logo
08 TEMMUZ 2026

Küresel ısınmanın yükü fakir ülkelerin

11.12.2009 00:00:00
 
192 ülkenin temsilcilerinin katıldığı tarihi iklim zirvesinde evsahibi Danimarka'nın basına sızan planı tartışma çıkardı. Planda iklim değişikliğiyle mücadeleye fakir ülkelerin zengin ülkelerden daha fazla destek vermesi isteniyor.

 

Danimarka, fakir ülkelerin iklim değişikliğiyle mücadelede zengin ülkelere daha fazla destek vermesini ve Birleşmiş Milletlerin gelişmelerin dışında kalmasını istiyor. Danimarka'nın başkenti Kopenhag'da 192 ülkenin temsilcilerinin katıldığı tarihi iklim zirvesi üçüncü gününde yavaş yavaş hareket kazanmaya başladı. Pazartesi günü gerçekleştirilen hareketli açılış seremonisinin ardından ikinci gününe sakin başlanılan zirve 'The Guardian' gazetesi tarafından Danimarka'nın skandal iklim planı ortaya çıkarılınca bir anda hareket kazandı. Planın basına sızmasından sonra gelişmekte olan ülkelerin temsilcileri Danimarka'ya ateş püskürdü.

Danimarka bizi aldattıEn büyük küresel kirleticilerin zengin ülkeler olduğunun altını çizen temsilciler ev sahibi ülke tarafından aldatıldıklarını ifade ediyor. Bazı gelişmekte olan ülke temsilcileri basına sızan planı muhtemel bir anlaşmaya vurulan anlamsız bir darbe olarak değerlendirdi. Planın özellikle gelişmekte olan ülkelerin çıkarları için çok tehlikeli olduğunu ifade eden temsilciler Danimarka'nın planının kabul edilemez olduğunu söyleciler.

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak

Ankara'daki NATO Zirvesi'nde bugün liderler düzeyindeki resmi oturumlara geçiliyor. Liderler dört ana konuya odaklanacak. Tartışmaların seyrinde ABD Başkanı Donald Trump'ın ruh hali belirleyici olabilir

08.07.2026 12:00:00
Haber Merkezi
 
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
Ankara'daki NATO Zirvesi'nde karar günü: Liderler dört konuya odaklanacak
7 Temmuz'da yan etkinlikler ve bakanlar düzeyinde çalışma yemekleriyle başlayan zirvenin başarıyla sonuçlanıp sonuçlanmayacağı bugünkü resmi oturumlarda belli olacak.

Zirveye, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan için katıldığını gizlemeyen Trump'ın ilk mesajları, toplantının son ana kadar diken üstünde gidebileceğini gösterdi.

Trump, Erdoğan'la buluşmasında medyaya yaptığı açıklamalarda Grönland dosyasını yeniden açtı, İran'a yönelik saldırılar sırasında bazı Avrupa ülkelerinden destek görmemenin yarattığı rahatsızlığın sürdüğünü gösterdi ve Avrupa'daki Amerikan askerlerinin tamamını çekebileceğini yineledi.

NATO çevrelerinde, Trump'ın öngörülemezliği baştan beri hesaba katılıyor.

Zirve öncesi BBC Türkçe'ye konuşan önde gelen NATO ülkelerinden birinin üst düzey diplomatı "her şeyden önce zirvenin kazasız belasız bitirilmesi ve mutlu bir aile tablosu çizilebilmesi gerektiğini" söylemişti.

NATO üyesi 32 ülkenin devlet ve hükümet başkanlarının resmi oturumlarda dört ana konuya odaklanmaları planlandı:

NATO 3.0 dönemi
ABD'nin, NATO'nun ilk dönemlerinde olduğunun aksine, Avrupa'yı savunmayı birincil önceliği olarak görmeyeceğini net şekilde ortaya koyması NATO 3.0 konseptini gündeme getirdi.

Önümüzdeki dönemde Avrupalı müttefikler daha aktif roller üstlenecek.

Kolektif savunma alanında, özellikle de konvansiyonel savunma bağlamında daha fazla sorumluluk alacak.

Nükleer şemsiye müttefiklerin güvenliğinin en üst garantisi olmayı sürdürecek. ABD, nükleer caydırıcılıkta ana rolü oynamaya devam edecek.

Zirve, NATO'da daha güçlü bir Avrupa için taşların döşenmeye başlandığı bir platform niteliğinde.

NATO yetkilileri, NATO 3.0'ı, Avrupa'nın daha fazla sorumluluk üstlendiği, savunma harcamalarının dengelendiği, ABD'nin de hâlâ sıkı şekilde bağlı olduğu bir yapı olarak özetliyor.

Ukrayna'ya destek
Zirvede Ukrayna'ya desteğin gerektiği sürece devam edeceği mesajı verilmeye çalışılacak.

NATO, Ukrayna'ya desteği sürdürürken, özellikle insansız hava araçlarının kullanımı ve insansız hava araçlarına karşı savunma teknolojisi konusunda bu ülkenin savaş alanındaki deneyimlerinden dersler çıkarmaya çalışıyor.

Ukrayna'nın olası NATO üyeliği konusunda ise mevcut tutumlarda değişiklik yok.

Kısa vadede bu yönde adım atılması mümkün gözükmüyor.

Zirve bildirisi kısa olacak
Zirve sonunda yayımlanacak bildirinin Lahey Zirvesi'nde olduğu gibi kısa olması bekleniyor.

Belgede öncelikli olarak, NATO'nun kurucu belgesi olan Washington Antlaşması'nın 5. maddesi temelinde şekillenen ortak savunma ilkesine müttefiklerin sarsılmaz şekilde bağlı oldukları vurgulanacak.

