HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 13 AĞUSTOS 2022, CUMARTESİ

İslam’ a göre milliyetçilik

02.03.2019 00:00:00
İnsan yaratılışı gereği bir anne ve babadan dünyaya gelmektedir. Pek tabi ki kendi iradesi dışında birlikte olduğu toplumun dil adet örf gibi özelliklerini taşımakla beraber, kalıtsal olarak fiziksel özelliklerine de sahip olmakla derisinin rengine bürünmektir.
Yüce dinimiz İslamiyet ise insanların inanmaları gereken itikadî konulardan başlayarak, yüce yaratıcıya nasıl ibadet etmemiz gerektiğinden devam ederek hayatın içindeki yaşantıyı tamamen insanların mutluluğu için düzenleyen Allah-ü Teâlâ tarafından ilk peygamber Hz. Âdem (a.s.)  atamızdan, son olarak Resulü Habibi Muhammed Mustafa'sına (s.a.a.) kadar tüm peygamberlerine vahiy ettiği tek dinin adıdır.
İnsanlar değişik dillerde değişik renklerde değişik kavimlere ve milletlere ayrılarak yüce yaratıcı tarafından yaratılmıştır. Hucurat sûresi 13. ayette Rabbimiz şöyle buyurmaktadır "Ey insanlar! Şüphe yok ki, biz sizi bir erkek ve bir dişiden yarattık ve birbirinizi tanımanız için sizi boylara ve kabilelere ayırdık. Allah katında en değerli olanınız, O'na karşı gelmekten en çok sakınanınızdır. Şüphesiz Allah hakkıyla bilendir, hakkıyla haberdar olandır." 
Bazı kişiler bu ayet-i kerimeyi bilerek veya bilmeyerek, yanlış anlamak ve anlatmakla, Allah-ü Teâlâ'nın insanları yaratmasındaki kabileleri kavimleri soyları bilmeden inkâra kalkışmaktadırlar. 
Hud Sûresi 118. ayeti kerimede de, Yüce Rabbimiz şöyle buyurmaktadır, "Rabbin dileseydi insanları elbette tek bir ümmet yapardı. Fakat onlar hep ihtilâf içinde olacaklardır."
Demek ki yaratılışın sünnetullaha göre uygun şekli, ayet-i kerimeye göre çeşitli kabilelere, milletlere, soylara göre yaratılmaktır. Bir millete ait olarak onun diline örfüne fiziksel yapısına, rengine bürünerek dünyada yaşamak, Allah-ü Teâlâ'nın insanı yaratmasındaki hakikatin kendisidir. 
Tek bir babadan ve anneden gelen insanın aslında tek bir ümmet olarak tek bir renk, tek bir dil, tek bir fiziksel yapı ile neslini devam ettirmesi daha kolayken, Allah-ü Teâlâ'nın azametini göstermesi açısından farklı renklerde, çeşitli dillerde ayrı fiziksel yapılarda insanı yaratması dikkate şayandır.
Peygamber aleyhissalatü vesselam efendimizin ashabından, Farisi olan, Hz. Selman'a (r.a.), sen Ehl-i Beyt'tensin dedikleri halde, onun soyunu değiştirmeye kalkmamışlardı. Hz. Selman; Selman-ı Farisi olarak kendi milletinin ismiyle anılmış, siyah-i derisi ile Hz. Bilal'in, Habeşistan'lılığını, Efendimiz (s.a.a) ümmetine hiçbir zaman unutturmamıştır. Demek ki bir Müslüman'ın mensubu olduğu milletin adını anması, zikretmesi İslamiyet'te kınanmamaktadır. 
Şimdi kimlere ne oluyor ki, Efendimiz (s.a.a.) andığı, zikrettiği milletlerin ismini anmayı, cahiliye Arap kabileyetçiliği olarak görsün! Efendimiz(s.a.a.) bizlere en güzel örnek değil mi ki, Selman-ı Farisi'nin, Farslılığını zikrederek, anarak mensubu olduğu milletin adını dillendirerek, Ümmetinden olmaya layık olanların hangi milletten olduğunu söylemesini en güzel örnekle önümüze koymuştur.  
