcının birikimleri içinse en kritik soru hâlâ yanıt bekliyor: Paralar ne zaman geri ödenecek?

Ünlü isimler de tutuklananlar arasında

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, farklı operasyonlarda adı geçen ve tutuklandığı bildirilen dikkat çekici isimler şöyle:

- Nil Özalp: Şarkıcı. Soruşturmanın ekim ayındaki operasyonlarından birinde tutuklandığı bildirildi.

- Yasemin Yavuz Koçyiğit ve Gökhan Koçyiğit: Avukat çift. Hisse işlemleri ve yüksek tutarlı kazanç iddialarıyla dosyada yer aldılar.

- Burak Sevindik: Eski Ümit Milli Takım basketbolcusu olduğu belirtilen isim. Soruşturma kapsamında tutuklandı.

- İnan Altınbaş: Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı. 24 Ekim'de tutuklanan isimler arasında yer aldı.

- Taha Çakmak: Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü. Son operasyon kapsamında tutuklandığı bildirildi.

- Ertan Aydın: Eski başbakan danışmanı ve eski AKP milletvekili. Adliyeye sevk edildiği bildirildi; bu bilgi tek başına tutuklandığı anlamına gelmiyor.

Son operasyonlarda tutuklandığı bildirilen diğer isimler arasında Rüstem Karakaya, Burak Poyraz, Ömer Eryılmaz, Neda Soydan, Mustafa Zeki Kayahan, Anıl Tokat, Ali Cesur ve Furkan Açar da bulunuyor.

Kimler aranıyordu, son durum ne?

- Nusret Altınbaş: Hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirilen isim, 24 Ekim tarihli haberlerde gözaltına alınanlar arasında yer aldı.

- Diğer firariler: Soruşturmanın önceki aşamalarında firari şüpheliler bulunduğu açıklanmıştı. Ancak güncel, isim isim doğrulanmış bir arananlar listesinin tamamı kamuoyuna net biçimde yansımış değil.

Asıl mağdurlar: Yüz binlerce yatırımcı

Soruşturmanın en ağır boyutu, paralarını geri alamayan yatırımcıların durumu. Tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğu açıklandı.

Kriz, bazı fonlarda yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta yaşanan sorunlarla gündeme geldi. Ardından fonlar tasfiye sürecine girdi. Yatırımcıların paralarına ne zaman ve hangi oranda ulaşabileceği ise hâlâ tartışma konusu.

İade hesabına ilişkin açıklanan verilerde, 9 kişinin toplam 2 milyar 1 milyon 170 bin TL yatırdığı bildirildi. Ancak bu tutar, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin giderildiği anlamına gelmiyor.

TÜRKİYE NE HALE GELDİ!

Tekirdağ merkezli 4 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda yakalanan 14 şüpheliden 11'i tutuklandı

24.10.2026 10:33:00
İhlas Haber Ajansı
 
TÜRKİYE NE HALE GELDİ!
TÜRKİYE NE HALE GELDİ!
Tekirdağ merkezli 4 ilde yasa dışı bahis suçuna yönelik düzenlenen eş zamanlı şafak operasyonunda yakalanan 14 şüpheliden 11'i tutuklandı. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 146 milyon 143 bin 816 TL işlem hacmi tespit edildi.

Tekirdağ İl Jandarma Komutanlığı Siber, JASAT, KOM ve İstihbarat Şube müdürlükleri ile Çerkezköy İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri, Çerkezköy Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde yasa dışı bahis faaliyetlerine yönelik çalışma yürüttü. Bu kapsamda 20 Ekim 2026 tarihinde saat 06.30'da Tekirdağ, İstanbul, Kütahya ve Eskişehir'de belirlenen adreslere eş zamanlı şafak operasyonu düzenlendi. 7258 sayılı Kanun'a muhalefet suçlamasıyla 14 şüpheli gözaltına alındı.

Dijital materyaller ele geçirildi



Şüphelilerin evlerinde yapılan aramalarda 16 cep telefonu, 9 SIM kart, 1 hard disk, 2 dizüstü bilgisayar, 2 bilgisayar, 1 Micro SD kart ve 4 USB bellek ele geçirildi. Şüphelilerin hesaplarında toplam 2 milyar 146 milyon 143 bin 816 TL işlem hacmi bulunduğu belirlendi.

