logo
04 AĞUSTOS 2026

Güvenlik zaafı yok

11.02.2006 00:00:00
 
Emniyet Genel Müdürlüğü Sözcüsü İsmail Çalışkan, Trabzon'da son zamanlarda meydana gelen olaylarda polisin bir zafiyetinin söz konusu olmadığını belirtti. İsmail Çalışkan; "Arkadaşlarımız özveriyle, gecelerini gündüzlerine katarak çalışmaktadırlar" dedi. Çalışkan Trabzon'da son zamanlarda olayların arttığı hatırlatılarak, güvenlik zafiyeti olup olmadığının sorulması üzerine şunları söyledi: "Trabzon polisi futbolculara yönelik silahlı olayı ve din adamına yönelik olayı başarıyla aydınlattı. Olaylar sadece Trabzon'da değil, İstanbul ve Ankara'da da oluyor. Trabzon, Karadeniz bölgemizin önemli bir kentidir. Güvenlik zafiyeti olduğu yorumlarına katılmamız mümkün değil. Arkadaşlarımız özverili bir şekilde gecelerini gündüzlerine katarak çalışmaktadırlar."

Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde

Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi

03.08.2026 20:59:00
İhlas Haber Ajansı
 
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Eleştiriye tahammülsüzlükte son perde
Sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe teşebbüsüne ilişkin yaptığı paylaşımın ardından tutuklanan eski AKUT Başkanı Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talep edildi.

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca eski Arama Kurtarma Derneği (AKUT) Başkanı Nasuh Mahruki hakkında sosyal medya hesabından 15 Temmuz darbe girişimine yönelik yaptığı paylaşım nedeniyle resen soruşturma başlatılmış, Mahruki "halkı kin ve düşmanlığa tahrik veya aşağılama" suçundan gözaltına alınmıştı. Mahruki, 17 Temmuz günü tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Konuya ilişkin yürütülen soruşturma tamamlandı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca hazırlanan iddianamede, Nasuh Mahruki 'şüpheli' sıfatıyla yer aldı. İddianamede, Mahruki'nin sosyal medya hesabı üzerinden "15 Temmuz önceden fark edilmiş ancak rejim değişikliği için bir fırsat olarak görülerek bilerek engellenmemiş, kontrollü bir şekilde kalkışılmasına müsaade edilmiş bir darbe girişimidir.

Baş planlayıcısı ABD'dir, Fil'i feda etmiş, Vezir'i almıştır, Erdoğan'ı Şah yapmış Türk milletini Mat etmiştir" şeklinde paylaşım yaptığı aktarıldı. İddianamede, Nasuh Mahruki'nin paylaşımında suç işleme kastının olmadığını beyan ettiği vurgulandı.

Paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem olduğu aktarıldı

İddianamede, Mahruki'nin yaptığı paylaşımın düşünce ve kanaat özgürlüğü sınırlarını aşan bir eylem kapsamında kaldığı, toplum içinde infial oluşturacak nitelikte bulunduğu, şüphelinin eyleminin açık ve yakın tehlike oluşturduğu aktarıldı. Öte yandan iddianamede, şüphelinin halkın bir kesimini diğer kesimine karşı tahrik edecek nitelikte paylaşım yaptığı da anlatıldı.

4 yıl 6 aya kadar hapis cezası talebi

Hazırlanan iddianamede, şüpheli Nasuh Mahruki hakkında 'halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik' suçundan 4 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi. İddianame, değerlendirilmek üzere Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi'ne gönderildi. Mahruki'nin önümüzdeki günlerde hakim karşısına çıkması bekleniyor.

Kabaiş rektörü işaret etti

Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, kızının ölümüne ilişkin yürütülen soruşturmanın etkin yürütülmediğini öne sürerek, üniversitedeki güvenlik kameraları, cep telefonu incelemesi ve DNA çalışmalarına ilişkin sürecin hızlandırılmasını talep etti

03.08.2026 19:20:00
Haber Merkezi
 
Kabaiş rektörü işaret etti
Kabaiş rektörü işaret etti
Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi öğrencisi Rojin Kabaiş'ın babası Nizamettin Kabaiş, yaptığı basın açıklamasında kızının ölümüne ilişkin soruşturmanın etkin yürütülmediğini iddia etti. ANKA'nın haberine göre olayın aydınlatılması açısından kızının cep telefonunun incelenmesinin kritik önemde olduğunu belirten Kabaiş, eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu'nun, "Telefon asit kuyusunda da olsa biz o telefonu açarız" sözlerini hatırlattı.

