logo
04 EKİM 2026

Hayber’in Fethi’nde İmam Ali

Hayber, Yahudilerin en güçlü karargâhlarından biri idi. Burası aynı zamanda fitnenin de merkeziydi. Burada bulunan Yahudiler defalarca, Mekkeli müşriklerin, Müslümanlara yaptığı saldırılara katılmışlardı

04.10.2026 00:01:00
Haber Merkezi
 
Hayber’in Fethi’nde İmam Ali
Hayber’in Fethi’nde İmam Ali
Hayber, Yahudilerin en güçlü karargâhlarından biri idi. Burası aynı zamanda fitnenin de merkeziydi. Burada bulunan Yahudiler defalarca, Mekkeli müşriklerin, Müslümanlara yaptığı saldırılara katılmışlardı.

Bu durumun önüne geçmek için Peygamberimiz Hicret'in yedinci yılında (M.628) 1600 kişilik bir ordu ile fethi imkânsız denilen Hayber kalesine yürüdü. Hayber kalesi savunma açısından çok güçlü bir yapıya sahipti. Çok sayıda savunma teçhizatı vardı.

Hz. Peygamber, Medine'den yola çıktı. Sancağı Hz. Ali'ye verdi. Hayber halkı sabah evlerinden çıktıklarında Hz. Peygamber'in ordusunu karşısında buldu. Bunun üzerine kalelerine kapandılar. Hz. Peygamber kaleyi kuşatma altına aldı.

Kalenin çevresinde şiddetli çırpışmalar oldu. Bazı kaleler, İslam ordusu tarafından ele geçirildi. Çatışma yirmi küsur gün sürdü. Ama bazı kaleler hâlâ alınamıyordu. Bunların içinde en büyüğü olan Kamus kalesi inatla direniyordu. İslam ordusu bir türlü burayı açamıyordu.

Resulullah şiddetli bir baş ağrısına yakalandığı için, orduyu bizzat komuta edemiyor, sancağı her gün birine verip, kaleyi fethetmekle görevlendiriyordu. Ama her biri sonuç alamadan dönüyordu.

Hz. Peygamber, sancağı Ebubekir'e vererek onu kalelerin üzerine gönderdi. Ebubekir fethi gerçekleştiremeden geri döndü.

Resulullah ikinci gün sancağı Ömer'e verdi ve kaleleri ele geçirmesini emretti. O da başarısız oldu. Ordusu onu, o da ordusunu korkaklıkla suçluyordu. Peygamberimiz bu çekişmeye son verip şöyle buyurdu:

"Yarın sancağı öyle birine vereceğim ki, O Allah ve Resulü'nü sever, Allah ve Resulü de onu severler. Döne döne vuruşur, asla düşmana sırt çevirip kaçmaz. Allah, onun önünü açar. Cebrail sağında, Mikail de solunda olur." 







Herkes başını kaldırdı. Boynunu uzattı. Bütün herkesin dileği bu sözlerle kendisinin kastedilmiş olmasıydı. Ömer b. Hattab şöyle demişti: "O günden başka hiçbir zaman emirlik istememiştim. O gün bayrağın bana verilmesini temenni etmiştim." 

Gün ağarınca Peygamberimiz sancağın getirilmesini emretti. İnsanlar bekliyorlardı. Resulullah Ali'yi çağırdı orada bulunanlar, "Gözleri ağrıyor" dediler. Resulullah, "Onu çağırın" buyurdu. Seleme b. Evka gitti ve gözleri ağrıdığı için yürümekte güçlük çeken Hz. Ali'nin elinden tutup onu Hz. Peygamber'in yanına getirdi.

Hz. Ali gözlerini sargı ile bağlamıştı. Resulullah eliyle ağzının suyunu alıp, Hz. Ali'nin gözlerine sürdü. O anda İmam Ali'nin gözleri sapasağlam oldu. Sonra Allah Resulü şöyle dua etti: "Allah'ım! Sıcakta ve soğukta ona yardımcı ol."

Sonra demir zırhını Hz. Ali'ye giydirdi. Kendi kılıcı Zülfikar'ı beline bağladı. Sancağı eline vererek kaleye doğru gönderdi. Ona şu tavsiyede bulundu:

"Onlara doğru hareket et. Kaleye varınca onları önce İslam'a davet et, onlara Allah'a karşı olan vazifelerini hatırlat. Allah'a and olsun ki, Allah, onlardan birini senin elinle hidayete erdirirse bu senin için kızıl develere sahip olmandan daha hayırlıdır." 