Bilinmelidir ki! İslam yalnız Araplara inen bir din değildir. İslam bütün insanlığa inen tek evrensel dindir. Bu dine inanan milletlerin de tek tek adlarını anarak Türk, Kürt, Arap, Farslı isimlerini zikretmesi anması İslamiyet'e veya Müslümanlara bir sıkıntı vermez, leke sürmez. 
Çinli'nin, Kızılderili'nin, Aborjin'in, Eskimo'nun hangi milletten olursa olsun Müslüman olduğunu müntesibi olduğu milletle zikretmesi, İslam dininin evrenselliğine delildir. İslam dininin evrensel çağrısının, gerçekleşmesinden de sıkıntıya düşecek olanlar, dinimizin düşmanları ve onların oyuncağı olan emperyalist sömürgecilerdir.   
İslam dininin kınadığı kabilecilik, asabiyetçilik nedir diye sorarlarsa, bunu bize açıklayan Peygamber (s.a.a.) efendimizin "İnsanları bir asabiyet (köken) için toplanmaya çağıran, bir asabiyet için savaşan ve asabiyet uğrunda ölen bizden değildir. Bu ölüm cahiliye ölümüdür." (Müslim, İmare, 57) hadis-i şerifidir. 
Asabiyet (kökleri) için çalışan kimlerdir, buna İslam dünyasından kimleri örnek verebiliriz diye soranlara,  Emevileri en güzel örnek olarak gösterebiliriz. Kendi kabileleriyle ve boylarıyla o kadar övünmüşlerdir ki, idareciliği babadan oğula geçen, bir ırkçılığa dönüştürmüşler. Kendilerinden başka hiç kimsenin, insanları daha iyi bir şekilde idare edebileceklerine inanmadıklarından dolayıdır ki, Müslümanların kanlarıyla canlarıyla kurdukları devletin adını yalnız kendi soylarının ismi ile adlandırmışlardır. 
İslam eliyle fethedilen bölgeleri, kendi istedikleri şekilde idare edebilmek için, Cenab-ı Mevla'nın yarattığı, milli kimlik ve dilleri ortadan kaldırmışlardı. Yapmış oldukları uygulama Roma İmparatorluğu'nun bir uygulamasıydı. İşin en acısı ise yaptıkları bu işi İslam'a mal etmeleri idi…
Ehl-i Beyt eliyle Müslüman olan Farslılar, Türkler, Kürtler hiçbir zaman dillerini ve milli kimliklerini kaybetmeden, günümüze kadar gelebilmişlerdir. Yine Ehl-i Beyt'in nefesiyle İslam olan Balkanlar'da Müslüman olan milletlerin kendi dillerini kullandıklarını günümüzde çok rahat görmekteyiz. 
Avrupalıların, bağırlarından sökmeye çalıştıkları, Boşnak Müslüman nüfusu, yerlerinden sökememelerinin ana sebeplerinden başlıcaları, milli kimlik şuuruna ve ana dillerine vakıf olmaları değil miydi? 
Endülüs'ü fetheden Emeviler, milli kimliği ve dili yok saymasa idiler, Endülüs medeniyeti, hiçbir zaman Haçlı seferleri ile işgal edilemeyecekti!
Anadolu coğrafyası da, Hacı Bektaşi Veli'nin ve devamında Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün, Türklük milli şuuru ve dili ile defalarca haçlı işgallerinden kurtulabilmiştir. 
Türklük milli şuuru, bir soyun kendisini diğerinden üstün görmesi ve diğerlerini sömürmesi değil; devleti ve Müslümanları yaşatabilmek için, millet şuuru ile insanları birleştirmektir. Böyle bir milli şuur, dinimiz yüce İslam'ın istediği bir görüştür.
