logo
25 EKİM 2026

Madenlerin çoğu kaçak

25.04.2005 00:00:00
 
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Teftiş Kurulu Başkanlığı Müfettişlerinin geçen yılın son üç ayında gerçekleştirdikleri denetimler, sektörde çalışanların içinde bulundukları tehlikenin büyüklüğünü gözler önüne serdi. İşletmelerde geçen bir yıl içerisinde 2 bin 735 iş kazası gerçekleştiği, bu kazalarda 17 kişinin öldüğü, 2 bin 683 kişinin yaralandığı, 37 kişinin de uzuv kaybına uğradığı tespit edildi. Kontroller yapılmıyorRaporda, 469 işyerinde işçilerin sağlık raporlarının tutulmadığı ve "Ağır ve Tehlikeli İşler Yönetmeliği"ndeki unsurların dikkate alınmadığı bildirildi. Rapora göre, 428 işyerinde periyodik sağlık gözetimleri yapılmıyor. İşçilere genel çalışma şartlarıyla ilgili eğitim verilmeyen işyeri sayısı ise 222'yi buluyor. Denetim sonuçlarına göre, yapılan işin beraberinde getirdiği yangın ve patlama riskine karşın 76 işyerinde yangın söndürme cihazı bulunmadığı ve tüplerin periyodik kontrollerinin yapılmadığı belirlendi.Facia tetikleniyorAyrıca, ocakta uygun vasıflarda gaz ölçüm cihazı bulunmayan işyeri sayısı 69'a ulaşırken, 59 işletmede yangın ve patlama tehlikesi bulunan ortamlarda sigara içildiği tespit edildi. İşyerlerinden 116'sındaki havalandırmanın yetersiz olduğu belirlenirken, 78 işyerinde işçilerin tehlike anında kaçabilecekleri alternatif yol bulunmuyor. 145 işyerinde ilkyardım ekibi, 105 işyerinde kurtarma istasyonu, 66 işyerinde ise ilkyardım malzemesi bulundurulmuyor. Kurtarma planları bile yokİşyerlerinin 46'sının kurtarma ekibindeki işçi sayısı ve eğitimleri yetersizken, 11 işyerinin ise henüz bir kurtarma planı bile bulunmuyor. Yeraltı kömür işletmelerinde, "tahkimata özen gösterilmemesi ve tahkimat yetersizliğinden meydana gelen göçükler ve tavandan malzeme düşmeleri" birinci derecede kazalara neden oluyor. Ocaklarda havalandırmanın yetersiz olması veya sağlıklı bir havalandırma sisteminin kurulamaması da, metan yanmalarına ve grizu patlamalarına kaynaklık ediyor.

Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

Balıkesir'de gece nöbeti sırasında geçirdiği kalp krizi sonucu hayatını kaybeden Uzman Çavuş Oğuzcan Alma (27), Kocaeli'nin Gebze ilçesinde düzenlenen askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı

25.10.2026 16:23:00 / Güncelleme: 25.10.2026 16:25:44
İhlas Haber Ajansı
 
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Hayatını kaybeden uzman çavuş askeri törenle son yolculuğuna uğurlandı
Balıkesir'de görev yapan Oğuzcan Alma, gece nöbeti sırasında aniden rahatsızlandı. Kalp krizi geçirdiği belirtilen Alma, yapılan müdahalelere rağmen kurtarılamadı. Kars'ın Sarıkamış ilçesine bağlı Yeniköy nüfusuna kayıtlı Alma'nın vefat haberi, dün Gebze'nin Köşklüçeşme Mahallesi'nde yaşayan ailesine ulaştı.

Alma için Gebze'deki Çoban Mustafa Paşa Camisi'nde askeri tören düzenlendi. Öğle namazının ardından kılınan cenaze namazı sonrası Alma'nın naaşı, dualarla son yolculuğuna uğurlandı.

Cenaze törenine Alma'nın aile bireyleri ile yakınları, Gebze Kaymakamı Mehmet Ali Özyiğit, Gebze Belediye Başkanı Zinnur Büyükgöz, Gebze Bölük Komutanı Binbaşı Aytaç Karaoğlan, Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Hasan Soba ve çok sayıda vatandaş katıldı.

Oğuzcan Alma, cenaze namazının ardından Gebze Merkez Mezarlığı'nda toprağa verildi.

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak

25.10.2026 15:57:00
AA
 
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM'de Plan ve Bütçe Komisyonunda, 2027 yılı bütçesinin geneli üzerine görüşmeler yapılacak. Dışişleri Komisyonunda, Mekke Ortak Savunma Anlaşması'nın onaylanmasının uygun bulunduğuna dair kanun teklifi ele alınacak
TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu, 2027 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi ve 2025 Yılı Merkezi Yönetim Kesin Hesap Kanunu Teklifi'nin geneli ile Sayıştay raporları üzerindeki görüşmeleri salı günü yapacak.

