Sevgili dostlarım geçtiğimiz günlerde Ankara'da gerçekleşen NATO Zirvesi, adeta iktidarın itibar şovuna dönüştürüldü.
Hiç detaylara girmeden sonucu söylemek gerekirse, NATO 3 Türkiye 0 şeklinde maç sonuçlanmıştır.
NATO'dan kastettiğimiz güç esasen, ABD'dir.
ABD ve onun küresel çapta jandarma olarak kullandığı NATO, insanlığa kan ve gözyaşını getirmekten başka hangi işlevi görmüştür?
Sıradan bir NATO Zirvesi olması gereken Ankara'daki toplantının bu kadar abartılı ve şatafatlı hale sokulmasının, kime ne faydası olmuştur?
Bu ülkeyi yoktan var eden aziz Atatürk, Batılı ülkelerle ne zaman ittifak yapmıştır?
Bırakın ittifak yapmayı, emperyalizmin sinsi hesap ve oyunlarından korunmak için, Sadabat ve Balkan Paktı'nı kurmuştur.
Atatürk Cumhuriyetinin ilk 15 yılında Türkiye, her yıl yüzde 8 oranında büyüme gerçekleştirmişti.
Yurdun dört bir yanına ihtiyaç duyulan fabrikalar kurulmuş, her sahada milli bir iktisat politikası uygulanmıştı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, yazılı veya sözlü olarak, hiçbir demecinde "Batılılaşmak" kavramı yer almıyor.
Atatürk'ün söz ve demeçlerinde hep "muasır medeniyet seviyesi"ni, günümüz Türkçesiyle ''çağdaş uygarlık seviyesi''ni dile getiriyor.
Bakınız ulu önderimiz Batı ve uygarlık konusunda başka ne diyordu:
"Derler ki: Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız şartsız mevcudiyetimizi bir ecnebiye tevdi edelim. Balkan muharebesinden sonra milletin, bilhassa ordunun başında bulunanlar da başka tarzda fakat aynı zihniyeti takip etmişlerdir.
Türkiye'yi böyle hastalıklı yollarla tükeniş ve yok oluş vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için, keşfolunmuş bir hakikat vardır, ona itaat edeceğiz. O hakikat şudur: Türkiye'nin köhne düşüncesini büsbütün yeni bir imanla donatmak. Bütün millete taze bir maneviyat vermek."
Tam bağımsızlıkla ilgili ise yüce Atatürk bakın neler söylüyor:
"Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adlî, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir.
Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek manasıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz."
İşte Cumhuriyeti kuran eşsiz kahraman, yüce insan Mustafa Kemal Atatürk, bağımsız olmak demek her alandan tam ve bağımsız ve hür olmak demektir diyor.
Peki, bizim NATO Zirvesi'nde sergilediğimiz tavır ve verdiğimiz beyanatların, tam bağımsızlıkla ilgi ve bağlantısını kurabilen olmuş mudur?
Tüm gözler ABD başkanına çevrilmiş.
Türkiye'de ne kadar at varsa, Trump'ın aracının önüne sıraladık dizdik.
Arkadaş mütekabiliyet esası diye uluslararası ilişkilerde bir kavram ve anlam vardır.
Sen ABD'ye gittiğinde, adam senin için el arabasını bile göndermiyor karşılamaya.
Neyin havasını atıyor yandaş medya?
6. Filo için de aynı naraları atmıştı benzer güruh.
Ne verdi bize ABD, F-35'mi, Kaan motorumu?
Verse ne olacak arkadaş.
F-35'ler zaten daha piyasaya girmeden patır patır dökülmeye başlamadı mı?
Yazılımı sana bu uçağı verenin elinde değil mi?
Kime karşı kullanacaksın bu uçağı çok merak ediyorum.
Mesela İran'a karşı kullanmana izin verirler.
Başka?
Yani sen F-35'lerle Yunanistan'a mı vuracaksın?
Kaan motoruna gelince…
Bu milletle dalga geçmek değil de nedir?
