Başta Rusya olmak üzere dünyanın 150'yi aşkın ülkesinde birçok maddesi uygulanan Milli Ekonomi Modeli hakkında Türkiye'deki malum basın ve medya kör, sağır ve dilsizi oynamaya devam ederken, mızrak çuvala sığmıyor ve bu medya unsurlarına konuk olan bazı akademisyenler her türlü karartma ve sansüre rağmen Milli Ekonomi Modeli'nin uygulanması gerektiğinden bahsediveriyorlar.Geçtiğimiz günlerde, 22 Ocak 2015 tarihinden meşhur bir ekonomi kanalına konuk olan bir finans uzmanı ekonomist de küresel piyasalardan bahsedilirken, Türkiye'nin de acilen Milli Ekonomi Modeli'ni uygulaması gerektiğinden bahsetti. Tabii ki, daha öteye gidemedi, reklam arasıyla konuşma sona erdirildi.Tabi, şu gerçeği de ifade etmek lazım, bugün Türkiye'nin birçok üniversitesindeki akademisyenler Milli Ekonomi Modeli'nin projelerinden derslerinde bahsediyorlar, çözüm olarak öğrencilerine sunuyorlar ama malum basın ve medyanın global sermaye ve de siyasi irade korkusuyla öylesine bir karartması var ki bu gündeme taşınmıyor. Ama Milli Ekonomi Modeli'nin (MEM) dünya sahnesine çıkış tarihi olan 2005 yılından bu yana tüm dünyada MEM eksenli öylesine gelişmeler yaşandı, yaşanıyor ve yaşanacak ki, artık MEM gerçeğini daha fazla gizlemeleri mümkün olmayacak.Modelin sahibi Prof. Dr. Haydar Baş'ın ifade ettiği gibi dünyada yaşanan MEM gerçeğinin etkileri bir tsunami gibi Türkiye'ye de gelecek.Rusya 2006 yılından bu yana MEM'i uyguluyor, hatta 27 Şubat 2013 Prof. Dr. Baş'ın Duma ziyaretinden sonra kanunlaştırarak tümüyle uygulamaya başladı. Her şeyden önemlisi Rusya elde ettiği gücün kaynağının MEM olduğunu da asla gizlemedi.Duma toplantısı tarihi bir toplantıydı, Rusya'nın Müslüman bir Türk'ün modeliyle dünyanın zirvesine çıktığını tüm dünyaya ilanıydı. Rusya geçtiğimiz yıl İstanbul'da yapılan bir törenle Bağımsız Türkiye Partisi ile mutabakat zabtı imzalayarak bu ilanını pekiştirdi.Fakat dikkat edin, bu tarihi hadiseler normalde Türkiye'nin bütün gazetelerinde manşetten verilmesi gerekirken bir satır bile yer almadı.Rusya'nın Çin ile yaptığı "milli paralarla ticaret" anlaşması sadece Milli Ekonomi Modeli'nde ifade edilen bir dış ticaret projesiydi. Rusya-Çin arasında başlayan bu dış ticaret şekli, Hindistan, Brezilya, Arjantin, Şili, İran, Türkiye ve daha birçok ülkeye yayıldı.Bu Sayın Baş'ın projesi olmasına rağmen medya ve basınımız bir satır yer vermedi.Ve Yunanistan seçimleri? SYRIZA partisi yüzde 4'ler seviyesindeyken, alışılmıştan öte bir söylemle çıkarak yüzde 36 oy alarak iktidar koltuğuna oturdu.Bu söyleme baktığınızda, Türk milletinin 2002 yılından bu yana çok yakından bildiği bir söylemdi; devlet kurumlarının millileştirilmesi, yabancılara satışının yasaklanması, asgari ücretlerin artırılması, belirli bir gelirin altında olan vatandaşlardan veri alınmaması, bedava elektrik, bedava sağlık ve eğitim hizmeti, borçların silinmesi vs.Bunlar Prof. Dr. Haydar Baş'ın Milli Ekonomi Modeli ve Bağımsız Türkiye Partisi'nin projeleriydi.Durum buyken, medya-basın bunu manşetten vermesi gerekirken, siyasi irademiz bunu takdir etmeliyken, Türk milleti sokaklara dökülüp içlerinden çıkan bir ilim ve siyaset adamının vatansever modelinin bir ülkede daha iktidar olmasını kutlaması gerekiyorken tam tersi, millet suspus, medya-basın suspus oldu.AKP siyaseti ise bırakın takdir etmeyi, sırf MEM ve Prof. Dr. Haydar Baş gerçeğini gizlemek için SYRIZA'nın zaferini sahiplenmek istedi; SYRIZA milletvekili "Biz AKP'nin tam tersiyiz" açıklaması yapınca tüm dünya ve Türk milleti nezdinde komik duruma düştü. AB ülkelerinde sırada Fransa ve İspanya gibi ülkeler var. Tüm dünyada birçok yönüyle uygulanan MEM, kapitalizmin beşiği olan Batılı ülkelerde de dalga dalga yayılıyor.Siyasilerimiz ve medya-basın organları ne kadar gizlemeye çalışsalar da çalışsınlar eninde sonunda Türkiye ve Türk milleti de MEM gerçeğiyle tanışacaktır.O gün geldiğinde bu gizlemeye çalışanlar, kandırdıkları Türk milletinin yüzüne nasıl bakacaklar merak konusu?
Murat Çabas / diğer yazıları
- Borç dağının altında ezilen ipotekli hayatlar ve çıkış yolu / 08.08.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026
- Çerçeve yasa kimin geleceğini inşa ediyor? / 07.08.2026
- Petrol için ittifak, insanlık için sessizlik / 06.08.2026
- Alevlerin kıyısında zamanla yarış / 05.08.2026
- ABD tıkandı, İsrail rahatsız, İran'dan geri adım yok / 04.08.2026
- Dimyat saldırısı ve ‘sahte bayrak’ şüphesi / 03.08.2026
- Mutfaktaki yangın ve derinleşen işsizlik / 02.08.2026
- Körfez'de çok yönlü satranç ve vekalet savaşları / 01.08.2026
- İran’ın Hürmüz stratejisi ve İsrail-ABD hattındaki gizli trafik / 31.07.2026
- Kıbrıs’ta taviz mi, tam bağımsızlık mı? / 30.07.2026























































