HOŞGELDİNİZ! BUGÜN 26 HAZİRAN 2022, PAZAR

Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI

13.10.2012 00:00:00
Bazıları, Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin İran'da devlet dairelerinde görevlendirilmediklerini iddia etmektedirler. Hâlbuki İran Parlamentosunda Ehl-i Sünnet kardeşlerimizden olan milletvekilleri bulunmaktadır. Belediye meclislerinde, valiliklerde, belediye başkanlıklarında, emniyet ve orduda Ehl-i Sünnet kardeşlerimiz görev yapmaktadır. Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait okullar ve medreselerin dışında (Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin yaşadığı) İran'ın her bölgesinde Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camiler bulunmaktadır. İran İslam Cumhuriyeti genelinde 70 bin dolayında cami bulunmaktadır. Bu camilerden 60 bini Şiilere 10 bini Sünnilere aittir.
Hâlbuki İran İslam Cumhuriyeti nüfus sayımına göre (beş yıl önceki sayım) İran'da 72 milyon insan yaşamaktadır. Bunun % 99'u Müslümanlardan oluşmaktadır. Bunun da % 7'sini Sünniler teşkil etmektedir. Bu sayıma göre ülke genelinde 5 milyon kadar Sünni yaşamaktadır. Ve ülkede bulunan Ehl-i Sünnet kardeşlerimizin camii sayısı 10 bin dolayındadır. Bu istatistiğe göre her 500 Sünni'ye bir cami düşmektedir. (Türkiye'de her 900 kişiye bir cami düşmektedir.)
Eğer ülkedeki % 7 olan Sünni nüfusu Şiilerden çıkarırsak geriye 66 milyon Şii Müslüman kalmaktadır. (bir milyon kadar öteki dinler) 66 milyon Şii nüfusa göre camii sayısını hesapladığımız zaman her 1100 Şii Müslüman'a bir camii düşmektedir.
Gayri resmi rakamlara göre ise ülkede bulunan Şii camilerin % 40'ı cami imamından yoksun bulunmaktadır. Yani her yüz camiden 40'ının imamı bulunmamaktadır. Ve bu camilerin büyük bir kısmı tamire ihtiyaç duymaktadır.
İran İslam Cumhuriyetinde yaşayan Ermeni Hıristiyan sayısı ise 150 bin dolayındadır. Ülkede Ermenilere ait kilise sayısı ise 300'dür. Buna göre her 500 Ermeni'ye bir kilise düşmektedir.
Dikkat edildiği gibi İran İslam Cumhuriyeti bir İslam ülkesi olmasına ve Şii mezhebi fıkhına göre yönetilmesine rağmen öteki din ve mezhepler Şiilerden çok daha fazla imkana ve ibadethaneye sahiptirler. İran İslam Cumhuriyeti şehirlerine göre Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait olan cami Sayısı:
Batı Azerbaycan Eyaleti (Urumiye bölgesi): Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 1465
Buşehr:  Ehl-i Sünnet kardeşlerimize camii Sayısı 106 Tahran: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 9 (ve sayısı bilinmeyen bir çok mescit)
Horasan: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 746. Sistan-Belucistan: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait cami sayısı 3546. Sistan-Belucistan eyaletinde yaşayan Sünni sayısı: 824.395 kişi olmasına rağmen cami sayısı 3546. Burada yaşayan Şii sayısı ise 898.184. Şiilerin cami sayısı ise sadece 322. Resmi rakamlara göre Sünni Şii sayısı neredeyse aynı olmasına rağmen Sünnilerin cami sayısı Şiilerin cami sayısından kat be kat daha fazladır!
Fars: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 212. Kürdistan: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 1768. Kerman: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 21. Kermanşah: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 341. Gulistan: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 1017. Gilan: Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı 89. Hurmuzgan: Sünnilere ait cami sayısı 1032. İran genelindeki Ehl-i Sünnet kardeşlerimize ait camii sayısı toplam: 10344.