11 şüpheli tutuklandı

Jandarmadaki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen 14 şüpheliden 11'i çıkarıldıkları mahkemece tutuklanırken, 3 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Jandarma ekiplerinin suç ve suçlularla mücadele çalışmalarının kararlılıkla sürdüğü bildirildi.

Ankara'da suç gelirlerinin aklanmasına yönelik operasyonda 650 milyon liralık mal varlığı inceleniyor



Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 2022 yılında suç gelirlerinin aklandığı şüphesiyle başlatılan soruşturma kapsamında değeri yaklaşık 650 milyon lira olduğu belirlenen 12 taşınmaz, 8 taşıt ve 3 alkollü eğlence işletmesiyle ilgili inceleme başlatılırken, düzenlenen operasyonda 7 şüpheli gözaltına alındı.
Ankara Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen suç gelirlerinin aklanmasına yönelik soruşturma kapsamında, bugün Ankara merkezli olarak çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon gerçekleştirildi. Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda, suç gelirlerinin farklı ticari faaliyetler ve malvarlığı değerleri üzerinden ekonomik sisteme dahil edildiği şüphesi üzerinde duruldu.

Şirket devirleri ve para hareketleri mercek altında

2022 yılında başlatılan soruşturma kapsamında gerçekleştirilen mali incelemelerde, öncül suçlardan elde edildiği değerlendirilen gelirlerin turizm, yemek ve inşaat faaliyetleri ile alkollü eğlence mekanları üzerinden ekonomik sisteme sokularak farklı malvarlığı değerlerine dönüştürüldüğüne ilişkin bulgulara ulaşıldı.
İncelemelerde bazı şirketlerin belirli aralıklarla el değiştirdiği, devir işlemlerini açıklayabilecek nitelikte para hareketlerinin bulunmadığı ve şirketleri devralan bazı kişilerin daha önce şirketleri devreden kişilerin yanında çalıştıklarına ilişkin kayıtların olduğu tespit edildi.
Şirketlerin ortaklık yapılarında değişiklikler yaşanmasına rağmen ilgili kişiler arasındaki ticari ve fiilî bağlantıların devam ettiğine ilişkin bulgular da soruşturma dosyasında değerlendirildi. Bu kapsamda şirket devirlerinin ve mali hareketlerin suç gelirlerinin aktarılması ve aklanmasındaki olası rolü de mercek altına alındı.

650 milyon lira değerinde malvarlığı tespit edildi

Soruşturma kapsamında 9 şüpheliyle bağlantılı 8 şirket incelemeye alındı. Yapılan çalışmalar sonucunda 12 taşınmaz, 8 taşıt ve 3 alkollü eğlence işletmesi tespit edildi.
İncelemeye konu malvarlığı unsurlarının güncel toplam değerinin yaklaşık 650 milyon lira olduğu belirlendi. Söz konusu varlıkların suç gelirleriyle bağlantısının ortaya çıkarılması amacıyla şirketlerin mali yapıları, devir işlemleri ve kişiler arasındaki ticari ilişkiler ayrıntılı şekilde incelendi.

Çok sayıda adrese eş zamanlı baskın

Elde edilen deliller doğrultusunda bugün Ankara merkezli olarak çok sayıda adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyon kapsamında 9 ikamet, 7 şirket ve 8 araçta arama yapıldı. Aramalarda 9,19 mm çapında 1 tabanca, 7,65 mm çapında 1 tabanca ve toplam 19 fişek ele geçirildi. Ayrıca 1 milyon 261 bin 500 lira, 17 bin 500 euro ve 24 bin 400 dolarının yanı sıra farklı şahıslar adına düzenlenmiş yaklaşık 15 çek ve senet bulundu.
Soruşturmayla bağlantılı olduğu değerlendirilen dijital materyaller, belgeler ve diğer delil niteliğindeki eşya hakkında da gerekli adli işlemler gerçekleştirildi.