NATO'nun Avrupa kıtasındaki üyeleri ve Kanada'nın, Lahey Zirvesi'nde verdikleri savunma harcamalarını artırma taahhüdünü yerine getirdikleri de belgeye yansıtılacak.

İttifaktaki yük kaydırmasını simgeleyen NATO 3.0 da belgede yerini alacak. Bir son dakika değişikliği olmazsa bu konunun metinde şu ifadelerle yer alması öngörülüyor:

"Geleceği inşa ediyoruz: daha güçlü bir NATO'da daha güçlü bir Avrupa. Avrupa müttefikleri ve Kanada, ABD ile birlikte çalışarak İttifakın savunması için daha büyük sorumluluk üstleniyor."

Bildiride Rusya'nın Avrupa-Atlantik güvenliği ve istikrarı için uzun vadeli bir tehdit oluşturduğu vurgusunun yer alması öngörülüyor.

Özellikle Türkiye'nin özel hassassiyet gösterdiği "terörizmin NATO için süregelen bir tehdit olduğu" da bildiride altı çizilecek unsurlar arasında olacak.

Son dönemde ABD ile bazı Avrupalı müttefikler arasında ciddi gerginlik yaşanmasına neden olan İran konusu da bildiride değinilecek başlıklar arasında:

"Müttefikler, İran'ın asla nükleer silaha sahip olmaması gerektiğini yineler ve İran'ı Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğüne tam olarak saygı göstermeye çağırır."

Ukrayna'ya, 2026 ve 2027 için 70 milyar Euro seviyesinde askeri destek beyanının da bildiride yer alması öngörülüyor.

NATO Zirvesi kapsamında bulunduğu Ankara'da açıklama yapan ABD Başkanı Trump, "İran'la ateşkes benim için bitti, onlarla anlaşmak vakit kaybı" dedi

ABD Başkanı Donald Trump, İran'la ilgili sert eleştiriler yönelttikten sonra "Ateşkes bence bitti, onlarla anlaşmak vakit kaybı" dedi

08.07.2026 11:33:00
Haber Merkezi
 
NATO Zirvesi kapsamında bulunduğu Ankara'da açıklama yapan ABD Başkanı Trump, "İran'la ateşkes benim için bitti, onlarla anlaşmak vakit kaybı" dedi
NATO Zirvesi kapsamında bulunduğu Ankara'da açıklama yapan ABD Başkanı Trump, "İran'la ateşkes benim için bitti, onlarla anlaşmak vakit kaybı" dedi
Türkiye'nin 22 yıl aradan sonra ev sahipliği yaptığı NATO Zirvesi kapsamında Ankara'da bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Beştepe'de ortak basın toplantısı düzenledi.

Türkiye, 22 yıl aradan sonra 70 trilyon dolarlık ekonomik büyüklüğe sahip 40'tan fazla ülkenin liderini Ankara'da bir araya getiren NATO Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor.

Zirve kapsamında Beştepe'de bir araya gelen ABD Başkanı Donald Trump ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, düzenledikleri ortak basın toplantısında küresel güvenlik, müttefiklerin savunma yükümlülükleri ve bölgesel tehditler hakkında açıklamalarda bulundu.

ABD Başkanı Trump, NATO'nun mevcut finansal yapısından duyduğu memnuniyetsizliği açık şekilde dile getirerek ittifak ortaklarını hedef aldı.

Trump, "NATO'dan memnun değilim çünkü dünyanın bir numaralı terör ülkesi İran konusunda bize yardım etmediler. Mark ile de bu konuyu konuşmadım, bana yardım edecekler mi bilmiyorum, yardıma da ihtiyacım yok" ifadelerini kullandı.

ABD'nin ittifak içinde orantısız bir mali yük üstlendiğini savunan Trump, geçmişte NATO harcamalarının tamamını ABD'nin ödediğini iddia ederek, "Biz onlar için trilyonlarca dolar harcadık, Mark da bunu çok iyi anlıyor. Bize adil davranılmadı" diye ekledi.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ise basın toplantısında Trump'ın savunma harcamalarına yönelik eleştirilerine yanıt vererek, Avrupalı müttefiklerin bu konuda harekete geçtiğini belirtti.

Rutte, Avrupalı ülkelerin savunma bütçelerini artırma yönünde önemli adımlar attığını Trump'a iletirken, İran konusundaki tutumunda da "Seninleyim" diyerek ABD Başkanı'na destek verdi.

İSPANYA İLE TİCARETİ KESME TALİMATI VERDİ

İspanya'nın NATO içindeki performansını ve tutumunu sert bir dille eleştiren Trump, bu ülkeyi "umutsuz vaka" ve "berbat bir ortak" olarak nitelendirdi.

İspanya ile tüm ekonomik bağları koparmak istediğini açıklayan Trump, ABD Hazine Bakanı Scott Bessent'e İspanya ile olan tüm ticareti kesmesi yönünde talimat verdiğini duyurdu.

Trump, "İspanya cidden vakit kaybı, onlarla vakit harcamak istemiyoruz. Düşmanca davranıyorlar. Sonrasında arayıp 'Ne olur sizinle ticaret yapmak istiyoruz' dediklerinde ne kadar düşmanca davranacaklarını göreceğiz. Çok daha az iş yapacaklar" şeklinde konuştu.

"İRAN'A SALDIRIRSANIZ BİZ DE VURACAĞIZ DEDİK"

İran'a yönelik dün akşam gerçekleştirilen askeri operasyona değinen Trump, saldırıyı savunarak şu ifadeleri kullandı:

"İran'daki çok tehlikeli kişilere bir saldırı gerçekleştirdik. Bunlar hasta insanlar ve cenaze işleriyle uğraşıyorlar ama bunun yerine gemilere roket atmayı seçtiler ve biz de dün akşam onları çok sert, 20 kat daha sert vurduk. Ne zaman siz saldırırsanız biz de vuracağız dedik."