Resulullah şöyle devam etti:







"Cebrail seninle olacak! Zafer senindir. Rabbim, onların yüreğine korku salmıştır. Ya Ali! Bil ki onlar, kendilerini mağlup edecek kimsenin adını kendi kitaplarında okumuşlardır. Onun adı İlya'dır. (Ali'dir). O halde, git ve karşılarına dikilip adının Ali olduğunu söyle… Rabbinin izniyle dehşete düşüp hakir olduklarını göreceksin…"

Seleme şöyle diyor:

"Ali yola çıktı. Allah'a yemin olsun ki, seğreterek yürüyordu. Biz de arkasından koşuyorduk. Nihayet sancağını kalenin dibindeki bir taş yığınının ortasına dikti.

Kalenin burcundaki bir Yahudi onu fark etti ve kim olduğunu sordu. Hz. Ali, "Ben Ali b. Ebu Tâlib'im" dedi. Yahudi arkadaşlarına dönüp şöyle dedi: "Musa'ya indirilene and olsun ki yenildiniz." 

Daha sonra kaledekilerden bazıları onunla teke tek vuruşmak üzere dışarı çıkmaya başladı.

İlk olarak Merhab'ın kardeşi Haris çıktı. Haris'i gören Müslümanlar geri çekildiler. Hz. Ali ise sıçrayıp Haris'in karşısına çıktı. Şiddetli bir çatışmanın ardından Hz. Ali, Haris'i öldürdü. Daha sonra Merhab çıktı. Üst üste iki zırh giymiş, iki kılıç kuşanmış ve başına iki sarık birden sarmıştı. Elinde çatallı bir mızrak vardı.

Ali, ona bir darbe indirdi. Merhab'ın başının üzerine yerleştirdiği taş parçası ve miğferi parçalandı. Hz. Ali'nin darbesi kafasını ikiye ayırmış, kılıç azı dişlerine kadar batmıştı. Yahudiler Merhab'ın halini görünce bozguna uğrayarak kaleye geri döndüler ve kapıları kilitlediler.







Hz. Ali kapıya yöneldi ve kapıyı açıncaya kadar zorladı. Daha sonra kalenin kapısını kavradı ve yerinden söktü. Onu hendeğin üzerine bir köprü gibi yerleştirdi, ardından Müslümanlar kapının üzeriden karşı tarafa geçtiler. Kaleyi ele geçirip sayısız ganimetler elde ettiler. 

İbn Amr şöyle diyor:

"Biz, yüce Allah'ın Hayber'i Ali aracılığıyla bize açmasına şaşırmadık. Ama Ali'nin tek başına kale kapısını yerinden sökmesine, kapıyı kırk zira arkaya doğru fırlatmasına şaşırdık. Nitekim kırk kişi birden kapıyı yerinden oynatmak için uğraştıysalar da başaramadılar.

Bu olay Peygamberimize haber verilince şöyle buyurdu: "Nefsim elinde bulunan Allah'a yemin ederim ki, ona kırk tane melek yardım ediyordu."

Rivayete göre Hz. Ali, Sehl. b. Huneyf'e gönderdiği bir mektupta şöyle buyurmuştur:

"Allah'a yemin ederim ki, Hayber kalesinin kapısını yerinden sökmeyi, sonra onu kırk zira arkaya doğru fırlatmayı bedenimin gücüyle ve beslenmemin bana verdiği hareket kabiliyetiyle gerçekleştirmedim.

Bilakis ben, melekûti bir güç ve nefsimi aydınlatan Rabbimden gelen bir nurla bunu gerçekleştirdim. Benim Ahmed (Hz. Peygamber) karşısındaki konumum ışığın, ışık karşısındaki konumu gibiydi." (Prof. Dr. Haydar Baş, Rahmet-el lil Alemin eseri 2. Ciltten)

Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı

Van'da aniden bastıran sağanak yağış, kentte kısa süreliğine hayatı olumsuz etkiledi

01.10.2026 11:33:00
İHA
 
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Van'da sağanak vatandaşı hazırlıksız yakaladı
Kentte aniden bastıran yağmur nedeniyle birçok cadde ve sokak suyla kaplanırken, sürücüler ise trafikte zor anlar yaşadı. Yağışa hazırlıksız yakalanan vatandaşlar iş yerlerine ve bina girişlerine sığındı.






Meteoroloji 14. Van Bölge Müdürlüğünden yapılan açıklamada, bölge genelinde havanın parçalı ve çok bulutlu, yer yer aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olacağı belirtildi. 