İran Parlamentosundaki Ehl-i Sünnet kardeşlerimizden olan milletvekillerinin listesi  İran parlamentosunda görev yapan toplam milletvekili sayısı 290'dır. Bu milletvekillerinin 19'u Ehl-i Sünnete, 12'side öteki dini azınlıklara aittir.  
Malum yazarın söylediği gibi Şiaları cami yıkan, azınlıkları haklarından mahrum eden olarak tanıtmak gerçeklerle bağdaşmamaktadır.  Malum yazar hakkında şunu da yazmadan geçemeyeceğim: Yeni Asya gazetesi 07 Haziran 2010 Pazartesi haberinde Mavi Marmara gemisi hakkında şunları söylemiştir; "Mavi Marmara gemisinin yolcularından Mustafa Özcan, gönüllüler arasında "Müslüman İsevi"lerin de bulunduğunu anlattı." Başka bir zaman şöyle diyor: "İsevi Müslümanlar bağlamında, siyah bir Amerikalı rahibenin Müslüman olması ve onun ötesinde hizmet verdiği kilisede beş vakit namaz kılmasıdır. Rahibe ve arkadaşları, kilisenin bir bölümünü mescid haline getirmişler ve oraya yaygılar ve kilimler sermişler ve topluca ve ferdi olarak orada beş vakit namazlarını eda ediyorlar. Homes Reden'in tek üzüntüsü, eskisi gibi çocukları vaftiz edememesi ve bu görevin elinden alınmasıymış." (MustafaÖzcan, 30.07.2009,http://www.timeturk.com/yazardetay.asp?Newsid=14796) Malum yazar "İsevi Müslümanlar veya Müslüman İseviler" diyerek neyi amaçlıyor acaba ve İslam dinine göre Müslüman'ın ancak ve ancak "Muhammedi Müslüman" olacağını bilmiyor mu acaba!? Bu konuda yorumu siz aziz okuyuculara bırakıyorum.
Altı bölümden oluşan bu konuya son noktayı koymadan önce Ayetullah Sistani'nin, Ehl-i Sünnet kardeşlerimiz için söylediği bir sözü tekrar hatırlatmayı faydalı görüyorum. Şii Müslümanlara buyuruyor ki; "Sünniler sizin kardeşinizden de öteye canınızdır, özünüzdür." Bu sözü Irak Samarra'daki Askeriye Türbesine yapılan bombalı saldırıdan hemen sonra söylemiş ve böylelikle Müslümanlar arası birliğin zedelenmemesini sağlamış, Müslümanlar arası mezhep çatışması çıkarmak isteyenlerin planlarını alt üst etmiştir.  Bizde; Ehl-i Sünnet kardeşlerimizden olan âlimleri, aydınları, yazarları, sanatçıları, siyasileri, kanaat önderlerini aynı hassasiyeti göstermeye, yakılmak istenen "mezhep savaşları" fitnesine beraber karşı koymaya davet ediyoruz ve İmam Malik'in şu sözünü hatırlatmanın da faydasının olacağını umuyoruz: Şeyh Abdullah bin Cibrin Mecmu Feteva kitabında şöyle yazmaktadır: İmam Malik şöyle demektedir: "Eğer birisinin kâfirliğine % 99 ve imanına sadece % 1 ihtimal versem, Müslüman'a hüsnü zandan dolayı onun amelini müminliğe yormak gerekir."
Sözlerimi Hz. Peygamber Efendimizin Medine'sinin kapısı, ilim şehrinin kapısı Hz. İmam Ali'nin şu hadis-i şerifleri ile noktalıyorum: "Bir fitne sizi kaplayıp çocuğu yaşlandırıp, yaşlıları yıpratınca, haliniz ne olacak?! O zaman insanlar bidatleri sünnet sanıp onlara amel eder ve onlardan biri değiştirildiğinde, "Resûlullah'ın sünneti değiştirildi" diyerek rahatsız olurlar, oysa insanlar kötü ve çirkin işler yapmaktalar. Ardından bela ve musibetler şiddetlenir, çocuklar esir düşer, ateşin odunu ve değirmen taşının taneyi ezdiği gibi fitneler onları ezer. İşte böyle bir durumda Allah'tan başkası için fıkıh (bilgi) edinirler ve ilim öğrenirler; fakat amel etmek için değil; ahiret amellerini vesile ederek dünyayı elde etmeye çalışırlar!" (Usul-u Kafi, Önsöz bölümü).  
 
