Büyük Ortadoğu Projesi kapsamında ülkemizi ve bölgemizi ilgilendiren çok önemli gelişmeler yaşanıyor. En önemli olanı da Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Haydar Baş'ın önceki günkü makalesinde ifade ettiği ABD'nin yeni Şii-Sünni çatışması planı?ABD, İran'ın Suriye ve Yemen ile yakınlaşmasını, yaşadıkları kaosta onlara yardım etmesini fırsat bilerek, doğal olarak oluşan bu Şii bloğa karşı Sünni bir blok oluşturmanın telaşına girdi.Sayın Baş, "Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 2 Mart'ta yeni Suud Kralı Salman ile görüşmesi Suriye'den sonra ikinci bir komşu krizini gündeme getirecek gibi görünüyor" tespitinde bulundu. Sayın Baş'ın dikkat çektiği nokta, bu ziyarette Suud Kralı'nın Erdoğan'a, ilişkileri olumsuz olmasına rağmen Mısır ile aralarını düzeltmesi tavsiyesinde bulunmasıydı ve bu Kral'ın şahsi fikri olamazdı.Türkiye, Suudi Arabistan ve Mısır Sünni bir blok oluşturacak, İran'ın başını çektiği Şii blok ile kapıştırılıp tüm BOP kapsamındaki İslam ülkelerini cehenneme çevirecek bir ateşin fitili ateşlenecekti. Evet, plan bu?Tabi, ABD'nin bir taşla birkaç kuş vurma hedeflerini de göz ardı etmemeliyiz.ABD bu Sünni blok oluşumuyla, Türkiye'yi bu noktada kullanarak, BRICS ülkelerine her yönden yakınlaşan Sisili Mısır'ın ABD rotasından çıkmasını da engellemeye çalışıyor.Aynı hedef Irak için de geçerli? Son dönemlerde, Kobani'nin Yahudi Barzani'ye teslim operasyonunun gerçekleşmesi sebebiyle IŞİD terörünü Irak'a, özelde ise Musul'a yönlendiren ABD, Irak Başbakanı İbadi'nin Rusya ile yakınlaşmasından da oldukça rahatsızdı.Şimdi de IŞİD ile mücadele adı altında yine Türkiye'nin öncülüğünde koalisyon güçlerini devreye koyarak Irak'ın da ABD rotasında kalmasını sağlamaya çalışıyor.Tabi, Musul'un da Yahudi Barzani'ye yumuşak geçişi perde arkasındaki asıl proje?Süleyman Şah'taki kendi toprağını koruyamayıp askerini çeken ve korumakla yükümlü olduğu türbeyi kendisi yerle bir ederek büyük bir imaj kaybına uğrayan AKP'li Türkiye'nin ise, kendisine ait olmayan ve kendisine asla teslim edilmeyecek olan Musul için cengaverliğe üslenmesi ise ne kadar ABD taşeronu ve piyonu olduğunu da gözler önüne seriyor.Kendi coğrafyasını koruyan askerinin burnunun bile kanamasından korkan, ABD adına bir projede ise gözü kara, aslan kesilen bir noktadayız.Bu arada Türkiye'nin güneydoğu sınırları ve ülkemizden teröristlerin geçişi ile ilgili batı basınında çıkan haberler ise oldukça dikkat çekici?ABD Senatosu İstihbarat Komitesi Üyesi Cumhuriyetçi Senatör Dan Coats, Politico dergisindeki makalesinde, NATO'nun Türkiye-Suriye sınırının güvenliğinin sağlanmasına katkı amacıyla "güçlü" bir NATO misyonunun oluşturulmasını istedi.Makalede, "Düşman, Avrupa'nın kapılarında ve hem Avrupalı hem de Amerikalı vatandaşlar, cihatçı orduların (IŞİD) büyümesine yardım ediyor", "Cihatçılarla mücadele etmenin en iyi yolarından biri de onların oraya gitmesini önlemektir" ifadelerine yer verildi.Yani Coats, Türkiye bu teröristlerin geçişini engellemekten aciz NATO kapsamında ABD askeri, İngiliz askeri buralarda konuşlansın diyor.Diğer bir haber ise İngiltere'den gelen ilginç bir teklifle alakalıydı. İngiltere İçişleri Bakanlığı Seçilmiş Komite Başkanı, Milletvekili Keith Vaz, "IŞİD'e giden yol olarak kullanılan Türkiye'de İngiltere vatandaşları durdurulabilir. İstanbul'daki havalimanlarına İngiliz polisleri yerleştirilebilir" önerisinde bulundu.Kısaca, Musul'da ABD adına IŞİD'e karşı sözde cengaverliğe soyunan Türkiye, Süleyman Şah'taki kendi toprağını koruyamadı ve batı basınında çıkan haberlere ve de batılı yetkililerin ifadesine bakılırsa kendi sınırlarını dahi koruyamayacak vaziyette?Görüldüğü kadarıyla IŞİD, bir taraftan Suriye'nin ve Irak'ın başını ağrıtırken, bir taraftan arzı mevut coğrafyalarını bir bir Yahudi Barzani'ye kaydırırken, diğer taraftan da Türkiye'nin batılı askerler tarafından işgal edilmesinin gerekçesi haline geldi. Milletimiz, 7 Haziran seçimlerinde varlık ve yokluk oylaması yapacağını çok iyi bilmelidir. Ya yine bu karanlık tablonun mimarı siyasilerimizi işbaşına getirip bu coğrafyadan tamamen silinip gideceğiz, ya da Milli Ekonomi Modeli'ne ve Sahibine fırsat vererek varlığımızı bağımsız ve güçlü olarak devam ettireceğiz.
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