Kabaiş, "Madem açabiliyorsunuz, neden iki yıldır bize bu acıyı yaşatıyorsunuz? Neden telefonu İspanya'ya, Çin'e gönderiyorsunuz? Bu telefonun açılması çok önemlidir. Olayın mutlaka aydınlanacağına eminim" dedi.

Kızının ölümüne ilişkin soruşturmada üniversite yönetiminin de araştırılması gerektiğini öne süren Kabaiş, "Üniversiteyle ilgili neden bir sorgulama yapmıyorsunuz?" diye sordu.

"ÜNİVERSİTENİN KAMERA KAYITLARI NEREDE?"

Kızının kaybolduğu noktada güvenlik kulübesi ve döner güvenlik kamerası bulunduğunu belirten Kabaiş, üniversite yönetiminin aileye söz konusu kameranın çalışmadığını söylediğini ancak daha sonra Adalet Bakanlığı'na gönderilen yazıda üniversitedeki kameraların arızalı olmadığının bildirildiğini ileri sürdü.

Kabaiş, "Madem hiçbir kamera bozuk değil, o görüntüler nerede? Rojin'in telefonu neden açılmıyor? İki erkek DNA'sı neden bulunmuyor? Biz acı çekiyoruz" şeklinde konuştu.

"SORUMLU ÜNİVERSİTE YÖNETİMİDİR"

Kızının ölümüne ilişkin Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi'nin sorumlu olduğunu söyleyen Kabaiş, şunları kaydetti:

"Üniversite ile ilgili şu ana kadar herhangi bir kişi gözaltına alınmadı. Sorumlu üniversitedir. Sorumlu yurttur. Rektördür ve yurdun yönetimidir. Bunların hem büyük ihmalleri vardır hem de bize 17 saat sonra haber verdiler. Ayrıca rektör, kendisi gelip otopsiye müdahale etti. Delilleri kararttı. Özel olarak savcıyla görüştü. Başka bir odaya gitti. Rojin'in otopsisine başlanmadan önce her iki salona da girdi. Rojin'in cansız bedeninin bulunduğu odaya da girdi. Delilleri kararttı. Bu nettir, kesindir. Ben bunu biliyorum. Rica ediyorum, Adalet Bakanı bu konuyu takip etsin."

"REKTÖRLE İLGİLİ İDDİALAR ARAŞTIRILMALI"

Rektör hakkında bugüne kadar herhangi bir işlem yapılmadığını savunan Kabaiş, otopsinin gerçekleştirildiği geceye ait görüntülerin incelenmesini talep etti. Rektörün saatlerce hastaneden ayrılmadığını öne süren Kabaiş, bu durumun soruşturulması gerektiğini söyledi.

Kızının kaybolmasının ardından öğrencilerin düzenlediği eylemlere müdahale edildiğini iddia eden Kabaiş, üniversite yönetiminin emniyet güçlerini kampüse çağırdığını ve öğrencilerin şiddete maruz kaldığını ileri sürdü.

GÜLİSTAN DOKU ÖRNEĞİNİ HATIRLATTI

Kabaiş, Tunceli'de kaybolan Gülistan Doku dosyasını örnek göstererek, "Tunceli'de de bu olay oldu. Orada da aynı şekilde devletin valisiydi. Gülistan Doku için valiye 78 tane soru soruyorlar. Neden Rojin Kabaiş için Van Üniversitesi'nin rektörüne soru sormuyorlar? Bunun sebebi nedir?" dedi.

Yaklaşık 2 bin 500 kişinin DNA örneğinin inceleneceğinin ifade edildiğini ancak şu ana kadar yalnızca 400-500 kişinin DNA'sının incelendiğini öne süren Kabaiş, "Biz aile olarak gerçekten çok büyük acılar çekiyoruz. Çocuğumuza ne olduğunu bize söyleyin" dedi.

Mollakasım bölgesindeki çok sayıdaki villa ve iş yerinin güvenlik kameralarının da soruşturma kapsamında incelenmesi gerektiğini ifade eden Kabaiş, dosyadaki gizlilik kararı nedeniyle bilgi alamadıklarını belirterek, olayın bir an önce aydınlatılmasını istedi.

