Milli devlet ve küreselleşme meselesi -2-
Milli Devlet ise kaynakların sınırsız olduğunu kabul eder. Bir ülkenin kaynakları hem devlete, hem de o ülkede yaşayan millete aittir
23.10.2026 00:23:00
Haber Merkezi
Haber Merkezi





Milli Devlet ise kaynakların sınırsız olduğunu kabul eder. Bir ülkenin kaynakları hem devlete, hem de o ülkede yaşayan millete aittir.
Kaynaklar devlet–millet ortaklığıyla devreye konulacak ve ihtiyacı olanın kaynaklara ulaşmasında devlet bizatihi yardımcı olacaktır. Kapitalist, liberal ve sosyalist ülkelerin hedefledikleri ama bir türlü başaramadıkları ve asla başaramayacakları, "insanı kalkınmanın merkezine oturtma" hedefi, Milli Devletin çıkış noktasıdır.
Milli Devlet, Sosyal Devlet projeleriyle insanlara ihtiyaçlarını karşılayabileceği imkanları sunar. Parasızlık yüzünden tüketim kabiliyetini kaybetmiş olan insanlar, yeniden bu kabiliyeti kazanır.
Tüketimin artması üretimi tetikler, bunun neticesinde de devletin vergi gelirlerinde artış olur. Devletin geliri artar, üretici pazar bulup kazanmaya başlar, sosyal yardımları alan vatandaş da ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılama imkanını elde eder.
Böylece sosyal adalet ancak temin edilmiş olur Sosyal adalet, fakirleri daha fakir, zenginleri daha zengin yapan kapitalizm ile, ya da eşitlik adı altında insanların mülkiyet hakkını kısıtlayan komünizmle asla elde edilemez.

Küreselleşme gelir dağılımdaki adaletsizliğin ana kaynağıdır. Oysa Milli Devlet modeli özellikle Sosyal Devlet anlayışı ile gelir dağılımında adaleti oluşturmaktadır
c– Küreselleşme, iki temel noktada yoğunlaşmaktadır. Birincisi üretimin küreselleşmesi, ikincisi ise sermayenin küreselleşmesidir.
Milli Devlet anlayışında üretim de, sermaye de özgürlüğüne kavuşturulacaktır. İsteyen herkes sermayeye sahip olacak, isteyen herkes kabiliyetine göre üretim yapabilecektir. Ne üretim ne de sermaye belli global odakların elinde olmayacaktır. Böylece bütün insanların kabiliyetlerini devreye koymaları mümkün. Olacaktır.
Gerek sermayenin gerekse üretimin tekelleşmesi kabiliyetlerin önünü tıkadığı için verimliliği de kısmaktadır. Milli Devlet dünyada verimliliği arttıran bir modeldir
d– Küreselleşme, sermaye hareketlerini hem hacimsel olarak artırmakta, hem de kısa vadeli ve spekülatif amaçlara yöneltmektedir. Bu da Milli Devlet anlayışı için birçok sakınca ortaya çıkarmaktadır.
2004 yılı ocak sonunda TL'ye dönüştürülüp bir yıl süreyle hisse senetlerinde tutulan "sıcak para", hem döviz kurundaki düşüş hem de hisse senedi fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar nedeniyle son bir yıllık dönemde dolar bazında yüzde 66.9 oranında getiri sağladı.
2004 yılı Ocak sonundaki kurdan 1329 TL'ye dönüştürülen 1000 dolar, bir yıl süreyle İMKB'de tutulduktan sonra bu yıl ocak sonunda 1668.7 dolara çıkmıştır.

