logo
08 KASIM 2026

Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-

Atatürk’ün yanında 24 yılını geçiren Cevat Abbas Gürer, anne Zübeyde ile oğul Mustafa arasındaki ilişkiyi şöyle misallendirir

08.11.2026 00:51:00
Haber Merkezi
 
Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-
Molla Zübeyde, O’na “Mustafa’m” diye hitap ederdi -2-
Atatürk'ün yanında 24 yılını geçiren Cevat Abbas Gürer, anne Zübeyde ile oğul Mustafa arasındaki ilişkiyi şöyle misallendirir:

"…Türkiye Büyük Millet Meclisi Hükümeti'nin İtalya'da, Almanya'da, Bulgaristan'da mümessilleri henüz mezkûr devletlerce resmen kabul olunmamıştılar. Yalnız Sovyet Rusya, İran ve Afganistan'da sefirlerimiz mevcuttu.

İşte harici vaziyetimizin böyle olduğu bir sırada Fransız edibi Mösyö Claude Farrere (Klot Farer) İstanbul'a gelmiş ve Atatürk'le mülakat talebinde bulunmuştu.

(…) Bilhassa Erzurum Kongresi'nin akdinden sonra ihanet timsali Vahdettin tarafından idama mahkum edilen Mustafa Kemal'in akıbetini düşünmekten hastalanan büyük Türk kadını evladını mutlaka görmek arzusunu yerine getirmiş ve Adapazarı'na gelmişlerdi.

Atatürk üç büyük mülakatı yapmış ve İzmit nutkunu vermişti. Muhterem validelerini beraberlerine alarak Ankara'ya dönmüşlerdi.

Bayan Zübeyde daha küçük yaşta öksüz kalan oğlunun her haliyle yakından alakadardı. Çünkü O'nun yetişmesinde ve yetiştikten sonra melekete hadim olmasında büyük bir âmil olmuştu. Atatürk'e hem tam mânâsıyla analık, hem babalık etmişti.







Sevgili oğlu Mustafa'sının idamla mahkumiyetini haber aldığı zaman son derece dinç olmasına rağmen teessürden kahırlanan Bayan Zübeyde hastalanmış, yatağa düşmüştü.

Uzun bir müddet oğlundan sahih bir malumat alamaması da hastalığının ilerlemesine sebebiyet vermişti.

Çankaya artık Bayan Zübeyde'ye çok kıymetli ve sevgili oğlunu bol bol görmek ve O'nu kollamak fırsatı verdiğinden, Bayan Zübeyde pek memnun ve bahtiyar bir ömür sürüyor ise de yine ekseriya vaktini hastalık içinde geçiriyordu.

(…) Yalnız ana olmak itibariyle değil fakat bu vakur, ciddi, taşkın, zekası büyük Türk kadınını her gün ziyaret etmek Atatürk için de bir vazife idi.

Ziyaretler haberleşmeden yapılmazdı. Çünkü ana ve oğul hazırlanmadan birbirlerini görmezlerdi. 

(…) Ebedi şef, sabahleyin uyanır uyanmaz eğer o gün annesini görecek ise, annesinden birisi vasıtasıyla izin alırdı. Sonra büyük bir merasimde bulunacakmışçasına hazırlanırdı.

Bayan Zübeyde de hasta yatağında dahi olsa büyük bir ihtimamla Atatürk'ü kabule hazırlanırdı.

Saçlarını taratır, işlemeli başörtüsünü örter, Makedonyalı gelinlik kızın zengin çeyizinden kalmış oyalı bürümcük gömleğinin üzerine ipekli entarisini giyerdi. Ve İstanbulkâri renkli maşlahı ile resmi kıyafetini tamamladıktan sonra oğlunu beklediği haberini gönderirdi.







Bayan Zübeyde Atatürk'e 'Mustafa' diye hitap ederdi.

(...) Ekseriya her iki büyüğün görüşmelerinde beraber bulunurdum.

Büyük, kıymetli evlat yetiştirmek bahtiyarlığıyla, kıymetli büyük bir anaya sahip olmak gururunu bir arada toplayan gözlerim, evet Türk içtimai bünyesindeki terbiyenin ve o terbiye temellerinin ne kadar derin ve köklü, ne kadar nezih ve ciddi, ne kadar samimi olduğunun canlı timsallerini gördükçe kendimden geçiyordum.

Bu ana oğlunu daha beşik çocuğu iken, vatan ve millet sevgisini telkin eden ninnilerle başlamış, onu her çağında aynı akidelerle büyütmüş; köyde, şehirde tahsile sevk etmiş, ilim ve irfan aşılamıştı. Mevkiini bulan halaslar oğlunu o, Mustafa Kemal yapmıştı.

