İşgalciler, zaten işin başında hiç bir meşru gerekçe yokken, sudan bahanelerle bir ülkeyi işgal ederek kudurmuşluklarını sergilemişlerdi. Bu özelliklerini, işgalden sonra daha da artırarak, çeşitlendirerek sürdürüyorlar.
Hiçbir aklın almayacağı, hiç bir insanın kabul edemeyeceği alçaklıklarına ve namussuzluklarına karşı çıkıldıkça, direnmeler baş gösterdikçe kudurganlıkları her geçen gün artıyor.
Mazlum Irak halkının, Haçlı ve siyonist sürülerinin, canilerinin, haydutlarının ve yamyamlarının işledikleri cinayetleri sineye çekecekleri zannediliyordu. Çıkmaz ayın son çarşambasında getireceklerini vaadettikleri demokrasinin hatırı için, ırz ve namusları dahil, her şeylerinin tarumar edilmesine ses çıkarmayacaklarını beklediler ve yanıldılar. Domuz eti ile beslenmiş Haçlı sürüleri için, ırz, namus ve iffet gibi kavramlar bir anlam ifade etmeyebilir ama bir Müslüman için bunlar uğruna ölümün göze alındığı kutsal değerlerdir.
Onun için Iraklı Müslümanlar, Şiisi ile Sünnisi ile, işgalci soysuzlara karşı şanlı bir direniş başlatmışlardır. Ülkenin her şehrinde, her köyünde ve kasabasında her geçen gün güçlenen bu şanlı kıyam, eli kanlı işgal güçlerinin hain planlarını altüst etmektedir. Bir günde, kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden iki yüz mazlumu katledecek derecede kudurmaları çıldırmaları bu yüzden.
Irak'ta olup biten her şeyden, dağda öldürülen bir tavşandan, tilkiden şehirdeki masum insana kadar, ne kadar can kaybı olmuşsa ve olacaksa hepsinin sorumlusu, ABD'nin ve İsrail'in başını çektikleri Haçlı siyonist canileridir.
Hiç sebep yokken Irak'ı işgal eden onlardır, masum halkın üzerine yüzlerce ton bomba yağdıranlar onlardır. Şehirleri kasabaları hem tankla-topla hem de bombardıman uçakları ile ateşe verenler onlardır. Müslüman Irak halkının ırzlarına, namuslarına tecavüz eden alçak ve namussuzlar onlardır. Bütün bunlara rağmen hala, mazlum Irak halkını eleştiren, işgalci soysuzlara göz kırpan şerefsiz kalem ve kelam sahiplerini şiddetle lanetliyoruz.
Papazların ve hahamların yazdıkları kitaplarının bir gereği olarak ve bugünkü papaz ve hahamların yönlendirmeleri, telkinleri ile İslam coğrafyasına ölüm kusan füzeler uçurulurken, STV-Zaman grubunun papazları ve hahamları toplayarak, onların eline güvercinler tutuşturup güya barış güvercini uçurtmasını şiddetle, nefretle kınıyoruz. Yapılan bu işin cehaletten de, gafletten de çok çok öte bir şey olduğunu düşünüyoruz. Müslüman düşmanlarını, ırz ve namus düşmanlarını, eli kanlı katilleri, masum göstermeye, dost ve sevecen göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Evet, Irak halkı derlenip toparlandıkça, el-ele, omuz omuza verip işgal güçlerinin canlarını yaktıkça onlar da kudurmaya devam edeceklerdir. Ama hiç bir zaman Müslamanlarla eşitlenemeyeceklerdir. Çünkü gazilik ve şehitlik sadece İslam'da var ve onlar cehennemi boylamaya devam edecekler.
Hiçbir aklın almayacağı, hiç bir insanın kabul edemeyeceği alçaklıklarına ve namussuzluklarına karşı çıkıldıkça, direnmeler baş gösterdikçe kudurganlıkları her geçen gün artıyor.