Mehdi Aksu / diğer yazıları
- Eleştiri nedir ve nasıl olmalıdır? / 03.12.2012
- Maruf’a davet terk edilince değerler yozlaşır / 02.12.2012
- Hayırlı ümmetin önemli özelliği / 28.11.2012
- Marufa davet etmenin yöntemleri / 27.11.2012
- Marufa emretme ve münkerden nehyetme / 25.11.2012
- Bu mudur Ehl-i Beyt sevgisi / 22.11.2012
- İmam Hüseyin ve sünnet kavramı / 21.11.2012
- Muharrem aylarında genelde konuşulmayanlar / 20.11.2012
- İmam Hüseyin’i anlayabildik mi? / 19.11.2012
- Sönmeyen ebedi aşkın Hüseyin / 17.11.2012
- Hz. Hüseyin’in faziletlerinden / 16.11.2012
- “Biz” olmanın gerekleri / 14.11.2012
- Biz!-II / 13.11.2012
- Biz!-I / 12.11.2012
- Ehl-i Beyt’in yüce makamı / 06.11.2012
- Marifet-i Ehl-i Beyt / 05.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-II / 02.11.2012
- Yeni Mesaj okurlarına-I / 01.11.2012
- Marifet-i İmam / 31.10.2012
- Tanıma (marifet) / 30.10.2012
- Mürekkebi döken değil, içendir ehil / 29.10.2012
- Anlayış meselesi / 23.10.2012
- Velayet hadislerinden... / 20.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 19.10.2012
- Ehl-i Beyt imamları dinin mercileridir / 18.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-II / 16.10.2012
- "Kanlı gömlek" bir kez daha sahnede-I / 15.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-VI / 13.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-V / 12.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-IV / 11.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-III / 09.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri saptırmak-II / 08.10.2012
- Mezhepçilik fitnesini körüklemek ve gerçekleri çarpıtmak-I / 06.10.2012
- Rivayetlerde On İki İmamın isimleri / 05.10.2012
- Kaynaklara göre On İki İmam hadisleri / 04.10.2012
- İmamete dair / 03.10.2012
- Zillet bizden uzaktır / 30.09.2012
- Kutsallara saldıran canilere sessiz kalma / 28.09.2012
- Zalim ne anlar masumiyetten / 27.09.2012
- İnkarı mümkün olmayan Gadir-i Hum / 26.09.2012
- Nur ve nar'ın furkanı / 25.09.2012
- Mevla kelimesinin anlamı / 24.09.2012
- İki kanıt / 23.09.2012
- Gelin canlar bir olalım / 20.09.2012
- Ehl-i Beyt sevgisinin faydası nedir? / 19.09.2012
- Allah için sevmenin önemi / 18.09.2012
- Sevgi ve nefret ilkelere göre olmalı / 17.09.2012
- Ehl-i Beyt'i tanıma ve tevhid / 15.09.2012
- Hz. Musa görüntüsünde firavunluk yapanlar / 14.09.2012
- Akıl mı, aşk mı? / 12.09.2012
- Dikkat! Zamanlardan fitne zamanı / 10.09.2012
- Ehl-i Beyt / 09.09.2012
- İcmal gençliği / 06.09.2012
- Barış Günü ve Suriye olayları / 05.09.2012
- Neden cahil kaldık? / 04.09.2012
- Ruhun gıdası ilahi reçetelerde aranmalıdır / 03.09.2012
- İnsan eğitiminde namazın rolü / 02.09.2012
- Maun Suresi ve müslümanların durumu / 01.09.2012
- Kişiler ve olayları analiz terazisi / 31.08.2012
- Akıl cevheri / 30.08.2012
- En şüca insan kimdir? / 29.08.2012
- Büyük cihadın ve küçük cihadın farklılıkları / 28.08.2012
- Neden cahil kaldık? / 27.08.2012
- Kimdir Müslüman? / 22.08.2012
- Midesi için yaşayanlar / 18.08.2012
- Seyr-i Sülukun alemdeki etkinliği / 17.08.2012
- Melekler kimlere nazil olur? / 16.08.2012
- İlim-iman farkı ve insanın tekamülü / 14.08.2012
- Nefis tezkiyesinin yapılmamasının zararları / 13.08.2012
- Emek ve hizmete kadirşinas olmak / 09.08.2012
- Dört kanun / 08.08.2012
- Hidayete vesile olmanın fazileti / 07.08.2012
- Öğretmenler ve öğretenlerin değeri / 06.08.2012
- İlme önem verebildik mi? / 05.08.2012
- Ortak akıl, saadet ve güzellik getirir / 04.08.2012
- Ortak akıl ve istişare / 03.08.2012
- Suriye olayları ve Arakan'da yaşanan vahşet / 30.07.2012
- Ekseni kayan birlik ve Suriye meselesi / 29.07.2012
- Suriye olaylarının analizi ve Müslümanların durumu / 28.07.2012
- Hayır konuşmayan, hayır bulamaz / 27.07.2012