Bir uçağın motoru tasarlanıp üretilmedikçe, onun kaportasının yapılmasının ne manası var?
Tek bir manası var. Reklamlar!
Biz Atatürk Cumhuriyetinin evlatları olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Savunma Sanayimizin, dünyanın en mükemmeli olmasını isteriz.
Yani adam bir saat önce Kaan motorunu verebiliriz diyor, bir saat sonra düşünebiliriz açıklamasını yapıyor.
Bunun adı, 87 milyonluk Türk ulusu ile dalga geçmektir.
Bu kadar çaresiz miyiz?
Atatürk 1925 yılında uçak motorunun fabrikasının temellerini attı ve fabrika 6 Ekim 1926'da resmen açıldı.
Neden kapatıldı o fabrika biliyor musunuz?
NATO'ya girdiğimiz için!
Hadi diyelim bu faslı geçtik.
Hep Türkiye'nin alacağı sanılan şeyler konuşuldu medyada.
Peki ya Trump'un giderken çantasında neler vardı bilen var mı?
Neler vardı neler ama şimdi değil daha sonraya bırakalım.
Zirve öncesi adamlar bizim fakirliğimizi görmesin diye, fabrikalar harıl harıl branda üretti.
Ankara'nın dört bir yanı brandalarla kapatıldı.
Neredeyse Ankaralılar, Zirve bitinceye kadar başka bir ile nakledilecekti.
Peki, her şeyi gizledik kimse görmedi diyelim.
Peki, Zirve'ye gelen ülkelerin milli gelirleri ile bizim milli gelirimizin aynı seviyelerde olmadığı ve hatta aralarında uçurumların olduğu gerçeğini nasıl gizleyeceksiniz?
Allah hiçbir iktidarı böyle bir duruma düşürmesin.
Her şey muşambadan ve dekordan ibaret bir ülke ve ekonomi!
Hadi geliniz birde Zirve'ye katılan NATO ülkelerinin milli gelirlerine bakalım.
Kişi başı gelir:
ABD: 94.430 dolar
Almanya: 65.303 dolar
İngiltere: 61.056 dolar
Fransa: 52.083 dolar
İtalya: 46.505 dolar
Kanada: 60.305 dolar
İspanya: 41.563 dolar
Hollanda: 79.918 dolar
Belçika: 65.112 dolar
İsveç: 70.676 dolar
Finlandiya: 60.130 dolar
Türkiye: 19.018 dolar
Tabi bizdeki 19 bin dolara inanan varsa beri gelsin.
Atatürk'ün arzusu olan 'Tam bağımsız Türkiye' idealine inanan ve bu uğurda yol yürüyen aslan siyasetçilere selam olsun.
Bağımsızlığımızın simgesi Kocatepe'de zirve yapan Hüseyin Baş'a, helal olsun.
Hiç detaylara girmeden sonucu söylemek gerekirse, NATO 3 Türkiye 0 şeklinde maç sonuçlanmıştır.
NATO'dan kastettiğimiz güç esasen, ABD'dir.
ABD ve onun küresel çapta jandarma olarak kullandığı NATO, insanlığa kan ve gözyaşını getirmekten başka hangi işlevi görmüştür?
Sıradan bir NATO Zirvesi olması gereken Ankara'daki toplantının bu kadar abartılı ve şatafatlı hale sokulmasının, kime ne faydası olmuştur?
Bu ülkeyi yoktan var eden aziz Atatürk, Batılı ülkelerle ne zaman ittifak yapmıştır?
Bırakın ittifak yapmayı, emperyalizmin sinsi hesap ve oyunlarından korunmak için, Sadabat ve Balkan Paktı'nı kurmuştur.
Atatürk Cumhuriyetinin ilk 15 yılında Türkiye, her yıl yüzde 8 oranında büyüme gerçekleştirmişti.
Yurdun dört bir yanına ihtiyaç duyulan fabrikalar kurulmuş, her sahada milli bir iktisat politikası uygulanmıştı.
