logo
25 EKİM 2026

İmtihan ve biz

Sınanma ve denenme, mutlaka gereklidir. Özellikle de Allah dostluğunda iddialı olanlar için. Eğer sınav ve imtihan olmasaydı, her önüne gelen evliyalık iddiasında bulunur, Allah dostu olduğunu söylerdi

25.10.2026 00:24:00
Haber Merkezi
 
İmtihan ve biz
İmtihan ve biz
"Sınanma ve denenme, mutlaka gereklidir. Özellikle de Allah dostluğunda iddialı olanlar için. Eğer sınav ve imtihan olmasaydı, her önüne gelen evliyalık iddiasında bulunur, Allah dostu olduğunu söylerdi.

İşte bunun içindir ki, büyüklerden biri şöyle demiştir: "Belâ, velayete vekil tayin edilmiştir. Ta ki, her önüne gelen evliyalık iddiasına kalkışmasın."

Halktan gelen eza ve cefalara sabredip katlanmak ve onların kusurlarından vazgeçmek de, evliyalığın alâmetleri cümlesindendir.

İşin kolay olduğunu sanmayınız. Sizin birçoğunuz, ihlaslı birer mümin olduklarını iddia ederler.

Halbuki onlar, gerçekte birer münafıktırlar. Eğer imtihan olmasaydı, ihlaslı mümin olma iddiaları çoğalırdı. Herkes, kendisinin Allah dostu olduğunu iddia ederdi.







Kim ki kendisinin hilim (yumuşaklık) sahibi olduğunu iddia ederse, biz de onu, kendisini öfkelendirme yoluna başvurarak imtihan ederiz. Aynı şekilde, cömertlik sahibi olduğunu iddia edeni, kendisinden bir şeyler isteyerek imtihan ederiz. Hasılı, her kimki bir şey iddia ederse, biz de onu iddia ettiği şeyin zıddı ile imtihan ederiz.

Kul, Marifetullah'a eriştiği zaman, Allah onun kalbini bütünüyle kendisine yaklaştırır. Vereceklerini bütünüyle verir. Onu bütünüyle kendisine dostluk ettirir. Bütünüyle aziz kılar. Kişinin bütün bu ilâhi lütuflara tamamen sahip olduğu bir anda, -Hz. Eyyüb'e yaptığı gibi- onları birdenbire elinden alır. Kendisini fakir düşürür. Nefsini başına tekrar musallat eder. Onunla arasına bir perde koyar.

Bütün bunları yapmakla Allah, kulunu denemek, nimetler elinden gidince nasıl hareket edeceğini bizzat kendisine göstermek ister. Eğer kul, halinde sebat eder ve Allah yolundan ayrılmazsa, perdeleri kaldırır ve daha önceleri, sırf denemek için geri aldığı nimetleri ve ilâhi lütufları kendisine gene bahşeder.

Belâdan kaçma. Zira, sabırla karşılandığı takdirde belâ, her hayrın esasıdır, temelidir. Peygamberliğin de, risaletin de, evliyalığın da, marifetullah'ın da, muhabbetin de esası, belâdır. Belâlara sabredip tahammül göstermediğin takdirde, senin için temel yok demektir. Halbuki herhangi bir bina, ancak temel olursa ayakta durabilir.

Allah seni kendisine yakınlaştırır. Seni yedirir, içirir. Sana hakikatlerin kapılarını açar. Seni kendi lütuf ve yakınlık sofrasına oturtur. Önüne nimetler serer. Buna karşılık, senin de bu hayatta asla eminlik içinde bulunmamanı ister.

Bu dünya, hüzün yeridir. Şimşek, bir parlayıştan ibarettir. Çoğu kez, peşinden hemen yağmur gelir.







Hz. Musa ve Ateş

Musa Aleyhisselam şiddetli hüzün, keder ve darlığa düşünce, daha önce gizli kalmış olan sarsılmaz iman ve inancı ortaya çıktı. Gece karanlığının ve karısının çekmekte olduğu acının basmasıyla, Allah ona alâmetlerini belli etti, gösterdi.

Bunun üzerine Musa Aleyhisselam, yanındakilere şöyle dedi: "Siz burada durun. Ben, bir ateş gördüm, (Ta-Ha, 20:10) Hz. Musa, şunları demek istiyordu:

"Ben bir nur, bir ışık gördüm. Benim özüm, kalbim, sırrım ve mânâm bir ışık gördü. Ezelde hakkımda takdir edilen hüküm geldi. Hidayetim geldi. İnsanlardan gına geldi. Bana velilik ve halifelik geldi. Bana, asıl olan geldi. İkinci derecedeki gitti. Bana hükümdarın bizzat kendisi geldi. Hükümdarlık ise benden gitti. Firavun korkusu benden gitti. Şimdi bu korku, Firavun'a geçti. Artık o korksun.