7 şüpheli gözaltında, 1 firari aranıyor

Operasyon kapsamında 7 şüpheli yakalanarak gözaltına alındı. Firari durumdaki 1 şüphelinin yakalanmasına yönelik çalışmaların devam ettiği bildirildi. Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdürülen soruşturmanın; suç gelirlerinin kaynağının, aktarım yöntemlerinin ve tespit edilen malvarlığı değerleriyle bağlantılarının ortaya çıkarılması amacıyla çok yönlü ve titizlikle devam ettiği belirtildi.


Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün


 
 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sağlıklı ve dengeli kullanmanın önemine dikkati çekti.

24.10.2026 02:38:00
AA
 
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün

Sosyal medyada yaygınlaşan dijital detoks paylaşımları, kişilerin telefon ve internet kullanım alışkanlıklarını yeniden değerlendirmelerine yönelik ilgiyi artırıyor. Ancak kısa süreli araların ardından eski alışkanlıklara dönmek, dijital kullanım sorunlarının çözümü için yeterli olmayabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Erdoğan, dijital araçların günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini, bu araçlardan yararlanırken kullanım süresinin ve alışkanlıkların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dijital detoksun kişilerin ekran başında geçirdikleri süreyi fark etmelerine yardımcı olabileceğini ifade eden Erdoğan, asıl hedefin geçici olarak internetten uzaklaşmak değil, sağlıklı kullanım alışkanlığı kazanmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Amacımız belli bir süre kullanmayıp sonra tekrar eski kullanım paternine dönmek değil. Amacımız sosyal medyayı, interneti sağlıklı ve yararlı bir şekilde kullanmak" dedi.

Sürekli bildirimler dikkati dağıtabiliyor

Telefon bildirimlerine ve sosyal medya içeriklerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk gibi sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Erdoğan, sağlıklı dijital kullanımın bu belirtilerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti. Telefonu bir süre kullanmadığında sosyal medyadaki gelişmeleri kontrol etme isteğinin ortaya çıkabileceğini aktaran Erdoğan, bağımlılık bulunmayan durumlarda bu huzursuzluğun genellikle geçici olduğunu ifade etti. Kullanım süresini önceden planlamanın ve belirlenen sınırlara uymanın önemine değinen Erdoğan, zamanla yeni alışkanlıkların geliştirilebileceğini dile getirdi.


Günlük sorumlulukların aksaması uyarı işareti

Dijital kullanımın günlük yaşamı olumsuz etkilemesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Erdoğan, kişinin kullanım süresini kontrol edememesi, iş ve okul sorumluluklarını aksatması ve yüz yüze iletişim yerine sanal etkileşimi tercih etmesinin sorunlu kullanım işaretleri olabileceğini söyledi. Erdoğan, "Kişi planladığından daha uzun süre kullanıyorsa, kullanımı kesmesi gerektiği zamanlarda kesemiyorsa, günlük işleri, okulunu, rutin sporunu aksatıyorsa, yüz yüze etkileşim yerine daha çok sosyal ağlarda etkileşimi tercih ediyorsa, bu durumlarda mutlaka dijital olarak sağlıklı kullanımı gündeme getirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kullanım süresini sınırlandırma, sosyal medya için belirli saatler belirleme ve aileyle geçirilen zamanı artırma gibi adımların sağlıklı alışkanlıklar kazanmaya yardımcı olabileceğine işaret eden Erdoğan, bağımlılık şüphesi bulunan kişilerin psikiyatri uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmaya yönelik düzenlemeyi olumlu değerlendirdiğini belirtti.

Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar

Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. Mahkeme ara kararında, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu sanıklar hakkındaki yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına karar verdi

24.10.2026 01:00:00
İHA
 
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na silahlı müdahale davasında ara karar
Sumud Filosu'na İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin hakkında yakalama kararı bulunan, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail 146. Tümen Komutan-Subayı Beni Aharon, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama'nın bulunduğu 35 sanığın yargılandığı davanın ilk duruşması görüldü. İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen duruşmada müştekiler beyanda bulundu.


"Kolum kırıldı"



Duruşmada beyanda bulunan Muhammed Mustafa Çakmakçı, "Her türlü insanlık ve hukuk dışı muameleye maruz kaldık. Benim kolum kırıldı. Bu soykırımı gerçekleştirmeye devam eden Netanyahu adalet önünde hesap vermelidir. Şikayetçiyim" dedi.


"Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı"



Sanatçı Fethullah Badem ise, "İsrail askerleri tarafından durdurulduk. Gemimize el koydular. Yolculuk sırasında motorun bozulmasını sağladılar. Çekici ile bizi limana götürdüler. Limana aldıklarında saatlerce bir alanda ters kelepçe ile bekletildik. Türklere karşı ayrı bir nefretleri vardı. Türk pasaportunu görünce İsrailli güvenlik güçlerinin yüzündeki nefreti gördüm" ifadelerini kullandı.

Müşteki beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, sanıklar hakkındaki çıkarılan yakalama ve kırmızı bülten emrinin devamına ve infazlarının beklenilmesine karar verdi. Mahkeme, şikayetçilerin beyanlarında geçen, Türk vatandaşı olup İsrail'de kendilerine karşı yapılan eylemlerde yer aldıklarını beyan ettikleri şahısların tespiti için suç duyurusunda bulunulmasına da hükmetti. Sanıkların Türkiye'de mal varlıklarının bulunup bulunmadığı konusunda ilgili kurumlardan bilgi istenilmesine ve Adalet Bakanlığı aracılığıyla Gazze'de soykırıma ilişkin Birleşmiş Milletler'e sunulan raporun mahkemeye gönderilmesinin istenilmesine de karar verdi. Duruşma 30 Mart 2026'ya ertelendi.

Öte yandan STK kuruluşları davaya destek olmak için İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması gerçekleştirdi.


"Zalim Netanyahu ve hanesi, siyonist İsrail devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek"



Filistin'e Destek Platformu Başkanı Osman Nuri Kabaktepe, "Hukuk, adalet, insan hakları dünya hegemonik güçleri istediğinde örümcek ağına dönüştürse de, dünyanın vicdan sahibi insanlar güçlerine güvenip, hegemonyalarına güvenip hukuku örümcek ağına dönüştürmesine müsaade etmeyecek. Zalim Netanyahu ve hanesi, Siyonist İsrail Devleti bu yaptıkları zulmün mutlaka hesabını verecek. Biz buna inanıyoruz. Unutmayalım, tarih artık İsrail'den ve siyonizmden yana değildir. Bu dava bize bugün bunu gösteriyor ve bu saydığımız, saymadığımız arkadaşlarımız siyonizm zulmünün sona ermesine İbrahim'in ateşine su taşıyan karınca misali tarihte adlarının yazılacağına ben inanıyorum. Herkes bu zulmün sona erdiği günün kahramanları olarak burada bulunan ve bu sürece destek veren kardeşlerimizi anacaklar. Onun için bu davayı hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bundan sonra açılacak davaları da hep beraber ciddiyetle takip edeceğiz. Bu mücadelenin hep beraber yanında olmaya devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.


İddianameden



İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terör Suçları Soruşturma Bürosunca yürütülen soruşturma kapsamında Gazze'ye insani yardım ulaştırmak amacıyla oluşturulan ve "Sumud Filosu" olarak anılan sivil deniz organizasyonunda yer alan gemilere, uluslararası sularda seyir halinde bulundukları sırada İsrail güvenlik unsurları tarafından silahlı müdahalede bulunulduğu tespit edilmişti.

Müdahalede gemiler zorla durdurularak, sivillere cebir ve şiddet kullanılmış, alıkonulmuş, fiziksel saldırıya uğramış ve insan onuruyla bağdaşmayan muamelelere maruz bırakılmıştı. Öte yandan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma kapsamında İsrailli bazı bakanlar hakkında yakalama kararı da çıkarılmıştı.

Yürütülen soruşturma sonucu söz konusu eylemlerin planlanması ve icrasında rol aldıkları tespit edilen ve bir kısmı hakkında yakalama kararı bulunan 35 kişi hakkında insanlığa karşı suç, soykırım, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, kasten yaralama, eziyet, nitelikli yağma, mala zarar verme ve ulaşım araçlarının alıkonulması suçlarından iddianame düzenlendi. İddianame İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

Sağlıklı yaşamın 10 sırrı


 
Sabah yorgun uyanıyor, gün içinde enerjiniz hızla düşüyor, sık hastalanıyor, kilo vermekte zorlanıyor ya da stresle eskisinden daha zor başa çıkıyorsanız, bunları yaşlanmanın doğal sonucu olarak görüyor olabilirsiniz. Oysa bu belirtiler sağlığınıza yeterince yatırım yapmadığınızın sinyalleri olabilir.