Açıklamada, "Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli olmak üzere aralıklı sağanak ve gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Hava sıcaklıklarının mevsim normalleri civarında seyredeceği tahmin ediliyor. Rüzgarın güneyli ve batılı yönlerden orta, yağış anında zaman zaman kuvvetli rüzgar şeklinde esmesi beklenmektedir. Yağışların, sabah saatlerinden itibaren Bitlis çevreleri ile Muş merkez ve batı (Varto, Korkut ve Hasköy) ilçelerinin kuvvetli sağanak ve yerel olarak gök gürültülü sağanak yağmurlu olması beklenmektedir. Yaşanabilecek olumsuzluklara karşı dikkatli ve tedbirli olunmalıdır" denildi.




















Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı

İzmir'de geçirdiği trafik kazasında hayatını kaybeden motosiklet tutkunu sosyal medya fenomeni Cumhur Kahraman İstanbul'da düzenlenen cenaze törenin ardından son yolculuğuna uğurlandı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunlarının oluşturduğu konvoy havadan görüntülendi

30.09.2026 15:47:00
İHA
 
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
Fenomen motorcu Cumhur Kahraman son yolculuğuna uğurlandı
İzmir'in Dikili ilçesinde tırla çarpışması sonucu hayatını kaybeden "Motovlogcu Dayı" lakaplı Cumhur Kahraman için İstanbul Florya Yeni Camii'nde bir cenaze töreni düzenlendi. Cenaze törenine Küçükçekmece Belediye Başkanı Kemal Çebi, Kahraman'ın ailesi, yakınları ve çok sayıda motosiklet tutkunu katıldı. Kahraman'ı son yolculuğunda yalnız bırakmayan motosiklet tutkunları konvoy oluşturdu. Oluşturulan konvoy havadan görüntülendi. Cumhur Kahraman, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası, toprağa verilmek üzere Esenyurt Gülbahçe Mezarlığı'na götürüldü.






"Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok"

Cumhur Kahraman'ın arkadaşı Cemal Dalyan, "Cumhur Kahraman arkadaşımız çok bilinçli bir sürücüydü. Kesinlikle hız kurallarına, trafik kurallarına uyan bir arkadaşımızdı. Hiçbir zaman hız yapmazdı. Birçok arkadaşımız hız yapar, o kesinlikle yapmazdı. Soma Motosiklet Festivali'nde beraberdik. Festivalden sonra İzmir'de bir arkadaşını ziyarete geçti. Daha sonra Çanakkale'de bir arkadaşımız vardı, onun yanına gitmek için yola çıktı ve bu kaza gerçekleşti. Cumhur arkadaşımızın tıra vurduğu söyleniyor, böyle bir şey yok. Kamera görüntülerini gördük. Görüntüde tırın sol şeride kontrolsüz bir şekilde aniden girmesi sonucu dorsenin savrulmasından dolayı sol şeritte olan arkadaşımıza çarpmıştır" dedi.
Görkem Akbulak isimli motosiklet tutkunu ise, "Cumhur abimiz motosiklet camiasına çok emek veren bir insandı. Elinden gelen her şeyi yapardı. Aşırı derecede milliyetçi, cumhuriyetçi bir insandı. Her şeye değer veren, kanunu bilen bir insandı. Maalesef bizi üzdü, erkenden aramızdan ayrıldı. Çok üzgünüz. Allah geride kalanlara sabır ihsan eylesin" diye konuştu.








"Hala şaka gibi geliyor"

Nur Köseoğlu arkadaşı ise, "Çok üzgünüm. Cumhur'u ben çok eskiden beri tanıyorum. Camiamızın önemli değerlerinden biriydi. Motosiklet camiasına çok fazla şey yaptı. Yani sürekli, ben de bir motosiklet eğitmeniyim, özellikle gençlere çok önem verirdi. Biz eski motorcuların hepsi gençlerimizi korumak için üstümüze düşen görevleri yapıyoruz. O bunu fazlasıyla yapıyordu ve bunu sosyal medyada dile getiriyordu, esprili yollarla. Şaka yaptığını düşündüm. Daha önceden bu tarz şakaları vardı. Hâlâ şaka gibi geliyor" şeklinde konuştu.



























Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi

Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde hemen her şiddetli yağışta meydana gelen köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Ekiplerce sudan numune alındı

30.09.2026 13:56:00
İHA
 
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın Irmağındaki köpüklenmede tarım ilacı şüphesi
Bartın kent merkezinden geçerek Karadeniz'e dökülen Bartın Irmağının Çağlayan mevkiinde bentten dökülen suların köpürmesi dikkat çekti. Oluşan köpükler ırmak yüzeyinin büyük bölümünü kapladı. Köpüklenmenin ırmağa karışan atık ve kimyasallardan kaynaklandığı ihtimali üzerine ise Çevre ve Şehircilik bakanlığı ekiplerince inceleme başlatıldı.