Gaziler açlık grevine başladı

Ankara Güvenpark'ta rütbe farkı gözetilmeksizin eşit özlük hakları talebiyle 21 gündür oturma eylemi yapan terör malulü er gaziler ve şehit yakınları, taleplerine somut bir çözüm üretilmemesi üzerine bugün saat 10.00 itibarıyla süresiz açlık grevine başladı. Geçtiğimiz günlerde bir gazinin hayatını kaybetmesiyle yasa boğulan alanda tansiyon yükselirken, eylemciler "Haklarımızı alana kadar buradayız" mesajı verdi

03.08.2026 17:30:00
Haber Merkezi
 
Gaziler açlık grevine başladı
Gaziler açlık grevine başladı
Türkiye'nin 81 ilinden gelerek Ankara Kızılay'daki Güvenpark'ta 13 Temmuz'dan bu yana "Gaziliğin rütbesi olmaz" şiarıyla hak arayışını sürdüren er/erbaş statüsündeki terör gazileri ve şehit ailelerinin eylemi kritik bir evreye taşındı. Hak arama mücadelesinin 21. gününde, yetkililerden beklenen somut yasal adımların atılmaması üzerine Er Şehit ve Gaziler Platformu üyeleri açlık grevine başladıklarını ilan etti.

"Ya hakkımızı alırız ya ölürüz"

Güvenpark'taki zorlu kış ve yaz şartlarına, kavurucu Ankara sıcağına rağmen çimler üzerinde adalet nöbetini sürdüren gaziler adına açıklamayı Şehit Aileleri ve Gaziler Derneği Genel Başkanı Erdem Çerçioğlu yaptı.

Çerçioğlu, "Terörle mücadele er gazileri olarak Ankara Güvenpark'ta sürdürdüğümüz adalet mücadelemizde taleplerimize çözüm üretilmemesi nedeniyle bugün saat 10.00 itibarıyla açlık grevimiz başlamıştır. Ya hakkımızı alırız ya da ölürüz" ifadelerini kullanarak kararlılıklarını vurguladı.

Platform, grevin ne kadar süreceğine dair bir bitiş tarihi paylaşmadı. Gaziler, taleplerinin karşılık bulmaması durumunda eylemi eşleriyle birlikte "ölüm orucuna" dönüştürebileceklerinin de restini çekti.

Erdal Özdemir'in vefatı alanı yasa boğdu

Eylemin seyrini değiştiren ve alandaki gazileri derinden sarsan en acı gelişme ise er gazi Erdal Özdemir'in hayatını kaybetmesi oldu. Parktaki nöbeti sırasında aniden fenalaşan Özdemir, memleketine götürüldüğü sırada yolda yaşamını yitirdi.

Güvenpark'ta bir araya gelen gazi arkadaşları ve şehit yakınları, Özdemir için Yasin-i Şerif okuyarak dualar etti. Bu vefat, alandaki duygusal yükü artırırken gazilerin taleplerindeki ısrarı daha da bileyen bir dönüm noktası oldu.

MSB heyetine tepki: "Sadece sırtımız sıvazlanıyor"

Geçtiğimiz günlerde Millî Savunma Bakanlığı (MSB) tarafından görevlendirilen iki tümgeneral ve bir albaydan oluşan askeri heyet eylem alanını ziyaret etmişti. Bakanlık heyetinin "MSB yanınızdadır, sizin için ne yapsak azdır" yönündeki teselli cümleleri ise gaziler tarafından sert tepkiyle karşılandı.

Platform Başkanı Çerçioğlu, askeri heyete yıllardır orduevlerine dahi alınmadıklarını hatırlatarak, "Madem yanımızdasınız, neden orduevinde bir çay içemiyoruz? Sadece Gaziler Günü'nde sırtımız sıvazlanıyor. Biz aynı üniformanın içerisinde yaralandık. Kademede kıyma makinesine eline kaptıran adamla benim hakkım aynı olamaz" sözleriyle tepki gösterdi. Gaziler, kendilerini dinlemeye gelen heyete, hamasi sözler değil TBMM'deki komisyonlara Güvenpark'tan bir temsilcinin davet edilmesini ve somut bir yasal taslak çıkarılmasını talep ettiklerini iletti.