24.10.2026 00:30:00
Murat Çorbacı
 
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı
Sağlıklı yaşamın 10 sırrı

Uzun yıllar boyunca sağlık, büyük ölçüde "Hasta mıyım, değil miyim?" sorusuyla değerlendirildi. Oysa günümüzde bu yaklaşım tek başına yeterli değil. Çünkü kronik hastalıkların önemli bir bölümü ortaya çıkmadan yıllar önce; uyku kalitesinde bozulma, enerji kaybı, kas gücünde azalma, metabolik esnekliğin kaybı, stres toleransının düşmesi ve bağışıklık sistemindeki değişiklikler gibi erken sinyaller vermeye başlıyor. İnsan sağlığında olumsuz seyreden tabloyu değiştirmek çoğu zaman günlük yaşamda yapılacak küçük ama düzenli değişikliklerle mümkün. Kişisel 'iyi yaşam' yaklaşımının bu noktada önem kazandığına dikkat çeken İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, "Wellness yani iyi yaşam; kişinin fiziksel, zihinsel, duygusal ve ruhsal sağlığını her gün bilinçli seçimlerle desteklemesidir" ifadesini kullanarak, sağlıklı yaşamın kaldırım taşı olan günlük hayatta kullanacağınız 10 kişisel wellness rutinini anlattı.

1. Wellness'ın ilk sorusu: Uykumu koruyacak ne yapıyorum?

Uykunun bağışıklık sisteminin, hormon dengesinin, hafızanın, iştah kontrolünün, kan şekeri regülasyonunun ve hücresel tamir süreçlerinin yeniden organize olduğu biyolojik bir dönem olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Kötü uyku yalnızca ertesi gün yorgun hissettirmez. Uzun vadede insülin direncini, iştah artışını, tansiyon problemlerini, inflamasyonu, duygu durum dalgalanmalarını ve bilişsel performans düşüklüğünü tetikleyebilir" diyerek, kaliteli uykunun temel adımlarını paylaştı:

• Sabah saatlerinde gün ışığı almak,
• Her gün benzer saatlerde yatıp kalkmak,
• Akşam geç saatte ağır yemek yememek,
• Kafeini öğleden sonra sınırlamak,
• Yatak odasını serin, karanlık ve sessiz tutmak,
• Uyumadan önce zihinsel ve dijital uyarıyı azaltmak.

2. Akdeniz tipi beslenme metabolik sağlığı destekliyor

Karmaşık diyetler yerine sürdürülebilir beslenme alışkanlıklarını öneren Dr. Halil Ertürk, zeytinyağı, sebze, baklagiller, balık, tam tahıllar ve yeterli protein içeren Akdeniz tipi beslenmenin kan şekeri dengesinden bağırsak sağlığına kadar birçok sistemi olumlu etkilediğini belirtiyor. Özellikle 40 yaşından sonra yeterli protein tüketimi kas kütlesini korumak açısından önem taşıyor.

3. Yemekten sonra 10 dakikalık yürüyüş fark yaratıyor

Sağlıklı yaşam için uzun egzersiz programlarına gerek yok. İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk'e göre öğle veya akşam yemeğinin ardından yapılacak 10-15 dakikalık tempolu yürüyüş sindirimi destekliyor ve yemek sonrası kan şekeri yükselmelerini dengelemeye yardımcı oluyor.

4. Uzun oturmanın etkilerini azaltın

Kas dokusunun yalnızca hareket etmek için değil, metabolizma, bağışıklık ve sağlıklı yaşlanma için de önemli olduğunu vurgulayan Dr. Ertürk, "Wellness yaklaşımında hareket yalnızca kalori yakmak için yapılmaz. Hareket; kası, kalbi, damarları, beyni, eklemleri ve metabolizmayı canlı tutan temel biyolojik uyarıdır" diyerek, günlük wellness için iki hedefi paylaştı:
• Daha az oturmak.
• Düzenli kas uyarısı vermek.
• Pahalı ekipman olmaksızın yapılan tempolu yürüyüş, merdiven çıkma, squat (çömelme), duvara şınav, plank, esneme hareketleri ve vücut ağırlığıyla yapılan basit egzersizler güçlü bir başlangıç sağlıyor. Her 45-60 dakikada bir ayağa kalkmak, kısa bir yürüyüş yapmak veya birkaç esneme hareketi bile uzun oturmanın olumsuz etkilerini azaltmaya yardımcı oluyor.