(…) Atatürk, anasının elini öptü; Bayan Zübeyde oğluna elini uzatırken coşkun sevgisinin gözlerinde toplanan bütün ifadesiyle Atatürk'ü bağrına basmak istiyordu. O'nu kucakladıktan sonra aziz Türk milletine eşsiz bir halaskâr kahraman veren ana olmak itibariyle gururlanmalı idi.

Fakat öyle olmadı. Bahtiyarlığı, gülen ve şirin yüzünden okunurken o büyük Türk anası kolları arasından uzaklaşan ciğerparesinin eline sarıldı.

Atatürk, 'Ne yapıyorsun anne!' dedi. Elini çekmek istedi. Bayan Zübeyde sükûnetle ve kati bir ciddiyetle, 'Ben senin ananım, sen benim elimi öpmekle bana karşı olan vazifeni yapıyorsun. Fakat sen vatanı ve milleti kurtaran bir devlet reisisin. Ben de bu aziz milletin bir ferdiyim ve onun tebasıyım. Elini öpebilirim' cevabını verdi.

Oğlunun elini öpmekten ziyade Bayan Zübeyde, bu hareketiyle oğlunun mevkiinin en büyük ihtirama (saygıya) layık olduğunu etrafındakilere işaret ediyordu." 

İşte büyük Müslüman Türk anası…

Cevat Abbas'ın bahsettiği ana-oğul bağlılığı konusu savaş meydanlarından arkadaşlarına gönderilen mektuplarda da vardır. Savaş meydanlarından yazdığı mektuplarda annesini mutlaka sorardı." (Prof. Dr. Haydar Baş Hoş Geldin Atatürk eserinden)

Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi

Afyonkarahisar'da dün silahlı saldırı sonucu öldürülen 8 kişi bugün gözyaşları arasında toprağa verildi. Hayatını kaybedenlerden ikisi öğretmendi. 2 yaşında çocuk annesi olan öğretmen Hilal Mete Afyonkarahisar'da, diğer öğretmen Ayşe Sena Demir Antalya'da son yolculuklarına uğurlandı

06.11.2026 16:10:00
AA
 
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Haince öldürülen 2'si öğretmen 8 kişi toprağa verildi
Afyonkarahisar'da silahlı saldırıda yaşamını yitiren Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Öğretmeni Hilal Mete, son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesine bağlı Yukarıtandır köyündeki ortaokulda Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi  Öğretmeni olarak görev yapan Hilal Mete'nin Türk bayrağına sarılı cenazesi, Afyonkarahisar Devlet Hastanesi morgundan alınarak kent merkezindeki Paşa Camisi'ne getirildi.

Tabutun yanına gelen Hilal Mete'nin eşi ve yakınları, gözyaşı döktü. Aile üyeleri, burada taziyeleri kabul etti.

Mete'nin cenazesi, öğle namazının ardından kılınan cenaze namazını müteakip, Afyonkarahisar Bayraktepe Mezarlığı'nda toprağa verildi.

Cenaze törenine, Mete'nin yakınları, Milli Eğitim Bakan Yardımcısı Ömer Faruk Yelkenci, Vali Naci Aktaş, Belediye Başkanı Burcu Köksal, İl Milli Eğitim Müdürü İsmail Altınkaynak, Afyonkarahisar Milletvekili Mehmet Taytak, kurum müdürleri ve vatandaşlar katıldı.

Öte yandan Yukarıtandır Köyü Ortaokulu'nda bugün eğitime ara verildiği öğrenildi.

Hilal Mete'nin kuzeni Veysel Erbay, Hilal Mete'nin 2 yaşında çocuğunun olduğunu söyledi.

Erbay, katil zanlısının en ağır cezayla cezalandırılmasını istediklerini belirterek "Başka bir isteğimiz yok, devlet zaten yapması gereken her şeyi yapıyor" dedi.






Öğretmen Demir'in cenazesi Antalya'da toprağa verildi

Afyonkarahisar'da düzenlenen silahlı saldırıda hayatını kaybeden 8 kişiden biri olan öğretmen Ayşe Sena Demir'in cenazesi ise Antalya'da toprağa verildi.

Saldırıda yaşamını yitiren öğretmen Demir'in Türk bayrağına sarılı cenazesi Antalya'ya getirildi.

Demir için Muratpaşa Camisi'nde cuma namazının ardından cenaze töreni düzenlendi.