"Evde çocuklarımızla saklambaç oynuyoruz"

Alandaki gaziler, maruz kaldıkları ekonomik ve sosyal adaletsizliği çarpıcı örneklerle dile getiriyor. Aynı çatışmada, aynı mayın patlamasında uzuvlarını kaybeden rütbeli personel ile er statüsündeki askerler arasında uçurum olduğunu belirten Güneydoğu Gazisi Veysel Kelen, bağlanan en düşük memur statüsündeki maaşla geçinemediklerini aktardı. Kelen, yaşadıkları dramı, "Çocuklarımız bizden bir şey isterken adeta evin içinde saklanıyoruz, saklambaç oynuyoruz. Verdiğimiz uzuvların neden değeri yok? Neden aramızda ayrımcılık var?" sözleriyle özetledi.

Gaziler, protez hakkı almak için 5 yıl beklemek zorunda kaldıklarını, sosyal tesislerden faydalanamadıklarını ve mevcut koşulların kendilerini adeta bir "mülteci kampı" görüntüsüne mahkum ettiğini söyleyerek adalet sağlanana dek Güvenpark'tan ayrılmayacaklarını yineledi.

Çerçeve Yasa imzaya açıldı

Silah bırakma sürecinin hukuki ve idari altyapısını oluşturacak 15 maddelik Çerçeve Kanun Teklifi, milletvekillerinin imzasına sunuldu. Milletvekillerinin yarın saat 17.00'ye kadar imzalayabileceği teklifin, bu hafta içinde Meclis Başkanlığına sunularak hızla yasalaşması bekleniyor

03.08.2026 16:10:00
Haber Merkezi
 
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Çerçeve Yasa imzaya açıldı
Türkiye'nin iç barış ve istikrarını güçlendirmeyi hedeflediği iddiasıyla "Terörsüz Türkiye" vizyonunun en kritik hukuki ayağı olan Çerçeve Kanun Teklifi'nde resmi süreç başladı. Edinilen son bilgilere göre, sürecin yasal güvencelerini ve idari mekanizmalarını belirleyecek olan kanun teklifi bugün itibarıyla TBMM'de milletvekillerinin imzasına açıldı.

İmza için son tarih yarın saat 17.00

Meclis kulislerini hareketlendiren düzenleme için milletvekillerine tanınan imza süreci hızla ilerliyor. Vekillerin, hazırlanan kanun teklif metnini yarın saat 17.00'ye kadar imzalamaları gerekiyor. İmza trafiğinin tamamlanmasının ardından, AK Parti Grup Başkanı Abdullah Güler'in diğer siyasi partilere ön bilgilendirme yapması ve teklifin vakit kaybetmeden TBMM Başkanlığına sunulması planlanıyor.

15 maddelik "geçiş dönemi" yasası

Yaklaşık 15 maddeden oluşması öngörülen ve kalıcı bir yapıdan ziyade sürece özgü bir "geçiş dönemi yasası" niteliği taşıyan çerçeve metin, silah bırakma eğiliminde olan örgüt üyelerine yönelik net hukuki sınırlar çiziyor.

Silah ve şiddet eylemlerini tamamen bıraktığını beyan ederek teslim olan örgüt üyelerine, "terör örgütü üyeliği" ve "propaganda" gibi suçlardan ötürü denetimli serbestlik hükümleri uygulanabilecek.

"Kasten öldürme", "işkence" gibi ağır suçlara doğrudan karışanlar ile örgütün üst düzey yöneticileri bu düzenlemenin ve denetimli serbestliğin tamamen dışında tutulacak.

MİT denetleyecek, meclis bilgilendirilecek

Yasa teklifinin en dikkat çeken yönlerinden biri de "güçlü denetim mekanizması" oldu. Silah bırakma, teslim olma ve toplumsal entegrasyon süreçlerinin sahadaki takibi ve denetimi doğrudan Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) koordinesinde yürütülecek. Sürecin şeffaflığı ve güvenliği açısından, yürütülen faaliyetler hakkında TBMM'ye düzenli olarak kurumsal bilgilendirme ve raporlama yapılacak.

Siyasi partilerin göstereceği refleksler ve Meclis komisyonlarındaki görüşme takvimi yakından takip edilirken, teklifin bu hafta içinde genel kurul gündemine gelerek yasalaşması bekleniyor.