5. Amaç stresi yok etmek değil, toparlanabilmek

Stresin yaşamın doğal bir parçası olduğunu belirten İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk, asıl önemli olanın stres sonrası bedenin yeniden dengeye dönebilmesi olduğunu söylüyor. Yavaş nefes egzersizleri, doğada zaman geçirmek, dijital molalar vermek ve sosyal ilişkileri güçlendirmek sinir sisteminin toparlanmasına katkı sağlayabiliyor.

6. Hormetik stres: Dozunda zorlanma, daha güçlü beden

Bedenimizin her zaman konfor alanında kalmaya değil, zaman zaman kontrollü şekilde zorlanmaya da ihtiyacı var. Bilim dünyası buna "hormetik stres" adını veriyor. Sağlıklı bir bedenin zaman zaman kontrollü uyaranlara da ihtiyacı olduğunu ve burada "hormetik stres" kavramının devreye girdiğini belirten Dr. Halil Ertürk, "Hormetik stres; düşük dozda, kısa süreli ve kontrollü bir stresin vücutta adaptasyon yanıtı oluşturmasıdır. Yani bedene küçük bir zorlanma verilir; vücut buna yanıt olarak savunma, onarım ve dayanıklılık mekanizmalarını aktive eder. Egzersiz bunun en bilinen örneğidir. Kısa süreli soğuk veya sıcak maruziyeti, açlık penceresi, nefes egzersizleri ve doğa yürüyüşleri de doğru kişide, doğru dozda kullanıldığında benzer adaptif sinyaller oluşturabilir" dedi.

7. Buz banyosuna gerek yok, her duşun sonuna ekleyin

Soğuk duş veya duşun sonunda kısa süreli serin su uygulaması, evde yapılabilecek basit hormetik pratiklerden biri. Başlangıç için uzun buz banyolarına gerek olmaksızın duşun sonunda 20-30 saniye daha serin suyla bitirmek bile kontrollü bir uyaran olabilir. Buradaki amaç dayanıklılık geliştirmek ve bedene kısa süreli bir adaptasyon sinyali vermektir. Kalp hastalığı, ritim bozukluğu, kontrolsüz hipertansiyon, Raynaud sendromu, panik atak eğilimi veya ciddi kronik hastalığı olan kişiler bu tür uygulamalarda dikkatli olmalı.

8. Gece atıştırmalarını bırakmak iyi bir başlangıç olabilir

Aralıklı oruç, FMD benzeri beslenme protokolleri ve uzun açlık uygulamaları wellness dünyasında sık konuşuluyor. Çoğu kişi için ilk adımın akşam yemeğinden sonra atıştırmayı bırakmak ve doğal bir gece açlığı oluşturmak olduğunu belirten Dr. Halil Ertürk, "Yaklaşık 12 saatlik bu doğal gece açlığı metabolik ritmi desteklemeye yardımcı olur. Diyabet ilacı veya insülin kullananlar, hipoglisemi eğilimi olanlar, gebeler, emzirenler, yeme bozukluğu öyküsü olanlar, ileri yaşta kırılgan bireyler ve ciddi kronik hastalığı olanlar bu uygulamadan önce kişisel değerlendirme yapmalı" diyor.

9. En güçlü biyohack, alışkanlıklarınızdır

'Biyohacking'in (Vücudu ve yaşam tarzını optimize etmek) en temel halinin biyolojiyi anlayarak günlük davranışları doğru sıraya koymak olduğunu söyleyen Dr. Halil Ertürk, sabah gün ışığı almak, düzenli hareket etmek, yeterli protein tüketmek, nefes egzersizleri yapmak ve zamanında uyumanın biyolojik açıdan en etkili uygulamalar arasında yer aldığını söylüyor ve ekliyor: "Bazen en iyi biyohack, akşam telefonu kapatıp zamanında uyumaktır."