Mazlum Irak halkının, Haçlı ve siyonist sürülerinin, canilerinin, haydutlarının ve yamyamlarının işledikleri cinayetleri sineye çekecekleri zannediliyordu. Çıkmaz ayın son çarşambasında getireceklerini vaadettikleri demokrasinin hatırı için, ırz ve namusları dahil, her şeylerinin tarumar edilmesine ses çıkarmayacaklarını beklediler ve yanıldılar. Domuz eti ile beslenmiş Haçlı sürüleri için, ırz, namus ve iffet gibi kavramlar bir anlam ifade etmeyebilir ama bir Müslüman için bunlar uğruna ölümün göze alındığı kutsal değerlerdir.
Onun için Iraklı Müslümanlar, Şiisi ile Sünnisi ile, işgalci soysuzlara karşı şanlı bir direniş başlatmışlardır. Ülkenin her şehrinde, her köyünde ve kasabasında her geçen gün güçlenen bu şanlı kıyam, eli kanlı işgal güçlerinin hain planlarını altüst etmektedir. Bir günde, kadın, çocuk, yaşlı, hasta demeden iki yüz mazlumu katledecek derecede kudurmaları çıldırmaları bu yüzden.
Irak'ta olup biten her şeyden, dağda öldürülen bir tavşandan, tilkiden şehirdeki masum insana kadar, ne kadar can kaybı olmuşsa ve olacaksa hepsinin sorumlusu, ABD'nin ve İsrail'in başını çektikleri Haçlı siyonist canileridir.
Hiç sebep yokken Irak'ı işgal eden onlardır, masum halkın üzerine yüzlerce ton bomba yağdıranlar onlardır. Şehirleri kasabaları hem tankla-topla hem de bombardıman uçakları ile ateşe verenler onlardır. Müslüman Irak halkının ırzlarına, namuslarına tecavüz eden alçak ve namussuzlar onlardır. Bütün bunlara rağmen hala, mazlum Irak halkını eleştiren, işgalci soysuzlara göz kırpan şerefsiz kalem ve kelam sahiplerini şiddetle lanetliyoruz.
Papazların ve hahamların yazdıkları kitaplarının bir gereği olarak ve bugünkü papaz ve hahamların yönlendirmeleri, telkinleri ile İslam coğrafyasına ölüm kusan füzeler uçurulurken, STV-Zaman grubunun papazları ve hahamları toplayarak, onların eline güvercinler tutuşturup güya barış güvercini uçurtmasını şiddetle, nefretle kınıyoruz. Yapılan bu işin cehaletten de, gafletten de çok çok öte bir şey olduğunu düşünüyoruz. Müslüman düşmanlarını, ırz ve namus düşmanlarını, eli kanlı katilleri, masum göstermeye, dost ve sevecen göstermeye hiç kimsenin hakkı yoktur.
Evet, Irak halkı derlenip toparlandıkça, el-ele, omuz omuza verip işgal güçlerinin canlarını yaktıkça onlar da kudurmaya devam edeceklerdir. Ama hiç bir zaman Müslamanlarla eşitlenemeyeceklerdir. Çünkü gazilik ve şehitlik sadece İslam'da var ve onlar cehennemi boylamaya devam edecekler.
Aziz Karaca / diğer yazıları
- İnsafı tüketen toplumlar / 04.05.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026
- Hakkımıza sahip çıkmayanlar hayatımızdan çıksınlar / 29.04.2026
- Her kesimden yükselen çığlıklar / 26.04.2026
- Gıda biterse hayat biter nesil biterse millet biter / 24.04.2026
- Kanayan bir yara görünce… / 23.04.2026
- Dert eklemiş eski derdin üstüne / 22.04.2026
- Muhafazakâr iktidar neyi muhafaza etmiş? / 21.04.2026
- Yıllarımız yele gitti erenler / 20.04.2026
- Depremin yaraları daha sarılmamışken… / 18.04.2026
- ‘Dikkat! Asıl müfsitler onlardır…’ / 16.04.2026




























































