logo
08 AĞUSTOS 2026

Hani derdiniz Türkmenlerdi?

12.12.2015 00:00:00
 
 Rusya, terörle mücadele kapsamında Suriye ordusu ile beraber Suriye'nin kuzeyinde operasyonlara başlayınca Türkmenleri hatırlayan Türkiye'nin siyaseti, gerçek maşukları Barzani'ye kavuşunca ağızlarındaki baklayı çıkardılar.
Meğer onların derdi Türkmenler falan değilmiş.
Malum, Büyük İsrail Devleti Projesi'ni İsrail adına adım adım hayata geçiren Barzani, geçtiğimiz günlerde Ankara'ya geldi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu ile bir takım görüşmeler yaptı.
Ziyaret sonrası Sayın Erdoğan şu açıklamayı yaptı:
"Uzun zamandan bu yana Kuzey Irak'taki yönetim birçok hakkını kaybetti. Haklarını geri almaları lazım. Bölgede yaşayan çok sayıda Arap, sahip olduğu hakları kaybetti. Ne yazık ki, Irak'ta adil bir yönetim göremiyoruz. Bu yüzden insanlar endişeli?"
Başbakan Davutoğlu da Barzani ile yapacağı görüşmenin başında şunları söyledi:
"Son gelişmeler bağlamında ziyaretiniz çok özel anlam kazandı. Özellikle de Irak Kürdistan Bölgesi'nin ve Erbil'in istikrarı bizim için stratejik bakımdan hayatidir. Irak'taki mevcudiyetimiz bu bölgenin istikrarının temelidir. Onun için de her türlü desteği hem Irak, hem de Irak Kürdistan Bölgesi'ne vereceğiz."
Rusya ve Suriye IŞİD'i, ÖSO'yu, El Nusra'yı, El Kaide'yi havadan ve karadan vurunca "Türkmenler" diye feryat edenler; Türkmenlerin asıl mağduriyet yaşadığı, bir dönem katliamlara maruz kaldığı, tapu kayıtlarının silindiği, mezar taşlarının yok edildiği Irak'ta hiç Türkmenlerden bahsettikleri yok.
Uzun zamandır Barzani'nin birçok hakkını kaybettiğinden bahsediyorlar.
Irak'ın petrollerini Irak hükümetinin izni olmadan Türkiye üzerinden pazarlayan kim? Barzani? Şimdi de Ankara'ya gelerek doğalgazını da Irak hükümetine rağmen Türkiye üzerinden İsrail adına dünyaya pazarlayacak olan kim? Barzani?
Irak'ta parlamento kurup, Merkezi Yönetim'den daha güçlü bir şekilde bağımsız bir devlet başkanı gibi davranan kim? Barzani?
Irak, Musul gibi en stratejik petrol bölgesini Barzani'ye devir için IŞİD'e kaptırırken, IŞİD'in hiç dokunmadığı, hatta IŞİD sayesinde Batılı ülkelerden en ağır silahları temin eden kim? Barzani?
IŞİD sayesinde Suriye'nin kuzeyinde boşaltılan Kobani, Afrin, Cizire, Tel Abyad gibi bölgelere elini kolunu sallayarak yerleşen, buradaki PYD'yi, bütün Kürt grupları ve de bazı Arap grupları kontrolü altına alan irade kim? Barzani?
Irak işgalinde, ABD Bağdat'a girerken eş zamanlı olarak Türkmen kentlerine giren, buralardaki demografik yapıyı değiştiren, Türkmen tarihini ve resmi belgelerini yok eden, buraları ele geçirerek bölgesine katan kim? Barzani?
Tel Afer'de, Musul'da, Kerkük'te, Samarra'da Türkmenler Barzani için katledildi, Süleymaniye'de 11 askerimizi başına Barzani için çuval geçirildi.
Barzani'nin, bölgesinin hangi hakları gasp edilmiş de geri iade edilmeliymiş, bilen varsa söylesin. Irak'ın kuzeyinde hakları gasp edilen başta Türkmenler, sonra da Irak yönetimidir; gasp eden de Barzani ve arkasındaki iradeler?
Davutoğlu'nun açıklamasında da en üst düzeyde "Kürdistan" ifadesi dillendirilmiş oldu.
Diğer taraftan Suriye'nin kuzeyinde de Kürdistan'ı kurmaya çalışan, ülkemizin güneydoğusu üzerinde de Büyük İsrail için Kürdistan'ı kurmayı planlayan irade Yahudi Barzani olmasına rağmen, Sayın Davutoğlu, "Irak Kürdistan Bölgesi'nin ve Erbil'in istikrarı bizim için stratejik bakımdan hayatidir. Irak'taki mevcudiyetimiz bu bölgenin istikrarının temelidir" diyebiliyor.
Demek ki Türk siyasiler "Türkmen" derken sadece lafta söylüyor, Barzani derken ise yürekten söylüyor, onun istikrarını korumak için her türlü riske giriyor.
Üstelik Türkiye Barzani'nin istikrarı için Irak Devleti ve birçok devletle kavgaya girerken, Barzani kendisi için çıkan Irak-Türkiye krizinde "tarafsızım" deyip Türkiye'yi yalnız bırakabiliyor.
Kim ne derse desin, Türkiye bir taraftan kendi celladını kendi eliyle büyütürken, diğer taraftan da AKP'ye, "Bi daha, bi daha" diyen Türk milleti, AKP siyasetinin stratejik ninnisiyle derin bir uykuda onlarca Batılı ülkenin savaş uçaklarının ve gemilerinin havalimanlarımıza, limanlarımıza işgal için geldiğinden habersiz günlerini geçirip duruyor. 
Bu millet, Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın yıllarca yaptığı "zifiri karanlık" tufanı uyarısını dinlemeyip, bu karanlıktan çıkış reçetesini de göz ardı, kulak arkası edip bindi bir alamete gidiyor kıyamete?
Allah akıbetimizi hayreylesin.
 
Murat Çabas / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.