10. Mükemmel değil, sürdürülebilir bir rutin oluşturun

Acıbadem Life Danışmanı, İç Hastalıkları Uzmanı Dr. Halil Ertürk 'e göre sağlıklı yaşamın sırrı kusursuz bir program uygulamak değil; her gün sürdürülebilecek küçük alışkanlıklar geliştirmek. Gün ışığıyla güne başlamak, gün içinde hareket etmek, öğünlerden sonra kısa yürüyüşler yapmak, ekran kullanımını azaltmak ve düzenli uyku saatleri oluşturmak uzun vadede büyük fark yaratabiliyor.

İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışma, kentteki hava kirliliğinin eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttığını ortaya koydu

23.10.2026 16:10:00
AA
 
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da 2025 ve 2026'nın eylül aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yaptı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, kentte eylül ayındaki PM10 konsantrasyonu ortalaması 24 istasyonda metreküp başına 29,33 mikrogram olarak belirlendi. Bu oran, geçen yılın aynı ayında ise ortalama 28,38 mikrogram olarak ölçüldü.

Böylece partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 3 arttığı belirlendi.

Eylül ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 61,73 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 57,89 mikrogramla "Kağıthane 1" ve 53,18 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 12,96 mikrogramla "Kandilli 1" oldu.

Bunu 13,02 mikrogramla "Üsküdar 1" ve 15,17 mikrogramla "Ümraniye 1" istasyonları izledi.

Böylece partikül madde hava kirliliği oranının kentteki 15 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyonlar yüzde 75,97 ile "Çatladıkapı", yüzde 63,34 ile "Sultangazi 2" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyonun yüzde 50,2'yle "Beylikdüzü" olması dikkati çekti.

Bu istasyonları yüzde 30,44 ile "Yenibosna", yüzde 29,77 ile "Alibeyköy" takip etti.

İstanbul'daki istasyonlarda ölçülen partikül madde ortalamaları şu şekilde:


Rüzgar yönü hava kirliliğini etkiliyor


Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine, İstanbul'da hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma gibi insan kaynaklı faaliyetlerden etkilendiğini söyledi.

Kentte rüzgarın yönünün ve hızının kirleticilerin atmosferdeki dağılımını doğrudan etkilediğini belirten Toros, kuzeydoğulu rüzgarların Karadeniz üzerinden temiz hava taşıyarak kirleticilerin dağılmasına katkı sağladığını kaydetti.

Prof. Dr. Toros, güneyli rüzgarların etkili olduğu veya rüzgar hızının düşük seyrettiği dönemlerde ise kirleticilerin yüzeye yakın bölgelerde birikebildiğine dikkati çekerek, sonbahara geçişte gece saatlerinde yüzeyin soğumasıyla oluşan sıcaklık terselmesinin de hava kalitesini etkileyebildiğini vurguladı.

Bu durumun özellikle sabah saatlerinde azot oksitler ve partikül maddeler gibi kirleticilerin atmosferde dağılmasını zorlaştırabildiğinin altını çizen Toros, yağış miktarı ve yağışlı gün sayısının da havadaki partikül madde yoğunluğunun azalmasında etkili olduğuna işaret etti.

Prof. Dr. Toros, yağışların atmosferdeki asılı parçacıkların yeryüzüne taşınmasına katkıda bulunduğunu anlattı.

İstanbul özelinde her ay hava kirliliği üzerine çalışma yapıp hava kalitesini takip ettiklerini dile getiren Toros, "Eylül ayında eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte trafik yoğunluğunun etkisi arttı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde okul servisleriyle işe gidiş-geliş hareketliliği artıyor. Bu durum hava kalitemizin bozulmasına neden oluyor." diye konuştu.

Eylül ayında evsel ısınma faaliyetlerinin henüz yoğunlaşmaması nedeniyle kükürtdioksit seviyelerinin sanayi faaliyetleri ve gemi trafiği gibi kaynaklardan etkilenebildiğinden bahseden Toros, ısınma kaynaklı hava kirliliğinin azaltılmasında binalarda ısı yalıtımının temel adımlardan biri olduğunu, enerji tüketiminin azaltılmasının yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları da düşürebileceğini kaydetti.

