"Mezhepler arası savaş olmuş mudur?" sorusuna, korkmadan ve cesaretle verilecek tek cevap pek tabi ki evettir.
Ama Hıristiyan dininin mezhepleri arasındaki müntesiplerinin savaşlarıdır. Bunlara verebileceğimiz ilk örnek Katolik-Ortodoks savaşıdır. Avrupa'da Hıristiyanlık, Roma İmparatorluğu'nun bu dini resmi din olarak seçmesiyle yayılmıştır (m.s. 312). Roma imparatorluğunun Doğu ve Batı diye iç karışıklıklar yüzünden ikiye ayrılması ile (m.s. 395) aralarındaki itikat uçurumları giderek açılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu'nun yerine Bizans'ın geçmesiyle (m.s. 1054) Ortodoksluk mezhebi resmen kurulmuş oldu.
Bu iki mezhebin birbirlerine tam ters inançları ve ibadetleri, Hıristiyanlık dininin en başından en sonuna kadar yılbaşı bayramlarından matem günlerine kadar hep farklılıklar arz eder. Türklerin, sultanları Alparslan ile Malazgirt'te büyük bir zafer kazanmaları ve arkasından Anadolu'ya girip adım adım toprakları fetih etmelerinden dolayı, endişeye kapılan Ortodoks Bizanslılar, Katolik olan, Venediklilerden yardım istemek mecburiyetinde kalmışlardı. Yardıma gelen Katolikler ise İstanbul'da tarihte eşine az rastlanabilecek bir caniliği ve talanı Ortodokslara reva görmüş, hatta zamanın Katolik Papası Ortodoksluğu ve Ortodoksları ortadan kaldırıp Hıristiyanlığı tek bir mezhep üzerinde kaim etmek istemişti. Böylece Katoliklerin bu caniliği ile tanışan Ortodokslar 1204-1261 yıllarında mezhepler savaşına daha doğrusu Katolik soykırımına maruz kalmışlardır.
Mezhepler arası savaşa ikinci örnek Protestanlar ile Katolikler arasındaki savaştır. Alman prenslerinin, Katolik kutsal imparatorluğa karşı isyanları şeklinde başlayıp daha sonrasında bir tarafta İngiltere, Fransa, Hollanda, İsveç ve Danimarka diğer tarafta ise İspanya, Katolik Alman devletleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasında otuz sene süren bir savaş oldu (1618-1648).
Otuz yıl savaşları neticesinde Kutsal İmparatorluk parçalandı. Milyonlarca insan öldü. Savaş öncesi nüfusu on altı milyon olan Bohemya, Bredenburg, Pomeranya, Rheiland bölgelerinin nüfusu altı milyona düştü. Anlaşılacağı üzere öldürülenler savaş alanlarından daha çok, sivil halkın yaşadığı alanlarda öldürülmüşlerdi. Alman topraklarında sürdürülen bir dizi uluslararası ve iç savaş Katolik ve Protestan davası üzerinden yürütüldü, soykırım ve katliamlarda direk sivil halklar hedef alındı.
İslam tarihinde ise hiçbir mezhebin, hiçbir mezhebe bu tür bir uygulamasına rastlanmamıştır. Hemen Osmanlı Sultanı Yavuz'un Safevi Şahı İsmail'i çaldıranda yenmesi neticesindeki Anadolu Alevi katliamından bahsedebilirsiniz. Acaba aynı Yavuz'un merçidabıkta halife 3. Mütevekkile isyan etmesi ve Memlukluları hezimete uğratması neticesinde Ridaniye ve Kahire'de yapmış olduğu katliamları nasıl Mezhep savaşı diyebilirsiniz ki!
Mezhep savaşları Avrupalı ve İslam düşmanı güçler tarafından İslam coğrafyasında oynatılmak istenen bir oyunun senaryosudur. Taassuba kapılıp boğulanları İslam'ın sahiline çıkaracak ve onlara can nefesi olacak Haydari nefesi bekliyoruz. Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi inşallah en yakın bir zamanda nasip eder.
Ama Hıristiyan dininin mezhepleri arasındaki müntesiplerinin savaşlarıdır. Bunlara verebileceğimiz ilk örnek Katolik-Ortodoks savaşıdır. Avrupa'da Hıristiyanlık, Roma İmparatorluğu'nun bu dini resmi din olarak seçmesiyle yayılmıştır (m.s. 312). Roma imparatorluğunun Doğu ve Batı diye iç karışıklıklar yüzünden ikiye ayrılması ile (m.s. 395) aralarındaki itikat uçurumları giderek açılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu'nun yerine Bizans'ın geçmesiyle (m.s. 1054) Ortodoksluk mezhebi resmen kurulmuş oldu.