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, görüşmelere katılarak milletvekillerinin soru, görüş, öneri ve eleştirilerine cevap verecek.

Komisyon, çarşamba günü Türkiye Büyük Millet Meclisi, Kamu Denetçiliği Kurumu ve Sayıştayın bütçelerini görüşecek.

TBMM Plan ve Bütçe Komisyonundaki 2027 yılı bütçe görüşmelerine ilişkin alınan usul kararı gereğince, bütçenin geneli üzerindeki görüşmelerde konuşma süresi, siyasi parti grupları adına ve komisyon üyeleri için 20'şer dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak. Süre uzatımı yapılmayacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Kamu idarelerinin bütçeleri üzerindeki görüşmelerde siyasi parti grupları adına 20 dakika, komisyon üyeleri için 10 dakika, komisyon üyesi olmayan milletvekilleri için 5 dakika konuşma süresi tanınacak.

Hükümet adına bütçe, kesin hesap ve Sayıştay raporlarına ilişkin sunuş konuşmaları ile milletvekillerinin sorularını cevaplama süreleri 30'ar dakika olacak.

Dışişleri Komisyonu salı günü, Türkiye Cumhuriyeti, Pakistan İslam Cumhuriyeti ve Suudi Arabistan Krallığı Arasında Ortak Savunma İçin Mekke Anlaşması'nın Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun Teklifi'ni ele alacak.

FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR

Tutuklu sayısı 114’e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var

25.10.2026 11:00:00
Haber Merkezi
 
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
FON SORUŞTURMASI BÜYÜYOR
Tutuklu sayısı 114'e yükseldi. Dosyada şarkıcı Nil Özalp, eski bürokratlar, yatırım şirketlerinin yöneticileri ve tanınmış iş insanları var.

Nusret Altınbaş hakkında daha önce yakalama kararı bulunduğu, 24 Ekim'de ise gözaltına alındığı bildirildi. Yüz binlerce yatırımcının birikimleri içinse en kritik soru hâlâ yanıt bekliyor: Paralar ne zaman geri ödenecek?

Ünlü isimler de tutuklananlar arasında

Sermaye piyasalarındaki işlemlere ilişkin yürütülen soruşturmada, farklı operasyonlarda adı geçen ve tutuklandığı bildirilen dikkat çekici isimler şöyle:

- Nil Özalp: Şarkıcı. Soruşturmanın ekim ayındaki operasyonlarından birinde tutuklandığı bildirildi.

- Yasemin Yavuz Koçyiğit ve Gökhan Koçyiğit: Avukat çift. Hisse işlemleri ve yüksek tutarlı kazanç iddialarıyla dosyada yer aldılar.

- Burak Sevindik: Eski Ümit Milli Takım basketbolcusu olduğu belirtilen isim. Soruşturma kapsamında tutuklandı.

- İnan Altınbaş: Altınbaş Holding Yönetim Kurulu Başkanı. 24 Ekim'de tutuklanan isimler arasında yer aldı.

- Taha Çakmak: Eski Türkiye Sigorta ve Türkiye Hayat Emeklilik genel müdürü. Son operasyon kapsamında tutuklandığı bildirildi.

- Ertan Aydın: Eski başbakan danışmanı ve eski AKP milletvekili. Adliyeye sevk edildiği bildirildi; bu bilgi tek başına tutuklandığı anlamına gelmiyor.

Son operasyonlarda tutuklandığı bildirilen diğer isimler arasında Rüstem Karakaya, Burak Poyraz, Ömer Eryılmaz, Neda Soydan, Mustafa Zeki Kayahan, Anıl Tokat, Ali Cesur ve Furkan Açar da bulunuyor.

Kimler aranıyordu, son durum ne?

- Nusret Altınbaş: Hakkında yakalama kararı bulunduğu bildirilen isim, 24 Ekim tarihli haberlerde gözaltına alınanlar arasında yer aldı.

- Diğer firariler: Soruşturmanın önceki aşamalarında firari şüpheliler bulunduğu açıklanmıştı. Ancak güncel, isim isim doğrulanmış bir arananlar listesinin tamamı kamuoyuna net biçimde yansımış değil.

Asıl mağdurlar: Yüz binlerce yatırımcı

Soruşturmanın en ağır boyutu, paralarını geri alamayan yatırımcıların durumu. Tasfiye kararı verilen 7 portföy yönetim şirketine ait 131 fonda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunduğu açıklandı.

Kriz, bazı fonlarda yatırımcıların para çekme taleplerini karşılamakta yaşanan sorunlarla gündeme geldi. Ardından fonlar tasfiye sürecine girdi. Yatırımcıların paralarına ne zaman ve hangi oranda ulaşabileceği ise hâlâ tartışma konusu.

İade hesabına ilişkin açıklanan verilerde, 9 kişinin toplam 2 milyar 1 milyon 170 bin TL yatırdığı bildirildi. Ancak bu tutar, yüz binlerce yatırımcının mağduriyetinin giderildiği anlamına gelmiyor.

Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün


 
 
Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr. Ali Erdoğan, sosyal medya ve interneti tamamen bırakmak yerine sağlıklı ve dengeli kullanmanın önemine dikkati çekti.

24.10.2026 02:38:00
AA
 
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün
Telefonu 'sağlıklı kullanmak' mümkün

Sosyal medyada yaygınlaşan dijital detoks paylaşımları, kişilerin telefon ve internet kullanım alışkanlıklarını yeniden değerlendirmelerine yönelik ilgiyi artırıyor. Ancak kısa süreli araların ardından eski alışkanlıklara dönmek, dijital kullanım sorunlarının çözümü için yeterli olmayabiliyor. Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Öğretim Üyesi Doç. Dr.

Erdoğan, dijital araçların günlük yaşamın önemli bir parçası haline geldiğini, bu araçlardan yararlanırken kullanım süresinin ve alışkanlıkların kontrol edilmesi gerektiğini söyledi. Dijital detoksun kişilerin ekran başında geçirdikleri süreyi fark etmelerine yardımcı olabileceğini ifade eden Erdoğan, asıl hedefin geçici olarak internetten uzaklaşmak değil, sağlıklı kullanım alışkanlığı kazanmak olduğunu vurguladı.
Erdoğan, "Amacımız belli bir süre kullanmayıp sonra tekrar eski kullanım paternine dönmek değil. Amacımız sosyal medyayı, interneti sağlıklı ve yararlı bir şekilde kullanmak" dedi.

Sürekli bildirimler dikkati dağıtabiliyor

Telefon bildirimlerine ve sosyal medya içeriklerine sürekli maruz kalmanın dikkat dağınıklığı ve zihinsel yorgunluk gibi sorunlarla ilişkili olabileceğini belirten Erdoğan, sağlıklı dijital kullanımın bu belirtilerin azaltılmasına katkı sağlayabileceğini kaydetti. Telefonu bir süre kullanmadığında sosyal medyadaki gelişmeleri kontrol etme isteğinin ortaya çıkabileceğini aktaran Erdoğan, bağımlılık bulunmayan durumlarda bu huzursuzluğun genellikle geçici olduğunu ifade etti. Kullanım süresini önceden planlamanın ve belirlenen sınırlara uymanın önemine değinen Erdoğan, zamanla yeni alışkanlıkların geliştirilebileceğini dile getirdi.


Günlük sorumlulukların aksaması uyarı işareti

Dijital kullanımın günlük yaşamı olumsuz etkilemesinin dikkate alınması gerektiğini belirten Erdoğan, kişinin kullanım süresini kontrol edememesi, iş ve okul sorumluluklarını aksatması ve yüz yüze iletişim yerine sanal etkileşimi tercih etmesinin sorunlu kullanım işaretleri olabileceğini söyledi. Erdoğan, "Kişi planladığından daha uzun süre kullanıyorsa, kullanımı kesmesi gerektiği zamanlarda kesemiyorsa, günlük işleri, okulunu, rutin sporunu aksatıyorsa, yüz yüze etkileşim yerine daha çok sosyal ağlarda etkileşimi tercih ediyorsa, bu durumlarda mutlaka dijital olarak sağlıklı kullanımı gündeme getirmemiz gerekiyor" değerlendirmesinde bulundu.

Kullanım süresini sınırlandırma, sosyal medya için belirli saatler belirleme ve aileyle geçirilen zamanı artırma gibi adımların sağlıklı alışkanlıklar kazanmaya yardımcı olabileceğine işaret eden Erdoğan, bağımlılık şüphesi bulunan kişilerin psikiyatri uzmanına başvurması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, 15 yaşını doldurmamış çocukların sosyal medya kullanımını sınırlandırmaya yönelik düzenlemeyi olumlu değerlendirdiğini belirtti.

BTP liderinden madenciler için taziye mesajı

Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş, Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesindeki maden ocağında meydana gelen patlama sonrası sosyal medya hesabından bir taziye mesajı yayımladı. Baş, faciada hayatını kaybeden 3 maden işçisine rahmet, yaralılara ise acil şifalar diledi

23.10.2026 17:24:00 / Güncelleme: 23.10.2026 17:33:28
Haber Merkezi
 
BTP liderinden madenciler için taziye mesajı
BTP liderinden madenciler için taziye mesajı
Zonguldak'ın Kilimli ilçesine bağlı Gelik beldesinde faaliyet gösteren özel bir kömür madeninde bugün metan gazı sıkışması (grizu) nedeniyle meydana gelen patlamada 3 maden işçisi hayatını kaybetti, 5 işçi ise yaralandı.

Türkiye'yi yasa boğan acı haberin ardından siyasi liderlerden taziye mesajları gelmeye başladı. Bağımsız Türkiye Partisi (BTP) Genel Başkanı Hüseyin Baş da X hesabı üzerinden yayımladığı mesajla acıyı paylaştı.


