HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 09 AĞUSTOS 2022, SALI

Kaybedilen veya kaybolan insanlar…

21.06.2022 00:00:00

Bazı insanları ölüm nedeni ile kaybedebilirsiniz. 

Bazı insanları ölmeden…

Ölüm; bir anda geldiğinde kaybınız daha acı olur. Hastalıkla geldiğinde bekliyorsunuzdur. Acı çekenin biran önce kurtulmasını temenni edersiniz. Bu tür bir ölüm kendinizi alıştırdığınız için, beklenmedik olmadığı için çok fazla tahribat yapmaz. 

Bir de yaşarken kaybedilen veya kaybolan insanlar vardır. 

Bir telefonla, son bir görüşme ile bir bilgi notu ile çıkarlar hayatınızdan veya siz çıkartırsınız onları hayatınızdan… 

Geri dönüp baktığınızda; ölmeden kaybettiklerimizin, ölüm nedeni ile aramızdan ayrılanlardan daha fazla olduğunu görürsünüz. Bunun nedeni, bir dönem çok iyi anlaşmış, beraber çalışmış, pek çok şeyi paylaşmış olmanıza karşılıklı güven ve sevginin azalması, özlem duygusunun sona ermesidir.

Bu tür ayrılıklara tek taraflı baktığınızda, sevgi ve güveni yok eden pek çok olayı hatırlarsınız. Bu da size haklı olduğunuzu, verdiğiniz kararın doğruluğunu gösterir. 

* * *

Bencillik, egoizm, kendini düşünme ve rekabet duygusu; karşınızdakinin sizden beklentileri devreye girdiğinde önce sevgi ve özlem duygusu sona erer. Sonra onları aramaya eliniz gitmez.

Birilerini hak etmek için onlar için fedakârlık yapmanız, onu hak etmiş olmanız gerekir. Karşı taraftan da ayni şeyi beklersiniz. Hak etmenin bir bedeli vardır. Dünya'da hiçbir şey çalışmadan, üretmeden çabalamadan oturduğun yerden talepte bulunmakla gerçekleşmez. Bazen de olmayacak istekler üretmek fayda değil zarar getirir. 

Bir hayalperestin peşinde koşmakla, gerçekleşmeyecek bir iş için zaman tüketmekte aynıdır. 

Bizi yanıltan veya yanılgıya düşüren kişi veya olaylar çok uzağımızda değildir. Çocuklukta başlayan beraberliklerimiz gerçekleri görmemize engel teşkil edebilir. Bazı insanlar ile yer, içer, arkadaşlık edersiniz ancak alış-veriş edemezsiniz.  Bazı arkadaşlarınıza borç veremezsiniz. Onlar sözlerinde durmazlar. Sizi kızdırabilirler. Oysa böyle dostlarınız var ise onlara borç vermek yerine verdiğinizin geri dönmeyeceğini bilerek yardım etmek sizi daha çok rahatlatır. 

Böylece onları kaybetmezsiniz. 

* * *

Geriye dönüp baktığımızda isteyerek veya istemeyerek pek çok güven sarsılması yaşadığımızı, inanmak istediğimiz doğruların yıkıldığını, bunu yıkanların çok yakınımızdaki insanlar olduğunu görürüz. 

Onlar için "Bunu bana nasıl yaptı?" diye hayıflanmak yerine huyunun değiştiğini, yaşamının kötüye gittiğini, zorda kaldığı için sizi de zora soktuğunu düşünebilirsiniz. Sevdiğiniz insanlar eğer size zararveriyor ise, onlardan beklediğiniz ilgi kıskançlık ve menfaate dönüşüyor ise onlarla olan dostluk veya arkadaşlığınızı karantinaya almanızı, kendilerinden uzaklaşmanızı tavsiye ederim. 