- Hakkı haykırmak ilkeli olanların işidir / 26.07.2012
- Dalkavukluk alçaklıktır / 24.07.2012
- Ehl-i Beyt nimetine nankör olmanın ağır bedelleri / 23.07.2012
- İlim ve özgür ortam / 21.07.2012
- Çanakkale ruhu / 18.07.2012
- Gençlik ve önemi / 17.07.2012
- Gençlerin eğitiminin önemi / 16.07.2012
- Gençlik çağı kazanım dönemidir / 14.07.2012
- Vurdumduymazlık faciası / 13.07.2012
- Burjuvazi ile yozlaşan Müslümanlar / 12.07.2012
- Gösteriş budalası olmanın şekilleri / 10.07.2012
- Adam-adamcık / 09.07.2012
- Nehcü'l-Belağa'ya göre insan sınıfları / 07.07.2012
- Akıp giden ömürler / 06.07.2012
- Müslüman, kendisine kimleri model edinmelidir? / 05.07.2012
- Yanlışa tavır / 04.07.2012
- Şeytanlaşmış insanlar / 03.07.2012
- Allah'ın sevdiğini herkes sever mi? / 01.07.2012
- Allah'ı mı, halkı mı razı etmek? Hangisi kolay? / 30.06.2012
- Değerlerimizden ödün vermemeliyiz / 28.06.2012
- Medya ve Ehl-i Beyt programları / 28.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları ve bardağa dolu tarafından bakmak / 26.06.2012
- Değerlerinden ödün veren toplum gerilemeye mahkumdur / 25.06.2012
- Sığ düşünceler / 23.06.2012
- Vahdeti ilke edinenler / 22.06.2012
- Vahdetsizlik toplumların ecelini getirir / 20.06.2012
- Vahdeti ihlal edenin tevhidi bozulur / 19.06.2012
- Vahdet olgusuna göre yaşamanın önemi / 18.06.2012
- Ehl-i Beyt sempozyumları birliğimize hizmet ediyor / 17.06.2012
- Hedefsizlik faciası / 14.06.2012
- Terör fitneden kaynaklanır / 12.06.2012
- Fitne: Değerleri öldüren zehirin adı / 11.06.2012
- Fitne / 09.06.2012
- Din tüccarlarına karşı vazifelerimiz / 08.06.2012
- Din tüccarları / 07.06.2012
- Hz. Peygamberin, ümmeti adına korkuları / 06.06.2012
- Nur ile zulmetin savaşı / 05.06.2012
- Allah adına aldatan din tüccarları / 04.06.2012
- İnsan sretindeki şeytanlar / 03.06.2012
- İblis'in avlanma yöntemleri / 02.06.2012
- Hakka karşı batılın mücadele tarzı / 01.06.2012
- Bitmeyen Hak ve batıl mücadelesi / 31.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-2 / 30.05.2012
- Tarih Ehl-i Beyt Sempozyumu'nda 7 sorunun cevabı-1 / 29.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-6 / 28.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-5 / 25.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-4 / 24.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-3 / 22.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-2 / 21.05.2012
- Hz. Ali'den yöneticilere-1 Halka hizmet Hakka hizmet midir? / 19.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-III / 18.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-II / 15.05.2012
- Rabbani alimler ve iktidarlarla ilişkileri-1 / 14.05.2012
- Köleler ve özgürler-2 / 13.05.2012
- Tarihi Ehl-i Beyt Sempozyumu’nun önemi / 12.05.2012
- Köleler ve Özgürler - 1 / 09.05.2012
- Hedef gösterme, hedef gösterilme-2 / 08.05.2012
- Hedef gösterme ve gösterilme-I / 07.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 2 / 05.05.2012
- Cahilliğin versiyonları - 1 / 03.05.2012
- Kuran ve Ehli Beyt beraberliği / 01.05.2012
- Vah haset edene, ah haset edilene! / 29.04.2012

Yeni Mesaj arşivinde 'tarihte bugün'

Yeni Mesaj Gazetesi arşivi 2001 yılına kadar eksiksiz içerikle erişime açık olup ayrıca tüm arşivde anahtar kelimelerle arama yapmak da mümkündür.

13.10.2011, 13.10.2010, 13.10.2009, 13.10.2008, 13.10.2007, 13.10.2006, 13.10.2005, 13.10.2004, 13.10.2003, 13.10.2002, 13.10.2001, 13.10.2000, 13.10.1999, 13.10.1998, 13.10.1997, 13.10.1996, 13.10.1995, 13.10.1994, 13.10.1993


logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 425 10 66
Faks: (212) 424 69 77
E-posta: [email protected] [email protected]


WhatsApp haber: (0542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2022

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez.