HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 28 HAZİRAN 2022, SALI

Haydar Hocayı anmak…

12.04.2022 00:00:00

1947 yılı Ocak ayının 28'inde Akçaabat'ta dünyaya gelen Haydar Hoca'yı 14 Nisan 2020 tarihinde Trabzon'da kaybettik… Geride pek çok inceleme ve öneri bıraktı. Kitapları elden ele geziyor ve her geçen gün değerleniyor. 

Memleket meselelerine olan ilgisi nedeni ile Bağımsız Türkiye Partisi'nin kurucularından oldu ve son günlerine kadar genel başkanlık görevini başarı ile sürdürdü.  

Bugün onun bıraktığı emanete oğlu Avukat Hüseyin Baş sahip çıktı ve babasının izini sürüyor. 

Bunları hatırlamak ve hatırlatmak için yazıyorum. Bugün pek çok ülkenin gerek ekonomik ve gerekse milli kalkınma modelinde rol alan iki eserinin çok önemli olduğunu, bu modelleri takip eden ülkelerin kısa sürede düze çıktıklarını biliyoruz. 

Bunlardan bir tanesi "Milli Ekonomi Modeli"  Bir ülkenin kalkınması ve düze çıkmasının reçetesi olarak görebilirsiniz. Diğeri ise 'Milli Devlet'in tanımı…

Eğer okumadı iseniz mutlaka okumanızı tavsiye ediyorum. Çünkü bu model kitaplar Türkiye'nin hem ekonomik hem de millet olarak beka sorunumuzun reçeteleri…

* * *

Bugün yandaş medya ve siyasi aktörlerin görmezden geldiği Bağımsız Türkiye Partisi kadrolarının ülkeyi ihya etme ve daha zor bir duruma düşmesine engel olmaktan başka beklentileri olmadığını bizler görüyor ve biliyoruz. 

Kendileri iktidarda kalma veya iktidar olma söyleminden başka bir çabası olmayan, ehliyetsiz ve kifayetsiz kimseleri gerek partisel, gerekse devlet görevlerine atamaktan başka bir çözümleri olmayanlar, kalkınmanın temeli olan bilimsel verileri ve halkın birleştirici harcı olan dinsel konuları çok hoyratça kullanıyorlar. 

Bu tutum ve davranışlar yeni görüntüler değil elbette…

Atatürk'ün ölümü ile harekete geçen o meşhur dış güçler, öncelikle ürktükleri milli değerlerimizi, daha sonra da dini kullanarak manevi değerlerimizi başkalaştırmak için farklı argümanlar kullanmaya,  mevcut zenginlik kaynaklarımızı elde etmeye, edemediklerini yok etmeye yöneldiler. Bölgesel barışı korumak üzerine inşa edilen Türk ordusunun yapısını sadeleştirerek başından beri direttikleri manda cumhuriyeti olmanın kurallarını kabul ettirmeye çalıştılar. 

Türklerin İslam'ı kabul etmesi ile başlayan, "Mevali" anlayışını güçlendirip destekleyerek; ayrımcılık ve iç kargaşalara pirim verdiler. Biraz mürekkep yalamış olanlar bilirler ki, bir ülkenin –hele hele bizim gibi farklı kültürlerden bir araya gelmiş olanların-  ayrıştırılması için dil, din, ırk ayrımcılığı yapmak; birilerine namütenahi imkanlar verip; Levanten sınıflar yaratmak, beklenmedik kişileri zengin etmek, bir kısım toprakların gerek yaşam kalitesini ve gerekse ürün kalitesini arttırmak, diğerlerinin ihmal edilmesini, yaşamasını zorlaştırmak en geçerli yoldur. 

Maalesef, aydın kitlelerin önünü tıkamak ve yetişen yeni nesli ve halkı cahilleştirmek, din ve Allah ile korkutmak her devirde geçerli metotlardan biri olmuştur. Bu tehlikenin karşısında durmak, çevremizde olanı biteni anlamanın tek çaresi ülkenin yaşam kalitesini arttıracak milli eğitim modellerini inşa etmekten geçmektedir. Eğitimi ne kadar düşük seviyede tutar ve modernleştirmez iseniz, bilgiye ulaşım ne kadar zorlaşır, bilgi verecek olanlar ne kadar karalanır ve korkutulur, eğitim alanları daraltılırsa aydınlanma da o kadar geç kalacaktır. 

İnanç sistemleri insanın akıl ve beden sağlığı için ne kadar önemli ise, sorgulamadan uzak akılların lidere biat etmesi ile toplum için o kadar tehlikelidir. Bugün bütün Dünya'da bilim ve din kurumları adeta birbirlerine düşman olmuşlardır. Bilim sorgulama, her sorgunun cevabını bulma üzerine kurulmuş iken, dinlerin ve inanç kültlerinin kabullenme üzerine kurulmuş olması birbirleri ile tenakuza düşmesine neden olmaktadır. 

Türkiye gibi Müslüman bir ülkede batı terbiyesi ile yetişmiş inançsız inançlıların kitleleri hedef almış olması bir tesadüf değildir. Atatürk'ün din ve devlet işlerini birbirinden ayırması ile oluşan depremin sancıları bugün bile devam etmekte, "mevali" kabul edilen Türklerin, ortaya çıkışından üç asır sonra Müslümanlığı kabul etmiş olmalarının intikamı alınmaya çalışılmaktadır. Osmanlı tahtında mevaliden doğan çocuk hükümdar olamıyor, Mevalinin malı, parası, karısı, kızı Arap'a helal kabul ediliyordu. Bir inanca göre yabancı ülke saraylarından alınan gelinlerin çocuklarının taht yürüyüşleri bile bu kurala göre düzenleniyordu. 

Bugün tasavvuf ehlinin din ehli ile anlaşamamasının köklü nedenleri vardır ve bunların çoğu sorgulama ve hurafeler üzerinedir. 

Haydar Hoca'nın eserlerini okuduğunuzda 'milliliğin' yurdun korunması ve devamı için ne kadar önemli olduğunu, ne kadar birleştirici unsurlar içerdiğini daha iyi anlayabiliyorsunuz. 

Maalesef okumayı ve araştırmayı sevmiyoruz. Okuduğumuzu anlayabilmek için yeterli ve özgür tahsil koşullarına sahip değiliz. İlim ve bilim öğrenmek ve öğretmek çok kısıtlı şartlarda sürdürülebiliyor. 

Aklımızı kullanmak ve okumak zorundayız.  

Haydar Hoca'yı bir kez daha rahmetle anıyorum. Yaptıkları ve yazdıkları hayat bulsun…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

12.04.2021, 12.04.2020, 12.04.2019, 12.04.2018, 12.04.2017, 12.04.2016, 12.04.2015, 12.04.2014, 12.04.2013, 12.04.2012, 12.04.2011, 12.04.2010, 12.04.2009, 12.04.2008, 12.04.2007, 12.04.2006, 12.04.2005, 12.04.2004, 12.04.2003
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.