"Büyük bir üzüntüyle öğrendim"


BTP Genel Başkanı Hüseyin Baş, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, maden ocağındaki patlamada hayatını kaybeden ve yaralanan işçilere değinerek şu ifadeleri kullandı:

"Zonguldak'ın Gelik beldesindeki maden ocağında meydana gelen patlamada 3 maden işçimizin hayatını kaybettiğini, 5 işçimizin yaralandığını büyük bir üzüntüyle öğrendim. Hayatını kaybeden işçilerimize Allah'tan rahmet, ailelerine ve yakınlarına başsağlığı; yaralı işçilerimize acil şifalar diliyorum."

Zonguldak Valiliği ve İçişleri Bakanlığı açıklamalarına göre, özel maden ocağındaki grizu patlamasında arama kurtarma çalışmaları tamamlanarak Cengiz Bölükbaşı, Recep Çolakoğlu ve Murat Kaya'nın cansız bedenlerine ulaşıldı.

Yaralı 5 işçiden 2'sinin durumunun ağır olduğu ve Adalet Bakanlığı'nın ihmal iddialarını incelemek üzere adli soruşturma başlattığı bildirildi. 

 

İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) bünyesinde yapılan çalışma, kentteki hava kirliliğinin eylül ayında geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 3 arttığını ortaya koydu

23.10.2026 16:10:00
AA
 
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İstanbul'da hava kirliliği yüzde 3 arttı
İTÜ Uçak ve Uzay Bilimleri Fakültesi İklim Bilimi ve Meteoroloji Mühendisliği Bölümü Başkanı Prof. Dr. Hüseyin Toros, İstanbul'da 2025 ve 2026'nın eylül aylarında hava kirliliği oranına ilişkin çalışma yaptı.

Bu kapsamda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile İstanbul Büyükşehir Belediyesinin (İBB) hava kalitesi ölçüm istasyonlarında kaydedilen havadaki partikül madde (PM10) oranı incelendi.

Buna göre, kentte eylül ayındaki PM10 konsantrasyonu ortalaması 24 istasyonda metreküp başına 29,33 mikrogram olarak belirlendi. Bu oran, geçen yılın aynı ayında ise ortalama 28,38 mikrogram olarak ölçüldü.

Böylece partiküler madde kaynaklı hava kirliliğinin geçen yıla göre yüzde 3 arttığı belirlendi.

Eylül ayında kentte partikül madde hava kirliliğinin en fazla ölçüldüğü istasyon metreküp başına 61,73 mikrogramla "Sultangazi 3" oldu. Bunu sırasıyla metreküp başına 57,89 mikrogramla "Kağıthane 1" ve 53,18 mikrogramla "Sultangazi 2" istasyonları takip etti.

Aynı dönemde hava kirliliğinin en düşük ölçüldüğü istasyon ise metreküp başına 12,96 mikrogramla "Kandilli 1" oldu.

Bunu 13,02 mikrogramla "Üsküdar 1" ve 15,17 mikrogramla "Ümraniye 1" istasyonları izledi.

Böylece partikül madde hava kirliliği oranının kentteki 15 istasyonda azaldığı, 9 istasyonda ise arttığı tespit edildi.

Hava kirliliği oranının bir önceki yılın aynı dönemine göre en fazla arttığı istasyonlar yüzde 75,97 ile "Çatladıkapı", yüzde 63,34 ile "Sultangazi 2" olarak belirlendi.

Aynı dönemde partikül madde hava kirliliği oranının en fazla azaldığı istasyonun yüzde 50,2'yle "Beylikdüzü" olması dikkati çekti.

Bu istasyonları yüzde 30,44 ile "Yenibosna", yüzde 29,77 ile "Alibeyköy" takip etti.

İstanbul'daki istasyonlarda ölçülen partikül madde ortalamaları şu şekilde:


Rüzgar yönü hava kirliliğini etkiliyor


Prof. Dr. Hüseyin Toros, AA muhabirine, İstanbul'da hava kalitesinin meteorolojik koşulların yanı sıra trafik, sanayi ve ısınma gibi insan kaynaklı faaliyetlerden etkilendiğini söyledi.

Kentte rüzgarın yönünün ve hızının kirleticilerin atmosferdeki dağılımını doğrudan etkilediğini belirten Toros, kuzeydoğulu rüzgarların Karadeniz üzerinden temiz hava taşıyarak kirleticilerin dağılmasına katkı sağladığını kaydetti.

Prof. Dr. Toros, güneyli rüzgarların etkili olduğu veya rüzgar hızının düşük seyrettiği dönemlerde ise kirleticilerin yüzeye yakın bölgelerde birikebildiğine dikkati çekerek, sonbahara geçişte gece saatlerinde yüzeyin soğumasıyla oluşan sıcaklık terselmesinin de hava kalitesini etkileyebildiğini vurguladı.