Sıcak para denilen yabancı sermaye hareketlerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilediği, bu ülkelerde makro–ekonomik istikrarsızlığa sebep olduğu ve finansal krizlerin sorumlusu olduğu sık sık gündeme gelmektedir. 1994–95'teki Meksika krizi ile 1997–98'deki Asya–Pasifik krizi buna örnek gösterilebilir.
Küreselleşme ile paranın spekülatif alanlarda kullanılması sağlanmıştır. Bu sayede elinde büyük fonlar tutan global sermaye sahipleri anlık hareketlerle inanılmaz karlar elde etmektedir. Spekülatif hareketlerde bir tarafın kazanması için diğer tarafın kaybetmesi gerekir. örneğin bir taraf döviz hareketlerinden para kazanıyorsa diğer tarafta kaybediyor demektir.
Sonuçta global sermaye sahibi olanlar trilyon dolarlar kazanırken sade vatandaşlarda kaybeden taraf olmaktadır. Fatura milletlere ,devletlere çıkmaktadır.
Anlık hareketler ile bir ülke finansal piyasaların çökmesi ile batırılmakta, milletin zenginliği bir anda global sermayenin eline geçmektedir.
Milli Devlet, bütün bu oyunlara asla müsaade etmemekte, hem devletlere iktisadi bağımsızlık kazandırırken spekülatif hareketlere son vererek sade vatandaşların servetlerinin bir anda elde değiştirmesine de engel olmaktadır
e– Küresel güçlerin en önemli silahı paradır; küreselleşmeyle birlikte kendi paralarını azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hakim kılarlar. Bu ülkelerin kendi paralarını kullanmalarına asla müsaade etmezler.
Sömürdükleri ülkelerin mal ve emeklerinin karşılığında kendi paralarını devreye koyarlar. Ülkeler emekle, gayretle üretim yaparlar, Gelişmiş kabul edilen ülkeler ise kağıdı boyayarak bütün bu üretimleri hiçbir emek sarf etmeden kendi ülkelerine transfer ederler.
Milli Devlet bu sömürüye asla müsaade etmemekte. Ülkelerin kendi emekleri ve üretimleri karşılığında kendi paralarının devreye girmesini sağlamaktadır.

f– Küresel ekonomilerde para, ulaşılması zor bir yerdedir. Mübadele(değiş–tokuş) ve tasarruf aracı olarak kullanılan para, maliyetlidir. Faiz unsuru, paraya ekstra bir maliyet kattığından, üretim maliyetlerini de direkt olarak arttırmaktadır. Küresel sermaye, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde paranın tasarruf özelliğini kullanarak hiçbir emek harcamadan akıl almaz kârlar elde etmektedir.
Yukarıda dikkat çektiğimiz üzere, ülkemizde, 2005 yılında İMKB'de değerlendirilen yabancı sıcak para, dolar bazında yüzde 66.9 kazandırmıştır. Bin dolar yatıran bir yatırımcı, hiçbir üretim yapmadan, istihdam sağlamadan yıl sonunda bin 669 dolar elde etmiştir." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)
Kaynaklar devlet–millet ortaklığıyla devreye konulacak ve ihtiyacı olanın kaynaklara ulaşmasında devlet bizatihi yardımcı olacaktır. Kapitalist, liberal ve sosyalist ülkelerin hedefledikleri ama bir türlü başaramadıkları ve asla başaramayacakları, "insanı kalkınmanın merkezine oturtma" hedefi, Milli Devletin çıkış noktasıdır.
Milli Devlet, Sosyal Devlet projeleriyle insanlara ihtiyaçlarını karşılayabileceği imkanları sunar. Parasızlık yüzünden tüketim kabiliyetini kaybetmiş olan insanlar, yeniden bu kabiliyeti kazanır.
Tüketimin artması üretimi tetikler, bunun neticesinde de devletin vergi gelirlerinde artış olur. Devletin geliri artar, üretici pazar bulup kazanmaya başlar, sosyal yardımları alan vatandaş da ihtiyaçlarını fazlasıyla karşılama imkanını elde eder.
Böylece sosyal adalet ancak temin edilmiş olur Sosyal adalet, fakirleri daha fakir, zenginleri daha zengin yapan kapitalizm ile, ya da eşitlik adı altında insanların mülkiyet hakkını kısıtlayan komünizmle asla elde edilemez.