Hz. Musa, aile efradına bunları söyledikten sonra, onlara veda etti. Onları Rabbine teslim ederek, bir nur olarak gördüğü ilâhi tecelliye doğru yola çıktı...

İşte, mümin de böyledir. Allah onu kendisine yakınlaştırdığı ve zatına yakınlık kapısına çağırdığı zaman, onun kalbi sağa, sola, öne, arkaya bakar ve Allah'a giden yönden başka bütün yönlerin kapalı olduğunu görür.







Bunun üzerine nefsine, hevasına, uzuvlarına, âdetine, aile fertlerine ve daha ilgisi bulunan neler varsa, hepsine hitaben şöyle der:

Ben, kalbin nurunu gördüm. Onunla dostluk peydah ettim. O, Aziz ve Celil olan Rabbimden geliyor. İşte ben hemen ona gidiyorum. Eğer dönmek mümkün olursa, size gelirim.

Bunları söyledikten sonra dünyaya ve ondakilere, bütün sebeplere, bütün heva ve heveslere veda eder. Bütün varlıklara veda eder. Sonradan varolan, yani ezelî ve ebedî olan Allah'ın dışındaki her şeye veda eder. Ve Yaratan'a gitmek üzere yola çıkar. Şüphesiz Allah, onun aile fertlerinin ihtiyaçlarını karşılar. Kendilerine yardım eder. Bütün sebepleri, onların ihtiyaçlarının karşılanması için vesile kılar.

Bu iş, gündüz oruç tutup gece namaz kılmakla olmaz. Nefs, heva, kötü tabiat, cehalet ve kalpte Allah'tan gayrı şeylerin sevgisi varoldukça, sırf kaba elbiseler giymek ve değersiz yemekler yemekle olmaz. Bunlarla hiçbir şey olmaz.

Sır, sırrın sırrıdır. Musa Aleyhisselam, Sina Dağı tarafında bir ateş görünce, aile fertlerini hemen o anda, bulunduğu yerde bıraktı. O, ne görmüştü? Kafa gözü bir ateş, kalp gözü de bir nur görmüştü.

Kafa gözü bir fani görmüş, Kalp gözü ise Hakk'ı görmüştü. Şanı yüce olan Allah, Hz. Musa'nın kalbinin ağacından ışıldayan bir ateşi, onun nefsine, hevasına, sebeplere ve maddi varlığına göstermişti." (Abdülkadir Geylani Hazretleri Ey Oğul eserinden)

Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlamasında hayatını kaybeden 3 çocuk babası Recep Çolakoğlu (45), gözyaşları arasında toprağa verildi. Babalarının tabutuna sarılarak ağlayan 3 kardeşin vedası cenazeye katılanları duygulandırdı. Çolakoğlu'nun amcası ise yeğeninin emekli olmasına rağmen çocuklarının eğitimi için yeniden madende çalışmaya başladığını belirterek, "Yılbaşına kadar çalışacağını söylemişti" dedi

24.10.2026 16:36:00
İHA
 
Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda
Maden faciasında ölen 3 çocuk babasına son veda
Gelik beldesindeki özel kömür ocağında meydana gelen patlamada yaşamını yitiren Recep Çolakoğlu için Zonguldak merkeze bağlı Osmanlı köyü Ali Büyük Mahallesi'nde cenaze töreni düzenlendi. Çolakoğlu'nun Türk bayrağına sarılı tabutu Ali Büyük Camisi'ne getirildi. Eşi Canan Çolakoğlu ile çocukları Yağmur (17), Rüzgar Mert (12) ve Elif (10), tabutun başında gözyaşlarına boğuldu.






Babalarını son kez uğurlamak için tabutun başına gelen 3 kardeş, gözyaşları içinde tabuta sarıldı. Çocukların feryatları arasında aile yakınları da gözyaşlarını tutamadı. Eşi Canan Çolakoğlu ve yakınları, cenaze töreninde taziyeleri kabul etti.









"Üç çocuğum okuyor, yılbaşına kadar çalışacağım demişti"

Cenaze töreninde gazetecilere konuşan Recep Çolakoğlu'nun amcası Sadullah Çolakoğlu, yeğeninin emekli olduktan sonra yeniden maden ocağında çalışmak istediğini anlattı. Çolakoğlu'nu çalışmaması yönünde uyardıklarını söyleyen amcası, "Tekrar ocaklara çalışmaya gitmek istedi. Emekli maaşı olduğunu söyleyerek 'Gitme' dedik. Üç çocuğunun olduğunu, okuduklarını söyledi. Yılbaşına kadar çalışacağını söylemişti. Vadesi de bu kadarmış, yapacak bir şey yok. Devletimiz sağ olsun diyoruz" ifadelerini kullandı.








