logo
20 EYLÜL 2026

Kimlik hırsızlarına geçit vermeyin


 
Kimlik dolandırıcılığı hâlâ önemli  tehdit olmaya devam ediyor. Tehdit aktörleri kimlik dolandırıcılığına kolay gelir elde edilebilen kârlı bir iş gözüyle bakıyorlar. Bu nedenle kişisel bilgilerimizi elde etmek için kullanabilecekleri yolları azaltarak kendi dijital yaşamlarımızı güvende ve emniyette tutabiliriz.
 

12.04.2025 13:16:00 / Güncelleme: 12.04.2025 13:21:39
AHMET TURAN YİĞİT
 
Kimlik hırsızlarına geçit vermeyin
Kimlik hırsızlarına geçit vermeyin

Veri ihlalleri şirketler için giderek büyüyen bir tehdit olurken şirketlerin müşterileri için ise kâbus hâline gelmiş durumda. Son rakamlara göre, 2024 yılında ABD'de kamuya açık olarak bildirilen 3 bin 158 olay yaşandı. Mağdurlara 1.3 milyardan fazla veri ihlali bildirim mektubu gönderilmesi gerekti.  Bunların bir milyardan fazlası her biri 100 milyondan fazla kayıt içeren beş mega ihlale yakalandı. Kişisel olarak tanımlanabilir bilgilerin (PII) yanlış ellere geçmesinin birçok yolu var.

Siber suçlular üçüncü taraf kuruluşlardan veri çalmanın dışında bireylere yönelik daha hedefli saldırılar için şu yöntemleri kullanıyorlar:

Phising, smishing, vishing: Klasik sosyal mühendislik saldırıları, geleneksel e-posta oltalamasından mesajlara (smishing) hatta telefon aramalarına (vishing) kadar çeşitli kanallardan gelebilir. Tehdit aktörü, genellikle kötü niyetli bir bağlantıya tıklamanızı, kişisel bilgileri doldurmanızı veya kötü niyetli bir eki açmanızı teklif ederek sizi kandırmak için bağlı ve test edilmiş teknikler kullanacaktır.

Dijital karalama: Tehdit aktörleri, kart bilgilerinizi ele geçirmek için popüler bir e-ticaret veya benzer bir sitenin web sayfalarına kötü niyetli skimming kodu ekleyebilir.

Halka açık Wi-Fi: Güvenli olmayan halka açık Wi-Fi ağları, kişisel bilgilerinizin ele geçirildiği ortadaki adam saldırılarını kolaylaştırabilir. Bilgisayar korsanları ayrıca veri toplamak ve kurbanları kötü amaçlı sitelere yönlendirmek için sahte etkin noktalar kurabilir.

Kötü Amaçlı Yazılım (malware): Infostealer kötü amaçlı yazılım hem kurumsal kullanıcılar hem de tüketiciler için büyüyen bir sorundur. Kimlik avı mesajları, virüslü web sitelerinden yapılan drive-by indirmeler, crackli oyunlar, Google Reklamları ve hatta sahte toplantı yazılımları gibi meşru görünümlü uygulamalar dahil olmak üzere çeşitli mekanizmalar aracılığıyla farkında olmadan kurulabilir. Çoğu bilgi hırsızı dosyaları, veri akışlarını, kart bilgilerini, kripto varlıklarını, parolaları ve tuş vuruşlarını toplar.

Malvertising: Kötü niyetli reklamlar, bazen kullanıcı etkileşimi bile talep etmeden bilgi çalmak için programlanabilir.

Kötü amaçlı web siteleri: Kimlik avı siteleri, sahte alan adına kadar gerçekmiş gibi görünecek şekilde taklit edilebilir. Drive-by indirmelerinde, kullanıcının tek yapması gereken kötü amaçlı bir sayfayı ziyaret etmektir. Ardından gizli bir kötü amaçlı yazılım yüklemesi başlayacaktır. Genellikle, kötü amaçlı web siteleri arama sıralamalarında üst sıralardadır.

Kötü amaçlı uygulamalar: Bankacılık Truva atları ve bilgi hırsızları da dahil olmak üzere kötü amaçlı yazılımlar, yasal uygulamalar olarak gizlenebilir ve özellikle Google Play gibi resmi uygulama mağazaları dışında riskler yüksektir.

Cihazların kaybolması ya da çalınması: Cihazınız kaybolursa cihazınızı ve yeterli korumaya sahip değilse bilgisayar korsanları kişisel ve finansal veriler için yağmalayabilir.

Kimlik dolandırıcılığı nasıl önlenir?

Kimlik dolandırıcılığını önlemenin en belirgin yolu, kötü niyetli kişilerin kişisel ve finansal bilgilerinize ulaşmasını ilk etapta engellemektir.
Güçlü, benzersiz parolalar: Her site, uygulama veya hesap için farklı bir parola seçin ve bunları sizin için sorunsuz bir şekilde hatırlayacak bir parola yöneticisinde saklayın. Çevrimiçi hesaplarınızda iki faktörlü kimlik doğrulamayı (2FA) açarak ek katman sağlayın. Bu, bir tehdit aktörü parolanızı ele geçirse bile kullanamayacağı anlamına gelir. Bir kimlik doğrulayıcı uygulaması veya donanım güvenlik anahtarı 2FA için en iyi seçenektir.

Güvenlik yazılımı yükleyin: Tüm cihazlarınız ve bilgisayarlarınız için saygın bir tedarikçinin güvenlik yazılımını kullanın. Bu, diğer birçok şeyin yanı sıra kötü amaçlı uygulamaları ve indirmeleri, kimlik avı web sitelerini tespit edip engelleyecek ve şüpheli etkinlikleri işaretleyecektir.

Şüpheci olun: Kimlik avının uyarı işaretlerine karşı her zaman tetikte olun.

Yalnızca yasal sitelerdeki uygulamaları kullanın: Kötü amaçlı uygulamalara maruz kalmanızı sınırlamak için mobil dünyada Apple App Store ve Google Play'e bağlı kalın.

Herkese açık Wi-Fi'ya karşı dikkatli olun: Herkese açık Wi-Fi'dan uzak durun veya bundan kaçınamıyorsanız oturum açıkken hassas hesapları açmamaya çalışın. Her iki durumda da daha güvende kalmak için bir VPN kullanın.

Nasıl gözünüzden kaçtı?

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK’nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL’sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı

20.09.2026 11:28:00
Haber Merkezi
 
Nasıl gözünüzden kaçtı?
Nasıl gözünüzden kaçtı?
515 bin yatırımcının parasının bulunduğu fonlarda tasfiye tartışması büyüyor. Turhan Çömez, 830 milyar TL'lik büyüklüğü "188 TIR" hesabıyla gündeme taşırken, eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın "Tera'yı şikâyet ettiğim için iki kez gözaltına alındım" açıklaması denetim tartışmasını daha da büyüttü.