İçiniz ne kadar yanarsa yansın, sizi karşılıksız bir beklenti ile sevmeyen, geçmişte yaşadıklarınıza değer vermeyen, anıları ve iyilikleri unutan dostlarınız olmayıversin. Bir insanın dış görünüşünü değerlendirmek kolaydır. Ancak iç dünyasını bilmek, değişkenliklerini keşfetmek oldukça zordur. 

Zamanla değer yargılarının değiştiğini, sonrasında pişmanlıklar yaşansa bile birlikte paylaşılan ideallerin öldüğünü, anıların mazide kaldığını görüyoruz.  Sizin doğrularınız eğri, onların doğruları sizin için eğri oluyor ise herkes kendi mağarası içindeki labirentlerde yolu bulmak için geziniyor demektir. 

Onun için doğru yolu bulana kadar sabretmek, insanı insan yapan duygularınızdan vaz geçmemek ancak tedbirli olmak zorundasınız…

Atatürk gibi fikir ve düşüncelerinizde yalnız kalsanız bile… Haydar Hoca gibi düşünceleri başka ülkelerde kabul görse bile…

İnanın kaybolanlar veya uzaklaştırılanlar bir gün geri dönmek isteselerde, sizin fikirlerinizin doğruluğunu fark etmelerine rağmen, kibirlerinden ötürü bunu yapamazlar…