İran'ın nükleer silahlardan tamamen arındırılmasını istediklerini vurgulayan Trump, geçmişte binlerce ABD askerinin ve masum insanın ölümünden İran'ı sorumlu tuttu.

Kasım Süleymani'nin hayatta kalması durumunda daha büyük bir tehlike oluşturacağını savunan Trump, İran yönetiminin 47 yıldır sorun çıkardığını ve "beceriksiz" olduğunu öne sürdü. Dün Suudi Arabistan, Kuveyt ve diğer bölge ülkeleriyle de temas kurduğunu açıklayan Trump, İran'ın nükleer silaha sahip olmasına izin vermeyeceklerini yineledi.

Konuşmasında Grönland konusuna da değinen ABD Başkanı, bu meselenin ABD için büyük bir sorun teşkil ettiğini kaydetti. İttifak üyelerinden destek talep ettiklerinde "hayır" yanıtını aldıklarını belirten Trump, müttefiklerin kendilerini yalnız bıraktığını ifade etti.

Tüm bu memnuniyetsizliklerine rağmen Ankara'da bulunmaktan memnuniyet duyduğunu dile getiren Trump, kısa süre içinde sorunların ayrıntılı şekilde ele alınacağı büyük bir toplantı gerçekleştireceklerini sözlerine ekledi.

Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi

36. NATO Liderler Zirvesi için Ankara'ya gelen ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile Beştepe'de bir araya geldi. Trump, "Bu zirve dostum Erdoğan'ın güçlü liderliğindeki Türkiye'de olmasaydı katılmazdım" diyerek Ankara'ya övgüler yağdırdı. Kritik zirvede F-35 ve ticaret mesajları öne çıktı

07.07.2026 18:30:00
Haber Merkezi
 
Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi
Trump ve Erdoğan Beştepe'de bir araya geldi
Dünya diplomasisinin kalbi, 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi vesilesiyle bugün Türkiye'nin başkenti Ankara'da atıyor. ABD Başkanı Donald Trump, 17 yıl aradan sonra Türkiye'yi resmi olarak ziyaret eden ilk ABD Başkanı sıfatıyla Ankara Havalimanı'na iniş yaptı.

Uçağın kapısında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından son derece sıcak ve samimi bir şekilde karşılanan Trump, daha sonra resmi tören için Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ne geçti. Beştepe'deki resmi karşılama töreninin ardından iki lider, kameraların karşısına geçerek ezber bozan açıklamalarda bulundu.

Trump: "Erdoğan olmasaydı bu zirveye katılmazdım"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki kabulde basına açıklamalarda bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan ile olan yakın dostluğuna vurgu yaptı. Konuşmasına Erdoğan'ın liderliğini överek başlayan Trump, şu ifadeleri kullandı:

"Sayın Cumhurbaşkanı ile çok iyi bir dostuz. Kendisi harika ve tüm dünyada saygı gören bir lider. En başından beri kimyamız çok uyuştu. Türkiye, onun liderliğinde askeri açıdan çok güçlü bir ülke haline geldi. Açıkça söylemek gerekirse, bu toplantı dostumun güçlü lider olduğu Türkiye'de düzenlenmemiş olsaydı, muhtemelen bu zirveye katılmazdım."

"Avrupalı müttefikler bizi yarı yolda bıraktı"

Konuşmasında NATO'nun Avrupalı üyelerine yönelik sert eleştirilerini sürdüren Trump, Türkiye'nin sadakatine dikkat çekti. Trump, "NATO'dan daha önce de hayal kırıklığına uğradığımı söylemiştim. İtalya, Fransa ve Almanya bizi yarı yolda bıraktı. O halde neden yüz binlerce dolar harcıyoruz ve onlar yardımımıza gelmiyor? Türkiye bu süreçte birçoğundan çok daha sadık bir müttefik oldu" şeklinde konuştu.



Masada F-35 ve ticaret var

Ziyaretin en kritik iki başlığını savunma sanayii ortaklığı ve bölgesel güvenlik oluşturuyor. Gazetecilerin soruları üzerine iki ülke arasındaki ilişkilere değinen Trump, Türkiye ile ilişkilerin hiç olmadığı kadar iyi bir seviyede olduğunu belirtti.

Görüşmenin ana gündem maddelerine değinen ABD Başkanı, "Bugün ticaret, savunma, İran ve birçok konuyu ele alacağız. Özellikle F-35'ler konusunu masaya yatıracağız ve bu konuda müttefikliğimize yakışır nihai bir karar vereceğiz" diyerek Türkiye'nin programa dönüşü veya bekleyen jetler hususunda yeşil ışık yaktı.

"CAATSA yaptırımlarını kaldırıyoruz, dostlarımızı cezalandırmayız"

Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'ndeki görüşmede en radikal çıkış, Türkiye'nin Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi alması nedeniyle uygulanan yaptırımlar konusunda geldi. Trump, ABD'nin hasımlarına karşı uyguladığı yaptırım yasasını dostlarına uygulamayacağını ilan ederek şunları söyledi:

"Türkiye'ye uygulanan CAATSA yaptırımlarını tamamen kaldıracağız. Artık bunun zamanı gelmişti. Zaten dünyada yaptırım uygulanacak çok fazla kişi ve kurum var, dostlarımıza yaptırım uygulamak istemiyoruz. Bu kadar basit. Dışişleri Bakanım Marco Rubio ve Savunma Bakanım Pete Hegseth ile bu kararı netleştirmek için koordinasyon halindeyiz. F-35 savaş uçaklarının Türkiye'ye satışı konusunu da kesinlikle yeniden değerlendireceğiz."