Üç çocuğunun gözyaşları arasında toprağa verildi

Cenaze törenine Zonguldak Vali Yardımcısı Mutlu Almalı, Zonguldak milletvekilleri Muammer Avcı ve Saffet Bozkurt, Yeni Parti Zonguldak Milletvekili Eylem Ertuğ Ertuğrul, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan, siyasi parti ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri ile çok sayıda vatandaş katıldı.








Ali Büyük Camisi'nde kılınan cenaze namazının ardından Çolakoğlu'nun tabutu omuzlarda taşınarak aile mezarlığına götürüldü. Üç çocuk babası madenci, ailesinin ve yakınlarının gözyaşları arasında toprağa verildi.

Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı

Ankara'nın Pursaklar ilçesinde kontrollü yıkım sırasında bir kepçenin kolu molozların altında kaldı

24.10.2026 16:31:00
İHA
 
Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı
Kontrollü yıkım sırasında kepçe molozların altında kaldı
Olay, Ankara'nın Pursaklar ilçesindeki Saray semtinde meydana geldi.






İddialara göre, kontrollü yıkım kararı verilen bir binanın yıkımına gelen kepçenin kolu yıkım sırasında molozların altında kaldı. 






Kepçe operatörünün sağlık durumunun iyi olduğu belirlendi. 






Sıkışan kepçe, iş makinelerinin yardımıyla sıkıştığı yerden çıkartıldı.













İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar

Hatay'da iddialara göre, bilgisi dışında adına banka hesapları açılan 20 yaşındaki Abdurrahman Evli, bu hesaplar üzerinden sosyal medyada yayımlanan sahte kiralık bungalov ve çeşitli ilanlarla gerçekleştirilen dolandırıcılık olayları nedeniyle mağdur oldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli'ye üst sınırdan ceza verilmesi durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacak

24.10.2026 09:57:00
İHA
 
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
İBAN oyunuyla marangoz çırağının hayatını kararttılar
Reyhanlı ilçesinde yaşayan 20 yaşındaki marangoz çırağı Abdurrahman Evli'nin hayatı haftalığını alabilmek için açtırdığı mobil bankacılık hesabıyla karardı. Hesap numarası açılması için ustasının yeğenine telefonunu veren ve adına hesap açılan Evli'nin hesap numarası iddialara göre başkaları tarafından kullanıldı. Sosyal medya üzerinden yayınlanan sahte ilanlarda vatandaşlardan paralar Evli adına açılan hesap numarasına istendi. Sosyal medyada yayınlanan kiralık bungalov, kiralık araç gibi çeşitli dolandırıcılık konularında İBAN numarası kullanılan Evli'nin adına Sakarya, Antalya, Bursa, Ankara ve İstanbul gibi çeşitli illerden 27 dolandırıcılık şikayetinde bulunuldu. Hakkında 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası bulunan Evli, dosyaların üçünden aldığı hapis cezası sonrası Kilis Cezaevinde mahkum olarak cezasını çekmeye başladı. Abdurrahman Evli'nin babası Haru Evli, evladının ustasının yeğenin tuzağına düştüğünü belirterek gerçeği 3 hafta sonra gelmeye başlayan tebligatlarla öğrendiklerini anlatarak evladının hayallerinin yarıda kaldığını söyledi. Evli'nin avukatı Ferhat Karlı, müvekkilinin üst sınırdan dosyalardan ceza alması durumunda 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalacağını ifade ederek Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu söyledi.






"Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde"

Evladının tuzağa düştüğünü iddia eden Harun Evli, yaşananları anlatarak "Benim oğlum Abdurrahman, Reyhanlı'da marangoz olarak çalışıyordu. Ustasının yeğeni, oğluma 'Abdurrahman, sen dayımın yanında çalışıyorsun. Haftalığını senin hesabına yatıralım' demiş. Bunun üzerine oğlumun mobil bankacılığını açmayı teklif etmiş. Oğlum da nasıl yapılacağını bilmediği için ona güvenmiş. Benim oğlum saf niyetli, kendi halinde bir çocuk. Bankaya gidip para yatırmayı bile bilmez. Bu şahıs, oğlumun Facebook hesabını ve mobil bankacılığını ele geçirmiş. Oğlumun adına telefon hattı da almış. Şimdi oğlumun adına 27 ayrı dosya bulunuyor. Bu dosyalar nedeniyle oğlumun uzun yıllar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğinden endişe ediyoruz. Oğlumun hayatıyla ve geleceğiyle oynadılar. Hesaplarını kullanarak birçok kişiyi dolandırmış ancak oğlumun bunlardan haberi olmamış. Antalya ve Sakarya gibi farklı şehirlerden dosyalar gelmeye başladı. 2025 yılında oğlumun hesapları ele geçirildikten yaklaşık üç hafta sonra evimize tebligatlar gelmeye başladı. Oğluma, 'Baba, ben bunların ne olduğunu bilmiyorum' dedi. Daha sonra araştırınca hesaplarının başkası tarafından kullanıldığını öğrendik. Şimdi oğlumun adına oluşan borçları ödeyecek durumda değiliz. Eşim evde yatalak, benim beş çocuğum var ve asgari ücretle çalışıyorum. Bizi bu duruma düşüren kişi ise şu anda elini kolunu sallayarak geziyor. Benim oğlum askere gidecekti, hayalleri ve geleceğe dair planları vardı. Şimdi bütün bunların elinden alınmasından korkuyorum. Yetkililerden, özellikle oğlumun adına açılan dosyaların incelenmesini ve gerçek sorumluların ortaya çıkarılmasını istiyorum. Oğlum, işlemediğini söylediği suçlar nedeniyle üç aydır cezaevinde. Annesini hastaneye götürdüğüm sırada onun kimlik bilgileri kontrol edilmiş ve oğlumun arandığı söylenmiş. O gece oğlumu alıp götürdüler. Üç aydır Kilis Cezaevi'nde bulunuyor. Biz emek vererek, zorluklarla geçinmeye çalışan bir aileyiz. Oğlumun başına gelenler nedeniyle çok zor durumdayız" dedi.








"Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz"

Avukat Ferhat Karlı, müvekkili Abdurrahman'ın 27 dosyadan üst sınırdan ceza alması takdirinde 250 yıla kadar hapis cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini belirterek "Sanık Abdurrahman hakkında, bilişim sistemlerinin kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyaları bulunmaktadır. Şu ana kadar tespit edebildiğimiz 17 soruşturma ve 10 kovuşturma dosyası vardır. Bu dosyaların 3'ünde hüküm verilmiş olup müvekkilimiz şu anda cezaevinde bulunmaktadır. Suçun üst sınırından ceza verilmesi durumunda Abdurrahman'ın toplamda 250 yıla kadar hapis cezasıyla ve 125 güne kadar adli para cezasıyla karşı karşıya kalabileceğini söyleyebiliriz. Müvekkilimizin bilgisi ve rızası dışında adına GSM hatları açılmış, bu hatlar üzerinden farklı bankalarda hesaplar oluşturulmuştur. Bu hesaplar aracılığıyla gerçekleştirilen işlemler nedeniyle müvekkilimiz hakkında çeşitli soruşturmalar başlatılmıştır" dedi.








"Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz"

Avukat Karlı, müvekkilinin İBAN dolandırıcılığı olarak bilinen tuzağa düştüğünü belirterek vatandaşları benzer tuzağa karşı uyararak "Burada söz konusu olan, kamuoyunda IBAN dolandırıcılığı olarak bilinen olaylardır. Ülkemizde bu tür olaylar nedeniyle mağduriyet yaşayan çok sayıda vatandaşımız bulunmaktadır. Vatandaşlarımızın banka hesaplarını, IBAN numaralarını ve sosyal medya hesaplarını hiçbir şartta başkalarına kullandırmamaları gerekiyor. Kişilerin hesapları üzerinden suçtan elde edilen paralar aktarılabiliyor. Bu tür mağduriyetlerin önüne geçilebilmesi için herkesin kendi banka hesap bilgilerini koruması ve başkalarıyla paylaşmaması büyük önem taşıyor. Abdurrahman'ın hesaplarına giren ve bu hesaplardan çıkan paralar arasında yüksek ve düşük meblağlı işlemler bulunuyor. Abdurrahman'ın bilgisi ve rızası dışında adına açılan GSM hatları nedeniyle mağdur olduğunu belirtiyoruz. Konunun aydınlatılması amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumundan (BTK) gerekli bilgi ve kayıtları talep ettik. Devam eden soruşturma ve kovuşturma dosyalarına bu kayıtlar geldikçe müvekkilimizin söz konusu suçları işleme kastının bulunmadığının ortaya çıkacağını düşünüyoruz. Biz de müvekkilimizin herhangi bir dosyada şahsi menfaat temin etmediğini göz önünde bulundurarak beraat etmesi gerektiği yönündeki görüşümüzü ilgili mahkemelere sunduk. Süreci ve dosyaların sonuçlarını takip etmeye devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.

Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi

Tekirdağ'ın Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak yağış, günlük hayatı olumsuz etkiledi. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar sığınacak yer ararken, bazı noktalarda yollarda biriken yağmur suları dereyi andıran görüntüler oluşturdu

23.10.2026 14:42:00
İHA
 
Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi
Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi
Meteoroloji Genel Müdürlüğünün yaptığı uyarıların ardından Tekirdağ'da beklenen yağış etkisini gösterdi. Süleymanpaşa ilçesinde etkili olan şiddetli sağanak nedeniyle cadde ve sokaklarda hareketlilik yaşandı. Yağış sırasında dışarıda bulunan ve yanlarında şemsiye olmayan vatandaşlar, ıslanmamak için iş yerlerinin tentelerine ve kapalı alanlara sığındı.