Törene, Antalya Valisi Hulusi Şahin, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Yasin Eriş, İl Jandarma Komutanı Tümgeneral Hüseyin Bekmez, öğretmenin babası Ahmet ve annesi Hayrünisa Demir, öğretmenler, yakınları ve vatandaşlar katıldı.

İl Müftüsü Aydın Yığman, törende yaptığı konuşmada, insanlığını, İslam'ını ve ahlakını kaybetmiş bir kişinin yaptığı zulme şahit olduklarını belirterek, hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet diledi.

Cenaze namazının kılınmasının ve helallik alınmasının ardından Demir'in cenazesi, Aksu ilçesindeki Kurşunluğu Mezarlığı'nda defnedildi.






3 kişinin cenazesi Kırşehir'de defnedildi

Aynı saldırıda öldürülen 3 kişinin cenazesi de Kırşehir'de toprağa verildi.

Ahmet Uzel (57), Noman Toprak (56) ve Bekir Toprak'ın (50) cenazeleri, Afyonkarahisar'daki otopsi işlemlerinin ardından öğle saatlerinde Kırşehir'e getirildi.

Cenazeler için Medrese Mahallesi'ndeki Kümbetaltı Camisi'nde tören düzenlendi.

Burada öğle vakti kılınan cenaze namazının ardından 3 kişinin naaşı, Kümbetaltı Mezarlığı'nda defnedildi.

Cenaze törenine, Toprak ve Uzel ailelerinin yakınları ile çok sayıda vatandaş katıldı.

Kentte esnaf olan Uzel ve Toprak ailelerinin 20 yılı aşkın süredir biçerdöver alım satımı yaptıkları öğrenildi.

Yabanlılar Köyleri Derneği Başkanı İdris Durmuş, gazetecilere yaptığı açıklamada, menfur bir saldırıda iki aileden 3 kişiyi kaybettiklerini söyledi.

Allah'tan rahmet dileyen Durmuş, "Kendileri şehrimizde tanınan, toplumda sevilen, ticaretle uğraşan insanlardı. Maalesef saldırıya kurban gittiler" dedi.






Hayatını kaybeden çiftin cenazesi de defnedildi

Afyonkarahisar'daki silahlı saldırıda hayatını kaybeden çift de son yolculuğuna uğurlandı.

Saldırıda yaşamını yitiren Seydi Ahmet Aydoğmuş (73) ve eşi Satı Aydoğmuş'un (69) cenazeleri, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

İhsaniye ilçesine bağlı Kıyır köyünde cuma vakti kılınan cenaze namazının ardından çiftin naaşı, köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenazeye çiftin yakınları ile Kaymakam Koray Yanıktepe, Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Lütfullah Göktaş ve vatandaşlar katıldı.






İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı

Aynı silahlı saldırıda hayatını kaybeden İsmail Şen de son yolculuğuna uğurlandı.

İhsaniye ilçesinde yaşamını yitirenlerden İsmail Şen'in cenazesi, yakınları tarafından hastane morgundan alındı.

Cenaze aracıyla İscehisar ilçesi Olukpınar köyüne getirilen Şen'in cenazesi, Cuma namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından köy mezarlığında toprağa verildi.

Cenaze törenine Şen'in yakınlarının yanı sıra İscehisar Kaymakamı Enis Akdağoğlu ve Afyonkarahisar Vali Yardımcısı Celil Ateşoğlu ve çok sayıda vatandaş katıldı.






Olay

Afyonkarahisar'da dün düzenlenen silahlı saldırıda 8 kişinin hayatını kaybetmesi ve 1 kişinin yaralanması üzerine, 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunulmasıyla bölgeye jandarma ekipleri sevk edilmişti.

Ayazini köyü mevkisinde 3 kişinin, Kıyır köyü mevkisinde de 3 kişinin silahla öldürüldüğü belirlenmişti.

Yukarıtandır köyünde ise yaralı bulunan 2 kadın, kaldırıldıkları hastanede hayatını kaybetmişti.

Yaralı bulunan başka bir kişi de tedavi altına alınmıştı.

Olayda hayatını kaybedenlerin Ahmet Uzel (57), Bekir Toprak (50), Noman Toprak (56), Seydi Ahmet Aydoğmuş (73), Satı Aydoğmuş (68), İsmail Şen (61), Hilal Mete (31) ve Ayşe Sena Demir (46) olduğu öğrenilmişti.