Mustafa Kemal Atatürk'ün, yazılı veya sözlü olarak, hiçbir demecinde "Batılılaşmak" kavramı yer almıyor.
Atatürk'ün söz ve demeçlerinde hep "muasır medeniyet seviyesi"ni, günümüz Türkçesiyle ''çağdaş uygarlık seviyesi''ni dile getiriyor.
Bakınız ulu önderimiz Batı ve uygarlık konusunda başka ne diyordu:
"Derler ki: Biz adam değiliz ve olamayız! Kendi kendimize adam olmamıza imkân yoktur. Biz kayıtsız şartsız mevcudiyetimizi bir ecnebiye tevdi edelim. Balkan muharebesinden sonra milletin, bilhassa ordunun başında bulunanlar da başka tarzda fakat aynı zihniyeti takip etmişlerdir.
Türkiye'yi böyle hastalıklı yollarla tükeniş ve yok oluş vadisine sevk edenlerin elinden kurtarmak lazımdır. Bunun için, keşfolunmuş bir hakikat vardır, ona itaat edeceğiz. O hakikat şudur: Türkiye'nin köhne düşüncesini büsbütün yeni bir imanla donatmak. Bütün millete taze bir maneviyat vermek."
Tam bağımsızlıkla ilgili ise yüce Atatürk bakın neler söylüyor:
"Tam bağımsızlık denildiği zaman, elbette siyasi, mali, iktisadi, adlî, askeri, kültürel ve benzeri her hususta tam bağımsızlık ve tam serbestlik demektir.
Bu saydıklarımın herhangi birinde bağımsızlıktan mahrumiyet, millet ve memleketin gerçek manasıyla bütün bağımsızlığından mahrumiyeti demektir. Biz, bunu temin etmeden barış ve sükûna erişeceğimiz inancında değiliz."
İşte Cumhuriyeti kuran eşsiz kahraman, yüce insan Mustafa Kemal Atatürk, bağımsız olmak demek her alandan tam ve bağımsız ve hür olmak demektir diyor.
Peki, bizim NATO Zirvesi'nde sergilediğimiz tavır ve verdiğimiz beyanatların, tam bağımsızlıkla ilgi ve bağlantısını kurabilen olmuş mudur?
Tüm gözler ABD başkanına çevrilmiş.
Türkiye'de ne kadar at varsa, Trump'ın aracının önüne sıraladık dizdik.
Arkadaş mütekabiliyet esası diye uluslararası ilişkilerde bir kavram ve anlam vardır.
Sen ABD'ye gittiğinde, adam senin için el arabasını bile göndermiyor karşılamaya.
Neyin havasını atıyor yandaş medya?
6. Filo için de aynı naraları atmıştı benzer güruh.
Ne verdi bize ABD, F-35'mi, Kaan motorumu?
Verse ne olacak arkadaş.
F-35'ler zaten daha piyasaya girmeden patır patır dökülmeye başlamadı mı?
Yazılımı sana bu uçağı verenin elinde değil mi?
Kime karşı kullanacaksın bu uçağı çok merak ediyorum.
Mesela İran'a karşı kullanmana izin verirler.
Başka?
Yani sen F-35'lerle Yunanistan'a mı vuracaksın?
Kaan motoruna gelince…
Bu milletle dalga geçmek değil de nedir?
Bir uçağın motoru tasarlanıp üretilmedikçe, onun kaportasının yapılmasının ne manası var?
Tek bir manası var. Reklamlar!
Biz Atatürk Cumhuriyetinin evlatları olarak Türk Silahlı Kuvvetlerimizin ve Savunma Sanayimizin, dünyanın en mükemmeli olmasını isteriz.
Yani adam bir saat önce Kaan motorunu verebiliriz diyor, bir saat sonra düşünebiliriz açıklamasını yapıyor.
Bunun adı, 87 milyonluk Türk ulusu ile dalga geçmektir.
Bu kadar çaresiz miyiz?