 Çamur renginde akan ırmaktaki köpüklenmeyi fotoğraflayan ekipler, suyun memba ve mansap kısımlarından örnekler aldı. Irmaktan alınan numuneler, laboratuvarda incelenmek üzere Çevre ve Şehircilik Bakanlığı'na gönderildi.








Irmağın çevresini de dolaşan ekipler, yaptıkları ilk tespitlerde ırmak kenarında kimyasal atık karıştırabilecek bir işletme yada atık deşarj hattına rastlamadı. Hemen her şiddetli yağmurda yaşanan köpüklenmenin çevredeki tarım arazilerinde kullanılan ilaçlardan kaynaklandığı tahmin ediliyor. Daha önce de bir çok kez ırmaktan alınan numunelerin bakanlık laboratuvarında yapılan incelemelerde, yoğun azot bileşenlerine rastlanıldığı ve bu durumun da tarım arazilerinde kullanılan ilaçları işaret ettiği öğrenildi.

Alınan son numune sonuçlarının ise önümüzdeki günlerde çıkacağı öğrenildi.

Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü

4 katlı mobilya imalat ve satış mağazasında çıkan yangın çok sayıda ekibin yaklaşık 2,5 saatlik müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülmesinin ardından soğutma çalışması sabaha kadar sürdü

30.09.2026 11:41:00
İhlas Haber Ajansı
 
Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü
Mersin'deki mobilya mağazası küle döndü
Mersin'in Mezitli ilçesinde 4 katlı mobilya imalat ve satış mağazasında çıkan yangın çok sayıda ekibin yaklaşık 2,5 saatlik müdahalesiyle kontrol altına alınarak söndürülmesinin ardından soğutma çalışması sabaha kadar sürdü. Tedbir amaçlı itfaiye ekibinin bulunduğu alanda yangından geriye küle dönen mağazanın inşaatı kaldı.






Yangın, dün akşam saatlerinde merkez Mezitli ilçesi Kuyuluk Mahallesi Fındıkpınarı Caddesi üzerindeki mobilya imalat ve satış mağazasında henüz bilinmeyen bir nedenle çıktı. İş yerindeki mobilya ve diğer yanıcı malzemelerin tutuşmasıyla yangın kısa sürede büyüyerek mağazayı sardı. 






Haber verilmesi üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi. Ekipler, alevlere farklı noktalardan müdahale ederek yangını kontrol altına almaya çalıştı. AFAD koordinesinde Mersin Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Daire Başkanlığı, Orman Müdürlüğü, OSB'den 15 itfaiye, 6 TOMA, 12 su ikmal aracı, 7 arozöz ile müdahale edilen yangın yaklaşık 2,5 saatlik çalışmasıyla söndürüldü.







Soğutma çalışmaları ise sabaha kadar sürdü. Sabah olmasıyla birlikte yangının enkazı tamamen ortaya çıktı. 4 katlı mağaza küle dönerken geriye inşaatı andıran bina kaldı.

Bölgede itfaiye ekibi tedbir amaçlı bekletilirken, zaman zaman çıkan dumanların olduğu bölgelere de müdahale ediliyor.

Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Beykoz Acarkent'te bulunan, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu belirlenen, üçüncü kişiler adına kayıtlı 5 lüks villaya el konuldu

30.09.2026 02:00:00
İHA
 
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
Fon soruşturmasında 1,2 milyar TL'lik 5 lüks villaya el konuldu
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen sermaye piyasası ve suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama soruşturması kapsamında, Muhammed Yarız ile Serdar Turhan'a ait olduğu tespit edilen ancak üçüncü kişiler adına kayıtlı bulunan, toplam piyasa değeri yaklaşık 1,2 milyar TL olan 5 lüks villaya el konuldu. Soruşturma dosyasında yer alan taşınmazlara yönelik incelemelerde, villaların güncel piyasa değerlerinin toplamının yaklaşık 23 ila 24,5 milyon dolar arasında olduğu değerlendirildi. Soruşturma kapsamında villaların yalnızca mevcut mülkiyet durumları değil, geçmiş yıllardaki devir ve satış işlemleri de araştırmaya dahil edildi. Taşınmazların kimler tarafından ve hangi süreçlerle edinildiği incelenirken, mülkiyet değişiklikleri ile soruşturma konusu mali hareketler arasındaki bağlantılar da inceleme altına alındı.