 
Taner Tümerdirim / diğer yazıları
- BİR SAĞLIK OCAĞI ÖYKÜSÜ / 09.08.2022
- Güle güle anne / 05.08.2022
- Bir yanıtın düşündürdükleri / 30.07.2022
- Kıbrıs’ın dağlarında… / 27.07.2022
- Geleceğin geçmişe borcu / 23.07.2022
- Edirne sokakları… / 19.07.2022
- Kültür ve özgürlük / 05.07.2022
- Boşa giden tesisler / 02.07.2022
- Hüseyin Baş’ın çilesi… / 01.07.2022
- Yere düşen para… / 29.06.2022
- Demokratik krallık / 22.06.2022
- Kaybedilen veya kaybolan insanlar… / 21.06.2022
- Yol / 18.06.2022
- Tespihler ve tespitler / 15.06.2022
- Salda’nın güzelliği… / 11.06.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 04.06.2022
- Yazının dili / 31.05.2022
- Sözün kıymetini bilene... / 29.05.2022
- Aşk… / 24.05.2022
- Yeni Atatürkler yetişiyor… / 21.05.2022
- Yaşam ve öyküler / 17.05.2022
- Baca eğri olsa da / 15.05.2022
- Geleceği şekillendirmek… / 10.05.2022
- Benim sevgili doktorum / 07.05.2022
- Bir bayram yazısı… / 30.04.2022
- Geçmişin mesajları… / 26.04.2022
- Spor Yasa Tasarısı / 23.04.2022
- Köy deyip geçmeyin / 19.04.2022
- Bilimin ispata; dinin inanca ihtiyacı vardır / 17.04.2022
- Haydar Hocayı anmak… / 12.04.2022
- Bu çocuklar nasıl zehirlenir? / 10.04.2022
- Anıları kaybetmek / 05.04.2022
- İnsana değer vermek… / 02.04.2022
- İngiliz çöpü, İngiliz ipi… / 29.03.2022
- Seçime giderken / 26.03.2022
- Neden bu görmezlik… / 23.03.2022
- Ankara’ya giderken… / 19.03.2022
- 18 Mart… / 18.03.2022
- İhanetler zamanı… / 15.03.2022
- Bizim kadınlarımız / 08.03.2022
- Zeytine sarılmak / 05.03.2022
- Köprünün altından geçen su… / 01.03.2022
- Bir çiçek daha soldu / 26.02.2022
- Bülbül ne çekerse, dilinden... / 22.02.2022
- İyiler ile kötülerin savaşı / 19.02.2022
- Açlıkla tokluğun savaşı / 15.02.2022
- Bilgi hazımsızlığı / 13.02.2022
- Sanal kokuşmuşluk / 12.02.2022
- Kahkaha tufanı ve suflörlük / 08.02.2022
- Yazar, yaşadığını yazar… / 05.02.2022
- Haydar Hoca’nın izinde… / 03.02.2022
- Akıl kuşunun özgürlüğü ve Uğur Mumcu / 02.02.2022
- Güleriz ağlanacak halimize… / 29.01.2022
- Artık ağlamak istemiyorum / 25.01.2022
- Bir ‘ağabey’ ölünce… / 22.01.2022
- Sıra kavgası… / 18.01.2022
- Sabretmek ve affetmek / 15.01.2022
- Tehlikeli deneyler / 11.01.2022
- Hacı Murro ve Tofaş / 08.01.2022
- Vitrindeki elektrikli tren / 04.01.2022
- Gürültü ve sonrası… / 29.12.2021
- Fakirlik nereden belli olur? / 25.12.2021
- Düşündüren sözler… / 21.12.2021
- Zor görevler / 18.12.2021
- Başlıksız / 14.12.2021
- İzcilik gibi bir milli teşkilat nasıl dini teşkilat oldu? / 11.12.2021
- Deprem gerçeği… / 07.12.2021
- Gönül çağlayanı kuruyunca… / 04.12.2021
- Okul her yerdedir / 27.11.2021
- Gençliğin gücü… / 25.11.2021
- Görmezden gelmek / 20.11.2021
- Sakallı Celal Efendi / 16.11.2021
- “Dostlar beni hatırlasın…” / 13.11.2021
- Atatürk denince… / 09.11.2021
- 'Vera'yı unutan toplum / 06.11.2021
- İndirin perdeleri, güneş battı! / 03.11.2021
- Cumhuriyeti korumak… / 29.10.2021
- Nedamet güneşi… / 26.10.2021
- 'Langa' hıyarı / 23.10.2021
- Köyler ve Levanten düşünceler / 19.10.2021
- Fütuhu’l gayb ‘Âlemlerin Kapısı’ / 18.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 17.10.2021
- Gençler için hangisi doğru? / 16.10.2021
- Türk izciliği örgütleniyor / 13.10.2021
- ...Ve tarihi eserden şehir mobilyaları… / 05.10.2021
- Belediyeler kimin tarafında? / 28.09.2021
- Edirne sokakları… / 25.09.2021
- Türkiye’nin milli duruşa ihtiyacı var… / 22.09.2021
- 1999 Spor Şûrası / 17.09.2021
- Baş ucumda iki bardak durur… / 14.09.2021
- Basketbol kampları ve Hayri Koyuncu / 12.09.2021
- 9 Eylül’ü kimse unutturamaz / 10.09.2021
