logo
13 MAYIS 2026

Kıbrıs

23.05.2012 00:00:00
Kıbrıs Akdeniz’e açılan bir üs olması münasebeti ile her devirde önemini korumuş bir adadır.
Türkiye Kıbrıs harekatı ile bağımsızlığını hediye ettiği Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne maalesef ki, geçen zamanda gerekli ilgiyi göstermemiştir.
Dünya nezdinde tanınmama ve geri kalmışlık, Kıbrıs Türk kesimini AB sürecinde Rumlarla tek devlet olmayı kabul noktasına dahi getirmiştir.
Oysa Kıbrıs bizim için Akdeniz’den gelecek tehlikelere karşı bir kale olmasının yanında Türkiye’nin son dönemdeki tek kazanımı olması münasebetiyle bir şeref vesilesidir.
Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ve halkı kaderine terk edilmiştir.
Son gelişmeler ise, İsrail in bu ada üzerindeki hesaplarını göstermektedir.
Kıbrıs Rum lideri Hristofyas ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasında geçen hafta Kıbrıs konusunda bir görüşme yapıldı.
Basına yansıyan haberlerde, İsrail’in doğu Akdeniz’de bulduğu doğalgazın İsrail ve Rum kesimi arasında döşenecek boru hattı ile Kıbrıs adası üzerinden Avrupa’ya pazarlanmasının planlandığı öğrenilmiştir.
Çıkarılan doğalgazın karaya taşınması için Vasiliko’da yapılması düşünülen doğalgaz terminali içinse İsrail, Rum kesimine 10 milyar dolarlık maliyeti karşılamayı önermiştir.
Bu maliyetin tek şartı 10 bin kişilik inşaat personelinin İsrailli olmasıdır.
Santralin yapımı için şart kabul edilirse Kıbrıs Rum kesimine aileleri ile birlikte 30 bin İsrailli bir anda yerleştirilecektir.
Santralin muhafazası içinse 20 bin İsrail askerinin adaya konuşlanması talep edilmiştir.
Gerçekleşmesi muhtemel bu gelişme Kıbrıs adasının sessiz işgalinden başka bir şey değildir.
İsrail in Arz-ı Mevud hayali ve yayılmacı politikası herkesçe malumdur.
Arz-ı Mevud un içine Türkiye’nin Güneydoğusu da girmektedir.
Güneydoğumuzdaki vatandaşlarımız bölgedeki özel çiftliklerin Türk vatandaşları veya Türk şirketleri aracılığı ile İsrailliler tarafından satın alındığını ifade etmişler, bu konu Meclis gündemine dahi gelmiştir.
Filistinlilerin Topraklarını satın alan Yahudilerin İsrail devletinin temellerini attığı bilinen bir gerçektir. Bugün Filistin kendi toprağında nerede ise sığınmacıdır.
İsrail şimdi aynı oyunu stratejik önemdeki Kıbrıs için düşünmektedir.
Santral yapımı bahanesi ile Adaya yerleşecek 50 bin İsrailli bir daha adadan çıkmama niyetiyle gelecektir.
Rum kesimine başlayan yerleşme Adanın tamamına da yayılabilir.
Güneydoğudaki toprak alımına bir de Kıbrıs Rum kesimindeki yerleşim eklendiğinde Türkiye İsrail’in yeni bir planı ile karşılaşacaktır.
Hem Kıbrıs Türk halkına sahip çıkılmalı, hem de Adada meydana gelecek gelişmelere karşı halk uyarılmalıdır.
Ederinden yüksek meblağlar ile İsraillilere satılacak topraklar Adayı Kıbrıs Türkleri için ikinci bir Filistin yapabilir.
Unutulmamalıdır ki, KKTC’nin güvenliği aslında Türkiye’nin güvenliği demektir. 
 
Prof. Dr. Haydar Baş / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.