Yönetenler ve yönetilenler yaşadıkları rejim hakkında ve yaşadığı toplum hakkında bilgi sahibi olmalıdırlar. Yönetenler kafasına göre yönetmeye, yönetilenler de kafasına göre yaşamaya kalkışırsa er ya da geç toplumda kırılmalar baş gösterir.Son yaşanan Gezi Parkı olayları iktidarın yanlış davranışlarının birikiminin neticesi meydana gelmiştir. Demokrasi ile yönetildiğimiz halde iktidar sahipleri, toplumun yapısını anlayamamış ve demokrasinin gereklerini yerine getirememiş, demokrasiyi nalıncı keseri gibi kendine yontmak olarak uygulamaya kalkışmıştır. Demokrasilerde milletin hak arayışlarının, hukuksal isteklerinin ve tepkilerinin gayet normal karşılanması gerekirken, anlamadan dinlemeden; cop, tazyikli su ve biber gazı ile müdahale uygun görülmüştür. Siz iktidar olarak seçimde aldığınız oylara güvenir “nasılsa halkım bana yetki verdi” der, kafanıza göre davranırsanız, size oy vermeyenleri hesaba katmazsanız, halk bir şekilde tepkisini ortaya koyar. Fırsatını bulunca meydanlara da çıkar, başka başka eylemler de yapar. Seçimle iktidara gelenler, parti ve fikir ayrımı yapmadan bütün olarak milletine hizmeti dikkate almalıdır. AKP yıllardır bunu ihmal etti. Kendine muhalefet edenlerle hep alay etti. Siyasi rakiplerine sebepsiz yere sataşmalar yaptı. Başkalarının fikirlerine hiç itibar etmedi. Fikirlerine karşı çıkanları sürekli “birkaç çapulcu” yaftalamasıyla dışladı. Halkımız, iktidar sahiplerinin kendilerini önemsemediğini, meclis içi siyasetin tıkanmışlığını, kartel medyanın da kendilerini dikkate almadığını gördü ve sosyal medyayı da kullanarak tepkilerini büyüttüler. Toplumdaki şişkinlik bir şekilde zaten patlayacak noktadaydı. Gezi Parkı bardağı taşıran son damla oldu.Cumhurbaşkanı Sayın Abdullah Gül “verilmek istenen mesaj alınmıştır” diyor ama iktidarından muhalefetine varınca kadar hala mesajın alındığını zannetmiyorum. Milli Eğitim Bakanı Nabi Avcı: “Bütün bu olaylar bizim iktidar olarak ne kadar başarılı ve becerikli olduğumuzun bir göstergesi. Muhalefetin senelerce uğraşsa da başaramayacağı bir şeyi biz beş günde başardık ve normal koşullarda bir araya gelmesi düşünülemeyecek olan bir birinden çok farklı kesim, grup, fraksiyonları toz duman içerisinde bir birleriyle buluşturduk.” Diyerek alaysı bir tavır sergiliyor. Başbakan, yurtdışı gezisine çıkarken gazetecileri fırçalıyor, “toplumun yüzde ellisini zor tutuyoruz” diyor. Eylemcilere “Tencere tava, eski hava” diyor. Yapılan tepki eylemelerini hala ana muhalefet partisine ihale ediyor. Anlaşılan o ki özellikle de iktidar sahipleri, olaylardan bir ders çıkartamamış görünüyor. İktidarın bu tavrı hiç de hoş bir tavır değildir. Gelinen noktadan çıkartılması gereken dersler çıkartılmaz, ona göre bir davranış sergilenemezse, halkın tepki dalgası çığa dönüşecek ve iktidarın da bu dalgayı durduracak takati kalmayacaktır.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Uğur Kepekçi / diğer yazıları
- Umre sonrası bir muhasebe -2- / 22.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026
- Umre sonrası bir muhasebe -1- / 21.01.2026
- Ölmeden evvel ölmek ne demek? / 19.01.2026
- Umre nasihatleri -5- / 17.01.2026
- Umre nasihatleri -4- / 16.01.2026
- Umre nasihatleri -3- / 15.01.2026
- Umre nasihatleri -2- / 14.01.2026
- Umre nasihatleri -1- / 13.01.2026
- Kibirden tevazua: İnsan olmanın imtihanı / 12.01.2026
- Rahman ve Rahim olan Allah / 11.01.2026





























































