Bu durumun özellikle sabah saatlerinde azot oksitler ve partikül maddeler gibi kirleticilerin atmosferde dağılmasını zorlaştırabildiğinin altını çizen Toros, yağış miktarı ve yağışlı gün sayısının da havadaki partikül madde yoğunluğunun azalmasında etkili olduğuna işaret etti.

Prof. Dr. Toros, yağışların atmosferdeki asılı parçacıkların yeryüzüne taşınmasına katkıda bulunduğunu anlattı.

İstanbul özelinde her ay hava kirliliği üzerine çalışma yapıp hava kalitesini takip ettiklerini dile getiren Toros, "Eylül ayında eğitim öğretimin başlamasıyla birlikte trafik yoğunluğunun etkisi arttı. Özellikle sabah ve akşam saatlerinde okul servisleriyle işe gidiş-geliş hareketliliği artıyor. Bu durum hava kalitemizin bozulmasına neden oluyor." diye konuştu.

Eylül ayında evsel ısınma faaliyetlerinin henüz yoğunlaşmaması nedeniyle kükürtdioksit seviyelerinin sanayi faaliyetleri ve gemi trafiği gibi kaynaklardan etkilenebildiğinden bahseden Toros, ısınma kaynaklı hava kirliliğinin azaltılmasında binalarda ısı yalıtımının temel adımlardan biri olduğunu, enerji tüketiminin azaltılmasının yakıt kullanımını ve buna bağlı emisyonları da düşürebileceğini kaydetti.

Konut ve iş yerlerinde gereğinden fazla ısıtmadan kaçınılması gerektiğini ifade eden Toros, iç ortam sıcaklığının uygun seviyelerde tutulmasının hem enerji tasarrufu hem de solunum yolu sağlığının korunması açısından önem taşıdığını anlattı.

Prof. Dr. Toros, katı ve sıvı yakıt kullanılan ısıtma sistemlerinde doğru yakma tekniklerinin uygulanmasının hava kirliliğinin azaltılmasına katkı sağlayacağını, özellikle katı yakıtlı sistemlerde uygun yakma yöntemlerinin tercih edilmesi, bacaların düzenli temizlenmesi ve yanmanın verimli şekilde gerçekleşmesinin is ve zararlı gaz salımını sınırlandırabileceğini söyledi.

Sonbahar ve kış aylarında meteorolojik koşulların kirleticilerin atmosferde birikmesini kolaylaştırabildiğine dikkati çekerek, bu nedenle enerji verimliliğini artıran uygulamalar ve doğru ısınma yöntemlerinin hava kalitesinin korunmasında önemli bir yere sahip olduğunu kaydetti.

Kütahya'da 3 katlı binada yangın: 1 ölü

Kütahya'da 3 katlı binada çıkan yangında yaralanan şahıs, kaldırıldığı hastanede hayatını kaybetti

23.10.2026 14:18:00
İHA
 
Kütahya'da 3 katlı binada yangın: 1 ölü
Kütahya'da 3 katlı binada yangın: 1 ölü
Yangın, Bahçelievler Mahallesi Lodos Sokak'taki 3 katlı bir binanın 2. katındaki dairede meydana geldi.

Daireden dumanların yükseldiğini gören vatandaşlar, durumu 112 Acil Çağrı Merkezi'ne bildirdi.

İhbar üzerine olay yerine itfaiye, sağlık ve polis ekipleri sevk edildi.

İtfaiye ekiplerinin müdahalesiyle yangın büyümeden kontrol altına alınarak söndürüldü.

Yangında yaralanan Ramazan Öget, sağlık ekiplerince Kütahya Şehir Hastanesi kaldırıldı.

Öget, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti.

Dairede hasara yol açan yangının çıkış nedeninin belirlenmesi için inceleme başlatıldı.

Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti

Şanlıurfa'da bir ortaokulda yaprak sarması yiyen 12 öğrenci zehirlenerek hastaneye kaldırıldı

23.10.2026 14:06:00
İHA
 
Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti
Şanlıurfa'da yaprak sarması 12 öğrenciyi hastanelik etti
Edinilen bilgiye göre olay, Eyyübiye ilçesine bağlı Süleymanşah Mahallesi'nde bulunan Mustafa Vedat Mutlu Ortaokulu'nda meydana geldi. İddiaya göre, bir velinin okula getirdiği yaprak sarmasını yiyen 12 öğrenci, bir süre sonra rahatsızlandı.

Durumun bildirilmesi üzerine okula sağlık ekipleri sevk edildi. Zehirlenme şüphesi bulunan 12 öğrenci, sağlık ekipleri tarafından ambulanslarla hastaneye kaldırılarak tedavi altına alındı.

Öğrencilerin kent merkezindeki hastanelerde tedavisi sürüyor.

Olayla ilgili inceleme başlatıldı.

