logo
21 TEMMUZ 2024

Kıyam ve İmam Hüseyin

07.08.2022 00:00:00
İmam Hüseyin (a.s.) Resulüllah (s.a.a.)'in torunudur. Hz. Ali (a.s.) ve Hz. Fatıma (a.s.)'ın evladıdır. Tarihte "Hamse-i Ali Aba" denilen, Peygamber efendimizin abası altındaki beş kişiden biridir. Peygamber efendimizin Ehl-i Beyt'idir. On iki imamın üçüncü imamıdır.
İmam Hüseyin (a.s.)'ın hayatında en önemli olan olay Kerbela katliamıdır. Kerbela'da iki durum söz konusudur. Birincisi, İslam'ın yok edilmesi için kan ve vahşet sahibi küfür grubu; diğeri ise, İslam'ın kıyamet sabahına kadar diri kalabilmesi için kendi canından Allah rızası için vazgeçen ve Allah'ın rızası ve aşkından dolayı kıyam eden İmam Hüseyin...
Peygamber efendimizin ebedi hayata irtihali gününde Sakife gölgeliğinde yaşananlar ile değişmeye başlayan İslam düzeni halkın arasında zamanla ünsiyet yapmıştır. İmam Hüseyin (a.s.) Cenab-ı Hak tarafından verilen vazifesini yerine getirmek için, bozuk düzen içinde halkın dikkatini çekmenin tek yolu olarak şehadeti seçmiştir. Kanını ve canını halkın Kur'an ve Sünnet'ten sapan yolunu düzeltmek için feda etmiştir. Bu şehadette yardımına gelecekleri de cennetle müjdelemiştir. (Prof. Dr. Haydar Baş, İmam Hüseyin, sayfa 485)
Tarihin kaydettiği en acımasız katliamlardan biridir Kerbela faciası. Bir tarafta Hz. Peygamberin ciğerparesi, Müslümanların İmamı, İmam Hüseyin (a.s.) yüz kişiye yakın ailesi, yakınları ve yarenleri; diğer tarafta otuz bin askerden oluşan küfrün ordusu. Bu durum İmam-ı Hüseyin'den ne kadar korktuklarını göstermektedir.
İmam Hüseyin, küfre karşı kıyam etmiştir. İslam'ın yok olmasına sessiz kalmamış, boyun eğmemiştir. İmam Hüseyin ve yetmiş iki kişiden oluşan sonsuzluk kervanı olan nur kafilesi karşısında, otuz bin askerden oluşan dev ordu. Bu durum gösteriyor ki bu kadar büyük olan dengesizlik küfrün imanın karşısındaki korkusundan başka bir şey değildir.(İmam Hüseyin, sayfa 503)
İmam Hüseyin, ailesi ve yakınlarından oluşan kafileden küfrün ordusu o kadar korkuyorlardı ki, Kerbela'da etraflarını çepeçevre sarmalarına karşı, kafileyi güçsüz bırakmak için Fırat nehrinden su içmelerini engellemişlerdir. Bu hadise İmam (a.s.)'ın şehadetinden üç gün önce idi.
Tasua günü (Muharrem ayı 9) denilen gün, Aşura gününden, Kerbela faciasından bir gün önceki gündür. Bu gün İmam Hüseyin (a.s.) ve kafiledekiler sabaha kadar namaz kılıp, zikir edip, Kur'an okuyup, dua etmişlerdir. İmam Cafer Sadık (a.s.) bu günle ilgili olarak şöyle buyuruyor: "Tasua, Hüseyin (a.s.)'ın kuşatma altına alındığı gündür."                                      
"Ceddim Resulullah (s.a.v.) Irak'a çağrılacağımı, Ammura veya Kerbela denilen yerde şehit olacağımı bana haber vermişti." 