Rahip Brunson hatırlatması: "Erdoğan'ı aradım, anında serbest bıraktı"

İki lider arasındaki kişisel dostluğa ve "kimya uyumuna" vurgu yapan Trump, geçmişte iki ülke arasında büyük bir diplomatik krize dönüşen Pastör Andrew Brunson olayına da atıfta bulundu. Brunson krizinin çözülme sürecini ilk kez bu kadar net ifadelerle anlatan Trump, şöyle konuştu:

"Biliyorsunuz ilk tanıştığımız günden beri Cumhurbaşkanı Erdoğan ile çok özel bir ilişkimiz var. Geçmişte bir Rahip Brunson olayımız vardı, kendisi uzun bir hapis cezasıyla karşı karşıyaydı. Oldukça travmatik bir süreçti. Birçok lider aradı ancak hiçbir ilerleme kaydedilemedi. Ben Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı aradım ve kendisi rahibi anında serbest bıraktı. Hristiyan toplumu Cumhurbaşkanı'nın bu jestini asla unutmayacak. İşte o an, aramızdaki kimyanın ne kadar güçlü ve özel olduğunu tam anlamıyla anlamıştım."



Erdoğan: "Başkan Trump her zaman sözünün arkasındadır"

Trump'ın ardından söz alan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ise değerli dostunu Ankara'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu ifade etti. Erdoğan, F-35 ve savunma sanayii projelerine yönelik olarak şu değerlendirmelerde bulundu:

"Değerli dostumla Ankara'da bir arada olmak bizlere ayrı bir güç katmıştır. F-35 konusu bizim için yeni bir konu değil, bunu Amerika ile daha önce de detaylıca görüştük ve 5 uçağın sözünü almıştık. İnşallah bu liderler zirvesinden hayırlı ve iki ülkeyi de memnun edecek bir karar çıkacağına inanıyorum. Sayın Trump her zaman sözünün arkasında duran bir lider olmuştur."

Erdoğan ayrıca, NATO zirvesi boyunca iki büyük müttefik olarak tam bir dayanışma içerisinde hareket edeceklerini ve zirveden güçlü kararlarla çıkmayı hedeflediklerini sözlerine ekledi.

Liderler, basına açık gerçekleştirilen bu ön açıklamaların ardından, heyetler arası görüşmelere liderlik etmek ve ikili diplomatik temasları derinleştirmek üzere Beştepe'de baş başa görüşmeye geçti.

Antalya Büyükşehir davasında ara karar

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik soruşturma kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı

07.07.2026 15:10:00
İhlas Haber Ajansı
 
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir davasında ara karar
Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında, aralarında görevinden uzaklaştırılan Muhittin Böcek'in de bulunduğu 2'si tutuklu 41 sanığın yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında ara karar açıklandı. Mahkeme heyeti, Muhittin Böcek ile oğlu Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına karar vererek duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesine yönelik "rüşvet" ve "yolsuzluk" soruşturması kapsamında açılan davanın görülmesine Antalya 6'ncı Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Antalya Bölge Adliye Mahkemesi Toplantı Salonu'nda görülen duruşmada, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek, Mustafa Gökhan Böcek ve tutuksuz yargılanan bazı sanıklar salonda hazır bulundu.

Duruşmada tanık beyanlarının alınmasının ardından tutuklu sanıklar Mustafa Gökhan Böcek ve Muhittin Böcek savunma yaptı. Mustafa Gökhan Böcek, hakkındaki iddiaların suç niteliği taşımadığını belirterek tahliyesini talep etti. Muhittin Böcek ise sağlık sorunlarına dikkat çekerek, cezaevinde kalma sürecinde sağlık durumunun kötüleştiğini ifade etti ve tahliye talebinde bulundu.

Ara karar açıklandı

Sanık savunmaları ve taraf beyanlarının ardından ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanıklar Muhittin Böcek ile Mustafa Gökhan Böcek'in tutukluluk hallerinin devamına hükmedip, duruşmayı ileri bir tarihe erteledi.

BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi

"Bağımsız Türkiye Partisi Genel Başkanı Hüseyin Baş, müfredattan "Kurtuluş Savaşı" ifadesinin çıkarılacağını açıklayan Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'e sert tepki gösterdi. Baş, işgalden ve Sevr'den Atatürk önderliğinde kurtulduğumuzu vurgulayarak tarihin siyasi hesaplara alet edilmemesini istedi

07.07.2026 12:10:00 / Güncelleme: 07.07.2026 12:18:10
Haber Merkezi
 
BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi
BTP liderinden Bakan Tekin’e tarih dersi
Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in, 'Kurtuluş Savaşı'nı ders müfredatlarından çıkaracağız yerine Milli Mücadele diyeceğiz' şeklindeki açıklamasına tepki gösterdi.

Sosyal medya hesabından paylaşım yapan BTP lideri, "Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır" dedi.

BTP liderinin açıklaması şöyle:

"Kurtuluş Savaşı" demeyecekmişiz! Neyden kurtuluyormuşuz? Önce Osmanlı varmış! Millî Eğitim Bakanımız böyle diyor! Evet... Sayın Bakan, Mustafa Kemal Atatürk Samsun'dan Kurtuluş Savaşı'nı başlatmadan önce bir Osmanlı vardı. Ama hangi Osmanlı? Viyana kapılarına dayanan Osmanlı mı, Sevr'e imza atan Osmanlı mı?