Atatürk 1925 yılında uçak motorunun fabrikasının temellerini attı ve fabrika 6 Ekim 1926'da resmen açıldı.
Neden kapatıldı o fabrika biliyor musunuz?
NATO'ya girdiğimiz için!
Hadi diyelim bu faslı geçtik.
Hep Türkiye'nin alacağı sanılan şeyler konuşuldu medyada.
Peki ya Trump'un giderken çantasında neler vardı bilen var mı?
Neler vardı neler ama şimdi değil daha sonraya bırakalım.
Zirve öncesi adamlar bizim fakirliğimizi görmesin diye, fabrikalar harıl harıl branda üretti.
Ankara'nın dört bir yanı brandalarla kapatıldı.
Neredeyse Ankaralılar, Zirve bitinceye kadar başka bir ile nakledilecekti.
Peki, her şeyi gizledik kimse görmedi diyelim.
Peki, Zirve'ye gelen ülkelerin milli gelirleri ile bizim milli gelirimizin aynı seviyelerde olmadığı ve hatta aralarında uçurumların olduğu gerçeğini nasıl gizleyeceksiniz?
Allah hiçbir iktidarı böyle bir duruma düşürmesin.
Her şey muşambadan ve dekordan ibaret bir ülke ve ekonomi!
Hadi geliniz birde Zirve'ye katılan NATO ülkelerinin milli gelirlerine bakalım.
Kişi başı gelir:
ABD: 94.430 dolar
Almanya: 65.303 dolar
İngiltere: 61.056 dolar
Fransa: 52.083 dolar
İtalya: 46.505 dolar
Kanada: 60.305 dolar
İspanya: 41.563 dolar
Hollanda: 79.918 dolar
Belçika: 65.112 dolar
İsveç: 70.676 dolar
Finlandiya: 60.130 dolar
Türkiye: 19.018 dolar
Tabi bizdeki 19 bin dolara inanan varsa beri gelsin.
Atatürk'ün arzusu olan 'Tam bağımsız Türkiye' idealine inanan ve bu uğurda yol yürüyen aslan siyasetçilere selam olsun.
Bağımsızlığımızın simgesi Kocatepe'de zirve yapan Hüseyin Baş'a, helal olsun.
Hacı Gaydan / diğer yazıları
- NATO 3 - Türkiye 0 / 10.07.2026
- Türk’ün kutsallarıyla oynamayın! / 09.07.2026
- NATO, doların jandarmalığını yapıyor! / 08.07.2026
- Tam bağımsız Türkiye diyenler Kocatepe’de / 06.07.2026
- NATO Türkiye’ye mezar taşı ile geliyor! / 04.07.2026
- Türkiye’yi ABD rotasına sokan İnönü’dür / 30.06.2026
- 66 ve 42 değişirse, harita değişir / 29.06.2026
- ‘Milli Ekonomi Modeli’ uygulanmazsa Türkiye parçalanır! / 25.06.2026
- Ruhban okulu açılırsa, Lozan iptal olur! / 22.06.2026
- Merkez Bankası kime hizmet ediyor! / 18.06.2026
- Türk’ün kutsallarıyla oynamayın! / 09.07.2026
- NATO, doların jandarmalığını yapıyor! / 08.07.2026
- Tam bağımsız Türkiye diyenler Kocatepe’de / 06.07.2026
- NATO Türkiye’ye mezar taşı ile geliyor! / 04.07.2026
- Türkiye’yi ABD rotasına sokan İnönü’dür / 30.06.2026
- 66 ve 42 değişirse, harita değişir / 29.06.2026
- ‘Milli Ekonomi Modeli’ uygulanmazsa Türkiye parçalanır! / 25.06.2026
- Ruhban okulu açılırsa, Lozan iptal olur! / 22.06.2026
- Merkez Bankası kime hizmet ediyor! / 18.06.2026


























