Sermaye piyasalarında fon krizi tartışması büyürken, gözler SPK denetimleri, yatırımcıların korunması ve kamu kurumlarının daha önce yapılan uyarılara nasıl karşılık verdiği sorularına çevrildi.

İYİ Parti Balıkesir Milletvekili Turhan Çömez, SPK'nın tasfiye kapsamına aldığı fonlarda yaklaşık 515 bin yatırımcının 830 milyar TL'sinin bulunduğunu belirterek dikkat çeken bir hesaplama yaptı.

Çömez'e göre 830 milyar TL, 200 TL'lik banknotlarla yaklaşık 4 milyar 150 milyon adet banknota denk geliyor. Banknot ağırlığı üzerinden yapılan hesaplamada ise yaklaşık 4 bin 690 tonluk bir ağırlık ortaya çıkıyor. Çömez, 25 ton taşıma kapasiteli TIR'lar üzerinden bunun yaklaşık 188 TIR edeceğini söyledi.

Nasıl gözünden kaçtı?

Çömez, sosyal medya paylaşımında doğrudan Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'i hedef alarak, "Bu paralar götürülürken nasıl gözünden kaçtı?" sorusunu yöneltti.

Çömez ayrıca yaklaşık 10 ay önce yapılan ve fon piyasasındaki manipülasyonların farkında olunduğuna ilişkin açıklamalara atıfta bulunarak, "Farkındaysanız neden önlem alınmadı?" sorusunu gündeme taşıdı.

Buradaki temel tartışma ise şu: Yüz binlerce yatırımcıyı ilgilendiren böylesine büyük bir finansal risk neden daha erken tespit edilemedi ve kamu denetimi neden zamanında sonuç vermedi?

ESKİ MASAK YÖNETİCİSİNDEN ÇARPICI İDDİA

Tartışmanın en dikkat çekici başlıklarından biri ise eski MASAK Başkan Yardımcısı Ramazan Başak'ın açıklamaları oldu.

Başak, Tera hakkında yaptığı şikâyetler ve yatırımcıları uyardığı paylaşımları nedeniyle iki kez gözaltına alındığını söyledi. Başak'ın kendi açıklamasına göre ilk işlemde kendisine banka itibarını zedeleme suçlaması yöneltildiğini, ikinci işlemde ise halkı yanıltıcı bilgi yayma ve piyasa manipülasyonu iddialarıyla gözaltına alındığını belirtti.

Başak, Tera ve bağlantılı olduğu iddia edilen para trafiği hakkında Vergi Denetim Kurulu, CİMER, SPK ve İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'na başvurular yaptığını da ifade etti.

"BEN UYARDIM, İKİ KEZ GÖZALTINA ALINDIM"

Başak'ın açıklamalarında dikkat çeken nokta, kamu kurumlarına yaptığı bildirimlerin ardından yaşadığını söylediği adli süreç.

Eski MASAK yöneticisi, yaptığı açıklamalarda kendisinin sorgulandığını ve hakkında adli kontrol, yurt dışına çıkış yasağı ve telefonuna el konulması gibi tedbirler uygulandığını belirtti. Bunlar Başak'ın kendi beyanlarıdır ve ilgili süreçlerin hukuki sonucunu ifade etmemektedir.

Başak ayrıca, kamu kurumlarına bildirdiğini söylediği iddialar hakkında yeterli işlem yapılmadığını savunarak, "Benim yaptığım şikâyetler dikkate alınmıyor, ama onların şikâyeti ile bana bunlar yaşatılıyor" şeklinde tepki gösterdi.

ASIL SORU: 515 BİN YATIRIMCI NASIL KORUNDU?

Fon krizinde tartışmanın merkezinde artık yalnızca fonların tasfiyesi değil, denetim mekanizmasının zamanında çalışıp çalışmadığı bulunuyor.

Çömez'in açıkladığı 515 bin yatırımcı ve 830 milyar TL rakamı, kamuoyunda "Bu büyüklükteki bir risk nasıl daha önce fark edilmedi?" sorusunu gündeme getirirken; Başak'ın iki kez gözaltına alındığını söylemesi de uyarıların ve ihbarların nasıl değerlendirildiği konusundaki tartışmayı derinleştiriyor.

Dolayısıyla iktidarın ve ilgili kamu kurumlarının önündeki soru yalnızca "Tasfiye nasıl yapılacak?" değil:

Yatırımcıların parasını korumakla görevli denetim mekanizmaları nerede devre dışı kaldı?

Ve daha önemlisi:

Daha önce yapılan uyarılar neden zamanında sonuç vermedi?

Fonlardaki süreç devam ederken yüz binlerce yatırımcının gözü artık SPK, MASAK, Hazine ve Maliye Bakanlığı ile yargı makamlarından gelecek açıklamalarda.

İstanbul Valiliğinden Büyükçekmece'deki göçükle ilgili açıklama: Göçük altında bir kişi hayatını kaybetti

İstanbul Valiliği, Büyükçekmece'de inşaat alanında meydana gelen göçükle ilgili yaptığı son açıklamada, göçük altında bulunan A.M.'in kurtarılamayarak hayatını kaybettiğini belirtti

20.09.2026 08:00:00
İHA
 
İstanbul Valiliğinden Büyükçekmece'deki göçükle ilgili açıklama: Göçük altında bir kişi hayatını kaybetti
İstanbul Valiliğinden Büyükçekmece'deki göçükle ilgili açıklama: Göçük altında bir kişi hayatını kaybetti
Valilik tarafından yapılan son açıklamada, "19 Eylül Cumartesi günü saat 18.40 sıralarında Büyükçekmece İlçesi Alkent 2000 Mahallesi'nde bulunan bir inşaat alanında toprak kayması meydana gelmiştir. Bölgeye sevk edilen ekipler, göçük altında kalan A.M. (39) ve B.M. (28) isimli inşaat çalışanları için arama kurtarma çalışmalarına başlamıştır." denildi.


Göçük altında bir kişi hayatını kaybetti



B.M. isimli kişinin yaralı halde göçükten çıkarıldığı belirtilirken henüz çıkarılamayan A.M.'nin hayatını kaybettiğinin belirlendiği, 'Çalışmalar sonucu göçük altından çıkarılan B.M. isimli şahıs sağlık görevlilerince hastaneye kaldırılarak tedavi altına alınmıştır. Göçük altında bulunan A.M. isimli inşaat çalışanı ise kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir.' şeklinde ifade edildi. Öte yandan göçük altında hayatını kaybeden A.M.'nin cansız bedeninin 01.00 sıralarında çıkarıldığı ve Adli Tıp Kurumu morguna kaldırıldığı öğrenildi.


Firması sahibi, şantiye şefi ve firma çalışanı gözaltına alındı



Açıklamada, firma sahibinin gözaltına alındığı 'Başlatılan soruşturma kapsamında inşaat firması sahibi Ö.T., şantiye şefi T.U. ve firma çalışanı N.Ş. isimli şahıslar yakalanarak gözaltına alınmıştır. Konu ile ilgili yakalanan şüpheli şahıslar hakkında yürütülen tahkikat işlemleri devam etmektedir.' sözleriyle belirtildi.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu soruşturması kapsamında gözaltına alınan Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi şeklinde adli kontrol kararı verilirken, Ali İşgören ve Necip Doğan ise tutuklandı

19.09.2026 12:14:00 / Güncelleme: 19.09.2026 12:50:26
AA
 
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı
Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında Hasan Ataman Yıldırım ve Hasan Atilla Uğur hakkında ev hapsi kararı

Silivri Cumhuriyet Başsavcılığınca, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin yürütülen soruşturma devam ediyor.

Soruşturma kapsamında gözaltına alınarak adliyeye sevk edilen 4 şüpheliden, olay tarihinde Silivri Cumhuriyet Başsavcısı olarak görev yapan Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan, savcılıktaki ifadelerinin ardından "suç örgütüne üye olma" suçundan tutuklama talebiyle sulh ceza hakimliğine sevk edildi.

Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur ise sağlık durumları ve yaşları göz önüne alınarak "kasten öldürme" suçundan ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanması talebiyle hakimliğe gönderildi.

Şüpheliler Doğan ve İşgören'in tutuklanmasına karar veren hakimlik, şüpheliler Ataman ve Uğur hakkında ise ev hapsi şeklinde adli kontrol tedbiri uygulanmasına hükmetti.

Ne olmuştu?

Adalet Bakanı Akın Gürlek, NSosyal hesabından, Silivri Cezaevi'nde 2011'de yaşamını yitiren eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun ölümüne ilişkin soruşturmaya yönelik açıklama yapmıştı.

Kozinoğlu'nun tutuklu bulunduğu Silivri 1 No'lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu'nda 12 Kasım 2011'de rahatsızlanarak Silivri Devlet Hastanesi'ne sevk edildiğini anımsatan Gürlek, "Hastaneye ulaştırıldığında hayatını kaybetmiş olduğu tespit edilmiştir. Olayın ardından yürütülen soruşturmada kamera kayıtları ve tıbbi belgeler incelenmiş, ceza infaz kurumu, jandarma ve sağlık personeli ile koğuş arkadaşları ve müteveffanın eşinin tanık ifadeleri alınmış, 10 Nisan 2012'de kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiştir." ifadelerini kullanmıştı.

Bakan Gürlek, Faili Meçhul Suçları Araştırma Daire Başkanlığınca dosyanın yeniden incelendiğini belirterek, şunları kaydetmişti:

"Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımız tarafından yapılan değerlendirmeler ışığında Silivri Sulh Ceza Hakimliğinin 26 Ağustos 2026 tarihli kararıyla takipsizlik kararı kaldırılmış ve soruşturma yeniden başlatılmıştır. Yeni soruşturma kapsamında gizlilik kararı alınmış, özel bir soruşturma ekibi oluşturularak olayın tüm yönleriyle yeniden aydınlatılmasına yönelik kapsamlı çalışmalar başlatılmıştır. Bugün gelinen aşamada, Silivri Cumhuriyet Başsavcılığımızca olay tarihinde ceza infaz kurumunda görev yapan 11 şüpheli hakkında adli işlem başlatılmış, 10 şüpheli gözaltına alınmış, 1 şüphelinin ise FETÖ firarisi olarak yurt dışında bulunduğu tespit edilmiştir."

Gözaltına alınan 10 şüpheliden biri tutuklanmış, 7'si adli kontrol şartıyla olmak üzere 9 şüpheli serbest bırakılmıştı.

Soruşturma kapsamında yürütülen çalışmalarda, biri muhabir, biri kameraman ve 7'si sağlık çalışanı olmak üzere 9 şüpheli daha gözaltına alınmıştı.

Emniyetteki işlemleri tamamlanan şüpheliler, adliyeye sevk edilmişti.

Savcılıkça ifadeleri alınan, muhabirin de arasında olduğu 3 şüpheli tutuklanmaları, kameramanın da arasında bulunduğu 3 şüpheli "yurt dışına çıkış yasağı" ve "imza atmak", diğer 3 şüpheli ise "yurt dışına çıkış yasağı" şeklinde adli kontrol uygulanması talebiyle hakimliğe sevk edilmişti.

Hakimlik, muhabirin de arasında olduğu 3 şüphelinin tutuklanmasına, kameramanın da arasında bulunduğu 6 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar vermişti.

Soruşturma kapsamında tutuklu sayısı 4, hakkında adli kontrol tedbiri uygulanan şüpheli sayısı da 13 olmuştu.

Bu arada Silivri Cumhuriyet Başsavcılığının talebi üzerine, Kozinoğlu'nun kesin ölüm nedeninin ve ölümünde üçüncü kişilerin müdahalesinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi amacıyla alınan karar kapsamında fethi kabir işlemi gerçekleştirilmişti.

Soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi dizisinin senaristleri Raci Şaşmaz, Bahadır Özdener ve Cüneyt Aysan "bilgi sahibi" sıfatıyla savcılığa ifade vermişti.

Başsavcılık soruşturma kapsamında, Kurtlar Vadisi Pusu dizisinin incelenmesine karar verildiğini bildirmişti.

Soruşturma kapsamında, olay tarihinde görev yapan Silivri Cumhuriyet Başsavcısı Ali İşgören ile cezaevi savcısı Necip Doğan ve Kozinoğlu'nun koğuş arkadaşları emekli Deniz Yüzbaşı Hasan Ataman Yıldırım ve Jandarma Albay Hasan Atilla Uğur gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler, jandarmadaki işlemlerinin ardından Silivri Adliyesi'ne sevk edilmişti. 

İddia ne?

‘Suikast hazırlığı’ iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8’i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi

19.09.2026 11:47:00
Haber Merkezi
 
İddia ne?
İddia ne?
'Suikast hazırlığı' iddiasıyla açılan davanın ilk duruşmasında mahkeme ara kararını verdi. 8'i tutuklu 19 sanığın yargılandığı davada 6 sanık tahliye edildi. Selahattin Yılmaz ve Cem Duman'ın tutukluluğu ise devam etti. Duruşma 5 Ekim'e ertelendi.

Aziz İhsan Aktaş'a yönelik silahlı saldırı hazırlığı yapıldığı iddiasıyla açılan davada ilk duruşma tamamlandı. İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davada 8'i tutuklu 19 sanık hakim karşısına çıktı.

Mahkeme, tutuklu sanıklardan Adem Kuru, Cem Çebi, İsa Aydın, Mehmet Tuğlu, Mustafa Serdar Yılmaz ve Özgür Kılıç'ın tahliyesine karar verdi.

Mahkeme, davanın iki önemli sanığı Selahattin Yılmaz ile Cem Duman'ın ise tutukluluk hallerinin devamına hükmetti. Dava 5 Ekim 2026 tarihine ertelendi.

İddia ne?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından hazırlanan iddianamede, Selahattin Yılmaz'ın liderliğini, avukat Cem Duman'ın ise yöneticiliğini yaptığı öne sürülen silahlı bir suç örgütünün Aziz İhsan Aktaş'a yönelik saldırı hazırlığında olduğu iddia ediliyor.

İddianameye göre saldırı hazırlığı, operasyon nedeniyle gerçekleşmeden teşebbüs aşamasında kaldı.

Savcılık, Yılmaz hakkında "suç işlemek amacıyla silahlı örgüt kurma" ve "tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs" suçlarından ceza talep ediyor. Cem Duman hakkında da örgüt yöneticiliği kapsamında benzer suçlamalar bulunuyor.

Dosyanın kilit noktası: "Opet Aziz İhsan Aktaş" mesajı

Soruşturmanın dikkat çeken delillerinden biri, iddianamede yer verilen bir WhatsApp mesajı.

Savcılık, Mehmet Tuğlu'nun 5 Şubat 2025'te Selahattin Yılmaz'a "Opet Aziz İhsan Aktaş" şeklinde mesaj gönderdiğini ve ertesi gün ikili arasında telefon görüşmesi yapıldığını belirtiyor.

Savcılık bu mesajlaşmayı saldırı hazırlığına ilişkin deliller arasında değerlendiriyor. Ancak Selahattin Yılmaz duruşmada mesajın suikast hazırlığıyla ilgisi olmadığını savundu.

Yılmaz'a göre mesaj, Aktaş'ın etkin pişmanlıktan yararlanarak ifade vermesinden aylar önce gönderilmişti. Yılmaz, Aktaş'ın daha sonra itirafçı olacağını o tarihte bilmesinin mümkün olmadığını söyleyerek suçlamayı reddetti.

Aktaş: "Şikayetçiyim"

Davanın müştekisi Aziz İhsan Aktaş ise mahkemede saldırı iddiasının operasyon nedeniyle tamamlanamadığını savundu.

Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğini, kendisi ve ailesine yönelik silahlı saldırı hazırlığı bulunduğunun kendisine bildirildiğini söyledi.

Aktaş, sanıklardan şikayetçi olduğunu ve sorumluların cezalandırılmasını istedi.

Sanıklar suçlamaları kabul etmiyor

Duruşmada sanıkların önemli bölümü suçlamaları reddetti.

Emekli polis memuru Adem Kuru, Aktaş'ı hayatında görmediğini ve kendisiyle herhangi bir bağlantısının bulunmadığını söyledi.

Cem Çebi de Aktaş'ı tanımadığını, herhangi bir emir veya talimat almadığını savundu.

Bu savunmaların ardından mahkemenin 6 sanık hakkında tahliye kararı vermesi, dosyanın ilerleyen aşamalarında delillerin nasıl değerlendirileceği konusundaki tartışmayı da büyüttü. Şimdi gözler 5 Ekim'de

Alzheimer hastalarının umudu artıyor


 
İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. 

19.09.2026 01:30:00
Murat Çorbacı
 
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor
 Alzheimer hastalarının umudu artıyor

İstanbul'da 21 Eylül Dünya Alzheimer Günü vesilesiyle düzenlenen basın toplantısında Alzheimer hastalığında tanı ve tedavi alanındaki güncel bilimsel gelişmeler, yeni tedavilere erişim, hastalığın davranışsal belirtileri ve bakım verenlerin yaşadığı zorluklar ele alındı. Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç, Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü ile Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa'nın katıldığı toplantıda güncel gelişmeler ile yürütülen kampanyalara dikkat çekildi. 

Yenilikler olsa da zorluklar kendini gösteriyor

Dünyada Alzheimer hastalığının ilerlemesini yavaşlatan yeni ilaçların kullanıma girmesi, zona aşısının demans riskini düşürdüğünü gösteren veriler, hastalarda ajitasyon (hırçınlık) belirtilerine yönelik onaylı tedaviler ve erken tanıyı kolaylaştıran kan testleri Alzheimer hastalığının geleceğine ilişkin umut verici gelişmeler arasında yer alıyor. Bu güncel gelişmeler heyecan yaratırken, hastalar ve hasta yakınları hâlâ birçok zorluk ve engelle çoğu kez tek başlarına mücadele etmek zorunda kalıyor; Türkiye'de ise bu önemli yeniliklere erişimin artırılması önem taşıyor.

Yeni Alzheimer tedavilerine erişim önemli

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Dilek Şahinöz, Alzheimer hastalığında beyinde biriken 'amiloid' adlı maddeyi temizleyen ilaçların hastalığın ilerlemesini yavaşlattığını ve günümüzde dünya çapında kullanılmaya başlandığını belirtti.
Bu ilaçların Türkiye'de hâlâ erişilebilir olmadığına dikkat çeken Şahinöz, yeni tedavilere adil ve zamanında erişimin sağlanabilmesi için ilgili tüm paydaşların katkısının önem taşıdığını belirtti. Şahinöz, bununla birlikte ilacın uzun dönem etkilerini izleyecek sistemlerin kurulması, geri ödeme düzenlemelerinin yapılması ve uygulama için gerekli sağlık altyapısının hızla hayata geçirilmesi gerektiğini vurguladı.

Yeni kan testleri ile Alzheimer tanısı mümkün ama kimlere, nasıl yapılmalı?

Türkiye Alzheimer Derneği Tıbbi Kurul Başkanı Prof. Dr. Başar Bilgiç de son dönemde Türkiye'de çeşitli klinik laboratuvarlarda, kandan Alzheimer tanısı için bakılan "pTau-217" isimli testin uygulanmaya başlandığını belirterek, gelişmiş ülkelerle aynı dönemde bu testlerin Türkiye'de hizmete girmesinin sevindirici bir gelişme olduğunu ifade etti.
'pTau-217'nin Alzheimer hastalığı ile ilişkili erken beyin değişikliklerini yansıtan bir biyobelirteç olduğunu ve uygun bağlamda kullanıldığında tanısal değerlendirmeye çok değerli bir katkı sağladığını belirten Bilgiç, bu yeni olanağa ilişkin önemli uyarılarda da bulundu. Bilgiç, ölçümün hedef kitlesinin şimdilik zihinsel şikâyet bildiren kişilerle ve hekim isteği dahilinde sınırlı olması gerektiğini; hiç şikâyeti olmayan sağlıklı bireylerde ise günümüzde henüz yeterli veri birikmediğinden yaygın tarama aracı olarak uygulanmasının önerilmediğini ifade etti.

Önümüzdeki dönemde 'pTau-217'ye ek olarak hastalığın ilerlemesini ve şiddetlenmesini öngören başka kan testlerinin de devreye girmesinin beklendiğini belirten Bilgiç, biyobelirteçlerin kullanımı, güvenilir platform seçimi ve sonuçların yorumlanması konusunda ulusal kılavuz ve kalite standartlarının hızla oluşturulmasının önem taşıdığını vurguladı.
Son yıllarda yapılan güçlü çalışmalar ve büyük veri analizlerinin zona (herpes zoster) aşılarının sadece zona hastalığını önlemekle kalmayıp demans riskini yaklaşık yüzde 20 oranında azaltabileceğini ve demansı olanlarda da hastalığın ilerlemesini yavaşlatabileceğini gösterdiğini belirten Prof. Dr. Başar Bilgiç, Galler ve Avustralya'daki çalışmalarda aşıya erişimi olan gruplarda daha az demans tanısı konduğunu ifade etti. Bilgiç, bu çalışmalara ek olarak geniş sağlık sistemi verilerinin de aşı olanlarda demans riskini daha düşük bulduğuna dikkat çekti.

Alzheimer'da ortaya çıkan hırçınlıklarla mücadele mümkün

Türkiye Alzheimer Derneği Yönetim Kurulu Üyesi ve hasta yakını Hatice Sertaç Süslü, Alzheimer hastalarında görülen hırçınlık ve huzursuzluğun hem hasta hem de bakım verenler için yıpratıcı bir sorun olduğunu; günlük yaşamı, uyku düzenini ve sosyal ilişkileri bozduğunu, bakım yükünü ve sağlık harcamalarını artırdığını ve hastalığın seyrini olumsuz etkilediğini belirtti. Süslü, son yıllarda Alzheimer hastalığında görülen bu hırçınlıklara özel olarak iki onaylı ilaç geliştirildiğini ve bunlardan birinin Türkiye'de mevcut olduğunu belirtti.
Abdi İbrahim Otsuka Genel Müdürü Zeynep Alptekin Basa da Türkiye'de Alzheimer hasta sayısının 700 bine ulaştığını kaydetti. 

Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı

Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı

18.09.2026 21:00:00
İhlas Haber Ajansı
 
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'da 110 bin hap ele geçirildi, 2 kişi tutuklandı
Manisa'nın Akhisar ilçesinde polisin iki ayrı ikamete düzenlediği operasyonda 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirilirken, adliyeye sevk edilen 3 şüpheliden 2'si tutuklandı.

Manisa Valiliği koordinesinde, İl Emniyet Müdürlüğü Narkotik Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ve Akhisar Narkotik Suçlarla Mücadele Büro Amirliği ekipleri, uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti yapan şahıslara yönelik sokak çalışmalarını sürdürüyor.

Edinilen bilgiye göre, Akhisar Cumhuriyet Başsavcılığının talimatları doğrultusunda 17 Eylül tarihinde A.Y. (42), Y.G. (41) ve S.N.Y. (21) isimli şahıslara ait iki farklı ikamete operasyon düzenlendi. Adreslerde yapılan aramalarda tam 110 bin 60 adet sentetik ecza hap ele geçirildi.

Emniyetteki sorgularının ardından "uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti" suçlamasıyla mahkemeye sevk edilen şüphelilerden A.Y. ve S.N.Y. tutuklanarak cezaevine gönderilirken, Y.G. ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız 4. ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek" dedi

18.09.2026 19:20:00
AA
 
Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"
Erdoğan: "Sivil havacılıkta şampiyonlar ligindeyiz"
Cumhurbaşkanı Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nda düzenlenen 4. Pist ve İlave Yatırımların Açılış Töreni'nde konuştu.

Açılışı yapılacak eser ve yatırımların İstanbul'a, ülkeye, millete ve sivil havacılık camiasına hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, "Bugün hizmete alacağımız 4. ana pist ve ilave yatırımlar, küresel bağlantı gücünde dünya lideri olan İstanbul Havalimanı'mıza inşallah çok önemli katkılar yapacak. Genel havacılık operasyonlarından taksi ve bekleme sürelerine, iniş-kalkış emniyetinden yakıt ve zaman tasarrufuna, bu yatırımlar havalimanımızın hizmet standartlarını daha da yükseltecek." diye konuştu.

Bu eserlerde emeği bulunanlara teşekkür eden Erdoğan, Türkiye'nin dünya haritasında çok müstesna bir konumda yer aldığını anlattı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 67 ülkeden 1,5 milyar insanın sadece 4 saatlik bir uçuş yaparak Türkiye'ye kolayca gelebileceğini belirterek, kara, deniz ve demir yolları da hesaba katıldığında Türkiye'nin bağlantı altyapısının çok daha net bir şekilde ortaya çıktığını ifade etti.

Sahip olunan bu konumun sunduğu avantajları en iyi şekilde değerlendirmeye gayret ettiklerini dile getiren Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"86 milyonun daha rahat, daha konforlu, daha huzurlu yaşaması için tabiri caizse dişimizi tırnağımıza takıyoruz. Bu ülkenin her bir ferdinin kendisini güvende hissetmesi, gençlerimizin geleceğe güvenle bakabilmesi için tüm imkanlarımızı seferber ediyoruz. Çünkü bizim on yıllar boyunca ihmal edilen, kaynakları pervasızca heba edilen bu millete karşı sorumluluğumuz, ödememiz gereken borcumuz var. Bizim Türkiye Cumhuriyeti'ni yatırımlarla, eserlerle, hizmetlerle ihya etmek gibi bir gayemiz var. Bizim içinde bulunduğumuz asrı 'Türkiye Yüzyılı' yapmak gibi büyük bir idealimiz var. Bunun için ne gerekiyorsa yaptık ve yapıyoruz. Ekonomiden adalete, sağlıktan güvenliğe, dış politikadan eğitime, bu aziz millete layıkıyla hizmet edebilmek için uğraştık, uğraşıyoruz. Milletimizin bize duyduğu güvenin karşılığını 81 ilimizi, 922 ilçemizi, 86 milyonun tamamını kapsayan hizmetlerle vermeye çalıştık. Allah'a hamdolsun, içeride güçlü, bölgesinde söz sahibi, dünyada ise muteber bir Türkiye'yi milletimizle beraber kuvveden fiile çıkardık. Şimdi artık yeni hedeflerle vahdet, sıhhat ve kuvvet çizgisinde yolumuza devam ediyoruz."

"Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri haline getirdik"

Erdoğan, dünyanın göz bebeği İstanbul ile Türkiye'yi güçlendirecek yatırımları hız kesmeden ve vites yükselterek devreye almayı sürdüreceklerinin altını çizerek, şunları kaydetti:

"Sadece İstanbul'da 604,4 milyar lirası hava yolu olmak üzere ulaştırma ve altyapı alanında güncel fiyatlarla toplam 2,12 trilyon liralık yatırım yaptık. Türkiye'yi dünyanın en geniş uçuş alanına sahip ülkelerinden biri haline getirdik. 2002'den bugüne aktif havalimanı sayımızı 26'dan 58'e çıkardık. Hava ulaştırma anlaşması imzaladığımız ülkelerin sayısını 81'den 175'e yükselttik. Dış hat nokta sayımızı 50 ülkede 60 noktadan, 133 ülkede 356 noktaya taşıdık. Yapımı devam eden Yozgat ve Bayburt-Gümüşhane havalimanlarımızla aktif havalimanı sayımızı 60'a ulaştıracağız. Ordu-Giresun ve Rize-Artvin'den sonra deniz üzerindeki üçüncü havalimanımızı da Trabzon'da inşa edeceğiz. Bir zamanlar sadece elitlerin kullanabildiği hava yolunu halkın yolu haline getirdik."

"İç ve dış hatlarda yolcu sayısı 2025'te 247 milyonu geride bıraktı"

Erdoğan, yaptığı konuşmada, ülkede 2002'de iç ve dış hatlarda 34,5 milyon olan yolcu sayısının 2025'te 247 milyonu geride bıraktığını söyledi.

Bu performansla yolcu sayısında Avrupa'da üçüncü, dünyada 7'nci olduklarını belirten Erdoğan, "2026'nın ilk 8 ayında ise ülkemiz genelinde hava yoluyla seyahat eden yolcu sayısı 167,5 milyonu aşarak nüfusumuzun neredeyse iki katına ulaştı. Haziran ayında Halkalı-İstanbul Havalimanı Metrosu Halkalı-Arnavutköy kesimini hizmete alarak toplam uzunluğu 69 kilometre olan Gayrettepe-İstanbul Havalimanı-Halkalı Metro Projesi'ni başarıyla tamamladık. Böylelikle Türkiye'nin en uzun ve en hızlı metro hattını vatandaşlarımızın istifadesine sunduk. İstanbul Havalimanı'na ulaşımı da önemli ölçüde kolaylaştırdık." diye konuştu.

"Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu"

Erdoğan, bir gerçeği de ülke ve millet adına üzülerek ifade etmek durumunda olduğunu belirterek, şöyle devam etti:

"Biz İstanbul Havalimanı'nı ülkemize kazandırmaya çalışırken eskisi ve yenisiyle muhalefetin aktörleri de bu yatırımın önünü kesmeye çalışıyordu. Ne dediklerini hepimiz hatırlıyoruz değil mi? Çıktılar 'Yeni havalimanı kuşların göç yolunu engelliyor.' dediler. 'İstanbul'a yeni bir havalimanı yapmanın ne gereği var?' dediler. 'Burası rüzgarlı, uçaklar buraya inemez.' dediler. 'Burası bataklık, uçaklar buradan kalkamaz.' dediler. 'Kuş uçmaz, kervan geçmez bu yerde havalimanının ne işi var?' dediler. Daha bir sürü akıl ve mantık dışı eleştirilerle İstanbul Havalimanı'nı hedef aldılar. Ön açmak, kolaylaştırmak, yapıcı eleştirilerde bulunmak yerine sürekli yıkmanın, tahrip etmenin, engellemenin ve yavaşlatmanın peşinde oldular. Ama sonuçta ne oldu? Dediklerinin tamamı fos çıktı. Bunlarda hiçbir vizyon olmadığı bir kere daha anlaşılmış oldu."

"Uçak inmez" dedikleri İstanbul Havalimanı'nın hizmete girdiği günden beri rekordan rekora, başarıdan başarıya koştuğunu vurgulayan Erdoğan, havalimanının geçen yıl 84,5 milyon yolcuya ev sahipliği yaparak yolcu sayısı bazında Avrupa'da ikinci, dünyada 8'inci sıraya yerleştiğini kaydetti.

Erdoğan, İstanbul Havalimanı'nın bugüne kadar birçok kez "Yılın En İyi Havalimanı" ve "Dünyanın En Aile Dostu Havalimanı" ödüllerine layık görüldüğünü, 110'un üzerinde hava yolu şirketiyle 340'tan fazla noktaya uçuş imkanı sunduğunu ve geçen temmuzda 8,15 milyon yolcuya hizmet vererek Avrupa'nın en yoğun havalimanı olduğunu belirtti.

İstanbul Havalimanı'nın 16 Ağustos'ta 291 bin yolcuyla Türkiye ve Avrupa'nın günlük yolcu rekorunu kırdığına işaret eden Erdoğan, "30 Ağustos'ta 1787 uçuşla tüm zamanların uçuş rekorunu yeniledik. Böylece İstanbul Havalimanı'mız hem Türkiye hem Avrupa genelinde tek günde ulaşılan en yüksek sefer sayısına imza attı. 'Buradan uçaklar kalkamaz.' diyorlardı ama sadece bir günde tam 1787 uçak indi ve kalktı. Nisan 2025'te hayata geçirdiğimiz üçlü bağımsız paralel pist operasyonuyla dünyada ikinci, Avrupa'da ise ilk kez aynı anda 3 pistten bağımsız iniş-kalkış yapılabilen seçkin merkezler arasına girdi." ifadelerini kullandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, yalnızca yolcu taşımacılığında değil, kargo ve yük taşımacılığında da aynı başarıyı yakaladıklarını, orada da herkesi sevindiren ve gururlandıran rakamların olduğunu aktardı.