Yollar adeta dereye döndü

Sağanak yağışın etkisini artırmasıyla birlikte ilçenin bazı noktalarında yollarda su birikintileri oluştu. Yollarda biriken yağmur suları akışa geçerken, ortaya çıkan görüntüler adeta dere yatağını andırdı. Sürücüler ve yayalar, yağış nedeniyle zor anlar yaşadı.

Aniden bastıran yağmur, günlük yaşamın akışını da etkiledi. Sokaklarda yürüyen vatandaşlar yağıştan korunmak için kapalı alanlara yönelirken, bazı noktalarda suyun yol boyunca akması dikkat çekti.








Vatandaşlar hazırlıksız yakalandı

Yağışın etkili olduğu saatlerde dışarıda bulunan vatandaşlar, şemsiyesiz yakalandıkları sağanaktan korunmak için çevredeki iş yerlerine sığındı. Kısa sürede etkisini hissettiren yağmur, kent merkezinde hareketli anların yaşanmasına neden oldu.

Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi

İstanbul Gaziosmanpaşa'da halk sağlığını tehdit eden gıdalara karşı 16 mahallede gerçekleştirilen denetimlerde, bozulmuş 15 ton et ve et ürününün sofralara ulaşması engellendi. Ürünlerin sabun üretiminde kullanılacağı ya da hayvanlara verileceği şeklindeki savunmalar pes dedirtirken, denetimlerin ardından ilgili iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı

22.10.2026 11:58:00
İHA
 
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa'da 15 ton bozulmuş etin piyasaya sürülmesi engellendi
Gaziosmanpaşa Belediyesi Zabıta Müdürlüğü İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi ile İlçe Tarım Müdürlüğü ekipleri, ilçenin 16 mahallesinde gıda üretimi, işlenmesi ve satışı yapılan işletmeleri mercek altına aldı. Denetimlerin en çarpıcı tespitlerinden biri, et parçalama ve işleme faaliyetinin yürütüldüğü iş yerlerinde yapıldı. Ekipler, kontroller sırasında halk sağlığı açısından risk taşıyan toplam 15 ton et ve et ürünü tespit etti. İşleme alanları ve soğuk hava depolarında yapılan kontrollerde bazı et ve et ürünlerinde ağır koku oluştuğu, dondurulmuş ürünlerin bir bölümünün çözünmeye başladığı belirlendi. Bazı ürünlerin zeminle temas ettiği, depolama sıcaklığının et ürünlerinin muhafazasına uygun olmadığı ve işleme alanlarında hijyen kurallarına aykırı şartlar bulunduğu tespit edildi. Ekipler, tüketime uygun olmadığı belirlenen ürünleri tek tek inceleyerek tarttı ve kayıt altına aldı. 15 ton et ve et ürününe imha edilmek üzere el konulurken, ürünlerin piyasaya sürülmesinin önüne geçildi.






"Sabun yapılacak" denilen yerde kıyma makinesi bulundu

Denetimlerde kemiklerden sıyrılan bazı etlerin sabun üretiminde değerlendirileceği, bazı ürünlerin ise hayvanlara verileceği beyan edildi. Ancak iş yerinde yapılan incelemelerde kıyma makinesi bulunması üzerine kontroller derinleştirildi. Kemiklerden sıyrılan etlerin kıyma haline getirilerek yeniden gıda zincirine dahil edilme ihtimalini dikkate alan ekipler, tüketime uygun olmayan ürünlerin tamamını işlem altına aldı.








Bin 873 denetimde 153 cezai işlem, 16 mühürleme

Ekipler, 16 mahalledeki denetimlerde bin 873 iş yerini kontrol etti. Denetimler sonucunda 153 iş yerine cezai işlem uygulanırken, 16 iş yeri mühürlendi. Kontrollerde işletmelerin hijyen şartları, ürünlerin işlenme ve muhafaza biçimleri, son kullanma tarihleri ile gıda güvenliğini tehdit edebilecek uygulamalar incelendi. Denetimlerde tespit edilen uygunsuzluklar ve ürünlere ilişkin tutanaklar tutuldu. Tarım ve Orman Bakanlığının ilgili birimleri tarafından gerekli cezai işlemler uygulanırken, mevzuata aykırılık tespit edilen iş yerleri hakkında soruşturma başlatıldı.








Gaziosmanpaşa Belediye Başkan Vekili Eray Karadeniz'in göreve gelmesinin ardından oluşturulan İş Yeri Hijyen Denetim Ekibi, halk sağlığını tehdit eden uygulamalara karşı denetimlerini ilçe genelinde sürdürüyor. Karadeniz'in göreve geldiği ilk günden itibaren özellikle üzerinde durduğu gıda güvenliği konusunda sağlıksız üretime ve halk sağlığını riske atan hiçbir uygulamaya müsamaha gösterilmeyeceği vurgulandı.

