logo
05 MAYIS 2026

Neden Sümela?

15.08.2023 00:00:00

Sümela Manastırı, Trabzon ilimizin güzel Maçka'sında kuruluşundan 1923 yılına kadar faaliyet göstermiş dini bir kompleks.

Tarih bir milletin hafızasıdır.

Tarih bilgisi olmayan milletler, hafızası olmayan bireylere benzerler ki, bu da devamlı aynı hataları tekrarlama, aynı acıları yaşama sebebi olur. Elinin sobadan yandığını hatırlamayan bir çocuk ne kadar sobadan uzak durabilir ki?

Sümela dini kompleksi Pontus Rum Devletinin 1461 yılında tarih sayfasından silinmesinden sonra devamlılığını, Hıristiyan hacıların yapmış olduğu yardımlar ile Maçka ve Akçaabat'taki yoğun Hıristiyan tebaanın, bazı zamanlarda da Batum'dan Samsun'a kadar uzanan civar bölgedeki Hıristiyan cemaat destekleriyle sürdürmeye çalışmıştır.

Bu arada Maçka'nın Livera köyünden Maria'nın oğlu olan Osmanlı Şehzadesi I. Selim'in Sümela Manastırına iki şamdan ve altmış adet el yazması hediye etmesi, Sümela dini kompleksinin tarihinde hediyelerin en kıymetlileri olarak defterlerine işlenmiştir.

Birinci Cihan harbinde Ruslar 18 Nisan 1916 tarihinde Trabzon'umuzu işgal etmelerinin hemen akabinde şehrin Türk valisi bütün yetkilerini geçici Rum idarecilere devretmiş, Trabzon Metropoliti Hırisantos şehrin Rum valisi olarak göreve getirilmiştir.

Yaklaşık iki yıl süren Rus işgali günlerinde şehri idare eden sözde Rum idareciler, İşgalcilerin ve Avrupa devletlerinin destekleri ile Trabzon'un demografik yapısını bozabilmek, azınlık olan Rumları çoğunluk, çoğunluk olan Türkleri azınlık gösterebilmek için Santa ve Sümela'daki dini kompleksleri birer eşkıya yuvası haline getirerek Trabzon ve civarındaki Türkleri İç Anadolu taraflarına göçe zorlamışlardı.

Hayalini kurdukları Rum Pontus devleti için atacakları son adımın Rum nüfusu fazla göstermek olduğunu çok iyi bildikleri için, hedefleri Türk nüfusu bölgeden sürmek ve bölgeye Rumları yerleştirmekti. Bunun için de yapmaları gereken tek şey eli kanlı çetelerle bölgede yaşayan Müslüman Türk ahaliyi şiddet ve korku ile bölgeden göç etmeye zorlamak başarılı olamazlarsa gözlerini kırpmadan bir Türk katliamı gerçekleştirmekti.

Rusya'da meydan gelen Bolşevik İhtilali neticesinde 18 Aralık 1917 yılında Erzincan Antlaşması ile Rus ordularının Trabzon'umuzdan ayrılması sonrasında Mondros Mütarekesi (30 Ekim 1918) neticesinde Gümüşhane ve Trabzon çevresinde bu Rum çeteleri işlevselliklerini değiştirerek ve geliştirerek yapmaya devam ettiler.

Rum çeteleri bu defa da bölge halkını öldürme, yaralama, hakaret, soygun gibi saldırıları Türkler yapıyormuş gibi aksettirip, bölgede asayiş olmadığı iddiasıyla Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesini işler hale getirme çabası gütmekteydiler. Santa (Dumanlı), İmera/ Kurom (Ulucak), Hayakse (Aktutan), Kermut (Kocapınar) Rumları, Pontus Devleti kurmak amacıyla Karadeniz'de çıkan isyanlara iştirak etmişlerdi. (Sabri Özcan San, Rusların Gümüşhane İlini İşgali, MEB, İstanbul 1993, s. 37)

Pontus'çuların planı; Asayişi Rum çetelere bozdurup, suçu Türk ahalinin üzerine atıp, Mondros Mütarekesi'nin 7. maddesi işler hale getirtip vatan toprağının işgal edilmesi idi. (15 Kasım 1918 yılında Musul ve Kerkük'te oynanan İngiliz İşgali gibi)

Bu işgalin olmaması için, Osmanlı Devleti bölgeye 9. Kolordu Müfettişi olarak Mustafa Kemal paşayı görevlendirdi. Daha sonrasında 15. Kolordu Kumandanı Kazım Karabekir Paşa 21 Mayıs 1919 yılında Samsun'da merhum Gazi Paşaya alınan tedbirleri anlatan bir telgraf iletmişti. 