Cevap çok açık: Sevr'e imza atan Osmanlı! Payitahtı işgal altında olan bir Osmanlı! Kurucusu Osman Gazi'nin sandukası Yunan askeri tarafından tekmelenen Osmanlı!

"Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim..."

Ortada bal gibi bir Kurtuluş Savaşı vardır, ortada destansı bir Millî Mücadele vardır. Bu destansı Millî Mücadele'nin adı Kurtuluş Savaşı'dır. Neyden kurtulduğumuzu size söyleyeyim: Sevr'den kurtulduk!

İstanbul'daki İngiliz işgalinden kurtulduk. Gaziantep'teki Fransız zulmünden, Ege'deki Yunan zulmünden, Doğu'daki Ermeni zulmünden kurtulduk. Asırlık Türk yurdunun Haçlı çizmeleriyle çiğnenmesinden kurtulduk.

"Altında Atatürk'ün imzası olan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık"

Tekrarlayalım: Atatürk, yüce Türk milletiyle bir Millî Mücadele vermiştir ve bu mücadelenin adı Kurtuluş Savaşı'dır. Unutmayın; altında Atatürk'ün imzası olan son zafer olmasaydı, önceki hiçbir zaferimizi kutlayamayacaktık! Örneğin, bugün İstanbul'un fethini kutlayabiliyorsak bunu Atatürk'ün İstanbul'u İngiliz işgalinden kurtarmasına borçluyuz. O yüzden tarihi tarihçilere bırakıp temelinde farklı hesaplar olan ucuz işlerle uğraşmamalıyız. Hele de bu konulara eğitimi asla karıştırmamalıyız! Unutmayalım: Osmanlı da bizim, Türkiye de bizim, hatta daha önceki Selçuklu da bizim! Bir takım siyasi hesaplar uğruna tarihimizi birbiriyle çarpıştırmaya kalkmak akıl kârı değildir.


Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün

Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan'ın da aralarında bulunduğu 19 sanığın yargılandığı "rüşvet ve irtikap" davasında ikinci gün oturumu başladı

07.07.2026 10:26:00
İhlas Haber Ajansı
 
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
Tanju Özcan'ın yargılandığı davada ikinci gün
İçişleri Bakanlığı Mülkiye Teftiş Kurulu Başkanlığının ihbarı üzerine başlatılan soruşturma kapsamında hazırlanan 178 sayfalık iddianamenin kabulüyle açılan davanın ilk duruşmasının ikinci gününde sanıklar, "icbar suretiyle irtikap", "irtikaba teşebbüs", "rüşvet", "nitelikli dolandırıcılık" ve "Vakıf ve Dernekler Kanunu'na muhalefet" suçlamalarıyla tekrardan hakim karşısına çıktı.

Davada ikinci duruşma başladı

Davanın ikinci günü öncesinde sabahın erken saatlerinden itibaren duruşmanın görüldüğü Bolu Sosyal Bilimler Lisesi çevresinde polis ekipleri tarafından güvenlik önlemleri alındı. Spor salonunun giriş noktalarında ve çevresinde geniş güvenlik tedbirleri uygulanırken, salona giriş yapan kişiler detaylı aramalardan geçirildi. Sanıkların salona alınmasının ardından duruşmanın ikinci günü başladı.

İlk gün olay bazlı savunmalar dinlenmişti

Davanın ilk gününde, tutuklu sanıklar arasında yer alan ve Bolu Belediye Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Tanju Özcan, BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız, Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can, Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal ile tutuksuz sanık Zabıta Müdürü Hakan Yılmaz'ın olay bazlı savunmaları dinlendi.

Tanju Özcan için 263 yıla kadar hapis istemi

Bolu 3'üncü Ağır Ceza Mahkemesi'ne sunulan iddianamede, Tanju Özcan hakkında her bir mağdura yönelik eylemleri ayrı ayrı değerlendirildi. İddianamede; Özcan'ın 6 kez "icbar suretiyle irtikap", 3 kez "irtikaba teşebbüs", 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" ve 1 kez "rüşvet" suçundan toplam 90 yıl 3 aydan 263 yıl 6 aya kadar hapis cezasıyla cezalandırılması talep edildi.

Belediye Başkan Yardımcısı Süleyman Can hakkında ise 5 kez "icbar suretiyle irtikap" ve 2 kez "irtikaba teşebbüs" suçlarından toplam 27 yıl 6 aydan 64 yıla kadar hapis cezası istendi.

BOLSEV Yönetim Kurulu Üyesi Ali Sarıyıldız için ise 6 kez "irtikap suçuna yardım", 3 kez "irtikap suçuna yardıma teşebbüs" ve 34 kez "nitelikli dolandırıcılık" suçlarından toplam 72 yıl 7 ay 15 günden 218 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep edildi.

6 sanık tutuklu yargılanıyor

Dosya kapsamında Tanju Özcan, Süleyman Can ve Ali Sarıyıldız'ın yanı sıra Bolu Manavlar ve Pazarcılar Esnaf Odası Başkanı Mustafa Altındal, Bolu Belediyesi Mali Hizmetler Müdürü Naim Ayhan ve CHP'li Belediye Meclis Üyesi Cihan Tutal tutuklu bulunuyor.

Soruşturma kapsamında 10 Nisan'da tutuklanan Bolu Belediye Başkan Yardımcısı Leyla Beykoz ile CHP'li Belediye Meclis Üyesi Aydan Özdemir'in ise 11 Mayıs'ta mahkeme kararıyla tahliye edilmişti.

NATO Ankara Zirvesi resmen başladı


 
Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla başladı.