Gaziosmanpaşa Belediyesi ekiplerinin geçtiğimiz aylarda gerçekleştirdiği bir başka denetimde de yaklaşık 10 ton bozulmuş ve son kullanma tarihi geçmiş gıda ürününün piyasaya sürülmesi engellenmişti.




















Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi

Marmara Bölgesi'nin en önemli içme suyu kaynaklarından biri olan Sapanca Gölü, geçen yıl etkili olan aşırı kuraklığın ardından son yağışlarla birlikte yeniden yükselişe geçti. Yağışlara rağmen geçen yıl su kotu 28,98 metreye kadar düşen, iskelelerin karada kaldığı ve kıyılarında çatlakların oluştuğu gölde su seviyesi, 20 Ekim itibarıyla son iki yılın en yüksek seviyesi olan 30,56 metreye ulaştı. Göldeki belirgin su seviyesi artışı havadan görüntülendi

21.10.2026 14:06:00 / Güncelleme: 21.10.2026 15:49:00
İHA
 
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Sapanca Gölü'nde son iki yılın en yüksek su seviyesi
Geçtiğimiz günlerde Sakarya genelinde etkili olan ve çeşitli ilçelerde olumsuzluklar ile yıkıma neden olan kuvvetli yağışlar, kentin can damarı olan Sapanca Gölü'ne ise hayat verdi. Sakarya Büyükşehir Belediyesi Su ve Kanalizasyon İdaresi (SASKİ) verilerine göre, 1 Ekim tarihinde 29,87 metre olarak ölçülen gölün su seviyesi, kısa sürede yaşanan hızlı artışla birlikte gözle görülür bir yükseliş kaydetti. Bir kaç gün içerisinde şehrin 4 aylık içme suyunun göle yağdığından bahseden SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu, Yağışlı mevsimlerin gelmesiyle birlikte göldeki artışın devam edebileceği ve şehrin 4 aylık su ihtiyacı olan 32 milyon metreküp suyun göle takviye olduğunu ifade etti.






"Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti"

SASKİ Genel Müdürü Seyit Sakallıoğlu gölün şuan ki durumundan bahsederek, "Geçtiğimiz günlerde meydana gelen olay, şehrimizin tarihinde ölçülmüş en fazla yağış miktarıdır. Belli ilçelerimizde yer yer toplam 400 kilogramın üzerinde bir yağış düştü. Oluşan seller ve oluşan taşkınların yanında Sapanca Gölü'ndeki ciddi artış bizi mutlu etti. Daha önce Haziran 2025 yılında ölçülen seviyeye ulaşmış olduk. 28 metre 41 santim olan Ocak 2026 yılındaki su kodumuz şu anda 31 metre 54 santim koduna yükselmiş durumda ve buda bizim için sevindirici bir durum. Yağışlı mevsimin başlangıcındayız inşallah gölü maksimum seviyeye ulaştırarak Çark Deresi'nden gerekli tahliyeyi yapıp ekosistemi canlı tutmak için elimizden gelen gayreti göstereceğiz. Geçtiğimiz yapışlarla göldeki su artışında ciddi bir katılım oldu. Taze su miktarının göle katılmasıyla birlikte hem su kalitemiz hem de içinde çözülmüş oksijen miktarımız arttı. Bir taraftan yağışlı bir sezona girmiş olmamız hasebiyle de suyu tahliye etmemiz ekosistemin ve su kalitesinin ciddi anlamda iyileşeceği anlamına geliyor" dedi.








"Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu"

Sakallıoğlu şehrin 4-5 aylık içme suyunun takviye olduğundan ve barajların durumlarından bahsederek, "Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'ne yaklaşık 32 milyon metreküp taze su takviyesi olmuş oldu. Bu da şehrimizin kullandığı 4-5 aylık su miktarına tekabül ediyor. Gölü besleyen derelerin artması, Kocaeli'nin kullandığı Yuvacık Barajı ve Akçay Barajı'ndaki su seviyesinin artması gölden su kullanımını en aza indirmiş durumda ve buda sevindirici bir haber. Son yağışlarla birlikte Sapanca Gölü'nde 66 santimetre artışımız oldu. Biz her türlü yağışı alsak bile Sapanca Gölü'nden su alımını en aza indirmekle alakalı çalışmalarımız devam etmekte. Büyükşehir Belediye Başkanı Yusuf Alemdar'ın, 'Sapanca Gölü'nü koruyalım yeter' düsturuyla bize çizmiş olduğu ufukla birlikte gölden aldığımız suyu en aza indirmekle alakalı çalışmaları yürütmekteyiz" diye konuştu.