"Sumud Filosu"na saldıran 35 sanığın yargılanmasına başlandı

Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin, aralarında Netanyahu'nun da bulunduğu 35 sanığın yargılanmasına başlandı

 

23.10.2026 12:05:00
Anadolu Ajansı
 
"Sumud Filosu"na saldıran 35 sanığın yargılanmasına başlandı
"Sumud Filosu"na saldıran 35 sanığın yargılanmasına başlandı

Gazze'ye insani yardım taşıyan Küresel Sumud Filosu'na silahlı müdahalede bulunulmasına ilişkin, aralarında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun da bulunduğu 35 sanığın yargılanmasına başlandı.

İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya bazı müştekiler katıldı.

İstanbul 2 Nolu Barosu Başkanı Rıza Saka ve çok sayıda avukatın da katıldığı duruşmada, izleyiciler de yer aldı.

Duruşma, müştekilerin beyanlarıyla devam ediyor

İddianameden

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Emine Güneş, Hüseyin Şuayb Ordu, Aaro Whıte, Abdallah Messaoudi, Abdulaziz Yalçın, Abdullah Gündem, Abdullah Yonuıs Mohammad Ghabbash, Abdülmecid Bağçivan, Abdulsamed Turan, Adem Ordu, Adnan Mustafa Alişan, Akif Yasin Bahçeci, Alişan Adnan, Alparslan Aslan, Anıs Abbası, Ayoub Habraouı, Aziz Meliani, Bayram Kuş, Bekir Develi, Bekir Turunç, Berat Arıkan, Burçin Günay, Bülent Çebi, Davut Daşkıran, Emrah Atiş, Enes Harman, Ercan Tokcan, Erdem Özveren, Ergün Akpınar, Ersin Çelik, Evie Rose Snedker, Evren Akan, Ewa Maria Jasıewıchz, Fatih Özsöz, Fethullah Badem, Fethullah Kirenci, Fikret Ayçin Kantoğlu, Frances Jane Cumigns, Haci Durak, Hakan Şimşek, Halil İbrahim Şehidoğlu, Halil Fırat Çanakçı, Hamza Baltacı, Hamza Bouzoıda, Hamza Yalçın, Hasan Şerefoğlu, Haşmet Yazıcı, Hatice İkbal Gürpınar, Houssem Eddine Rmadı, Hüsamettin Eyüpoğlu, Hüseyin Burak Baygın, Kasım Aktağ, Kıeran İsaac Fabıen Andrıeu, Lotfi Ben Salah Hajji, Margaret Ann Pacetta, Mehmet Atmaca, Mehmet Emin Aydın, Mehmet Sait Direkçi, Mesut Çakar, Metehan Sarı, Mohamed Mrad, Mohamed Vall Mohameden, Muhammed Emin Işık, Muhammed Mustafa Çakmakçı, Muhammed Salih Dallı, Muhammet Emin Yıldırım, Muhammet Fatih Sinan, Muhemmed Huzeyfe Küçükaytekin, Mustafa Şekerli, Müslüm Ziyalı, Necmettin Çalışkan, Noureddine Salouej, Onur Murat Kolğu, Osman Çetinkaya, Ömer Faruk Narlı, Rahim Mercan, Ramazan Duman, Sait Karahasan, Sarah Louise Wılkinson, Selma Silkin Ün, Semanur Sönmez Yaman, Semih Fener, Serhat Evin, Sinan Akılotu, Sjaad Hussain, Sümeyra Akdeniz, Sümeyye Sena Elmacıgil, Şamil Özkan, Tacettin Sarı, Taha Ovacı, Tevfik Aydin, Tevhit Yıldız, Turgay Turan, Umut Aslan, Yaşar Yavuz, Youns Ait Yassın, Youssef Ghalllal, Yunus Demir, Yusuf Işık, Zeynel Abidin Özkan, Zeynep Tekocak ve Zıed Jaballah "müşteki", İstanbul 2 Nolu Baro Başkanlığı ise "ihbar eden" sıfatıyla yer alıyor.

İddianamede, Gazze'de uzun süredir devam eden silahlı çatışma ortamı, temel yaşam ihtiyaçlarına erişimin bilinçli ve süreklilik arz edecek şekilde engellenmesi, gıda, su, elektrik, yakıt ve sağlık hizmetlerine ulaşımın kısıtlanması sebebiyle uluslararası kamuoyunda bölgeye insani yardım ulaştırılmasına yönelik çeşitli sivil girişimlerin organize edildiği belirtiliyor.

Kamuoyunda "Sumud Filosu" olarak anılan deniz organizasyonunun da farklı ülke vatandaşlarının katılımıyla İsrail'in Gazze'de sivillere karşı sürdürdüğü, mahiyeti ve sonuçları itibarıyla soykırım suçunu, insanlığa karşı suçları ve diğer uluslararası hukuk ihlallerini oluşturduğu değerlendirilen fiiller nedeniyle büyük bir insani yıkıma maruz bırakılan halka yardım ulaştırmak, bölgedeki ağır hak ihlallerine dikkati çekmek, devam eden sistematik yok etme, sindirme ve sivil yaşamı ortadan kaldırmaya yönelen uygulamalara karşı uluslararası vicdani tepkiyi görünür kılarak insan onurunun korunmasına yönelik sivil dayanışmayı somutlaştırma niteliği taşıdığı kaydediliyor.