07.07.2026 10:23:00 / Güncelleme: 07.07.2026 10:26:38
HABER MERKEZİ/AA
 
 NATO Ankara Zirvesi resmen başladı
 NATO Ankara Zirvesi resmen başladı

Ankara'nın ev sahipliğinde düzenlenen 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, transatlantik savunma üretimi ve buna ilişkin yatırımların ön planda olacağı Savunma Sanayii Forumu'yla start aldı.  ATO Congresium'da başlayan Savunma Sanayii Forumu, NATO tarihinin en geniş kapsamlı sanayi etkinliği olacak.

Esas buluşma yarın Beştepe'de

NATO devlet ve hükümet başkanları ise 8 Temmuz'da Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bir araya gelecek. Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde bugün NATO savunma ve dışişleri bakanlarının katılacağı etkinlikler düzenlenecek.
Son 3-4 yıldır NATO'nun yan etkinliği şeklinde tasarlanan Savunma Sanayii Forumu, ilk kez Türkiye'de zirvenin resmi programı dahilinde yapılıyor. NATO'nun paylaştığı programa göre önemli bir duyurunun yapılacağı Forum'da, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte'nin konuşma yapması planlanıyor.

Savunma sanayisine ilişkin çeşitli oturumların düzenleneceği Forum kapsamında Rutte ile Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy de açıklama yapacak. NATO Genel Sekreteri Rutte, savunma sanayisi üretiminin artırılmasının Forum'un en önemli başlıklardan olacağını belirtmişti. NATO Genel Sekreteri Rutte, Forum'daki konuşmasında, NATO Ankara Zirvesi Sanayi Sanayii Forumu'nda, müttefiklerin Airbus'tan alacağı 12 adet A400 modeli uçakla hava gücü kapasitesini artıracağını duyurdu.


Ankara dünya liderlerini ağırlıyor

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, 36.⁠ ⁠NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi kapsamında aralarında ABD Başkanı Donald Trump, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb, Slovakya Cumhurbaşkanı Peter Pellegrini, İngiltere Başbakanı Keir Starmer, Almanya Başbakanı Friedrich Merz, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni, Kanada Başbakanı Mark Carney, Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, Bulgaristan Başbakanı Rumen Radev, Karadağ Başbakanı Milojko Spajic ve NATO Genel Sekreteri Rutte ile Avrupa Birliği Konseyi Başkanı Antonio Costa'nın bulunduğu liderlerle görüşecek. Zirve kapsamında dışişleri bakanları ve savunma bakanları da çalışma yemeklerinde bir araya gelecek.

2004'te İstanbul'daki NATO Zirvesi'nde hayata geçirilen ve Katar, Bahreyn, Kuveyt ile Birleşik Arap Emirlikleri'nin yer aldığı İstanbul İşbirliği Girişimi kapsamında dışişleri bakanları düzeyinde özel oturum düzenlenecek ve NATO İstanbul İşbirliği Girişimi Dışişleri Bakanları Toplantısı yapılacak. Zirvede, transatlantik ilişkilerde son dönemde artan gerginliklere rağmen müttefiklerin birlik ve dayanışma mesajı vermesi en önemli beklentiler arasında yer alıyor. Ana gündem maddeleri arasında Avrupa'nın konvansiyonel savunmada liderliği üstlenmesi ve ABD'nin Avrupa'daki askeri varlığının yeniden değerlendirilmesini öngören "NATO 3.0" vizyonunun inşa edilmesi bulunuyor.
Ukrayna'ya desteğin geleceğinin de ele alınacağı zirvede, müttefiklerin savunma harcamalarını ve savunma sanayi üretim kapasitelerini artırmaları konusunda taahhütlerde bulunmaları bekleniyor.

Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike


 
 
“Yaz aylarında cilt sağlığımızı bozan etkenler” denildiğinde aklımıza çoğu zaman sadece güneşin zararlı ışınları geliyor. Ancak cildimizi tehdit eden riskler bununla sınırlı değil.

07.07.2026 02:43:00
MURAT ÇORBACI
 
 Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike
 Yaz aylarında cildi yıpratan 7 tehlike

Sıcak havalar, klimalar, havuzlar, cep telefonları, parfümler ve yoğun terleme gibi etkenler de önemli risk faktörlerini oluşturuyor. Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, bu nedenle yaz aylarında cilt sağlığımız için sadece güneşten korunmanın yeterli olmadığına dikkat çekerek, "Genellikle gözden kaçan bu riskler cilt bariyerini zayıflatarak kuruluk, akne ve leke oluşumuna, hatta çeşitli enfeksiyonlara neden olabilir. Dolayısıyla yaz aylarında güneşten korunmanın yanı sıra bu faktörlere karşı da önlem almak son derece önemlidir." Dermatoloji Uzmanı Dr. İlayda Uysal, yaz aylarında cildimizi yıpratan etkenleri anlattı.

1. Havuzlar

Yaz aylarında sıkça tercih edilen havuzlar,  hijyen koşullarının yetersiz olması durumunda  impetigo gibi bakteriyel enfeksiyonlar ve cilt ile gözleri etkileyebilen adenovirüs kaynaklı viral enfeksiyonların da bulaşmasına neden olabiliyor. Diğer yandan klorlu suda uzun süre kalmak ciltte su kaybına bağlı olarak kuruluk, gerginlik ve tahrişe de yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Çok kalabalık ve hijyen koşullarının düşük olduğu havuzlarda yüzmeyin.
• Havuzda uzun süre kalmamaya özen gösterin.
• Havuzdan çıktıktan sonra zaman kaybetmeden duş almaya dikkat edin.