Eskişehir'e kaçan şüpheli, Seyitgazi ilçesi kırsal Kırka Mahallesi'nde bir aracı gasbetmiş, vatandaşlar, şüphelinin ilçeye bağlı kırsal Taşlık Mahallesi'nde olduğu yönünde 112 Acil Çağrı Merkezine ihbarda bulunmuştu.

Jandarma ekipleri, şüphelinin kullandığı aracı kırsal Taşlık Mahallesi'nde çamura saplanmış şekilde bulmuştu. Araçta pompalı tüfek ile çok sayıda fişek ele geçirilmişti.
Şüpheli, dün Eskişehir'de güvenlik güçlerince yakalanmıştı.






Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu

Diyarbakır'da sağanak yağış hayatı olumsuz etkiledi. Caddelerde su birikintisi oluşurken, trafikte aksamalar yaşandı

06.11.2026 15:01:00
İHA
 
Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu
Meteoroloji uyardı: Diyarbakır'da sağanak etkili oldu
Meteorolojinin uyarısını yaptığı sağanak yağış Diyarbakır'da etkisini göstermeye başladı. Öğlen saatlerinden itibaren etkili olan sağanak hayatı olumsuz etkiledi. A






niden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan vatandaşlar kapalı alanlara yönelmeye başladı. Caddelerde su birikintisine neden olan yağış nedeni ile trafikte aksamalar yaşandı.








Yetkililer ulaşımda aksamalar, sel, su baskını ve yıldırım düşmesine karşı vatandaşları uyardı.






Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı

Son dönemlerde ülkemizde kaygı verici bir hızla tırmanan şiddet sarmalı, tek bir nedene indirgenemeyecek kadar karmaşık, sosyo-ekonomik, psikolojik, kültürel ve hukuki dinamiklerin kesişiminden doğan yapısal bir krizdir

06.11.2026 14:15:00
Hasan Gündoğdu
 
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Öfke toplumu olmamak için: Şiddet salgınına karşı acil eylem planı
Sokakta, okulda, trafikte ve dijital mecralarda karşımıza çıkan bu kontrolsüz öfke, esasen toplumsal bağların ve kurumsal güvenin zayıfladığının en somut göstergesidir.

Toplumda derinleşen şiddet eğiliminin temel nedenleri ve bu kördüğümü çözecek bütüncül stratejiler şu şekildedir:






Şiddet eğiliminin temel nedenleri

Ekonomik Bunalım ve Gelecek Kaygısı: Enflasyon, geçim sıkıntısı ve gelir adaletsizliği bireyler üzerindeki kronik stres yükünü artırmaktadır. Ekonomik daralma, temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanan insanlarda çaresizlik hissi yaratmakta, bu his ise tolerans eşiğini düşürerek en ufak bir kıvılcımda öfke patlamalarına yol açmaktadır.

Hukuki Cezasızlık Algısı ve Adalet Duygusunun Aşınması: Toplumda suç işleyenin hak ettiği cezayı almayacağına dair oluşan "cezasızlık algısı" en büyük tetikleyicilerden biridir. İnfaz yasalarındaki boşluklar, denetimli serbestlik uygulamalarının suistimali ve yargı süreçlerine duyulan güvenin zayıflaması, potansiyel suçluları cesaretlendirirken mağdurları savunmasız bırakmaktadır.

Dijital Deformasyon ve Şiddetin Normalleşmesi: Sosyal medya algoritmalarının linç kültürünü, nefreti ve agresif söylemleri öne çıkarması toplumsal empatiyi köreltmektedir. Özellikle kontrolsüz dijital oyunlar, mafya ve suç temalı popüler diziler, şiddeti bir "güç ve saygınlık kazanma aracı" olarak sunarak genç zihinlerde normalleştirmektedir.






Toplumsal Kutuplaşma ve Empati Kaybı: Siyasi, kültürel ve sosyo-ekonomik eksenlerde yaşanan keskin kutuplaşma, "biz ve onlar" ayrımını derinleştirmektedir. Kendisinden olmayanı düşmanlaştıran bu dil, diyalog zeminini yok etmekte ve farklılıklara karşı tahammülsüzlüğü körüklemektedir.

Ruh Sağlığı Hizmetlerine Erişimsizlik: Yaşanan kolektif travmalar, stres ve gelecek kaygısı toplumsal ruh sağlığını bozmuştur. Buna karşın, nitelikli psikolojik destek ve psikiyatri hizmetlerine erişimin kısıtlı veya maliyetli olması, bireylerin öfke ve dürtü kontrol sorunlarıyla tek başlarına kalmalarına neden olmaktadır.






