HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 31 TEMMUZ 2021, CUMARTESİ

İsmail Cem'in yaptıkları

26.06.2001 00:00:00
Yalçın Küçük 10 Aralık 1999 tarihli Helsinki Senedi'ni "Türk Devleti'ni sona erdirme deklarasyonu" olarak görür ki, sonuna kadar haklıdır.

Ve şöyle bir cümlesi vardır Küçük'ün: "Bunu kabul eden hükümetin Başbakanı Ecevit ile Dışişleri Bakanı Cem'in Amerikan misyoner okulu Robert College'in mezunları olmaları, belki de tarihin en acı ve bilimsel tokadıdır. Suratımızda şaklaması, acımız ve utancımızdır."

Bu tokatlar, bu ikili görevde bulunduğu sürece ne yazıktır ki devam etmektedir ve edecektir. Ayıp, acı ve utanç bize olduğu kadar bu ikilinin görevde bulunmalarına mecliste parmak hesabı ile yardımcı olanlara da aittir. Tarihî sorumluluktan kaçamazlar.

Amerika'nın bir önceki Dışişleri Bakanı göçmen ve musevî asıllı Albright, İsmail Cem'e "İshmail" diyecek kadar yakındı. Demirel'den sonra Cumhurbaşkanı seçilememiş olmasından üzüntü duyduğunu ifade ile bir dahaki sefere şansının bulunduğunu söyleyerek "samimî" bir şekilde tesellî ettiği gazete ve internet arşivlerindedir.

Cem'in, Sezer'in adı ortaya atılmadan önce Cumhurbaşkanı seçilememiş olmasında; İbrahim Berk muhtemelen farkında değildir ama bu satırların yazarının da birkaç büyük çorba kaşığı tuzu vardır. (21.12.1999 tarihli, bu köşedeki yazımız)

Geçtiğimiz hafta sonu İsmail Cem İpekçi ile George (Amerikalı anneden Amerika'da doğduğu için adının daha çok bilinen şekli böyledir) Papandreu, Sisam ve Kuşadası'nda buluştular.

Cem'in yakın dostu Yorgo daha bir ay önce şunları söylemişti: "Türkiye, Kıbrıs'ın AB'ye alınmasına karşı çıkmamalıdır. Bu takdirde Kıbrıs Türkleri'ne azınlık statüsü vereceğiz, bu da kötü bir şey değildir."

AB üyesi Yunanistan'da azınlık durumunda olan Batı Trakya Türklerinin lideri Sadık Ahmet "Türk'üm" dediği için öldürülmüştü. Azınlığın seçtiği Gümülcine ve İskeçe Müftüleri Türk lâfını kullandıkları için hapse girip girip çıkmaktadırlar. Müftüler AİHM'ye müracaat etmişler, mahkeme müftüleri haklı bulup Yunanistan'ı tazminata mahkûm etmiştir. Fakat Yunanistan, "Tazminata mahkûm olmamız müftülerin haklılığını göstermez. Cezayı ödeyip bildiğimiz gibi devam ederiz" yaklaşımındadır.

Papandreu'nun Kıbrıs Türkleri için azınlık statüsü teklifine, bırakınız yakın dostu "İsmail"in ses çıkarmamasına fakat Kıbrıs Bakanı Gürel ve Türk İşleri Bakanı Çay'dan da en ufak bir tepki gelmemiştir. 57'inci Cumhuriyet Hükümeti'nde bu konuda da büyük bir uyum ve istikrar vardır. İşte bu Papandreu ile Cem geçtiğimiz hafta sonu birer gün arayla önce Sisam adasında, sonra Kuşadası'nda bir araya gelmişlerdir.

Toplantı tam bir Yunan üstünlüğü ve propagandası şeklinde geçmiş, toplantının "Türk tarafı" bu hafta sonu buluşmasının ne yazık ki yalnızca aksesuarı olmuştur.

İki günlük programın resmî adı ""Yunanistan Ege Adaları, Türkiye Ege Kıyıları 3. Ekonomik Zirvesi"dir. Ve sadece bu ifade için bile sayfalar dolusu makaleler yazılabilir.

Çünkü sadece bu ifade bile Ege'nin Yunanistan'a teslim edildiğinin, bu teslimiyetin Türkiye Cumhuriyeti'nin Dışişleri Bakanı tarafından da teyit edildiğinin fotoğrafıdır.

Bunu en iyi, fotoğraf sanatçısı da olduğu iddia edilen İsmail Cem bilmezse, kim bilir?

Dikkat edilirse bu isme göre Ege Adaları Yunanistan'a ihale edilmiştir. Yunanistan'ın olduğu 57'inci hükümetin Dış İşleri Bakanı'nın da katıldığı bir toplantıda teyit edilmiştir.

Yine bu isme göre Ege'deTürkiye'ye kalan yer ise sadece Anadolu'nun kıyılarıdır. Yâni kıymetli okuyucu, AB içinde Kıbrıs Türklerine azınlık statüsü veren Papandreu Ege'de de sadece Anadolu'nun kıyılarını Türkiye'ye bırakmış, geriye kalan her şeyi Cem'in gözüne baka baka Yunanistan'ın hânesine yazmıştır.

AB'nin; mevhum bir zamanda üye yapacağı Türkiye'ye de azınlık statüsü tanıyacağı halâ (batı muhipleri, mandacılar ve işbirlikçiler zaten biliyor da) milletin büyük çoğunluğu tarafından anlaşılamamış mıdır?

Cem'in (ve dahî şürekâsının ) ne yapmak istediğinin de, bundan daha açık bir ifadesi olabilir mi?

Bir defa daha soralım; Atatürk, o tarihî "Ordular İlk Hedefiniz Akdeniz'dir" emrini verip orduları Ege kıyısındaki İzmir istikametine sevk ederken harita okumayı bilmiyor muydu?
 
Hüseyin Mümtaz / diğer yazıları
Megadentist



logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2021

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.