Kolombiya'nın Golan Tepeleri'yle ne işi var? Güney Amerika'daki bir ülkenin, Ortadoğu'nun en tartışmalı bölgelerinden biri hakkında neden böyle bir karar aldığı ilk bakışta anlaşılır değil. Üstelik karar, yeni Devlet Başkanı Abelardo de la Espriella'nın göreve başlamasından yalnızca birkaç gün sonra geldi. Tesadüf olabilir; fakat zamanlamayı görmezden gelmek de mümkün değil. Çünkü Bogota, kendi coğrafyasından binlerce kilometre uzaktaki bir toprak anlaşmazlığında tarafını ortaya koymayı tercih etti.
Golan'ın geçmişini uzun uzun anlatmaya gerek yok. Bölge 1967'den bu yana İsrail'in kontrolünde. İsrail'in 1981'de bölgeye kendi hukukunu uygulama kararını Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi aynı yıl aldığı 497 sayılı kararla geçersiz kabul etti. Dolayısıyla Kolombiya'nın tanıması, Golan'ın uluslararası hukuktaki statüsünü tek başına değiştirmiyor. Fakat siyasi bir anlam taşıyor. Çünkü İsrail'in tartışmalı egemenlik iddiasına bir başka devlet tarafından açık destek verilmiş oluyor.
Peki Kolombiya bunu neden yaptı? İşte asıl soru burada. Kolombiya'nın Golan'da doğrudan bir toprak veya güvenlik çıkarı bulunmuyor. Bu nedenle kararın gerekçesini Bogota'nın yeni dış politika anlayışında aramak gerekiyor. Yeni yönetim ABD ile ilişkilerini nereye taşımak istiyor? İsrail'le nasıl bir ilişki kurmayı planlıyor? Daha önemlisi, dış politikadaki yönünü neden görevinin ilk günlerinde böyle tartışmalı bir dosya üzerinden gösteriyor? Bu soruların bugün kesin bir cevabı yok. Ancak kararın zamanlaması, bunları sormayı zorunlu kılıyor.
Dışarıdan bakıldığında kararın dikkat çeken tarafı da burada. Yeni Kolombiya yönetimi, ABD ve İsrail'le daha yakın ilişkiler kurma arayışının işaretini veriyor olabilir. Washington, 2019 yılında İsrail'in Golan üzerindeki egemenliğini tanımıştı. Kolombiya şimdi aynı yönde karar alan ikinci ülke oldu. Bu durum, Bogota'nın ABD'ye daha yakın bir dış politika çizgisi oluşturmak istediği şeklinde yorumlanabilir. Fakat buradan Kolombiya'nın ABD'nin yönlendirmesiyle hareket ettiği sonucunu çıkarmak doğru olmaz. Böyle bir iddia için açık kanıt gerekir. Yine de kendi doğrudan çıkarının sınırlı olduğu bir konuda Washington'ın yıllar önce aldığı pozisyonla aynı çizgiye gelmesi, siyasi açıdan sorgulanmayı hak ediyor.
Peki Bogota bunun karşılığında ne bekliyor? ABD ile ilişkilerde yeni bir alan açmak, İsrail'le diplomatik bağları güçlendirmek veya yeni yönetimin dış politika kimliğini daha ilk günlerden ortaya koymak bunlardan bazıları olabilir. Hangisinin belirleyici olduğunu zaman gösterecek. Fakat hesabın diğer tarafında diplomatik maliyet de var. Suudi Arabistan, Kuveyt, Ürdün ve Lübnan'ın yanı sıra Arap Birliği ve Körfez İşbirliği Konseyi de kararı eleştirdi. Açıklamalarda uluslararası hukuk ve Birleşmiş Milletler kararlarına özellikle vurgu yapıldı. Yani Bogota bir kapıyı açarken başka bir kapının önünde yeni bir sorunla karşılaşabilir.