Yapısal ve bütüncül çözüm önerileri

Şiddeti azaltmak dönemsel operasyonlarla değil, devletin tüm kurumlarının ve sivil toplumun ortak iradesiyle hayata geçirilecek köklü reformlarla mümkündür.

Hukuki ve Cezai Reformlar (Caydırıcılık)

İnfaz Sisteminin Yeniden Yapılandırılması: Kamu düzenini bozan, kadına, çocuğa ve canlılara yönelik şiddet suçlarında "yatarı olmayan" cezalar tamamen kaldırılmalıdır. Suçluların denetimli serbestlik veya af benzeri düzenlemelerle kısa sürede sokağa dönmesi engellenmelidir.

Bireysel Silahlanmaya Sıkı Denetim: İnternet üzerinden ruhsatsız silah, pompalı tüfek ve kesici alet satışına yönelik cezai yaptırımlar en üst seviyeye çıkarılmalıdır. Bireysel silah edinme şartları ağırlaştırılmalıdır.






Eğitim ve Dijital Alanın Regülasyonu (Önleyicilik)

Okullarda Öfke Kontrolü ve Medya Okuryazarlığı: Müfredata erken yaşlardan itibaren empati, akran zorbalığı ile mücadele, öfke yönetimi ve toplumsal cinsiyet eşitliği dersleri entegre edilmelidir.

Medya İçeriklerinin Sıkı Denetimi: Geleneksel televizyon dizilerinde ve dijital platformlarda suç örgütlerini, mafyatik ilişkileri ve kadına yönelik şiddeti estetize eden yapımlara yönelik yaptırımlar ekonomik cezaların ötesine geçmeli, lisans iptallerine kadar uzanmalıdır.






Sosyal Destek ve Sağlık Politikaları (Rehabilitasyon)

Ücretsiz Ruh Sağlığı Merkezleri: Her mahallede veya aile sağlığı merkezlerinde halkın ücretsiz yararlanabileceği Toplum Ruh Sağlığı Merkezleri (TRSM) yaygınlaştırılmalıdır. Psikolojik destek almak bir lüks olmaktan çıkarılmalıdır.

Suçluların Rehabilitasyonu: Cezaevleri sadece tecrit alanları değil, mahkumların öfke kontrolü ve psikolojik rehabilitasyondan geçerek topluma kazandırıldığı merkezler haline getirilmelidir. Rehabilitasyon sürecini tamamlamayanların tahliyesi zorlaştırılmalıdır.

Her şeyden önemlisi, ülkemizde doğru ekonomi politikalarıyla gelir adaletsizliği çözüme kavuşmalı, insanların ekonomik, siyasi, hukuki, toplumsal her sahada yeniden güven duygusunu kazanabilmesi sağlanmalıdır.

İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan Saint Kitts ve Nevis bayraklı BYB OTHELLO isimli genel kargo gemisindeki 13 personelin Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü (KEGM) ekipleri tarafından emniyetli şekilde tahliye edildiğini açıkladı

06.11.2026 11:56:00
İHA
 
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
İstanbul'da karaya oturan gemideki 13 personel kurtarıldı
Bakan Uraloğlu, Kocaeli'den Ukrayna'nın İzmail Limanı'na seyir halindeyken makine arızası yaşayan 97 metre uzunluğundaki gemiden ilk ihbarın saat 02.41'de alındığını belirtti. Uraloğlu, "İstanbul Boğazı'nın kuzey çıkışında makine arızası nedeniyle karaya oturan BYB OTHELLO isimli gemide bulunan 13 gemi personelini Kıyı Emniyeti ekiplerimizin müdahalesiyle emniyetli şekilde tahliye ettik" dedi.






Olumsuz hava şartlarına rağmen tahliye tamamlandı

İhbarın ardından KURTARMA-6 ve KURTARMA-11 römorkörleri ile BAYRAK-1 botunun bölgeye sevk edildiğini bildiren Uraloğlu, olumsuz hava şartlarının denizden müdahaleyi güçleştirdiğini ifade etti. Geminin saat 03.56'da karaya oturduğunu belirten Uraloğlu, gemi kaptanının tahliye talebi üzerine kara tahlisiye ekiplerinin çalışma başlattığını kaydetti. Uraloğlu, "Olumsuz hava şartlarına rağmen kara tahlisiye ekiplerimizin kurduğu geleneksel varagele sistemiyle gemideki tüm personelin tahliyesini tamamladık" ifadelerini kullandı.
Varagele sisteminin saat 06.12'de kurulduğunu ve ilk personelin saat 06.28'de tahliye edildiğini belirten Uraloğlu, 13 personelin tamamının saat 06.55 itibarıyla emniyetli şekilde kurtarıldığını kaydetti.