İmralı'dan "anahtar yasa" açıklaması

Öte yandan Meclis'teki hareketlilik sürerken, yasa teklifine dair en kritik gelişmelerden biri de İmralı Adası'nda yaşandı. DEM Parti İmralı Heyeti üyeleri Pervin Buldan, Mithat Sancar ve Özgür Faik Erol'un adada gerçekleştirdiği 3 saatlik görüşmenin ardından, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın yasa teklifine dair kamuoyuna iletilmesini istediği mesaj paylaşıldı.

Teklife yeşil ışık yakan bebek katili Öcalan, metni "anahtar" olarak nitelendirdi. DEM Parti İmralı Heyeti şunları söyledi:

"Öcalan, yasa teklifini sürecin önünü açan bir "anahtar" olarak niteleyerek, atılan adımın ülke kaderini etkileyeceğini ve herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini belirtti. Sürecin henüz tamamlanmadığını ancak metne olumsuz yaklaşılmaması gerektiğini vurguladı."

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi

Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi

03.08.2026 14:40:00
AA
 
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
 Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Bakan Gürlek'in verdiği bilgilere göre, 2026'da 84 hakim ve savcı meslekten ihraç edildi
Adalet Bakanı Akın Gürlek, 2026 yılında hakim ve savcılara yönelik olarak yürütülen disiplin soruşturmalarının detaylarını paylaştı. Gürlek, "HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır" dedi.

Akın Gürlek'in açıklamasının tamamı şöyle: "Milletimizin huzurunu ve kamu düzenini hedef alan suçlularla ve suç örgütleriyle kararlılıkla mücadele ediyoruz. Adaletin gereğini yerine getirirken kimsenin makamına, unvanına veya nüfuzuna bakmıyoruz. Bu hassasiyetimiz, yargı teşkilatımızın mensupları bakımından da aynen geçerlidir. Hâkim ve Cumhuriyet savcılarımızın büyük çoğunluğu görevlerini hukuka, vicdana ve meslek onuruna bağlılıkla yerine getirmektedir. Ancak bu sıfatın hiç kimseye ayrıcalık sağlamayacağı da açıktır.

Hâkimler ve Savcılar Kurulumuz denetim ve disiplin mekanizmalarını etkin biçimde işletmektedir. Bu çerçevede HSK İkinci Dairesince 2026 yılında 525 hâkim ve Cumhuriyet savcısı hakkında esasa ilişkin karar alınmıştır. Bunlardan 333'ü hakkında; 168 uyarma, 24 kınama, 23 aylıktan kesme, 4 kademe ilerlemesini durdurma, 30 yer değiştirme ve 84 meslekten çıkarma cezası uygulanmıştır. Adalet sistemimizin hızını ve etkinliğini artırırken denetim mekanizmalarını daha da güçlendireceğiz. Dışarıda suç örgütleriyle, yargı teşkilatımız içinde ise hukuku ve meslek onurunu zedeleyen her türlü tutumla mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz."

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi

03.08.2026 11:42:00
AA
 
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
  İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi
İçişleri Bakanlığı, siber suçlarla mücadele kapsamında son 5 günde 15 ilde düzenlenen operasyonlarda yakalanan 185 şüpheliden 93'ünün tutuklandığını bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Emniyet Genel Müdürlüğü Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlığı ve cumhuriyet başsavcılıkları koordinesinde, İl Emniyet Müdürlükleri Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüklerince dolandırıcılık, yasa dışı bahis, çevrim içi çocuk müstehcenliği ve tacizi ile suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama suçlarına yönelik 15 ilde son 5 günde operasyonlar düzenlendiği hatırlatıldı.

Bu kapsamda Iğdır, Kırşehir, İstanbul, Çorum, Manisa, Kayseri, Karabük, Hatay, Mersin, Afyonkarahisar, Giresun, Yozgat, Düzce, Sakarya ve Adana'da düzenlenen operasyonlarda 185 şüphelinin yakalandığı belirtilen açıklamada, yakalananlardan 93'ünün tutuklandığı, 55'i hakkında adli kontrol hükümleri uygulandığı, diğerlerinin işlemlerinin devam ettiği bilgisi verildi.

