HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Haydar Hoca’nın izinde…

03.02.2022 00:00:00

Sevgili Hüseyin Baş, katıldığı il kongrelerinde; yakın çevresi ile yaptığı sohbetlerde çizgisini ve ülkenin dertlerini çok net bir biçimde ortaya koymaya çalışıyor. 

Genç bir insanın kökleri sağlam bir gelenekten gelen, sağa-sola meyletmeyen bir partinin lideri olması, siyaset dünyasının entrikaları içinde sivrilmesi hiç de kolay bir iş değil. Özellikle ülke meselelerine hâkim olduğunu ifade eden konuşmalar yapması, kendi yaşantısını ve rahatını hiçe sayarak, inandığı uğurda koşturması her türlü takdirin üstünde bir çabadır. 

Haydar Hoca'nın vefatı ile şahsen benim "Eyvah, kurtuluş reçetemizi kaybettik" diye düşündüğüm bir anda yeniden ümitlenmeme sebep olan sevgili Hüseyin, babasının izinden inançla yürüdüğünü gösteriyor.  

Baba misyonunu kaybetmemiş olduğu için, aynı inanç ve şevkle Haydar Hoca'nın izini takip edenler her geçen gün çoğalmaya ve gelecek için umut ışığı olan genç başkanlarını kucaklamaya devam ediyorlar.  

Günümüzde aklı başında insanlar, siyasi partilerden uzak durmaya, bir diğer deyim ile siyasete bulaşmamaya çalışıyorlar. 

Bunun en önemli nedeni parti içi demokrasinin toplumsal kültüre yerleşmemiş olması, lider sultasının eşitlikçi, özgür düşünceyi tehlikeli bulması olmuştur. Siyaset sahnesinde kalmak için kendisine rakip olacağına inandığı arkadaşlarını saf dışı bırakmak üzere çeşitli ayak oyunlarına tenezzül etmesi, yalan-dolanın tercih edilen bir savaş aracı haline gelmesidir. 

Liderlik zor bir iştir. En yakın arkadaşınızın bile ihanet içinde olduğu söylendiğinde buna inanmama, söylemlerin neden ve niçinlerini araştırmak zorunluluğu duyacak erdemliliği gösterebilmektir. Herkes Atatürk olamaz ama onun liderlik yöntemlerini araştırmak, başarısının sırlarını keşfetmek zorundadır. 

Ekipteki değerler ne kadar farklı olursa olsun onlara eşit davranmak, herkesin yeteneğine göre görev üstlenmesine kılavuzluk etmek, istekli olmalarını sağlamak, yönetim zinciri içindeki lidere inanma özelliğine sahip olduğunu keşfetmek önemli bir ayrıntıdır. 

Türk toplumundaki siyasetçilerin örnek alacağı lider Atatürk'tür. Onun zarafeti ve feraseti, alışkanlıkları, yararlandığı kaynaklar, okuduğu kitaplar ve konuştuğu, konuşturduğu insanlar ülkenin ileri gitmesinde önemli bir rol oynamıştır. Günlük siyasi olaylardan beslenmek yerine, geçmiş çağların, dönemlerin siyasi liderlerinin hal ve tavırlarını incelemek, onların başarılarını bilmek önemli bir kazanımdır. 

Sevgili Atatürk'ün Osmanlı'nın geri kaldığı ve cehaletin diz boyu olduğu bir dönemde lider olarak ortaya çıkmasını, kendini bilgisi ile kabul ettirmesinin nedeni her an, her fırsatta okumasıdır. Dikkat ederseniz bazı meclis konuşmalarını herhangi bir nota bakmadan irticalen yapması, onun meselelere ne kadar hâkim olduğunun bir göstergesidir. 

Liderlik; etrafına menfaat sağlama mesleği değildir. Bugün çevresini çıkar ilişkileri ile sarmalayanların liderlikle ilgileri yoktur. Liderlik, fikir ve düşüncelerine değer verilen bir kişilikle destek buluyorsa bir anlam taşır. 

Düşünün ki Atatürk; yola çıkarken etrafındakilere herhangi bir ekonomik vaatte bulunmamış, aksine; kendisine Kurtuluş Savaşı'nda yardım ettiği için İstanbul kıyılarında şimdilerde bir yelken kulübünün yeri olan koyun tahsisini isteyen en yakın destekçisine bile hayır cevabını verecek kadar tutarlı davranmıştır. 

Bugün iktidar hayali kuran çeşitli partilerin gölge kabineler oluşturduğunu, bazı kişilerin bu kabinelerde veya devletin önemli genel müdürlüklerinde görev beklentisi ile yandaşlık yaptıklarını biliyoruz. Henüz kazanılmamış bir iktidarda riyaset rüyası kurmanın, liderlerin çok rahat kullandıkları bir malzeme olduğunu unutmamalıyız. 

Sevgili Hüseyin Baş'ı görmezden gelen yandaş medya ile karşı kulvarda yol alan medyanın patronları açıkça Milli Ekonomi Modeli'ni, Milli Devlet anlayışını ve milli politikayı ve bunu temsil eden, savunan herkesi bir tehdit unsuru olarak görmektedirler. Neyse ki asılsız bir söylem ile suçlamaktan başka ellerinden bir şey gelmemektedir. 

Adını değiştirseler de Haydar Hoca'nın ortaya koyduğu program ve politikalar bir gün yeterince anlaşılacak ve yürürlüğe girecektir. Bu nedenle sevgili Hüseyin Baş'ın çıktığı yolda babasının izinde yürümeye devam etmesi bizim en büyük umudumuz olacaktır. 

Güneş nasıl balçıkla sıvanamaz ise, gerçekler de Türk halkından daha fazla gizlenemeyecektir. 

Çünkü gerçeğin çok kötü bir huyu vardır. "Ortaya çıkmak" gibi…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

03.02.2021, 03.02.2020, 03.02.2019, 03.02.2018, 03.02.2017, 03.02.2016, 03.02.2015, 03.02.2014, 03.02.2013, 03.02.2012, 03.02.2011, 03.02.2010, 03.02.2009, 03.02.2008, 03.02.2007, 03.02.2006, 03.02.2005, 03.02.2004, 03.02.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.