Personelin sağlık durumunda olumsuzluk yok

Tahliye edilen personelin sağlık durumuna ilişkin de bilgi veren Uraloğlu, "Tahliye edilen 13 personelin sağlık durumunda herhangi bir olumsuzluk bulunmuyor. İlk gözlemlerde denizde gözle görülür bir kirliliğe rastlanmadı" açıklamasında bulundu.






Apartman dairesi alev alev yandı

Bursa'nın İnegöl ilçesinde 4 katlı apartmanın son katında çıkan yangın korku dolu anlara neden oldu. Alevlerin sardığı daire kullanılamaz hale gelirken, dumandan etkilenen anne ve 2 çocuğu hastaneye kaldırıldı

06.11.2026 11:54:00
İHA
 
Apartman dairesi alev alev yandı
Apartman dairesi alev alev yandı
Yangın, saat 09.30 sıralarında Hamidiye Mahallesi Kurtuluş Sokak üzerinde bulunan 4 katlı binanın 4'üncü katındaki dairede meydana geldi.






Edinilen bilgilere göre, dairede henüz belirlenemeyen bir nedenle yangın çıktı. Alevleri ve dumanları gören vatandaşlar durumu İnegöl İtfaiyesine bildirdi. İhbar üzerine olay yerine çok sayıda itfaiye ekibi sevk edildi.








Olay yerine gelen ekipler, alevlere müdahale ederek yangını yaklaşık 1 saatlik çalışma sonucu kontrol altına alıp söndürdü. Yangın sonucunda daire kullanılamaz hale geldi.

Yangın sırasında dumandan etkilenen anne İsra A. (28) ile çocukları Muhammed E. (5) ve Reyyan E. (4), olay yerine sevk edilen ambulanslarla İnegöl Devlet Hastanesine kaldırılarak tedavi altına alındı.








Polis ekipleri yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlattı.

Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi

Amasya'da bir kafede çıkan yangında içeride bulunan 3 kişi dumandan etkilendi

05.11.2026 11:56:00
İHA
 
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Amasya'da kafede yangın: 3 kişi dumandan etkilendi
Edinilen bilgiye göre, Sultan II. Bayezid Camii yanındaki bir kafeden dumanların yükseldiğinin bildirilmesi üzerine olay yerine itfaiye, polis ve acil sağlık ekipleri yönlendirildi






Yangının çıktığı alana itfaiye ekibi müdahale etti. İçerideki çalışan olduğu öğrenilen 2 kişi ve bitişikteki işyerindeki 1 kişi dumandan etkilendi. Ambulanslarla hastaneye kaldırılan çalışanların hayati tehlikelerinin bulunmadığı öğrenildi.








Söndürülen yangının çıkış nedenine ilişkin inceleme başlatıldı.






Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu

Balıkesir'in Edremit ilçesinde sokak üzerinde vücudunda bıçak darbeleri bulunan bir kişi kanlar içinde yerde yatarken bulundu. Sağlık ekiplerinin yaptığı kontrolde hayatını kaybettiği belirlenen şahsın kesin ölüm nedeninin tespiti için geniş çaplı soruşturma başlatıldı

04.11.2026 13:56:00
İHA
 
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edremit'te şüpheli ölüm: Bıçaklanmış şekilde bulundu
Edinilen bilgilere göre, Camivasat Mahallesi 5011 sokak üzerinde bir kişinin vücudunun çeşitli yerlerinde bıçak yaralarıyla kanlar içinde hareketsiz yattığını gören vatandaşlar durumu hemen polise ve sağlık ekiplerine bildirdi.

İhbar üzerine bölgeye Edremit İlçe Emniyet Müdürlüğü Asayiş Büro Amirliği, Olay Yeri İnceleme ve 112 Acil Sağlık ekipleri sevk edildi.






Olay yerine ulaşan sağlık görevlilerinin yaptığı ilk muayenede, şahsın hayatını kaybettiği tespit edildi. Polis ekipleri olayın gerçekleştiği sokakta güvenlik şeridi çekerek çevrede geniş güvenlik önlemleri aldı. Olay Yeri İnceleme ekipleri ise sokakta ve çevresinde detaylı delil araştırması gerçekleştirdi.








Şahsın şüpheli bulunan ölümü üzerine Edremit Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Kimliği henüz açıklanmayan kişinin kesin ölüm nedeninin belirlenmesi amacıyla cenazesi savcılık incelemesinin ardından otopsi yapılmak üzere Adli Tıp Kurumu morguna sevk edilecek. Emniyet güçlerinin olayla ilgili başlattığı tahkikat çok yönlü olarak devam ediyor.






Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?

Şehir merkezlerindeki yoğun kentsel dönüşüm, bitişik nizam yapılaşma ve derin temel kazıları, son yıllarda istinat duvarı çökmelerini ve buna bağlı olarak komşu binalarda meydana gelen hasarları ve tahliyeleri endişe verici boyutta artırmıştır. Bu sorunun kalıcı olarak çözülebilmesi; mühendislik disiplininin, sahadaki uygulama disiplininin ve idari denetim mekanizmalarının eksiksiz bir şekilde entegre edilmesine bağlıdır

04.11.2026 12:55:00
Hasan Gündoğdu
 
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
Yan binaların kâbusu haline gelen istinat çökmeleri nasıl önlenir?
İstinat duvarı çökmelerini ve komşu yapılarda oluşabilecek hasarları önlemek amacıyla alınması gereken teknik, idari ve operasyonel önlemler:






Zemin Etüdü ve Jeoteknik Mühendislik Safhasının Tavizsiz Uygulanması

Çoğu çökme vakasının temelinde, binanın veya kazının yapılacağı sahanın zemin mekaniğinin yeterince analiz edilmemesi yatar.

Kapsamlı Sondaj ve Laboratuvar Testleri: Sadece standart sondajlar değil; yeraltı su seviyesi, zemin kayma direnci, kohezyon ve içsel sürtünme açısı gibi parametreler laboratuvar ortamında hassasiyetle belirlenmelidir.

Hidrojeolojik Analiz: Özellikle yağışlı dönemlerde zemin arkasında birikebilecek hidrostatik basıncın (su basıncının) hesaba katılması, istinat duvarlarının tasarımında en kritik güvenlik faktörüdür.






Doğru Destekleme Sistemlerinin Seçimi ve Uygulanması

Derin kazılarda klasik istinat duvarları her zaman yeterli olmaz. Zemin yapısına uygun iksa (destekleme) sistemlerinin projelendirilmesi şarttır:

Fore Kazık ve Diyafram Duvarlar: Komşu binalara yakın ve kayma riski yüksek zeminlerde, kazı öncesi çevrenin fore kazık veya diyafram duvarlarla çevrelenmesi, toprak hareketlerini minimuma indirir.






Ankraj ve Germe Sistemleri: Derin kazılarda duvarın dışa doğru devrilmesini engellemek için zemine saplanan ve gerdirilen çelik halatlı ankraj sistemleri uygulanmalı, komşu parsellerin mülkiyet hakları gözetilerek hukuki ve teknik altyapı sağlanmalıdır.

Jeoteknik Tasarımda Emniyet Katsayıları: Projeler, standart sınır değerlere göre değil, olası deprem ve aşırı yağış senaryoları (ekstra yükler) düşünülerek yüksek emniyet katsayılarıyla tasarlanmalıdır.






Gerçek Zamanlı İzleme ve Erken Uyarı Sistemleri

İnşaat süresince sahada ve komşu binalarda yaşanabilecek milimetrik hareketlerin anlık olarak takip edilmesi hayati önem taşır.

İnklinometre ve Deplasman Sensörleri: Hem istinat yapısına hem de komşu binaların cephelerine yerleştirilecek optik ölçüm cihazları ve inklinometreler sayesinde toprak kayması veya yapı oturması milimetrik olarak izlenmelidir.

Otomatik Alarm Sistemleri: Kritik eşik değerlerin aşılması durumunda sahadaki mühendisleri ve yetkilileri derhal uyaracak otomatik alarm sistemleri kurulmalı, gerekirse çalışmalar anında durdurulabilmelidir.






Kademeli Kazı ve İnşaat Yönetimi

Toprağın bir anda boşaltılması, dengeyi ani olarak bozarak göçüklere zemin hazırlar.

Kontrollü ve Kademeli Kazı: Kazı işlemleri tek bir hamlede yapılmamalı; kademeli olarak kazılarak her kademede gerekli ankraj veya destekleme imalatı tamamlanmalı, ardından bir sonraki aşamaya geçilmelidir.

Zamanlama Disiplini: İksa ve destek sistemleri tamamlanmadan ve mukavemet kazanmadan (örneğin betonun priz alması beklenmeden) alt kotlara inilmemelidir.






Sıkı Denetim, Yasal Sorumluluk ve İdari Müeyyideler

Teknik tedbirler kadar, bu tedbirlerin sahada uygulanıp uygulanmadığını denetleyen mekanizmalar da esastır.