Bu iki mezhebin birbirlerine tam ters inançları ve ibadetleri, Hıristiyanlık dininin en başından en sonuna kadar yılbaşı bayramlarından matem günlerine kadar hep farklılıklar arz eder. Türklerin, sultanları Alparslan ile Malazgirt'te büyük bir zafer kazanmaları ve arkasından Anadolu'ya girip adım adım toprakları fetih etmelerinden dolayı, endişeye kapılan Ortodoks Bizanslılar, Katolik olan, Venediklilerden yardım istemek mecburiyetinde kalmışlardı. Yardıma gelen Katolikler ise İstanbul'da tarihte eşine az rastlanabilecek bir caniliği ve talanı Ortodokslara reva görmüş, hatta zamanın Katolik Papası Ortodoksluğu ve Ortodoksları ortadan kaldırıp Hıristiyanlığı tek bir mezhep üzerinde kaim etmek istemişti. Böylece Katoliklerin bu caniliği ile tanışan Ortodokslar 1204-1261 yıllarında mezhepler savaşına daha doğrusu Katolik soykırımına maruz kalmışlardır.
Mezhepler arası savaşa ikinci örnek Protestanlar ile Katolikler arasındaki savaştır. Alman prenslerinin, Katolik kutsal imparatorluğa karşı isyanları şeklinde başlayıp daha sonrasında bir tarafta İngiltere, Fransa, Hollanda, İsveç ve Danimarka diğer tarafta ise İspanya, Katolik Alman devletleri ve Kutsal Roma İmparatorluğu arasında otuz sene süren bir savaş oldu (1618-1648).
Otuz yıl savaşları neticesinde Kutsal İmparatorluk parçalandı. Milyonlarca insan öldü. Savaş öncesi nüfusu on altı milyon olan Bohemya, Bredenburg, Pomeranya, Rheiland bölgelerinin nüfusu altı milyona düştü. Anlaşılacağı üzere öldürülenler savaş alanlarından daha çok, sivil halkın yaşadığı alanlarda öldürülmüşlerdi. Alman topraklarında sürdürülen bir dizi uluslararası ve iç savaş Katolik ve Protestan davası üzerinden yürütüldü, soykırım ve katliamlarda direk sivil halklar hedef alındı.
İslam tarihinde ise hiçbir mezhebin, hiçbir mezhebe bu tür bir uygulamasına rastlanmamıştır. Hemen Osmanlı Sultanı Yavuz'un Safevi Şahı İsmail'i çaldıranda yenmesi neticesindeki Anadolu Alevi katliamından bahsedebilirsiniz. Acaba aynı Yavuz'un merçidabıkta halife 3. Mütevekkile isyan etmesi ve Memlukluları hezimete uğratması neticesinde Ridaniye ve Kahire'de yapmış olduğu katliamları nasıl Mezhep savaşı diyebilirsiniz ki!
Mezhep savaşları Avrupalı ve İslam düşmanı güçler tarafından İslam coğrafyasında oynatılmak istenen bir oyunun senaryosudur. Taassuba kapılıp boğulanları İslam'ın sahiline çıkaracak ve onlara can nefesi olacak Haydari nefesi bekliyoruz. Rabbim bizlere o güzel günleri görmeyi inşallah en yakın bir zamanda nasip eder.
Yorumlar
Yorum bulunmuyor.
Ali Nezir / diğer yazıları
- Başımıza gelmeden! / 01.08.2025
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024
- Maarif yüzyılı! / 13.01.2025
- Denizcilik İşletmeleri / 27.12.2024
- Savaşların kazananları! / 06.12.2024
- Ortadoğu’da gözü olanlar! / 25.10.2024
- Şam’ın ve Halep’in limanı Beyrut’tur! / 18.10.2024
- Kahire’deki Türk şehitliği! / 20.09.2024
- Kavimler göçü veya sığınmacılar! / 17.08.2024
- Avrupalıların keşif dediği ‘sömürü’! / 09.08.2024
- Top oynayan çocuklara atılan füze / 30.07.2024






























































