İşte bu vaad edilen sözün, şehadetin zamanı yaklaşmıştı. Cebrail (a.s.), İmam Hüseyin doğduğu gün Peygamber efendimizin yanına gelip göz aydını verdikten sonra Kerbela denilen yerde Resulullah'ın ciğerparesinin şehit edileceğinin haberini vermiştir. Şunu bir düşünmemiz gerekir; hangi anne, baba ve dede evlatlarının doğduğu gün sevinçleri, ölüm haberi verildiğinde boğazlarına düğümlenmez mi? Kerbela faciasını, ceddi Resulullah, annesi Hz. Fatıma (a.s.) ve babası İmam Ali (a.s.) hayattayken yaşamışlardır.
Tasua günü ve gecesinde yapmış olduğu konuşmada; "Artık ben size izin veriyorum, siz serbestsiniz, biati sizden kaldırdım; Allah (c.c.) hepinizi hayırla mükâfatlandırsın; bu gecenin karanlığından yararlanarak her biriniz Ehl-i Beyti'mden birisinin elini tutup kendi köy ve şehirlerinize dağılın, kendinizi ölümden kurtarın, çünkü bu insanlar sadece beni takip ediyorlar, beni ele geçirirlerse artık diğerleri ile işi olmaz, onlardan vazgeçerler" demiştir.              
İmam (a.s.)'ın ailesini ve ashabına yaptığı konuşmalarından sonra her biri yanında onu savunup şehadet şerbetini içeceklerini söyleyerek sözleştiler.
İmam Hüseyin (a.s.)'ın rüyasında ceddi Resulullah (s.a.v.)'in ona söylediği şu söz Kerbela'nın önemini ortaya koymaktadır: "Sen ümmetimin şehidisin." 
Bu hitap İmam (a.s.)'ın neden şehit olduğunu, öleceğini bile bile gözünü kırpmadan bu ana eriştiğini ispatlamaktadır. Ümmetin yanlışlardan arınması, ümmetin gerçekleri görmesi için kendini feda etmiştir ve onun şehadeti, bu ümmetin kurtuluşu olacaktır.
Aşura sabahı (Muharrem ayı 10, matem günü) sabah namazı kılındıktan sonra İmam (a.s.) arkasındaki cemaate şöyle hitap etmiştir: "Allah-u Teâlâ, bugün benim ve sizin ölümünüze müsaade etmiştir, öyleyse direnin, düşmana karşı savaşın'' demiştir.
Peygamberimizin mübarek torunu İmam Hüseyin (a.s.) haklı davasından vazgeçmemiş, hatta işin savaşmadan neticelenmesi için de büyük mücadeleler vermişti. Savaş başlamadan önce de Yezid'in ordusuna karşı birkaç kez konuşma yapmış ve hüccetini tamamlamıştır.
Kerbela'da ehl-i beyti ve ashabı tek tek şehit düşmüştü. Savaş meydanında tek kalan İmam Hüseyin (a.s.) binlerce düşman ordusuna karşı kılıcını çekip büyük bir cesaret ve kahramanlıkla savaşmıştır. Düşman askerlerinden birçok kişiyi öldürdükten sonra şehadet şerbetini içmiş ve ceddine kavuşmuştur. O vakitte İmam Hüseyin (a.s.)'ın göğsünde otuz dört kılıç yarası vardı ve otuz üç yerinde de ok yarası bulunuyordu.
İmam Hüseyin (a.s.) şehit edildiğinde yanı başına gelen kardeşi Hz. Zeynep (a.s.), "Ya Rabbi bu koçu kurban olarak kabul et" diye duada bulunmuştur.  
Cenab-ı Allah şefaatlerini nasip eylesin.                              