Uzman Jeoteknik Denetim: Yapı denetim firmalarının bünyesinde veya projelerde jeoteknik mühendislerinin aktif olarak şantiyede bulunması zorunlu hale getirilmelidir.

Belediye ve İmar Kontrolleri: Ruhsat aşamasından hafriyatın bitimine kadar belediye mühendislik birimleri tarafından sıkı denetimler yapılmalı, projesine aykırı veya eksik iksa imalatıyla çalışmaya başlayan şantiyelerin ruhsatı derhal askıya alınmalıdır.

Cezai Yaptırımlar: İhmal sonucu komşu binaların can ve mal güvenliğini tehlikeye atan projeler ve müteahhitler için caydırıcı, ağır hukuki ve cezai yaptırımlar uygulanmalıdır.

Bu önlemlerin bir bütün olarak hayata geçirilmesi, yalnızca mülkiyet kayıplarının ve ekonomik mağduriyetlerin önüne geçmekle kalmayacak, aynı zamanda şehir içi inşaat faaliyetlerinin güvenli ve sürdürülebilir bir temelde yürütülmesini sağlayacaktır.

Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı

Beşiktaş Etiler'de bir inşaat alanının yanındaki binanın giriş kısmındaki istinat duvarı çöktü. 4 katlı binanın girişindeki merdivenler de çökerken, içerde mahsur kalan çifti itfaiye ekipleri kurtardı

04.11.2026 12:42:00
İHA
 
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Beşiktaş'ta binanın istinat duvarı çöktü: Mahsur kalan çifti itfaiye kurtardı
Olay, Beşiktaş ilçesi Etiler semtinde saat 10.40 sıralarında meydana geldi. Edinilen bilgiye göre, inşaat alanının bitişiğinde bulunan binanın giriş kısmındaki istinat duvarı henüz bilinmeyen bir nedenle çöktü.






Duvar inşaat alanına doğru çökerken, binanın merdivenleri de kullanılamaz hale geldi. Bölgede büyük panik yaşanırken; ihbar üzerine olay yerine itfaiye, polis, sağlık ve belediye ekipleri sevk edildi. 






Olayda ölen ya da yaralananın olmadığı bildirildi. 4 katlı binanın giriş merdivenleri de çökünce bina içerisinde bulunan iki kişiyi itfaiye ekipleri tahliye etti. Belediye ekiperi, binada çalışma başlattı.








"Yan apartman yıkıldı sandık"

Bina içerisinde bulunan ve itfaiye tarafından çıkarılan Emre Kunt, "Binada bodrum katta oturuyorum. Saat 10.45'te binadan çıkacaktık. Merdivendeydik. Büyük bir yıkım sesi geldi. Biz yan apartman yıkıldı sandık. Bulunduğumuz yer yıkılmadığı için öyle düşündük. Çıktık ki kapının önü yıkılmış. Binada mahsur kaldık. Eşimle ikimizi itfaiye çıkardı. Binada başka kimse yoktu. Allah'tan bina çökmedi. Hasar tespiti yapılıyor" dedi.






Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor

Sivas'ta kaybolan 11 aylık Büşra bebeğin arama çalışmaları jandarma ve AFAD ekiplerince sürdürülürken aradan geçen 53 güne rağmen hiçbir ize rastlanılamadı

02.11.2026 13:05:00
İHA
 
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta kaybolan Büşra bebek 53 gündür aranıyor
Sivas'ta 10 Ekim 2026'da Divriği ilçesine bağlı Göndüren köyü kırsalında hayvancılık yapan E.B.'nin (25) 11 aylık bebeğinin kaybolduğu ihbarı üzerine ekipler harekete geçmişti.






Olayla ilgili başlatılan soruşturma genişletilerek aile bireyleri gözaltına alınmış, verdikleri çelişkili ifadeler sonrası anne ve baba dahil toplam 6 kişi tutuklanmıştı. İhbarın ardından harekete geçen İl Afet ve Acil Durum Müdürlüğü ile jandarma timleri, arazide Büşra bebeğe dair iz arama çalışmalarına başlamıştı.








Köyün çevresinde AFAD, UMKE, Jandarma ve diğer ekipler tarafından iz takip köpeği ve dron ile birlikte aralıksız sürdürülen çalışmalar, aradan geçen 53 güne rağmen sonuç vermedi. 






Kayıp Büşra bebeğe canlı veya ölü ulaşamayan ekipler çalışmalarını sürdürürken konuyla ilgili soruşturma sürüyor.
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.