"Su üstünde ve su altında uzman ekibimizle suyun kalitesini takibe alıyoruz"

Sakallıoğlu göldeki su miktarının ve kalitesinin düzenli olarak takip edildiğini ifade ederek, "Sapanca Gölü bizim göz bebeğimiz, Sakarya'nın temel içme suyu kaynağıdır. Biz gölün 9 farklı noktasından periyodik olarak numuneler alıp kontrolleri sağlamaktayız. Geçtiğimiz yaz aylarında hava sıcaklıklarının artmasıyla gölün belirli kesimlerinde yosunumsu görüntüler ortaya çıkmıştı. Biz incelemelerimizi yaparak bu durumun normal olduğunu beyan etmiştik. Biz hem su üstünde hem su altında uzman ekibimiz ve hocalarımızla suyun kalitesini takibe alıyoruz" şeklinde konuştu.




















Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı

Nevşehir merkezli 10 ilde, elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığına yönelik düzenlenen eş zamanlı operasyonda 12 şüpheli gözaltına alındı. Şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı belirlendi

21.10.2026 13:32:00
İHA
 
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Elektrikli bisiklet dolandırıcılarına 10 ilde operasyon: 12 gözaltı
Nevşehir'in Avanos ilçesinde yaşayan N.Ç. isimli vatandaşın dolandırıldığı ihbarı üzerine Avanos İlçe Jandarma Komutanlığı ekipleri çalışma başlattı. İstihbari çalışmalar, MASAK hesap hareketlerinin incelenmesi ve iletişimin tespitine yönelik çalışmalar sonucunda elektrikli bisiklet ve motosiklet dolandırıcılığı yaptığı belirlenen 13 şüpheli tespit edildi. Edirne, İzmir, Aydın, Muğla, Antalya, Mersin, Hatay, Gaziantep, Adana ve Karaman'da ikamet ettikleri belirlenen şüphelilerin adreslerine, dün adli makamlarla koordineli eş zamanlı operasyon düzenlendi.






Adreslerde yapılan aramalarda 13 cep telefonu, 12 sim kart, 3 USB bellek, 2 tablet ve 1 flaş bellek ele geçirildi. Aydın'da bir şüphelinin adresinde yapılan aramada ise hassas teraziyle birlikte paketler halinde 50 gram uyuşturucu madde ele geçirildi. Soruşturma kapsamında 14 banka hesabı, 4 kripto hesabı ve 4 GSM hattına ait HTS kayıtları incelendi. ATM görüntüleri, iletişimin tespitine yönelik çalışmalar ve MASAK verileri doğrultusunda şüphelilerin son 2 yılda 85 milyon TL'lik işlem hacmine ulaştığı tespit edildi.








Operasyon kapsamında 12 şüpheli gözaltına alınırken, şüphelilerden S.Ö.'nün ise yakalanması için çalışmaların sürdüğü bildirildi. Şüphelilerin adli işlemlerinin devam ettiği öğrenildi.

Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın

Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde faaliyet gösteren bir elyaf ve geri dönüşüm tesisinde yangın çıktı. bölgede itfaiye ekiplerinin alevlere müdahalesi sürüyor. Yangın dron ile havadan görüntülendi

21.10.2026 12:33:00
İHA
 
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak'ta geri dönüşüm ve elyaf tesisinde yangın
Uşak Tekstil Organize Sanayi Bölgesi'nde bulunan NMB tekstile ait elyaf ve geri dönüşüm tesisinde henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı.






Bölgedeki vatandaşların ihbarı üzerine bölgeye çok sayıda itfaiye, AFAD ve jandarma ekibi sevk edildi. 






Tesiste kimyasal madde bulunması nedeniyle AFAD ekipleri gerekli tedbirleri alırken, itfaiye ekipleri yangını söndürmek için yoğun müdahalelerine devam ediyor. 






Fabrikadaki yangın dron ile havadan görüntülendi. Fabrikadaki yangın sebebiyle oluşan duman kentin pek çok noktasından göründü.




















Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti

İş yerinde oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" diyerek isyan etti

21.10.2026 10:53:00
İhlas Haber Ajansı
 
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Başından vurulan çocuğun ailesi isyan etti
Adana'da ailesinin iş yerinde kasada oturduğu sırada başından vurularak ağır yaralanan 15 yaşındaki Nurmuhammed Musaoğlu hastanede hayat mücadelesi veriyor. Yaşananlara isyan eden acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Çeteler oğlumuza sıktı. Benim oğlum gitti, 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Hiç kimse yakalanamadı" dedi. Anne Nursel Musaoğlu ise "Masum fidanıma sandalyede ateş ettiler" diyerek ağıt yaktı.