Açıklamada, operasyonlarda çok sayıda silah ve mühimmat, bir miktar uyuşturucu madde ile çok sayıda dijital materyal ele geçirildiği, 10 otomobil, 14 motosiklet ve 5 taşınmaza el konulduğu bildirilerek, şunlar kaydedildi:

"Ayrıca, Yapay Zeka Destekli Siber Açık Kaynak İzleme ve Kontrol faaliyetleri kapsamında yürütülen çalışmalarda, yasa dışı silah satışı ve teşhirine yönelik 529, organize suç örgütleri ve tetikçilik suçlarına yönelik 119, evraksız motorlu taşıt satışına yönelik 116, uyuşturucu satışı ve özendirici içeriklere yönelik 60, müstehcenlik ve fuhuş suçlarına yönelik 306, siber trafik suçlarına yönelik 167 olmak üzere toplam 1297 hesap/şahıs tespit edildi. Terör örgütlerine yönelik yürütülen çalışmalarda ise toplam 646 hesap/şahıs tespit edildi. Bu kapsamda sosyal medya platformları ve internet siteleri üzerinden suç içerikli paylaşımlara yönelik 4 bin 17 hesap/şahıs tespit edildi. 1721 URL adresi hakkında erişimin engellenmesi ve içeriğin çıkarılması kararı alındı."

İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

İstanbul Boğazı'nda etkili olan sis nedeniyle görüş mesafesi azalırken bazı vapur seferleri iptal edildi

03.08.2026 08:47:00
AA
 
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi
İstanbul'da sis nedeniyle bazı vapur seferleri iptal edildi

Kentte sabah saatlerinde İstanbul Boğazı ve çevresinde sis etkili oldu.

Görüş mesafesinin düşmesiyle Şehir Hatları AŞ'nin bazı seferleri gerçekleştirilemeyecek.

Buna göre, elverişsiz hava koşulları sebebiyle Kadıköy-Kabataş, Kadıköy-Beşiktaş, Kadıköy-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Karaköy-Eminönü, Üsküdar-Haliç, Kadıköy-Haliç, Beşiktaş-Haliç, Kadıköy-Üsküdar-Ortaköy, Kadıköy-Beşiktaş-İstinye-Sarıyer, Küçüksu-Beşiktaş-Kabataş, Üsküdar-Aşiyan, Arnavutköy-Eminönü ve Çengelköy-Eminönü seferleri ikinci bir duyuruya kadar yapılmayacak.

Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Dışişleri Bakanlığı, İsrail'in Gazze'ye saldırılarının, Başbakan Binyamin Netanyahu'nun Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını gösterdiğini belirterek, Netanyahu'nun tek amacının Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmak olduğunu bildirdi

03.08.2026 01:38:00
AA
 
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:
Dışişleri Bakanlığından İsrail'in mutabakata rağmen Gazze'ye yaptığı saldırılara tepki:

Bakanlık, İsrail'in Gazze'ye yönelik saldırılarına ilişkin açıklama yaptı.

Açıklamada, "Gazze Barış Planı'nın hayata geçirilmesini mümkün kılacak yol haritası üzerinde mutabakat sağlanmasının hemen ardından İsrail'in Gazze'de 30'dan fazla sivili katletmesi ve sağlık tesislerini hedef alması, Netanyahu hükümetinin Filistinlilerle barış yapma iradesini taşımadığını bir kez daha göstermiştir. Netanyahu'nun tek amacı Filistinlileri ana yurtlarından uzaklaştırmak ve bölgede barış ve istikrarın tesisine engel olmaktır. Bu doğrultuda, bölgedeki kırılgan dengeleri bozacak adımlar atmaktan ve ABD başta olmak üzere arabulucu ülkelerin çabalarını baltalamaktan çekinmemektedir." ifadeleri kullanıldı.

Orta Doğu'nun tamamını bir çatışma alanına dönüştürmek isteyen Netanyahu'nun "yayılmacı ve militarist anlayışına" karşı uluslararası toplumun daha kararlı, tutarlı ve güçlü bir tutum sergilemesinin artık bir zorunluluk haline geldiği vurgulanan açıklamada, bölgenin ve Filistin'in huzur ve refaha kavuşmasını destekleyen tüm ülkelere ortak sorumluluk bilinciyle hareket etme, uluslararası hukuka ve insani değerlere sahip çıkma çağrısında bulunuldu. 

TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak

TBMM Genel Kurulu'nda, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak, bir uluslararası anlaşma ele alınacak
 

02.08.2026 15:00:00
AA
 
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
TBMM'de suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren kanun teklifinin görüşmelerine başlanacak
Haftalık çalışmalarına 4 Ağustos Salı günü başlayacak Genel Kurul, suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenlemeleri içeren Çocuk Koruma Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi'ni görüşecek.

Teklifle, fiili işlediği sırada 15 yaşını doldurmuş olup da 18 yaşını doldurmamış olan kişiler hakkında suç ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 19 yıldan 27 yıla, müebbet hapis cezasını gerektirdiği takdirde 15 yıldan 18 yıla kadar hapis cezasına hükmolunacak.

Kasten öldürme ve neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçlarını işleyen 15-18 yaş grubundaki çocuklar hakkında yaş indirimi uygulanmayabilmesi, 12-15 yaş grubundaki çocuklara ise bir üst grubun ceza rejiminin uygulanabilmesi hususunda hakime takdir yetkisi tanınıyor.

Ateşli silahın dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı şekilde muhafaza edilmesi suretiyle çocuk tarafından ele geçirilmesine neden olan kişi, fiil daha ağır cezayı gerektiren başka bir suç oluşturmadığı takdirde 1 yıldan 3 yıla kadar hapisle cezalandırılacak.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yer alan "suça sürüklenen" ibaresi, "adli süreçteki" olarak değiştirilecek ve çocuk hakkında kamu davası açılması halinde durum, gerekli idari tedbirlerin alınması amacıyla Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı ve Milli Eğitim Bakanlığı il veya ilçe müdürlüklerine bildirilecek.

Çocuk Koruma Kanunu'na eklenen yeni maddeyle, ceza sorumluluğu olmayan adli süreçteki çocuklar için çocuklara özgü güvenlik tedbiri niteliğinde "yönlendirme tedbirleri" belirleniyor.

Çocuk Koruma Kanunu'nda yapılan değişiklikle, 15 yaşını doldurmamış çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılması zorunlu olacak. Cumhuriyet savcısı, mahkeme veya çocuk hakimi tarafından 15 yaşını doldurmuş çocuk hakkında sosyal inceleme yaptırılmaması halinde, gerekçesi iddianamede veya kararda gösterilecek.

Genel Kurul'da Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ile Kırgızistan Cumhuriyeti Hükümeti arasında Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Anlaşmasını Tadil Eden Protokolün Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi de görüşülecek.

Salı ve çarşamba günleri, Meclis'te grubu bulunan siyasi partilerin grup toplantıları gerçekleştirilecek.

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş'ta okullarda meydana gelen olaylar ile çocukların dijital ortamlarda karşılaştıkları riskler ve olumsuz etkilerin tüm yönleriyle ele alınarak araştırılması, çözüm önerileri geliştirilmesi ve benzer olayların önlenmesi için alınması gereken tedbirlerin belirlenmesi amacıyla kurulan Meclis Araştırma Komisyonu toplanacak.

DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti

DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

02.08.2026 14:27:00
Haber Merkezi
 
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti
DEM Parti'den yapılan açıklamaya göre, TBMM Başkanvekili Pervin Buldan, DEM Parti Şanlıurfa Milletvekili Mithat Sancar ve Asrın Hukuk Bürosu avukatı Özgür Faik Erol'dan oluşan DEM Parti İmralı heyeti, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan ile görüşmek üzere İmralı Adası'na gitti.

TBMM'ye geçen hafta sunulacağı belirtilen ancak çalışmaları devam eden "çerçeve yasa" ile ilgili teklifin de Meclis Başkanlığı'na bu hafta sunulması öngörülüyor. "Çerçeve yasa" teklifinin bu hafta başında sunulabileceği, Adalet Komisyonu'nda görüşüldükten hemen sonra iki günlük yasal sürenin tamamlanması beklenmeden Genel Kurul'da ele alınabileceği ifade ediliyor. Diğer bir seçenek olarak da teklifin hafta sonuna doğru Meclis Başkanlığı'na sunulacağı, bu durumda Adalet Komisyonu'nda bu hafta görüşüleceği, gelecek hafta da Genel Kurul'a getirileceği kulislerde konuşuluyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.