Konut ve iş yerlerinde gereğinden fazla ısıtmadan kaçınılması gerektiğini ifade eden Toros, iç ortam sıcaklığının uygun seviyelerde tutulmasının hem enerji tasarrufu hem de solunum yolu sağlığının korunması açısından önem taşıdığını anlattı.

Prof. Dr. Toros, katı ve sıvı yakıt kullanılan ısıtma sistemlerinde doğru yakma tekniklerinin uygulanmasının hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağını, özellikle katı yakıtlı sistemlerde uygun yakma yöntemlerinin tercih edilmesi, bacaların düzenli temizlenmesi ve yanmanın verimli şekilde gerçekleşmesinin is ve zararlı gaz salımını sınırlandırabileceğini söyledi.

Sonbahar ve kış aylarında meteorolojik koşulların kirleticilerin atmosferde birikmesini kolaylaştırabildiğine dikkati çekerek, bu nedenle enerji verimliliğini artıran uygulamalar ve doğru ısınma yöntemlerinin hava kalitesinin korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi

Zonguldak'ın Kilimli ilçesi Gelik beldesinde maden ocağında meydana gelen patlamada mahsur kalan son işçinin de cansız bedenine ulaşıldı. Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı

23.10.2026 15:00:00
İHA
 
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi
Maden ocağındaki patlamada ölü sayısı yükseldi
Zonguldak'taki maden faciasında ölü sayısı 3'e yükseldi.

Olay, saat 10.00 sıralarında Gelik beldesinde faaliyet gösteren Demir Madencilik'e ait maden ocağında meydana geldi. Metan gazı sıkışması sonrası yaşanan grizu patlamasında maden ocağındaki 8 işçiden 7'si çıkarılarak ambulanslarla hastanelere sevk edildi. Yaralı olarak çıkarılan işçilerden Murat Bölükbaşı ve Recep Çolakoğlu yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamazken, durumu ağır olan Cemal Arslan (45) ve Okan Dinçer (45) ilk tedavilerinin ardından Ankara'ya sevk edildi. Vücudunda yanıklar bulunan Ercan Akdal (40) ve kafa travması bulunan Soner Dinçer (34) Atatürk Devlet Hastanesi'nde, iki ayağında da kırıklar bulunan Kurtuluş Elmas (38) ise Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesinde tedavi altına alındı.


Mahsur kalan işçinin cansız bedenine ulaşıldı


Patlama sonrası ocakta mahsur kalan Murat Kaya'ya ulaşmak için ekipler seferber oldu. Yaklaşık 1.5 saat süren çalışma sonucu ekipler Murat Kaya'nın cansız bedenine ulaştı. Kaya'nın cenazesi bulunduğu yerden çıkararak Atatürk Devlet Hastanesi morguna kaldırıldı.

Böylece olayda hayatını kaybedenlerin sayısı 3'e çıktı.

3 işçinin hayatını kaybettiği, 5 işçinin ise yaralandığı maden ocağındaki patlama ile ilgili olarak ise Zonguldak Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından inceleme başlatıldı.

Öte yandan, acı haberi alan aileler ise hastane morgu önüne gelerek feryat etti.


"Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir"  


Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Zonguldak'ta maden ocağında meydana gelen patlamaya ilişkin, "Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir. Olayda yaralanan 5 vatandaşımızın tedavilerine hastanelerimizde devam edilmektedir" dedi.  

Bakan Memişoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada Zonguldak'ta maden ocağında meydana gelen olayla ilgili sürecin yakından takip edildiğini belirterek, "Maalesef hayatını kaybeden vatandaşlarımızın sayısı 3'e yükselmiştir. Vefat eden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, kederli ailelerine ve yakınlarına sabır diliyorum. Olayda yaralanan 5 vatandaşımızın tedavilerine hastanelerimizde devam edilmektedir. Yaralanan 1 vatandaşımızın durumu ağırdır. Ekiplerimiz tüm imkanlarıyla teyakkuz hâlindedir. Yaralılarımıza acil şifalar diliyorum" dedi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.