logo
03 AĞUSTOS 2026

Atatürk olsaydı madenler milletin olurdu

03.08.2026 00:00:00
 
En stratejik madenlerden bor'da, dünya birincisiyiz.

Yine ondan daha stratejik olan toryumda, dünya ikincisiyiz.

Dünyada ikinci olduğumuz çok kıymetli bir maden türü daha var.

Akıllı telefonlar ve televizyon ekranları onlarsız çalışmaz.

Elektrikli araçlar,

Rüzgâr türbinleri,

Yeşil teknolojilerin çalışmasını sağlayan yüksek mukavemetli mıknatıslar,

Güdümlü füze sistemleri ve savaş uçaklarına kadar bir dizi askeri donanım da onlarsız çalışmaz.

Tabii ki Nadir Toprak Elementlerinden bahsediyoruz.

Tüm dünyanın gözü ve ilgisi, bu madenin üzerinde.

Elbette ki ABD ve onun açgözlü emlakçı başkanı Trump'ın da.

Onun için bizi o kadar seviyor ki, gıdıklamadan edemiyor.

Sevgili okurlarım, bu konu ülkemiz açısından, oldukça hayati bir meseledir.

Aynı zamanda NTE, ülkeleri teknolojik atılımlar bakımından en ileri noktalara taşıyacak çok özel bir araç.

Nedir bu Nadir Toprak Elementleri?

Genelde toprak altında ve düşük küçük rezervler hâlinde bulunuyorlar.

Ancak nadir toprak elementlerini 'Nadir' yapan özellik, rezervlerin azlığı değil bu elementleri işlemenin maliyetinin yüksek olmasıdır.

Bu elementler, akıllı telefonlardan bilgisayarlara, elektrikli arabalardan yüksek teknolojili savaş uçaklarına ve uydulara kadar çok geniş bir alanda imalat süreçlerinin olmazsa olmaz çok önemli bir parçası hâline gelmiş durumdadır.

Eskişehir Beylikova'da 694 milyon ton rezerv bulunduğu bilgisini, ilk olarak 2022'de duymuştuk.

Oysa çok ilginç bir şekilde bu rezervler, daha 1970'lerde tespit edilmişti.

O günden bu güne tek bir adımın atılmaması, bu sahadaki cevheri işleme teknolojisinin ve tesislerinin bulunmamasına bağlanmıştı.

Beylikova'da bulunan barit, florit, toryum ve nadir toprak elementlerini içeren büyük bir rezerv olmasına rağmen, ticari çıkarma ve ayrıştırma faaliyetlerinin henüz başlatılamaması, oldukça üzüntü vericidir.

Öte yandan Türkiye'de Eskişehir-Beylikova sahası dışında başka yerlerde de nadir toprak elementleri bulunduğu biliniyor.

Mesela Malatya-Kuluncak, Elazığ-Keban, Sivas-Divriği, Burdur-Çanaklı, Bolkardağı, Seydişehir, Mardin-Mazıdağ, Şarkikaraağaç, Mortaş, Kemiklitepe ve Kızıldağ, nadir toprak elementi potansiyeline sahip, çok önemli rezervler barındırıyor.

Ayrıca Nadir Toprak Elementlerine ilişkin yapılan incelemelerde ise, Kuluncak, Divriği ve Çanaklı'nın ve aynı zamanda toryum ve uranyum açısından da çok zengin ve stratejik öneme sahip olduğu belirtiliyor.

Bu alanda açık ara önde olan ülke, kuşkusuz ki Çin'dir.

ABD'de sadece bir tesiste nadir toprak elementi işleniyor.

Çin ise bu alanda en gelişmiş ülke konumunda.

ABD'de çıkarılan nadir toprak elementlerinin dahi önemli bölümü, son hâlini almak ve işlenmek üzere Çin'e gönderiliyor.

Çin'in işlenmiş element ihracatını durdurması, ABD'de de birçok sektörün üretim yapamaz hâle gelmesi anlamına geliyor.

Bu nedenle nadir toprak elementlerinden elde edilen stratejik ürünlere en bağımlı olan ülke, hiç kuşkusuz ABD'dir.

ABD'nin en büyük savunma sanayii firmaları nadir toprak elementlerini üretim süreçlerinde yoğun miktarda kullanıyor.

Patriot füzelerinin imalatçısı olan Raytheon ile F-35 gibi savaş uçaklarını üreten Lockheed Martin, nadir toprak elementlerine füze güdüm sistemlerinin ve sensörlerin üretiminde ihtiyaç duyuyor.

Dünyanın en değerli şirketlerinden Apple ise, bu elementleri iPhone'ların kameralarında ve hoparlörlerinde kullanıyor.

ABD modern savunma platformları NTE'ye doğrudan bağımlıdır.

Bir F-35'te yaklaşık 410 kg,

Arleigh Burke destroyerinde 2,36 ton ve Virginia sınıfı denizaltıda 4,17 ton NTE ihtiyacı bulunmaktadır.

Bu açıdan NTE arz kesintisinin, ABD'nin tüm entegre caydırıcılık mimarisini riske atacağı belirtiliyor.

Bu bakımdan ABD, söz konusu bu stratejik madenleri barındıran ülkeleri ya doğrudan savaşın içine itiyor, ya da silah zoruyla o ülkeye çöküyor.

İşte bunun en çarpıcı örneği Ukrayna.

Ukrayna'yı Rusya ile savaşın ortasına atan ABD, bu ülkede bulunan nadir toprak elementlerine çökmüştür.

Yani ABD açısından savaş bahane, yeraltı kaynakları şahane.

Türkiye'nin bu konuda bir maden politikasından ziyade, millî bir maden stratejisine ihtiyacı vardır.

Aslında tüm yeraltı kaynaklarımız açısından böyle bir stratejik planlamaya mutlak ihtiyaç duyulmaktadır.

Türkiye'de madenler konusunda şu ana kadar bir stratejisi veya kapsamlı bir çalışması olduğunu gördüğüm, tek bir parti vardır.

Bağımsız Türkiye Partisi.

Merhum Haydar Baş Bey, bu konuda yüzlerce değil binlerce kez açıklamalarda bulunmuştu.

Türkiye'nin maden cenneti bir ülke olduğunu ilk açıkladığı tarih, 2002'dir.

Bugün aynı açıklamaları ısrarla gündeme getiren siyasetçi, Hüseyin Baş'tır.

Hazine üstünde dilenen bir millet olmak, ne acı bir gerçektir!

Doğruları konuşursam başıma bir hâl gelir endişesi, ne hüzünlü bir duygu ve bakış açısıdır.

Bu ülkeyi bizlere vatan yapan ve bırakan eşsiz önderimiz Atatürk, bakınız yeraltı madenlerimiz için ne söylemişti:

1 Mart 1922 TBMM Konuşması:

"Topraklarımızın altında el değmemiş hâlde duran maden hazinelerini az zamanda işleterek milletimizin yararlanmasına açık bulundurabilmek de ancak millî bir politika ile mümkün olabilir."

Aziz Atatürk, madenciliğin devlet eliyle ve planlı bir şekilde desteklenmesi gerektiğini vurgulamış ve yabancıların elindeki maden ocaklarının ve kaynakların millî ekonomiye kazandırılması gerektiğini istemiştir.
 
Hacı Gaydan / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.