Küreselleşme gelir dağılımdaki adaletsizliğin ana kaynağıdır. Oysa Milli Devlet modeli özellikle Sosyal Devlet anlayışı ile gelir dağılımında adaleti oluşturmaktadır
c– Küreselleşme, iki temel noktada yoğunlaşmaktadır. Birincisi üretimin küreselleşmesi, ikincisi ise sermayenin küreselleşmesidir.
Milli Devlet anlayışında üretim de, sermaye de özgürlüğüne kavuşturulacaktır. İsteyen herkes sermayeye sahip olacak, isteyen herkes kabiliyetine göre üretim yapabilecektir. Ne üretim ne de sermaye belli global odakların elinde olmayacaktır. Böylece bütün insanların kabiliyetlerini devreye koymaları mümkün. Olacaktır.
Gerek sermayenin gerekse üretimin tekelleşmesi kabiliyetlerin önünü tıkadığı için verimliliği de kısmaktadır. Milli Devlet dünyada verimliliği arttıran bir modeldir
d– Küreselleşme, sermaye hareketlerini hem hacimsel olarak artırmakta, hem de kısa vadeli ve spekülatif amaçlara yöneltmektedir. Bu da Milli Devlet anlayışı için birçok sakınca ortaya çıkarmaktadır.
2004 yılı ocak sonunda TL'ye dönüştürülüp bir yıl süreyle hisse senetlerinde tutulan "sıcak para", hem döviz kurundaki düşüş hem de hisse senedi fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlar nedeniyle son bir yıllık dönemde dolar bazında yüzde 66.9 oranında getiri sağladı.
2004 yılı Ocak sonundaki kurdan 1329 TL'ye dönüştürülen 1000 dolar, bir yıl süreyle İMKB'de tutulduktan sonra bu yıl ocak sonunda 1668.7 dolara çıkmıştır.

Sıcak para denilen yabancı sermaye hareketlerinin özellikle gelişmekte olan ülkelerin ekonomilerini olumsuz yönde etkilediği, bu ülkelerde makro–ekonomik istikrarsızlığa sebep olduğu ve finansal krizlerin sorumlusu olduğu sık sık gündeme gelmektedir. 1994–95'teki Meksika krizi ile 1997–98'deki Asya–Pasifik krizi buna örnek gösterilebilir.
Küreselleşme ile paranın spekülatif alanlarda kullanılması sağlanmıştır. Bu sayede elinde büyük fonlar tutan global sermaye sahipleri anlık hareketlerle inanılmaz karlar elde etmektedir. Spekülatif hareketlerde bir tarafın kazanması için diğer tarafın kaybetmesi gerekir. örneğin bir taraf döviz hareketlerinden para kazanıyorsa diğer tarafta kaybediyor demektir.
Sonuçta global sermaye sahibi olanlar trilyon dolarlar kazanırken sade vatandaşlarda kaybeden taraf olmaktadır. Fatura milletlere ,devletlere çıkmaktadır.
Anlık hareketler ile bir ülke finansal piyasaların çökmesi ile batırılmakta, milletin zenginliği bir anda global sermayenin eline geçmektedir.
Milli Devlet, bütün bu oyunlara asla müsaade etmemekte, hem devletlere iktisadi bağımsızlık kazandırırken spekülatif hareketlere son vererek sade vatandaşların servetlerinin bir anda elde değiştirmesine de engel olmaktadır
e– Küresel güçlerin en önemli silahı paradır; küreselleşmeyle birlikte kendi paralarını azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde hakim kılarlar. Bu ülkelerin kendi paralarını kullanmalarına asla müsaade etmezler.
Sömürdükleri ülkelerin mal ve emeklerinin karşılığında kendi paralarını devreye koyarlar. Ülkeler emekle, gayretle üretim yaparlar, Gelişmiş kabul edilen ülkeler ise kağıdı boyayarak bütün bu üretimleri hiçbir emek sarf etmeden kendi ülkelerine transfer ederler.
Milli Devlet bu sömürüye asla müsaade etmemekte. Ülkelerin kendi emekleri ve üretimleri karşılığında kendi paralarının devreye girmesini sağlamaktadır.

f– Küresel ekonomilerde para, ulaşılması zor bir yerdedir. Mübadele(değiş–tokuş) ve tasarruf aracı olarak kullanılan para, maliyetlidir. Faiz unsuru, paraya ekstra bir maliyet kattığından, üretim maliyetlerini de direkt olarak arttırmaktadır. Küresel sermaye, azgelişmiş ve gelişmekte olan ülkelerde paranın tasarruf özelliğini kullanarak hiçbir emek harcamadan akıl almaz kârlar elde etmektedir.
Yukarıda dikkat çektiğimiz üzere, ülkemizde, 2005 yılında İMKB'de değerlendirilen yabancı sıcak para, dolar bazında yüzde 66.9 kazandırmıştır. Bin dolar yatıran bir yatırımcı, hiçbir üretim yapmadan, istihdam sağlamadan yıl sonunda bin 669 dolar elde etmiştir." Devam edecek (Prof. Dr. Haydar Baş Milli Ekonomi Modeli)














































































