Kerbela, Allah'ın (c.c.) rızasını kazanmak için gidilen yerdir.                                                           
Kerbela, Hakk'ın emrinin tecelli ettiği yerdir.                                                                        
Kerbela, gam ve belanın olduğu yerdir.                                                                                   
Kerbela, ölüme gülümseyerek koştukları yerdir.                                                                   
Kerbela, suyun İmam Hüseyin'e hasret kaldığı yerdir.                                                               
Kerbela, candan Hak için vazgeçildiği yerdir.                                                                       
Kerbela,  aşıkın maşukuna kavuştuğu yerdir.                                                                       
Kerbela, koçun kurban edildiği yerdir.                                                                                                                                            
Selam olsun; Allah Resulü Hz. Muhammed (s.a.a..) ve onun tertemiz olan Ehl-i Beyt'ine, kalben aşık olan, diliyle savunan ve eli ile yardım eden yarenlere…
 
Haydar Baki / diğer yazıları
Günün ilk saatlerinden itibaren
İstanbul'da yüksek nem etkili oluyor
Bu sefer İran'ı hedef aldı
Gazze soykırımcısı Netanyahu durmuyor
Yüksek faiz bütçeyi yutuyor
Millet vergi veriyor, rantiye ceplerini dolduruyor
İsrail şimdi de Yemen'e saldırdı
Liman kenti Hudeyde vuruldu
Şehit yarbaya son görev
Demirkan Ankara'da toprağa verildi
Özel'den büyükelçi tepkisi
Hedefinde Metin Feyzioğlu vardı
İstanbul yanıyor
Nemli ve sıcak hava bunaltıyor
'Araplardan para gelir Şimşek gider'
BTP liderinden dikkat çekici çıkış
Gazze'de soykırım 288 gündür sürüyor
Can kaybı 38 bin 919'a yükseldi
Erdoğan: 50 yıl önce bugün Mehmetçik tarihi bir adım attı
"Adanın güneyinde şımarık bir zihniyet var"
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümü
Tatar: Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır
ÇAYKUR alım kontenjanını 20 kilograma düşürdü
Çay üreticisi kara kara düşünüyor!
Yarbay Demirkan şehit oldu
EYP patlamasında yaralanmıştı
‘Türk milletinin merkezindeki otorite Atatürk'tür’
Dünyadaki devletler ve de milletler lider sıkıntısı çekiyor
Balıkesir açıklarında deprem
AFAD'a göre deprem 4,1 büyüklüğünde
Günün ilk saatlerinden itibaren
İstanbul'da yüksek nem etkili oluyor
Bu sefer İran'ı hedef aldı
Gazze soykırımcısı Netanyahu durmuyor
Yüksek faiz bütçeyi yutuyor
Millet vergi veriyor, rantiye ceplerini dolduruyor
İsrail şimdi de Yemen'e saldırdı
Liman kenti Hudeyde vuruldu
Şehit yarbaya son görev
Demirkan Ankara'da toprağa verildi
Özel'den büyükelçi tepkisi
Hedefinde Metin Feyzioğlu vardı
İstanbul yanıyor
Nemli ve sıcak hava bunaltıyor
'Araplardan para gelir Şimşek gider'
BTP liderinden dikkat çekici çıkış
Gazze'de soykırım 288 gündür sürüyor
Can kaybı 38 bin 919'a yükseldi
Erdoğan: 50 yıl önce bugün Mehmetçik tarihi bir adım attı
"Adanın güneyinde şımarık bir zihniyet var"
Kıbrıs Barış Harekatı'nın 50. yıl dönümü
Tatar: Kıbrıs Türk halkı, Türk dünyasının ayrılmaz bir parçasıdır
ÇAYKUR alım kontenjanını 20 kilograma düşürdü
Çay üreticisi kara kara düşünüyor!
Yarbay Demirkan şehit oldu
EYP patlamasında yaralanmıştı
‘Türk milletinin merkezindeki otorite Atatürk'tür’
Dünyadaki devletler ve de milletler lider sıkıntısı çekiyor
Balıkesir açıklarında deprem
AFAD'a göre deprem 4,1 büyüklüğünde
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2024

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.