2. Şezlonglar ve duşakabinler

Havuz kenarları ile duşakabin gibi ortak kullanım alanlarında terlik olmadan çıplak ayakla dolaşılması, şezlongların havlu serilmeden kullanılması cilt sağlığını tehdit edebiliyor. Bu hatalar, Human Papilloma Virüsü'ne (HPV) bağlı siğillerin ve molluskum kontagiozum başta olmak üzere viral enfeksiyonların bulaşmasına yol açabiliyor. Siğiller en sık ayak altı, gövde ve yüz gibi bölgelerde ortası siyah noktasal kanama odakları içeren kabarıklıklar şeklinde görünürken, molluskum ise ortası göbekli ve çukur, çevresi deriden daha kabarık şişlikler şeklinde kendini gösteriyor. Cilt bariyerinin bozulduğu durumlarda basit bir temas bile bu virüslerin bulaşmasını kolaylaştırıyor.

Nasıl önlem almalı?

• Havuz kenarı ve duşakabin gibi ortak alanlarda çıplak ayakla dolaşmayın.
• Terlik ve havlu gibi kişisel eşyaları ortak kullanmamaya dikkat edin.
• Şezlongları havlu sermeden kullanmayın.
• Deride çizik ve sıyrık gibi durumlarda virüsler daha kolay bulaşabileceğinden el ve ayak hijyenine özen gösterin.

3. Klimalar

Yaz aylarında serinlemek için sıkça kullandığımız klimalar ortamın nem oranını düşürerek cildin su kaybetmesine neden olabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Gün içinde cilt bariyerini destekleyen nemlendirici kullanmayı alışkanlık edinin.
• Her gün 2-2.5 litre su içmeye özen gösterin
• Klimalı ortamlarda doğrudan hava akımına maruz kalmayın.
• Mümkünse ortamın nem dengesini korumak için aralıklı havalandırma sağlayın.

4. Aşırı sıcak hava

Aşırı sıcak hava damarların genişlemesine, kılcal damarların belirginleşmesine ve rozasea hastalığında ataklara yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Özellikle rozasea (gül hastalığı) sorununuz varsa cildinizi ani hava değişimlerinden koruyun. Aşırı sıcak ve aşırı soğuk ortamlarda bulunmamaya çalışın.
• Melazmaya yatkınsanız güneşten korunmak için şapka, gözlük ve düzenli güneş kremi kullanmayı ihmal etmeyin.

5. Yoğun ter birikimi

Yaz aylarında yoğun terleme malassezia furfur gibi mantar türlerinin çoğalmasına ve bunun sonucunda cilt lekeleri ile gözeneklerin tıkanmasına yol açabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Cildinizi her akşam terden ve krem artıklarından arındırın.
• Çok yoğun terleme problemi yaşıyorsanız, mantar oluşumunu engellemek için antifungal (mantar önleyici) etki gösteren şampuanları haftada bir veya iki kez vücudunuz için kullanabilirsiniz.

6. Parfümler

Yaz aylarında boyun, dekolte ve el bileklerimize sıktığımız parfümler güneş ışınlarıyla birleşince ciltte leke oluşumunu tetikleyebiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Leke oluşumunu ve alerjik reaksiyonları önlemek için parfümleri cildiniz yerine kıyafetlerinize sıkmayı alışkanlık edinin.

7. Cep telefonları

Günlük hayatın vazgeçilmez parçası haline gelen cep telefonları, yalnızca iletişimi değil cilt sağlığını da etkileyebiliyor. Telefon yüzeyinde biriken bakteri ve kirler, yaz aylarında artan terleme ve sıcaklıkla birleştiğinde ciltte yağ dengesinin bozulmasına neden olabiliyor.

Nasıl önlem almalı?

• Telefon ekranını düzenli olarak temizleyin ve mümkünse dezenfekte edin.
• Uzun görüşmelerde kulaklık veya hoparlör kullanarak telefonun yüzle temasını azaltın.
• Cildinizi temiz tutun, terledikten sonra yüzünüzü yıkayın ve hafif, gözenekleri tıkamayan ürünler kullanmaya özen gösterin.
• Demir oksit filtresi içeren ve mavi ışığa karşı da koruma sağlayan güneş kremlerini tercih etmeniz, cep telefonu ve bilgisayar ekranlarından yansıyan görünür ışığa karşı da koruma sağlayacaktır. 

Aynı günde 3 duruşma için AP 'mümkün değil' dedi

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üç davasının aynı güne denk gelmesine yönelik eleştirilerine Adalet Bakanı Akın Gürlek sert bir dille karşılık verdi

06.07.2026 21:40:00
Haber Merkezi
 
Aynı günde 3 duruşma için AP 'mümkün değil' dedi
Aynı günde 3 duruşma için AP 'mümkün değil' dedi
Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor'un, İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun üç davasının aynı güne denk gelmesine yönelik eleştirilerine Adalet Bakanı Akın Gürlek sert bir dille karşılık verdi.

Bakan Gürlek, "Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz" diyerek uluslararası çevrelerin devam eden yargılamalara müdahale etmeye çalıştığını vurguladı. İşte iki isim arasında yaşanan "yargı bağımsızlığı" geriliminin detayları:

Amor: "İstatistiksel olarak mümkün değil"



Ekrem İmamoğlu'nun Silivri'deki duruşmalarını yabancı parlamenterlerle birlikte yerinde takip eden AP Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor, duruşma arasında adliye önünde çarpıcı açıklamalarda bulundu. Amor şu ifadeleri kullandı:

"Aynı kişinin 3 ayrı davada aynı gün savunma yapmak zorunda bırakılması tesadüf değil. İstatistiksel olarak bunun bağımsız bir yargı sisteminde gerçekleşmesi mümkün değildir."