"İsrail'in bölgedeki eylemleri yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilemez" yorumu

Gazze'de sivillere yönelik yaygın ve sistematik saldırılar, sivil yaşam araçlarının tahribi, insani yardımın engellenmesi, halkın açlığa, susuzluğa ve tedavisizliğe mahkum edilmesi, sivil nüfusun zorla yerinden edilmesi ve bir topluluğun fiziksel varlığını kısmen veya tamamen ortadan kaldırmaya elverişli yaşam şartlarının bilinçli şekilde oluşturulduğu aktarılan iddianamede, İsrail'in bölgede gerçekleştirdiği eylemlerin yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olduğu, uluslararası ceza hukuku bakımından soykırım ve insanlığa karşı suç teşkil eden fiillerle doğrudan bağlantılı olduğunun değerlendirildiği ifade ediliyor.

İddianamede, soruşturmaya konu olayda, aralarında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının da bulunduğu sivil kişilerin yer aldığı filonun, Doğu Akdeniz'de seyir halinde bulunduğu sırada İsrail güvenlik unsurlarınca durdurulduğu anımsatılıyor. Gemide bulunan kişilerin rızaları dışında fiili hakimiyet altına alındıkları, bir kısmının zor kullanılarak gemiden indirildiği ve İsrail'e götürüldüğü, akabinde Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının sınır dışı edilerek 4, 7, 9 ve 10 Ekim 2025'te hava yolu ile Türkiye'ye geldikleri iddianamede hatırlatılıyor.

İsrail'in filoya yönelik müdahalesinin, gerçekleştiği yer ve koşullar itibarıyla yalnızca bir güvenlik uygulaması olarak değerlendirilemeyecek nitelikte olduğu belirtilen iddianamede, uluslararası sularda sivil gemilere yönelik müdahale iddiasıyla birlikte, gemilerde bulunan kişilerin rızaları hilafına özgürlüklerinden yoksun bırakılmaları ve başka bir ülkeye zorla nakledilmelerinin, kişi özgürlüğü ve güvenliği hakkı, seyahat özgürlüğü, kötü muamele yasağı ve insan onurunun korunması ilkeleri bakımından ciddi hukuki sonuçlar doğurabilecek mahiyette olduğu vurgulanıyor.

Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlarının bu süreçte maruz kaldıkları fiillerin Anayasa'da güvence altına alınan temel hak ve özgürlükler ile Türkiye'nin taraf olduğu uluslararası insan hakları sözleşmeleri çerçevesinde değerlendirilmek durumunda bulunulduğu kaydedilen iddianamede, devletin vatandaşlarının temel haklarına yönelik hukuka aykırı müdahaleler karşısında etkili soruşturma yürütme ve gerekli adli mekanizmaları işletme yükümlülüğünün bulunduğuna işaret ediliyor.

İddianamede, uluslararası hukukta cezasızlıkla mücadele ve hukukun üstünlüğü ilkesi gereğince, temel hak ve özgürlükleri ihlal ettiği ileri sürülen fiillerin, failin sıfatına, olayın gerçekleştiği yere veya uluslararası boyutuna bakılmaksızın, soruşturma sürecine konu edilmesinin zorunlu olduğu, bu bağlamda soruşturmaya konu eylemlerin hem bireysel ceza sorumluluğu hem de insan hakları hukuku bakımından doğurduğu sonuçların değerlendirilmesi gerektiği belirtiliyor.

İsrail donanması unsurlarınca filoya uluslararası sularda saldırı yapıldı

İnsani yardım ulaştırmak amacıyla Küresel Sumud Filosu içerisinde yer alan aktivistlerin deniz ulaşım araçlarıyla Gazze'ye doğru yol aldıkları, Küresel Sumud Filosu'na İsrail donanması unsurlarınca uluslararası sularda saldırı gerçekleştirildiği vurgulanan iddianamede, "Gerçekleştirilen saldırı neticesinde alıkonulan mağdurlarla ilgili olarak Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesindeki düzenlemeler, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 15. maddesindeki yetki kuralları ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 12/13. Maddelerindeki görev kuralları çerçevesinde Cumhuriyet Başsavcılığımızca resen soruşturma başlatıldı." ifadelerine yer veriliyor.

İddianamede, İsrail Devleti tarafından alıkonulan mağdurların hava yolu ile Türkiye'ye gönderildikleri, Türkiye'ye gelen mağdurların İstanbul Adli Tıp Kurumu Başkanlığı'nda adli ve psikolojik muayenelerinin yapıldığı, düzenlenen adli muayene raporlarının savcılığa gönderildiği ve müşteki-mağdur sıfatıyla beyanlarına başvurulduğu aktarılıyor. Yürütülen soruşturma işlemleri sırasında maddi gerçeğin ortaya çıkarılması ve olayda cezai sorumluluğu bulunan şahısların tespiti amacıyla İstanbul İl Emniyet Müdürlüğüne ve Milli İstihbarat Teşkilatı Başkanlığına müzekkereler yazıldığı kaydediliyor.