Vatanı her türlü işgalden müdafaa etmek olan TBMM'nin ilk icraatlarından olan İstiklal Mahkemeleri bu Pontus'çu çeteleri yargılanmışlardır. Amasya İstiklal Mahkemesinde Ekim 1921'e kadar süren yargılamalar neticesinde, Osmanlı Devleti'nin bir parçasını ayırarak Pontus Devleti kurmaya teşebbüs, çete kurarak halkı öldürmek ve asker kaçağı olmaktan 3'ü Müslüman, 174'ü Rum olmak üzere 177 kişi idam edilmiştir. 74 kişi gıyaben idam, 10 kişi kürek cezasına çarptırılmıştır. 2 kişi hapis, 34 kişi sürgün, 1 kişi ise tahliye edilmiştir. Trabzon Metropoliti Hrisantos'un gıyabında idam cezasına hükmedilmiştir. (Çapa, Pontus Meselesi, s.120)

Daha sonra bu Rum çetelerin 6 Şubat 1923 tarihi itibariyle Karadeniz'deki isyanı tamamen bastırılmıştır. Gümüşhane'nin de içinde olduğu Karadeniz Bölgesi'nin tamamında Pontus'çu çetelere karşı verilen mücadelede 10.886 çete mensubu etkisiz hale getirilmiş, 11.188'i ise öldürülmüştür. Rum çetecilerin bazıları ise Yunanistan'a kaçmışlardır. Geride kalanlar Lozan Antlaşması ile Türkiye ve Yunanistan arasında yapılan ahali mübadelesi ile Yunanistan'a gönderilmişlerdi. (KÜÇÜKER, Yüksel, Hikmet Öksüz, Tarihsel Arka Planıyla Pontus Meselesi, s. 51 AVİM, Trabzon 2017.)

Bu arada sözde Trabzon'un Rum valisi özünde Metropoliten Hırisantos; Batum'da, Bakü'de, Atina'da birer kere olmak üzere Marsilya'da iki defa Pontus Rum devleti kuruluş kongrelerini yapmaya muvaffak olmuştur.   

Gözü dönmüş Pontus'çu çetelerin merkezi olup bölge halkının malına canına namusuna zarar veren bu zihniyetin devamına nasıl müsaade edilebilir? Dedeleri ataları bu zulme, bu acıya şahit olanların torunları olarak biz Müslüman Türklere bu acıları tekrar tekrar yaşatmaya hiçbir din adamının ve siyasetçinin hakkı yoktur. Sümela denince benim aklıma papazın evi, papazın evi denince de, bütün Pontus'çu çeteler gelir. Çünkü babamdan, dedemden, atamdan bir Maçkalı olarak öyle dinledim, anlattıkların da gözyaşlarına öyle şahit oldum!

 
Ali Nezir / diğer yazıları
logo

Beşyol Mah. 502. Sok. No: 6/1
Küçükçekmece / İstanbul

Telefon: (212) 624 09 99
E-posta: internet@yenimesaj.com.tr gundogdu@yenimesaj.com.tr


WhatsApp iletişim: (542) 289 52 85


Tüm hakları Yeni Mesaj adına saklıdır: ©1996-2026

Yazılı izin alınmaksızın site içeriğinin fiziki veya elektronik ortamda kopyalanması, çoğaltılması, dağıtılması veya yeniden yayınlanması aksi belirtilmediği sürece yasal yükümlülük altına sokabilir. Daha fazla bilgi almak için telefon veya eposta ile irtibata geçilebilir. Yeni Mesaj Gazetesi'nde yer alan köşe yazıları sebebi ile ortaya çıkabilecek herhangi bir hukuksal, ekonomik, etik sorumluluk ilgili köşe yazarına ait olup Yeni Mesaj Gazetesi herhangi bir yükümlülük kabul etmez. Sözleşmesiz yazar, muhabir ve temsilcilere telif ödemesi yapılmaz.