 
Ali Nezir / diğer yazıları
- Ne diyelim! KPSS / 11.08.2022
- Kerbela / 08.08.2022
- Irak Meclisi’ni niçin bastılar? / 02.08.2022
- Irak’ta idim / 01.08.2022
- Diyanetin fetvası ve ticaretimiz / 30.07.2022
- Hicri 1444 yıl! / 29.07.2022
- Kazanacakların belli olduğu imtihanlar / 22.07.2022
- Bayramı bayram olarak anlamak ve yaşamak / 16.07.2022
- Kelime-i şahadeti Cüneyt Arkın’dan öğrenmek / 08.07.2022
- Göçün yeni vatanı! / 02.07.2022
- Dini tebliğ / 25.06.2022
- Toprak kaybeden ama para kaybetmeyen Sultan! / 10.06.2022
- Mısır, Osmanlı’dan nasıl ve ne zaman ayrıldı? / 03.06.2022
- İstanbul’un fethi ve Hendek gazvesi / 27.05.2022
- Markalaşma zaferi / 13.05.2022
- Kaptan şoför, kaptan pilot / 01.05.2022
- Bahara geldik, baharla Ramazan’a geldik / 01.04.2022
- Beraat! / 17.03.2022
- Mısırlıların buğdayla imtihanı! / 11.03.2022
- Kazananın bu coğrafyadan olmayacağı bir savaş! / 04.03.2022
- İnanç problemleri ve Miraç! / 26.02.2022
- Beyin göçü ve kölelik / 21.01.2022
- Birlik ve beraberlik! / 14.01.2022
- Doğal kaynak sahibi ülkeler / 26.12.2021
- Sucuk ve kriz! / 24.12.2021
- Aman dolar canım dolar! / 19.12.2021
- Kriz mi, soygun mu? / 17.12.2021
- Ekonomik kriz! / 10.12.2021
- Mal, canın yongasıdır! / 03.12.2021
- Almanya’da 60. yıl! / 26.11.2021
- Göçler ve fatihler / 20.11.2021
- Taliban’ın ekonomik modeli, Firavun’un modeli / 05.11.2021
- Fikri hür, vicdanı hür, irfanı hür! / 30.10.2021
- Arz-ı Mev’ud sekteye uğradı! / 06.10.2021
- 30 Ağustos çocuğu! / 01.09.2021
- Gadir-i Hum dertlere devadır / 28.07.2021
- İmtihan / 23.04.2021
- Devrim mi, lütuf mu? / 02.04.2021
- Beraatı alan kul olabilmek! / 26.03.2021
- Diyalog mu, lanetleşmek mi? / 15.03.2021
- Rantçılık ve rant / 26.02.2021
- Recep ayı ve Regaip Kandili hayırlı olsun / 18.02.2021
- Müslüman’ın ahlakı / 15.02.2021
- Hakk’la olun, haklı ile olun, haklı olun! / 29.01.2021
- Tebliğ ettim mi? Şahit ol Ya Rab! / 21.01.2021
- Kardeş kime denir? / 18.12.2020
- Mevla kimdir? / 11.12.2020
- Halife Kimdir? / 03.12.2020
- Vâris ne demek? / 26.11.2020
- Veli ne demek? / 20.11.2020
- Hayat standardı / 15.10.2020
- Alavere, dalavere, müdara / 08.10.2020
- İşgalin bittiği tarih / 06.10.2020
- Muaviye, Müellefetü'l-Kulûb / 17.09.2020
- Çırpınırdı Karadeniz bakıp Türk’ün bayrağına / 10.09.2020
- Kerbela ve Aşure / 03.09.2020
- Kaşıkçı Elması ve doğalgaz / 27.08.2020
- Hicri yılbaşı ve Hicret / 20.08.2020
- Maide ve Tevbe sureleri ile Gadir-i Hum’u anlamak / 08.08.2020
- Kibarların Haydar / 18.04.2020
- Kura ve Hac / 13.01.2020
- Kadeş veya Kardeşlik! / 09.12.2019
- Kadeş veya kardeşlik! / 08.12.2019
- Namazı niçin kılıyoruz! / 26.08.2019