- ‘Hüseyin Boğuldu’ ve ‘Süt Veren’ Şelalesi / 07.09.2021
- Felaket senaryoları / 05.09.2021
- Eskiler satıyorum… / 31.08.2021
- Cumhuriyet'e giden yol / 28.08.2021
- Atatürk'ü rahat bırakın, vatanı kurtarsın / 24.08.2021
- Bir şeyleri değiştiremeden yaşamak… / 21.08.2021
- Bir toplum gönüllüsü: İzmir Baba / 17.08.2021
- Türk gençlerini bekleyen yeni tehlike: Uyuşturucu / 15.08.2021
- Türkiye, Amerika ile savaşabilir mi? / 10.08.2021
- Çiçeklerin ölümü… / 07.08.2021
- Muhalefet, iktidarı denetlemektir / 03.08.2021
- Vicdan terazisi… / 31.07.2021
- Kaz Dağları’ndan esen rüzgâr: Erkut Onart / 27.07.2021
- Çoçuklar… / 20.07.2021
- Yaşadıklarımız… / 17.07.2021
- …Ve bir gün bitiverir hayat… / 13.07.2021
- Akıl tutulması… / 11.07.2021
- Düzen sokaktan başlar / 06.07.2021
- Sudan korkan nesil / 04.07.2021
- Çok büyüğüne gerek yok… / 29.06.2021
- Bir Babalar Günü daha geçti / 25.06.2021
- Siyasetin dengeleri değişiyor / 22.06.2021
- Devir, gençlerin devri… / 19.06.2021
- Kahvenin köpüğü… / 15.06.2021
- “Milli dil…” / 12.06.2021
- Denizin çığlığı / 08.06.2021
- Mora’nın tohumları / 04.06.2021
- Yine Atatürk düşmanlığı, yine vurdumduymazlık / 01.06.2021
- 29 Mayıs: Batının kara günü… / 28.05.2021
- Haydar Hoca’nın kitapları… / 25.05.2021
- İki insan - İki acı… / 23.05.2021
- İki insan - İki acı ... / 22.05.2021
- Hasan Tahsin ya da Osman Nevres neden önemlidir? / 18.05.2021
- Bayramları sakladık , güneşi sarmaladık … / 14.05.2021
- Nevi şahsına münhasır insanlar… / 11.05.2021
- Yönetim beceriksizliği bizim sonumuz olacak / 03.05.2021
- Yorgun fenerler… / 30.04.2021
- İzmir’de bir tarih: Kemeraltı / 27.04.2021
- Vatandaşın coşkusu öfkeye dönüyor / 23.04.2021
- Firavunların sonu / 20.04.2021
- Aydınlanma zamanı… / 16.04.2021
- 14 Nisan unutulur mu? / 13.04.2021
- Ramazan ayı ve hoşgörü / 09.04.2021
- İnandığın şey gerçeğindir / 06.04.2021
- Atıklar ve Avrupalı yaşlılar cenneti... / 02.04.2021
- Sadece karın doyurmak yetmez / 31.03.2021
- Bir ormanın içinde… / 22.03.2021
- Kendini inkâr eden 'milli' bakanlık / 19.03.2021
- Milli devlet yok mu oluyor? / 16.03.2021
- Yol kenarı çocukları... / 12.03.2021
- Kara elmasın karası... / 10.03.2021
- Kara elmasın karası... / 09.03.2021
- Zamanın ötesinde yaşamak... / 05.03.2021
- Sevgili Haydar Hocam... / 02.03.2021
- Her şey eskisi gibi olacak mı? / 26.02.2021
- Kışı eğlenceye çevirenler / 23.02.2021
- Derneklerin işi zor... / 19.02.2021
- 18 ve 20 yaş aymazlığı… / 16.02.2021
- Edirne sokakları... / 12.02.2021
- Geleceğin mimarları, geleceğin liderleri… / 09.02.2021
- Kestane kokusu… / 05.02.2021
- Uludağ ve milli parklar... / 02.02.2021
- 'Milli' olmayı kaybetmek... / 29.01.2021
- Milli paranın gücü / 26.01.2021
- Milli devlet olmadan, beyin göçü durdurulamaz / 22.01.2021
- Süt, ekmek ve gazete… / 19.01.2021
- Aklın arkasındaki krallık: Amerika / 15.01.2021
- Ülkü birliği ve bir ulusu yok etmek… / 08.01.2021
- Su özgürlük istiyor… / 05.01.2021
- Çin’e kolera aşısı gönderen Türkiye! / 31.12.2020
- Kanlı Noel… / 29.12.2020
- Cehennem çiçekleri açmadan / 22.12.2020
- ‘Şimdi sıra bende…’ / 13.12.2020
- Öğretmenler; ‘Uzay çağı başladı, biz sınıfta kaldık’ / 08.12.2020
- Atatürk size minnettardır / 01.12.2020

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

21.06.2021, 21.06.2020, 21.06.2019, 21.06.2018, 21.06.2017, 21.06.2016, 21.06.2015, 21.06.2014, 21.06.2013, 21.06.2012, 21.06.2011, 21.06.2010, 21.06.2009, 21.06.2008, 21.06.2007, 21.06.2006, 21.06.2005, 21.06.2004, 21.06.2003


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.