Olay, önceki gün Seyhan ilçesi Dağlıoğlu Mahallesi'nde meydana geldi. İddiaya göre, motosikletle iş yerinin önüne gelen şüphelilerden biri araçtan inerek içeri girdi. Şüpheli, kasada oturan Nurmuhammed Musaoğlu'na tabancayla ateş açtıktan sonra motosikletle kaçtı. Başından vurulan Nurmuhammed Musaoğlu, babası Ercüment Musaoğlu tarafından hastaneye kaldırıldı. Çocuğun durumunun ağır olduğu öğrenildi. İhbar üzerine olay yerine gelen polis ekipleri, iş yerinde inceleme yaptı. Şüphelilerin yakalanması için çalışma başlatıldı.







"Çeteler oğlumuza sıktı"

Acılı baba Ercüment Musaoğlu, "Oğlumu kandırdılar, 30 bin TL kart alacakları vardı, ödeyeceğiz dedik. Bunu 3-5 milyon diyerek çetelere söylediler. Çeteler de onlara inanarak oğlumuza sıktı. 15 yaşındaki bir sporcuya silah sıkıldı. Şüpheliler tutuklanamadı. Adana çete ülkesi olmuş. Bunun sonu gelmeyecek mi" diye konuştu.








"15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu"

Baba Musaoğlu, "15 yaşındaki çocuğa sıktınız. Bu feryadı duyun. Yakalayın bunları, bunlar birer çete, örgüt. Benim oğlum gitti. 15 yaşında futbolcu, daha lise bire gidiyordu. Oğlumun kafasına sıktılar. Hiç kimse yakalanamadı. Adalet Bakanımıza, İçişleri Bakanımıza, Cumhurbaşkanımıza sığınıyorum" ifadelerini kullandı.






"Masum çocuğumu sandalyede öldürdüler"

Hastane bahçesinde gözyaşları içerisinde oğlundan gelecek iyi bir haberi bekleyen anne Nursel Musaoğlu ise, "Masum fidanıma ateş ettiler. Küçük, masum çocuğumu sandalyede öldürdüler. Dünyaya daha gözlerini açmamıştı bile, hiçbir şeyden haberi yoktu. Biz onlara para verdik ama yine de kurtulamadık. Hala para istiyor" sözleriyle feryat etti.
Öte yandan, Nurmuhammed Musaoğlu'nun Adana Şehir Hastanesi'nde hayat mücadelesi devam ediyor.

Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı

Konya'da okul ve çevrelerinde yürütülen denetimlerde 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Denetimlerde 4 bin 123 okul servis aracı ve 2 bin 688 iş yeri kontrol edildi

20.10.2026 11:33:00
İHA
 
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da okul çevrelerinde sıkı denetim: 25 bin 528 kişi sorgulandı
Konya'da öğrencilerin huzur ve güven içerisinde eğitim alabilmesi amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimler aralıksız sürdürülüyor. Konya Valiliği öncülüğünde, Konya İl Emniyet Müdürlüğü ekiplerince yürütülen çalışmalarda 726 okul kolluk görevlisi görev yapıyor.






2026-2027 eğitim öğretim yılının başlamasının ardından il genelinde gerçekleştirilen denetimlerde, okul çevrelerinde şüpheli şahıslar, servis araçları ve iş yerleri kontrol edildi. Uygulamalarda toplam 25 bin 528 kişi sorgulanırken, aranan 9 kişi yakalandı. Ekipler ayrıca 4 bin 123 okul servis aracını ve 2 bin 688 iş yerini denetledi.








Kurallara uymayanlara işlem yapıldı

Okul çevrelerinde gerçekleştirilen kontrollerde, öğrencilerin güvenliğini tehdit edebilecek unsurlar titizlikle incelendi. Kurallara aykırı faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen servis araçları ve iş yerleri hakkında gerekli idari işlemler uygulandı. Emniyet ekipleri, denetimlerin yanı sıra okul güvenliğine yönelik bilinçlendirme çalışmalarına da ağırlık verdi. Çocuk Şube Müdürlüğü koordinesinde gerçekleştirilen faaliyetler kapsamında 35 özel güvenlik görevlisine, 615 okul bahçe görevlisine ve 825 Milli Eğitim Müdürlüğü personeline eğitim, seminer ve bilgilendirme çalışmaları yapıldı. 






Çocuk ve Gençler Sosyal Koruma ve Destek Programı (ÇOGEP) kapsamında ise 3 bin 859 öğrenciye "Akran Nezaketi ve Kişisel Güvenlik" konulu seminerler verildi. Çalışmalarla öğrencilerin kişisel güvenlik bilincinin artırılması hedeflendi.








Konya İl Emniyet Müdürlüğü, çocukların güvenli bir eğitim ortamında geleceğe hazırlanması amacıyla okul ve çevrelerindeki denetimlerin, önleyici çalışmaların ve bilinçlendirme faaliyetlerinin kararlılıkla sürdürüleceğini bildirdi.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.