- İçim ağlıyor / 25.08.2019
- Yüzyıl önce yüzyıl sonra! / 17.07.2019
- 31 Mart seçimleri ve 31 Mart Vakası / 10.07.2019
- Birlik ve beraberlik ama nasıl? / 01.07.2019
- Ticaretleri yüzünden helâk olanlar! / 24.06.2019
- Kapitalizm ve İslamcılık! / 17.06.2019
- Bu Ramazan ve Bayram bizlerden razı oldu mu? / 12.06.2019
- Cuma hutbesinde Türkçe / 08.05.2019
- Anzaklar Çanakkale’ye neden geldi? / 06.05.2019
- Cihat Müslüman’ı olmak / 29.04.2019
- İslam’ a göre milliyetçilik / 02.03.2019
- Osmanlılarda Türk milliyetçiliği! / 11.02.2019
- Hz. Ömer’in (r.a.) ölümü üzerindeki şüpheler! / 08.02.2019
- Tuzak kuranların sonu! / 23.01.2019
- Halifenin naspında Gadir-i Hum / 14.01.2019
- Para dediğin nedir ki? / 07.01.2019
- Tarihteki Emevi Sarayları / 03.12.2018
- Yunan’ın getirdiği şeriat(!) / 01.12.2018
- Yunan galip geldi! / 26.11.2018
- Doğu Roma Patrikliği ve Osmanlılar / 05.11.2018
- Roma İmparatorluğu’nun Pavlus’la tahrif ettiği din? / 30.10.2018
- Canı ve dini korumak için hicret / 15.10.2018
- 6 Ekim’in 45.yılı / 06.10.2018
- Muharrem, Kerbela ve Muharremiyeler / 17.09.2018
- Hicri takvimi kim kaldırdı? / 13.09.2018
- Ekonomi ve göç / 09.09.2018
- Gadir-i Hum (2) / 31.08.2018
- Gadir-i Hum / 29.08.2018
- Semadan gönderilen adamlar! / 26.08.2018
- Yunanlıların özgürleşmesinde Türkler! / 20.08.2018
- Eğitim / 30.07.2018
- Elin taşı ile elin kuşunu vurmak / 29.07.2018
- Deizm / 23.07.2018
- F 35 ve 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekâtı / 20.07.2018
- Bağdat'ta bir akşam / 01.05.2018
- Kurtuluş senedi Berat / 30.04.2018
- Hukuksuzluk / 23.04.2018
- Kimler Cennet'le müjdelendi? / 22.04.2018
- Mübarek geceler / 02.04.2018
- Gıybet ve gıybete ortak olmak / 19.03.2018
- Sahte para / 18.03.2018
- Tarih ve siyaset / 12.03.2018
- Şura / 11.02.2018
- Kudüs'e Yahudileri kim yerleştirdi? / 04.02.2018
- Sina yarımadası! / 04.12.2017
- Halifenin Hıristiyan komutanı / 03.12.2017
- Batılıların son haçlı seferi I. Dünya Savaşı / 26.11.2017
- Hangi İslam? / 20.11.2017
- Haçlı batının Kudüs rüyası / 19.11.2017
- Doğru olmak doğrularla beraber olmak! / 13.11.2017
- İngilizlerin Araplara attığı kazıklar! / 05.11.2017
- Vatan ve Bağımsızlık / 29.10.2017
- Peygamber'in evladını katledenler / 25.09.2017
- Kerbela'nın tarihinde gördüğü işgaller / 24.09.2017
- Ah Kerbelâ / 23.09.2017
- Muharremiyeler ve makteller / 22.09.2017
- Muharrem ayı / 21.09.2017
- Gadir-i Hum ve hilafet / 10.09.2017
- Yaşamak ve yaşatmak / 27.08.2017
- Peygambere yakınlıkta sahabe ve bizler! / 21.08.2017
- Münafıklar ashabın içindeydi / 20.08.2017
- Deprem / 17.08.2017
- Müslümana bahşedilen? / 14.08.2017
- Osmanlıların Yahudi siyaseti! / 07.08.2017