Villaların devir geçmişleri incelendi

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma dosyası kapsamında MASAK tarafından hazırlanan raporların incelenmesi sonucunda, yüksek tutarlı üçüncü kişi transferleri, yurt dışına gönderimler, yatırım kuruluşları arasındaki mali hareketler ile yakın tarihli taşınır ve taşınmaz satışlarının, soruşturma konusu suçlardan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi ve malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler bakımından kuvvetli şüphe oluşturduğu değerlendirildi.









Bu kapsamda Beykoz Acarkent'te bulunan villaların tapu kayıtları araştırıldı

Yapılan incelemede bir villanın Muhammed Yarız tarafından 27 Şubat 2026 tarihinde Mehmet Bozdağ'dan devralındığı, 9 Eylül 2026 tarihinde ise Bolkan Bekçi'ye devredildiği ve halen Bolkan Bekçi adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
Başka bir villanın Enis Bulut tarafından 17 Aralık 2025 tarihinde Serdar Arslaner'den devralındığı ve halen Enis Bulut adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Bir diğer villanın Ömer Bedir Çetinel tarafından 25 Aralık 2025 tarihinde Efes Milletlerarası Nakliyat Anonim Şirketi'nden devralındığı ve halen Çetinel adına kayıtlı olduğu belirlendi. Söz konusu villalardan birinin ise Pusula İnvest Gayrimenkul Anonim Şirketi tarafından 6 Ağustos 2025 tarihinde Yeliz Işık'tan devralındığı ve halen şirket adına kayıtlı olduğu tespit edildi. Ayrıca villanın da Esra Alkış tarafından 10 Şubat 2025 tarihinde Esra Özmen'den devralındığı, 17 Temmuz 2025 tarihinde ise KL Taahhüt İnşaat Anonim Şirketi'ne devredildiği ve halen şirket adına kayıtlı olduğu belirlendi.
 
 







Villalar boş ve tadilat halinde çıktı

Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince villaların bulunduğu Acarkent Sitesi'nde de inceleme yapıldı.
 
Saat 16.08 sıralarında kontrol edilen villanın tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde herhangi bir kişinin ikamet etmediği belirlendi. Yine bir diğer villanın da tadilat aşamasında olduğu ve boş bulunduğu tespit edildi.
 
Aynı gün içinde kontrol edilen villanın dış kapısının tahta bir levhayla kapatıldığı, araç giriş kısmından yapılan incelemede tadilat aşamasında olduğu ve içerisinde kimsenin bulunmadığı belirlendi. Kontrol edilen başka bir villanın ise boş olduğu, cam bölmelerden dışarıdan yapılan incelemede içerisinde herhangi bir eşya bulunmadığı görüldü. Villada herhangi bir kişinin ikamet etmediği tespit edildi.
 
 







Villalara yaklaşık 23-24,5 milyon dolar değer biçildi

Soruşturma kapsamında 5 villanın değerinin belirlenmesi için Acarkent Sitesi içerisindeki emlak satış ofislerinden bilgi alındı. Buna göre söz konusu villaların sırayla 8-8,5 milyon dolar, 3-3,5 milyon dolar, 5 milyon dolar, 4 milyon dolar, ise 3-3,5 milyon dolar değerinde olabileceği bilgisine ulaşıldı.
 
Bildirilen yaklaşık değerlerin toplamının 23-24,5 milyon dolar seviyesinde olduğu belirtildi. Ancak söz konusu rakamların kesin değer olmadığı, villaların konumu, yüzölçümü, emsal satışları ve fiziki özelliklerinin tam olarak belirlenebilmesi için bilirkişi incelemesi gerektiği kaydedildi. Site yönetiminde villaların geçmiş satışlarına ilişkin emsal satış belgeleri ile kira bedellerini gösteren belgelerin bulunmadığı da bildirildi.
 
 







Savcılık el koyma talebinde bulundu

Savcılık, Muhammed Yarız'ın daha önce üzerine kayıtlı bulunan ve daha sonra Bolkan Bekçi'ye devredilen A2 numaralı villa ile Serdar Turhan ve Mehmet Salih Turhan'ın yetkilisi olduğu Bainbridge Gayrimenkul Ticaret Anonim Şirketi adına kayıtlı Bursa'nın Nilüfer ilçesindeki taşınmazın da aralarında bulunduğu malvarlığı değerlerine el konulmasını talep etti.
 
Soruşturma kapsamında taşınmazların suçtan elde edilen malvarlığı değerlerinin devredilmesi veya malvarlığının azaltılmasına yönelik işlemler kapsamında değerlendirilerek el koyma tedbirine konu edildiği belirtildi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.