Toplanan deliller, müşteki anlatımları, açık kaynak görüntüleri ve ilgili kurum yazışmaları birlikte değerlendirildiğinde, gemiye müdahalede bulunan ve operasyonel süreci sevk ve idare eden şüphelilerin fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettikleri, eylem üzerinde birlikte hakimiyet kurdukları ve fiilleri müşterek faillik kapsamında soruşturmaya konu müdahalenin planlı, organize ve fiili hakimiyet tesis edilmek suretiyle gerçekleştirildiği iddianamede belirtiliyor.

İddianamede, şüphelilerin İsrail devletinin çeşitli kademelerinde görev yaptıkları, planlı ve sistematik şekilde hem müşteki anlatımları hem dünya kamuoyunda yer verilen bilgiler ışığında birlikte hareket ettikleri, fikir ve eylem birliği içerisinde Sumud filosunda bulunan müşteki mağdurlara yönelik müşterek fail sıfatıyla, sivil nitelikteki gemilere silahlı ve organize biçimde müdahalede bulunmak suretiyle mağdurları rızaları dışında özgürlüklerinden yoksun kıldıkları anlatılıyor.

Müdahale sırasında bazı müşteki mağdurların fiziksel bütünlüğünü ihlal ederek yaralanmalarına neden oldukları, eylemin silahla ve birden fazla kişi tarafından birlikte gerçekleştirildiği vurgulanan iddianamede, şüphelilerin müşteki mağdurlara yönelik sistematik kötü muamele, aşağılayıcı ve insan onurunu zedeleyici davranışlarda bulundukları belirtiliyor.

Şüpheliler ve ceza istemleri

İddianamede, 35 şüphelinin "insanlığa karşı suçlar", "soykırım", "kişiyi hürriyetinden yoksun kılma", "eziyet", "mala zarar verme", "nitelikli yağma", "ulaşım araçlarının hareketinin engellenmesi, kaçırılması veya alıkonulması" suçlarından ayrı ayrı ağırlaştırılmış müebbet ve bin 102'şer yıl 9'ar aydan 4 bin 596'şar yıla kadar hapisle cezalandırılmaları talep ediliyor.

İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilen iddianamede, şu isimler "şüpheli" olarak yer alıyor:

"İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, İsrail Savunma Bakanı Israel Katz, Eski İsrail Savunma Bakanı Yoav Gallant, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich, İsrail Miras Bakanı Amichai Eliyahu, İsrail Kamu Güvenlik Bakanı İtamar Ben Gvir, İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, İsrail Deniz Kuvvetleri Komutanı David Saar Salama, İsrail Genelkurmay Başkanlığı Sözcüsü Arye Sharuz Sharuz Shalicar, İsrail Savunma Kuvvetleri Sözcülük Birimi Başkanı Daniile Hagari, İsrail Harekat Dairesi Başkanı Itzhak Cohen, İsrail 146. Tümen Komutanı (Subay) Beni Aharon, Eski Mossad Direktörü Yesi Cohen, İsrail Siyasetçisi - Eski Askeri Binbaşı - Siyonist Konseyi Üyesi Yigal Brand, Avukat - Siyasetçi - Knesset Üyesi Tally Gotli, Emekli İsrail Askeri (Albay) - Siyasetçi Ran Cohen, Emekli İsrail Askeri (Albay) Omer Barlev, İsrail Eski Askeri (Yarbay) - Jenix Teknoloji Firması Sahibi Tom Elgara, İsrail Emekli Askeri - Müzisyen Yehuda Vach, İsrailli Gazeteci - Savunma/Güvenlik Uzmanı Yoav Zaıtoun, İsrailli Kabalist-Haham Nir Ifergan, İsrail Sosyal Medya Fenomeni Sivan Amitai, Ghassan Alian, Ariek Kalnner, Guy Tankhilevich, Itay Yari, Moshe Trofi, Oded Edni, Omri Gu, Or Volochinsky, Sean Glass, Shalev Subai, Sharon Kori, Daniel Ella, Afek Moskovitch" 

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı

23.10.2026 12:01:00
AA
 
 Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı
 Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı
Zonguldak'ın Kilimli ilçesindeki maden ocağında meydana gelen grizu patlaması sonucu 2 kişi hayatını kaybetti, 5 kişi yaralandı.

Gelik beldesi Dereiçi mevkisindeki özel kömür madeni ocağında grizu patlaması meydana geldi.

İhbar üzerine bölgeye AFAD, sağlık ve itfaiye ekipleri sevk edildi.

Ocaktan çıkarılan 2 kişinin hayatını kaybettiği belirlendi, 5 yaralı hastaneye kaldırıldı.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.