Burada mesele artık sadece Kolombiya'nın İsrail'e verdiği siyasi destek değil. Uluslararası ilişkiler açısından daha önemli soru, böyle bir tanımanın zaman içerisinde nasıl bir karşılık bulacağı. Kolombiya'nın kararı Golan'ın hukuki statüsünü değiştirmiyor; ancak İsrail'in pozisyonuna siyasi destek sağlıyor. Eğer başka ülkeler de benzer kararlar almaya başlarsa, mesele tek bir devletin diplomatik tercihinden çıkıp daha geniş bir tartışmaya dönüşebilir. Çünkü bir devletin uzun süre kontrol ettiği tartışmalı bir bölgenin, zaman içerisinde başka devletlerin siyasi tanımalarıyla farklı bir statüye taşınması uluslararası sistem açısından ciddi bir soru doğuruyor.
Bugün Golan için sorulan soru, yarın başka bir coğrafyada da karşımıza çıkabilir. Bir yerde kabul edilen siyasi ölçünün başka bir yerde reddedilmesi, uluslararası düzene duyulan güven açısından da sorun yaratır. Arap ülkelerinin tepkisini yalnızca Suriye'ye verilen destek olarak görmek bu nedenle eksik kalır. İtirazın arkasında daha geniş bir ilke tartışması bulunuyor: Tartışmalı bölgelerde fiili kontrol ile egemenlik aynı şey kabul edilebilir mi? Bir devletin siyasi tanıması, uluslararası hukuktaki mevcut yaklaşımın önüne geçebilir mi?
İsrail açısından bakıldığında Kolombiya'nın kararı siyasi bir kazanım. Suriye ve Arap ülkeleri açısından ise mevcut uluslararası yaklaşımın korunması gerekiyor. Kolombiya açısından tablo daha karmaşık. Çünkü Bogota, Washington ve Tel Aviv'le ilişkilerinde yeni fırsatlar ararken Arap dünyasıyla ilişkilerinde yeni bir sorun alanı oluşturma ihtimalini de göze alıyor. Bu nedenle kararı yalnızca "Kolombiya İsrail'i destekledi" şeklinde okumak kolaycılık olur. Asıl mesele, yeni yönetimin dünyadaki yerini nasıl belirlemek istediği.
Bence bundan sonra bakılması gereken yer Golan değil, Bogota. Yeni yönetimin hangi ülkelerle yakınlaşacağı, hangi dış politika çizgisini sürdüreceği ve bunun karşılığında hangi diplomatik maliyetleri kabul edeceği daha önemli. Çünkü Kolombiya'nın kararı bugün Golan'ın haritasını değiştirmiyor; fakat Bogota'nın uluslararası siyasette kendisine nasıl bir yer aradığını gösteren önemli bir işaret veriyor. Eğer yarın başka bir ülke başka bir tartışmalı bölge için aynı yolu seçerse, o zaman mesele Kolombiya'nın kararını çoktan aşmış olacak. Önümüzde daha büyük bir soru duracak: Uluslararası hukuk gerçekten herkes için aynı mı?
Cem Bürüç / diğer yazıları
- Kolombiya’nın Golan’la ne işi var? / 14.08.2026
- Asya ve Ortadoğu'da güvenlik arayışı / 13.08.2026
- Mekke'de yeni güvenlik hattı / 09.08.2026
- Yaptırımın görünmeyen sınırı / 08.08.2026
- Irak: Devlet mi, yeni vesayet mi? / 07.08.2026
- Rusya'nın olimpiyat tavizi mi, stratejik hamlesi mi? / 06.08.2026
- Ceuta bize ne anlatıyor / 05.08.2026
- Gıda zincirindeki kırılma / 04.08.2026
- Gazze'nin geleceği: Kimin sözü olacak? / 01.08.2026
- Ermenistan hangi yöne ilerliyor? / 31.07.2026
- Asya ve Ortadoğu'da güvenlik arayışı / 13.08.2026
- Mekke'de yeni güvenlik hattı / 09.08.2026
- Yaptırımın görünmeyen sınırı / 08.08.2026
- Irak: Devlet mi, yeni vesayet mi? / 07.08.2026
- Rusya'nın olimpiyat tavizi mi, stratejik hamlesi mi? / 06.08.2026
- Ceuta bize ne anlatıyor / 05.08.2026
- Gıda zincirindeki kırılma / 04.08.2026
- Gazze'nin geleceği: Kimin sözü olacak? / 01.08.2026
- Ermenistan hangi yöne ilerliyor? / 31.07.2026


























