"Bundan sonra Türkiye'de siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır"

Erdoğan, şunları kaydetti:

"Şöyle geriye doğru baktığımızda gördüğümüz şudur: Havalimanımız, İstanbul'a yapılmış en vizyoner yatırımlardan biridir. İstanbul Havalimanı'yla şehrimiz dev bir eser kazanmıştır. Ülkemizin marka değeri global ölçekte daha da artmıştır. Türkiye, sivil havacılıkta Şampiyonlar Ligi'ne çıkarak gücüne güç katmıştır. Bize İstanbul Havalimanı üzerinden saldıranlar ise en güzel cevabı işte bu başarılarla, bu ödüllerle, kırılan bu rekorlarla almıştır. Yıllarca taş üstüne taş koymayıp sadece takoz siyasetiyle gemilerini yüzdürmeye çalışan ve buna alışanlar için artık deniz tükenmiştir. Entrikayla, yolsuzlukla, karanlık odalarda kotarılan siyaset mühendislikleriyle bu ülkede siyasetçilik oynama devri de tamamen kapanmıştır. İnanıyoruz ki bundan sonra Türkiye'de eser yarışacak, vizyon yarışacak, siyasi partilerin programları ve projeleri yarışacaktır."

Büyüme hedefleri doğrultusunda İstanbul Havalimanı'ndaki altyapı yatırımlarına hızla devam ettiklerini bildiren Erdoğan, "Bugün 76,5 milyon metrekarelik bu devasa alanda 3 ana ve 2 yedek olmak üzere 5 pistten hizmet veren İstanbul Havalimanı'mızın doğu-batı yönlü ilk beton pistini milletimizin hizmetine sunuyoruz. 890 milyon avro yatırım değerine sahip, 2 bin 820 metre uzunluğunda ve 45 metre genişliğindeki 4'üncü ana pistle buradaki toplam pist sayımızı 6'ya yükseltiyoruz." dedi.

"Havada bekleme süreleri kısalacak"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 4. ana pistin hangar alanlarına yakın olması sayesinde genel havacılık operasyonlarını hızlandıracağını kaydetti.

Özellikle iç hat ve doğu yönlü rotalarda taksi ve havada bekleme sürelerini kısaltacağını söyleyen Erdoğan, "Yakıt, zaman ve emisyon tasarrufu sağlayacak. Olumsuz hava koşullarında dahi operasyonel çeşitliliği, iniş kalkış emniyetini ve zamanında kalkış oranlarını azami seviyeye çıkartacaktır. Bir kez daha şehrimiz, ülkemiz, milletimiz ve sivil havacılık sektörümüz için hayırlı uğurlu olsun diyorum. Şunun altını özellikle çizmekte fayda görüyorum. İstanbul Havalimanı, bir ulaşım noktası olmanın ötesinde başlı başına dev bir saha içi ekonomidir." ifadelerini kullandı.

İstanbul Havalimanı'nda 102 bin insanın çalıştığını, 1100'ün üzerinde de ticari işletmenin faaliyet gösterdiğini belirten Erdoğan, "İstihdam etkisinin 300 binin üzerine çıktığı İstanbul Havalimanı'nın Türkiye ekonomisine katkısı, milli gelirimizin yaklaşık yüzde 2,2'sine yani 24,2 milyar dolara tekabül ediyor." diye konuştu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, sözlerine şöyle devam etti:

"Buraya yapılan her 1 liralık yatırım, ekonomimize 5,6 milyar olarak geri dönerken, her bir kişilik doğrudan istihdam Türkiye genelinde 5 kişilik iş gücü etkisi üretiyor. 2030 yılında İstanbul Havalimanı bağlantılı faaliyetlerde 472 bin kişilik istihdama ve 44 milyar dolarlık gelire ulaşmayı öngörüyoruz. Çevremizdeki savaşların son bulması ve bölgemizde sükunetin yeniden sağlanmasıyla birlikte havalimanımızın yıldızı daha da parlayacaktır. Biz de önümüzdeki yıllarda hayata geçireceğimiz yeni yatırımlarla İstanbul Havalimanı'mızı küresel havacılığın zirvesinde tutmaya devam edeceğiz. Bu vizyon projemizi 'israf' diyerek eleştirenler, isim tartışmasıyla, kurultay tartışmalarıyla günlerini israf ede dursun. Biz ülkemize yeni yatırımlar, yeni eserler kazandırmaktan geri durmayacağız. Kavgacılardan farklı olarak bizim yapacak çok işimiz var."

"Yaptıkları her işi ellerine yüzlerine bulaştıranlardan farklı olarak bizim ülkemize kazandıracağımız daha nice eser ve yatırımımız var." diyen Erdoğan, "Burunlarının ucunu dahi göremeyenlerden farklı olarak bizim Türkiye için büyük hayallerimiz, büyük hedeflerimiz var. Cenabıallah ömür ve sağlık verdikçe ülkemiz için kurduğumuz bu büyük hayallerin peşinden koşmakta kararlıyız." şeklinde konuştu.

İstanbul Havalimanı'ndaki 4. ana pistin ve ilave yatırımların bir kez daha hayırlı olmasını dileyen Erdoğan, eserlerde emeği geçen herkesi canıgönülden tebrik etti.

"TK1763" sefer sayılı uçağa kalkış iznini Cumhurbaşkanı Erdoğan verdi

Programda, Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu ile İGA Yönetim Kurulu Başkanı Cemal Kalyoncu da birer konuşma yaptı.

Konuşmasının ardından Cumhurbaşkanı Erdoğan'a, Bakan Uraloğlu tarafından hediye takdim edildi.

Cemal Kalyoncu ve İGA Yönetim Kurulu Başkan Vekili Mehmet Cengiz de Cumhurbaşkanı Erdoğan'a günün anısına hediye verdi.

Hediye takdiminin ardından Diyanet İşleri Başkan Yardımcısı Hafiz Osman Şahin dua etti.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, "TK1763" sefer sayılı İstanbul-Helsinki seferini yapan uçağın kaptan pilotlarıyla telsiz görüşmesi gerçekleştirdi.

Kaptan pilotlardan Cemile Nur, İstanbul Havalimanı 4. pistinin hizmete alınmasından büyük gurur ve mutluluk duyduklarını, yeni pistin hayırlı olmasını dilediğini belirterek, ay yıldızlı bayrağı dünyanın dört bir yanında gururla dalgalandırmak üzere İstanbul Havalimanı'nın 4. pistinden ilk kalkışı gerçekleştirmek için hazır olduklarını söyledi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan da "Pist 09, rüzgar 0.50'den 15 knot, kalkış serbest. Hayırlı yolculuklar." diyerek uçağa kalkış izni verdi. Daha sonra Erdoğan ve beraberindekiler, açılış kurdelesini kesti.

Programa, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanı Dış Politika ve Güvenlik Başdanışmanı Büyükelçi Akif Çağatay Kılıç, AK Parti Kurucular Kurulu Üyesi ve Türk Devletleri Teşkilatı (TDT) Aksakallar Konseyi Başkanı Binali Yıldırım, İstanbul Valisi Davut Gül, İGA İstanbul Havalimanı CEO'su Selahattin Bilgen, İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç ve birçok davetli katıldı.

Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca ünlülere yönelik 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarından yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan 21 şüpheli, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

18.09.2026 17:30:00 / Güncelleme: 18.09.2026 21:25:49
İhlas Haber Ajansı
 
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Ünlüler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı'nca, ünlü isimlere yönelik uyuşturucu soruşturması başlatılmıştı. Sabah saatlerinde jandarma ekipleri tarafından düzenlenen operasyonda, aralarında oyuncu Aras Bulut İynemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen'in de bulunduğu bazı ünlü isimler gözaltına alınmıştı.

Şüpheliler Adli Tıp Kurumuna sevk edildi

'Uyuşturucu' soruşturması kapsamında gözaltına alınan oyuncu Aras Bulut İyinemli, "Sefo" lakaplı şarkıcı Seyfullah Sağır, oyuncu Melis Sezen, oyuncu Nilperi Şahinkaya, Hande Demir, futbolcu antrenörü Hasan Şaş, Melis İşiten, Yeşim Yeşilçimen, Anıl Durmuş, Sayat Zurnacı, Yağız Sabuncuoğlu, Aytaç Kart, Muhammet Kahyaoğlu, Aydan Osmanoğlu ile Melisa Şenolsun, işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Öte yandan, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 'uyuşturucu madde kullanma ve temini', 'fuhuşa aracılık etme', 'şantaj' ve 'özel hayatın gizliliğini ihlal etme' suçlarına yönelik yürütülen soruşturmada ise 6 şüpheli gözaltına alınmıştı. Şüpheliler, Volkan Akçıray, Zeynep Akçıray, Eda Güzelcik, Sezer Çakır, Hazal Filiz Küçükköse ile Yeliz Tuba da işlemleri yapılmak üzere Adli Tıp Kurumuna sevk edildi.

Batman'da kan donduran aile faciası: 4 ölü

Batman'ın Kozluk ilçesinde meydana gelen korkunç olayda, cinnet getiren bir baba mutfaktan aldığı bıçakla eşini ve 2 çocuğunu öldürdükten sonra kendini iple asarak yaşamına son verdi. Aynı aileden 4 kişinin hayatını kaybettiği vahşet, ilçede büyük bir şok ve üzüntü yarattı

18.09.2026 17:00:00
Haber Merkezi
 
Batman'da kan donduran aile faciası: 4 ölü
Batman'da kan donduran aile faciası: 4 ölü
Batman'ın Kozluk ilçesi Tepecik Mahallesi Devlet Hastanesi sokağında bulunan 5 katlı bir binada bugün saat 14.00 sıralarında kan donduran bir aile faciası yaşandı.

Edinilen bilgilere göre, henüz bilinmeyen bir nedenle cinnet getiren baba, evdeki mutfaktan aldığı bıçakla eşini ve 2 çocuğunu katletti. Gözü dönmüş baba, ailesini katlettikten sonra aynı odada kendisini iple asarak intihar etti.

Çığlık sesleri üzerine ekipler sevk edildi

Evden yükselen çığlık seslerini ve gürültüleri duyan çevredeki komşuların ihbarı üzerine olay yerine çok sayıda 112 Acil Sağlık ve polis ekibi sevk edildi. Eve giren sağlık ekiplerinin yaptığı ilk incelemelerde; anne, baba ve 2 çocuğun da olay yerinde hayatını kaybettiği belirlendi.



"İlçemizde ilk defa böyle bir şey yaşanıyor"

Korkunç olayın ardından olay yerine giden Kozluk Belediye Başkanı Veysi Işık, yaşanan trajediyle ilgili derin üzüntü duyduklarını belirtti. Başkan Işık yaptığı açıklamada, "Korkunç bir olayla sarsıldık. İki çocuğu ve eşini öldürdükten sonra söz konusu şahıs da iple canına kıymış. İlk defa ilçemizde böyle bir olay yaşanıyor, hepimiz olayın şokundayız" ifadelerini kullandı.

Cansız bedenler morga kaldırıldı, soruşturma sürüyor

Olay yeri inceleme ekipleri ve Cumhuriyet Savcısı'nın evde gerçekleştirdiği detaylı incelemelerin ardından, hayatını kaybeden 4 kişinin cansız bedeni otopsi işlemleri yapılmak üzere hastane morguna kaldırıldı.

İlçe Emniyet Müdürlüğü'ne bağlı ekipler, tüm ilçeyi yasa boğan facianın arkasındaki nedeni belirlemek amacıyla çok yönlü ve geniş çaplı bir soruşturma başlattı.

Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı

İstanbul merkezli dev uyuşturucu operasyonunda aralarında oyuncu, şarkıcı, iş insanı ve sosyal medya fenomenlerinin de bulunduğu 24 şüpheli hakkında gözaltı kararı verildi.  Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı açıklamasına göre şafak vakti düzenlenen baskınlarda birçok isim gözaltına alındı

18.09.2026 15:00:00
Eyüp Kabil
 
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
Ünlülere şafak operasyonu: 24 gözaltı kararı
İstanbul bugün Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen büyük bir operasyon haberiyle sarsıldı. Toplum sağlığını ve güvenliğini tehdit eden uyuşturucu madde ticareti ve kullanımıyla mücadele kapsamında, kamuoyunun yakından tanıdığı çok sayıda ünlü isme yönelik eş zamanlı baskınlar düzenlendi.

Makul şüphe ve deliller düğmeye bastırdı

Başsavcılık tarafından yapılan resmi açıklamada, uyuşturucu ve uyarıcı madde kullandığı, kullanımını kolaylaştırdığı ya da yer temin ettiğine dair makul şüpheyi destekleyen somut delillere ulaşıldığı belirtildi. Soruşturma kapsamında İstanbul İl Jandarma Komutanlığı ekiplerine verilen talimatla 24 şüpheli için arama, gözaltı ve biyolojik inceleme işlemleri başlatıldı.

Popüler isimler mercek altında

Operasyonun düzenlendiği adreslerde aralarında popüler oyuncular, ekran yüzleri, iş dünyasından isimler ve milyonlarca takipçisi bulunan sosyal medya fenomenlerinin yer aldığı öğrenildi. Şafak vakti gerçekleştirilen baskınlarda ev ve iş yerlerinde arama faaliyetleri yürütülürken, gözaltına alınan şüpheliler biyolojik inceleme ve ifadelerinin alınması amacıyla jandarma komutanlığına götürüldü.

İşlemleri tamamlanan şüphelilerin gün içinde adliyeye sevk edilerek Cumhuriyet Başsavcılığı'nda hazır edilmeleri bekleniyor. Genişletilerek devam eden soruşturmada yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.