- Allah'a ihanet! Ama niçin? / 06.08.2017
- Muaviye mi Atatürk mü? / 31.07.2017
- Arap milliyetçiliği ve Emeviler / 30.07.2017
- Yaşamak, ama kim ile! / 24.07.2017
- Dostunuzun dostu / 23.07.2017
- Zalimler hidayete eremez / 17.07.2017
- Hz. Ömer'in şehadeti / 16.07.2017
- Gıybet! / 10.07.2017
- Ahlak ve Hucurat suresi / 09.07.2017
- Fethetmek / 03.07.2017
- Bayram / 02.07.2017
- Nasb / 24.06.2017
- Peygamber (s.a.a.) kimlerle beraber oldu? / 18.06.2017
- Yanlış algı Berlin / 11.06.2017
- Hilalin görülmesi, hicri takvim ve Atatürk / 05.06.2017
- Akan kardeş kanı / 04.06.2017
- Güzel! / 29.05.2017
- Ramazan, oruç nefisle mücadele / 26.05.2017
- Şeriat ve şeriatçılık / 24.05.2017
- Yap-İşlet-Devret veya devretme / 22.05.2017
- Münafık kim? / 15.05.2017
- Deli Dumrul / 14.05.2017
- Kurtuluş senedi Berat / 10.05.2017
- Parçalanan devletler / 08.05.2017
- Kur'an-ı Kerim'i anlamada Nash ve Mensuh'un bilinmesi / 27.03.2017
- Alış veriş / 26.03.2017
- İslam tarihinde mezheplerin ihtilafı / 02.01.2017
- İmam Hasan El- Askeri'nin Şehadeti / 12.12.2016
- Basra harap olduktan sonra / 11.12.2016
- Kerbela'nın işgali / 07.11.2016
- Lübnan'da Osmanlı'ya destek olan Şiiler / 06.11.2016
- Kerbela öncesi ve sonrası Kûfeliler ve Müslümanlar (III) / 31.10.2016
- Kerbelâ öncesi ve sonrası Kûfeliler ve Müslümanlar (II) / 24.10.2016
- Kerbelâ öncesi ve sonrası, Kûfeliler ve Müslümanlar (I) / 17.10.2016
- Yunan mezalimi / 16.10.2016
- Halife olmanın şartı ne? / 10.10.2016
- Nebiler ve veliler / 09.10.2016
- Halife nasıl seçilir? / 03.10.2016
- Tevil mi tefsir mi? / 26.09.2016
- Birlik, beraberlik kardeşlik / 19.09.2016
- İslam'da ilk kalkışma yapan kimdir? / 25.07.2016
- İftira / 18.07.2016
- Peygamber Efendimize (s.a.a) yapılan suikast-II / 12.07.2016
- Peygamber Efendimize (s.a.a.) yapılan suikast-I / 11.07.2016
- İslam'ın beş şartından biri zekât / 27.06.2016
- Başı rahmet, ortası mağfiret, sonu cehennemden kurtuluş / 20.06.2016
- Sana iki eşek komşuna bir eşek / 13.06.2016
- O adaleti kim tesis edecek? / 06.06.2016
- Ana vatan Baba devlet / 30.05.2016
- Tarihin tekrarı / 23.05.2016
- Mezhepler arası savaş / 16.05.2016
- Kırbaçlanan ve kolu çıkartılan İmam / 02.05.2016
- İdamla yargılanan İmam / 25.04.2016
- Kutü'l Amâre bir kardeşlik zaferi-2 / 18.04.2016
- Kutü'l Amâre bir kardeşlik zaferi -1 / 17.04.2016
- Hasan Basri'ye göre fasıklık / 11.04.2016
- Fasık / 04.04.2016
- İmam Hüseyin'in (a.s.) mübarek başları / 14.03.2016
- Cennetle müjdelenen sahabe / 07.03.2016
- 'Seslerinizi, Peygamber'in sesinin üstüne yükseltmeyin' / 22.02.2016
- Gelin Allah'ın Resulü sizin için bağışlama dilesin! / 08.02.2016