Eski İstanbul Cumhuriyet Başsavcısı olan Adalet Bakanı Akın Gürlek'i de doğrudan hedef alan Amor, "Akın Gürlek hiçbir demokratik reformun parçası olamaz. Çünkü Ekrem İmamoğlu'nun siyasi rekabetten uzaklaştırılması sürecinde siyasi bir araç olarak kullanıldı." iddiasında bulundu.

Bakan Gürlek: "Kimse parmak sallayamaz"



Adalet Bakanı Akın Gürlek, Amor'un hem Türk yargısını hem de şahsını hedef alan sözlerine hem Türkçe hem de İngilizce sosyal medya paylaşımlarıyla çok sert tepki gösterdi. Bakan Gürlek'in yanıt öne çıkan maddeler şunlar oldu:

"Türkiye Cumhuriyeti bağımsız, egemen ve demokratik bir hukuk devletidir. Yargı yetkisi, Türk milleti adına bağımsız ve tarafsız mahkemelerce kullanılır.

Mahkeme kapılarında hüküm verircesine açıklamalar yapılması, Türk yargısını hedef alan ve yargı süreçlerini siyasi baskı altına almaya çalışan kabul edilemez bir tutumdur…

Hiç kimse Türk mahkemelerine parmak sallayamaz; devam eden yargılamaları etkilemeye, Türk yargısını baskı altına almaya ve ülkemizin iç işlerine müdahale etmeye kalkamaz."

Duruşmalarda son durum ne?

İmamoğlu'nun "siyasal casusluk", diploma ve İBB ihalelerine yönelik davalarının görüldüğü Silivri'deki hareketli günde, diploma davasının gelecek yılın ilk günlerine ertelendiği bildirildi. Davaların bir kısmının ise 9 Temmuz'a kadar neticelendirilmesinin hedeflendiği aktarıldı.

AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu

Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi’nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapıyor

06.07.2026 20:10:00
Haber Merkezi
 
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
AKP’den önce NATO, Türkiye’ye gelmiyordu
Türkiye, 2004 yılındaki İstanbul Zirvesi'nin ardından tam 22 yıl sonra yeniden bir NATO Liderler Zirvesi'ne ev sahipliği yapıyor. İktidar blokunun aylardır "diplomatik zafer" ve "küresel gövde gösterisi" olarak sunduğu 36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi, başkent Ankara'da devasa bir güvenlik kuşatması altında başladı.

Ancak madalyonun diğer yüzü, bu zirvenin Türkiye'nin çıkarlarından ziyade, Batı ittifakının bölgedeki tıkanıklıklarını aşma çabası olduğunu gösteriyor.

Neden Şimdi?



Zirvenin tam da bugün Ankara'da toplanması tesadüf değil. Rusya-Ukrayna savaşı ve Orta Doğu'da tırmanan bölgesel krizler nedeniyle NATO'nun askeri lojistik ve mühimmat ihtiyacı zirve yapmış durumda. Batı dünyası "NATO 3.0" adını verdiği yeni konseptle askeri ve mali yükü ABD'nin üzerinden alıp müttefiklerin sırtına yüklemeyi amaçlıyor.

Türkiye ise tam bu noktada, hem coğrafi konumu hem de son yıllarda cephede test edilmiş savunma sanayii kapasitesi nedeniyle ittifak için "vazgeçilmez bir tedarikçi ve cephe ülkesi" olarak yeniden masaya çağrılıyor. Esasen bu davet, Türkiye'nin diplomatik gücünden ziyade, müttefiklerin mühimmat ve askeri üretim darboğazını aşma ihtiyacından kaynaklanıyor.

"Milli Beka" Söyleminin Gölgesinde Ağır Eleştiriler



Zirve, muhalefet çevreleri ve bağımsız analistler tarafından "halkın gerçek gündemini örtbas eden bir şov" olarak nitelendiriliyor. İktidarın zirveyi iç siyasette bir propaganda malzemesi olarak kullandığını belirten eleştirmenler, şu can alıcı soruları yöneltiyor:

Ekonomik krizin pençesindeki ülkede, binlerce yabancı delege ve 56 binden fazla güvenlik personeli için harcanan devasa bütçeler halkın sırtına ek yük bindiriyor.

Zirvenin ana gündem maddelerinden biri, üye ülkelerin savunma harcamalarını GSYİH'nın yüzde 5'ine çıkarması. Zaten ağır bir ekonomik konjonktürden geçen Türkiye'nin, bütçesinden silaha ve mühimmata daha fazla pay ayıracak olması sosyal refahın iyice gerilemesi anlamına geliyor.



Yıllardır S-400, F-35 krizleri ve CAATSA yaptırımları nedeniyle Batı tarafından bypass edilmeye çalışılan Türkiye, ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyaretiyle bir gecede yeniden "sadık müttefik" ilan ediliyor. Eleştirmenler, Türkiye'nin çıkarlarının yine batılı emperyalist güçlerin bölgesel operasyonlarına ipotek edilmesinden endişeli.

Zirve gerekçesiyle başkentin ana arterlerinin günlerce trafiğe kapatılması, askeri tedbirler ve sokağa çıkma kısıtlamalarını aratmayan barikatlar Ankara halkının günlük yaşamını adeta felç etmiş durumda.

Sonuç olarak; 22 yıl sonra Ankara'da kurulan bu lüks masa, Türkiye'ye eşit bir ortak gibi değil, küresel çatışma haritalarında riskli görevleri üstlenecek bir "cephe ülkesi" rolünü yeniden dayatıyor. Ankara'daki diplomasi trafiği parıldarken, sokaktaki vatandaş faturanın yine kendisine kesileceğinin farkında
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.