- Fitne çıktığında! / 25.01.2016
- Kevser suresi (II) / 18.01.2016
- Kevser Suresi (1) / 11.01.2016
- Halife ve halifetullah / 28.12.2015
- Hudeybiye / 14.12.2015
- İki rüya / 07.12.2015
- Peygamber'e (s.a.a) itaat / 30.11.2015
- Haram ayda savaş olsa ne olur? / 26.10.2015
- Veda Hutbesi ve Sünnilik / 19.10.2015
- Hicri yılbaşı / 18.10.2015
- Suriyeliler hicret mi ediyorlar yoksa tehcire mi tabi oluyorlar? / 21.09.2015
- Allah'ın velileri / 07.09.2015
- Türkler İsrail ajanı mı? (II) / 01.09.2015
- Türkler İsrail ajanı mı? (I) / 31.08.2015
- Cuma hutbesinde Türkçe hitabet / 10.08.2015
- Hz. Peygamber'in etrafındaki münafıklar / 03.08.2015
- Halife katleden padişah Yavuz / 27.07.2015
- 'Ashabım yıldızlar gibidir' sözü Resulullah'a ait değildir / 26.07.2015
- Osmanlı hilafeti gerçekten olabilir mi? / 06.07.2015
- Ebu Talip'in imanı ve Emevi hükümdarların maslahatı! / 22.06.2015
- Rum suresi ve Milli Ekonomi Modeli / 18.05.2015
- Hanımını boşayan halife ne yapar? / 11.05.2015
- Hakkımı istiyorum! / 03.05.2015
- İktidara karşı duran alimler / 27.04.2015
- Meşrutiyet ve sistemler! / 26.04.2015
- Hasan-ı Basri Ehl-i Beyt alimidir / 20.04.2015
- Yemen'in namı padişaha, dikeni halka! / 19.04.2015
- İmam-ı Azam Ehl-i Beyt alimidir / 13.04.2015
- Tarihte yanlış bilinen Yemen ve Yemenliler / 05.04.2015
- Kur'an-ı Kerim'i ilk yakan kimdir? / 30.03.2015
- Çanakkaleyi unutmayan ama unutulan kahraman! / 29.03.2015
- Tarihte yalancıların zararları / 23.03.2015
- Ayet-i kerimenin tecellisinin şahidiyiz / 22.03.2015
- Sahabeye sövene kafir Hz. Ali'ye sövene hazret! / 16.03.2015
- Münafık helak olacaktır! / 12.03.2015
- Allah ile Resulü'nün arasını açmak isteyenler! / 09.03.2015
- İslam'da zekatı kim kaldırdı? / 02.03.2015
- Kudüsü Osmanlı Yahudileştirdi / 01.03.2015
- Hazreti Osman'ın kanındaki Muaviye'nin eli / 23.02.2015
- Kudüste Osmanlıyla değişen Yahudi siyaseti / 22.02.2015
- Yahudilerin Osmanlıyla ilişkileri / 15.02.2015
- Muaviye'nin içtihadı değil isyanı / 09.02.2015
- Osmanlı hilafeti nasıl aldı? / 08.02.2015
- Muaviye hazret olabilir mi? / 02.02.2015
- Dedem Osmanlı mıydı, Türk müydü? / 25.01.2015
- İkinci Muaviye'nin hutbesi / 22.01.2015
- Muaviye vahiy katibi miydi? / 12.01.2015
- Osmanlıca mı İngilizce mi? / 28.12.2014
- Tuz / 08.12.2014
- Hüseyni duruş / 23.11.2014

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

02.03.2018, 02.03.2017, 02.03.2016, 02.03.2015, 02.03.2014, 02.03.2013, 02.03.2012, 02.03.2011, 02.03.2010, 02.03.2009, 02.03.2008, 02.03.2007, 02.03.2006, 02.03.2005, 02.03.2004, 02.03.2003, 02.03.2002, 02.03.2001, 02.03.2000


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.